1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Alıp götüren vakte darılıp hicran yaşama!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 3 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    O zaman hiç ağlama
    Hicranın bendinde yol alıp, yeis
    içinde soluma,firkat nedir anla

    Suskun kalan
    nazarlarıma saklanan yadımı anma,
    yutkunduran sancıları aralama

    O an ve alıp
    götüren vakte darılma, kabrimin
    mahzunluğunda ki hicrana kapılma

    Bir ömür ne çektim
    Her lahzada ümitlendim,
    gözyaşlarımı ar etmeden döktüm

    Gönlümde
    hüznün hisarını inşa ettim,
    her nazarımda hasretinle nefeslendim

    Nereye
    boynumu çevirsem,
    sessizliğin lisanını ruhumda
    işitsem, hicran ile inlesem

    Hiç dumayacaksın
    Bir an olsun bile bu çileme el
    atmayacaksın,yalnız bırakacaksın

    Ruhumun
    figanına kanmadan,
    kalbin dağlayan çığlığını
    duymadan yaşayacaksın

    Ömrümün
    hicran sahrasında
    mahzun bırakıp,bilmem
    ki nasıl şevke kavuşacaksın

    Her gece
    bilsen nasıl bir bilmece
    Gönlüm yakarıyor hecehece,
    dilegelen hüznüm hissedilmeyince

    Burukluk yaşıyorum
    sessiz ve derinliğin ağlatan
    o sahnelerinde ve gizlice

    Sual ederim
    ses çıkmaz,nazar eylerim kapım
    çalınmaz,umut yüreğimde yine açmaz

    Okuduğum
    kitaplar halini anlatmaz
    İçinde kaybolduğum yıllar
    içimden çıkmaz,elem yakamı bırakmaz



    Ne kadar derin olsa da,
    gün yavaş yavaş ağarsa,
    suskunluk her vakit aşk yaşatmaz

    Ne zaman
    şaşkınlığım artsa,
    bakındığım saikler sinemde
    kale olsa da, can çıkmaz

    Neyleyim
    artık,lal oldu melalim
    Hiç birşey hissetmez oldu bu
    tenim, demek ki vakit şimdi benim

    Gideceğim yeri
    nasıl hesap ederim,ürperten
    sahnelere hangi yüzle selam veririm

    Yaram
    ne kadar derin, titreten
    kalbin hasretinden eminim,
    ama duymaz neyleyeyim



    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş