1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Allah’ ın ipine topluca sarılmak

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 27 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    ALLAH' IN İPİNE TOPLUCA SARILMAK

    Bütün sıkıntısına rağmen Allah için cemaat olmak, yalnızlıktan hayırlıdır. Nitekim rahmet peygamberi s.a.v. şöyle buyuruyor: “cemaat rahmettir(birlik beraberlik) feragat ise azaptır.” Çünkü müminler her vakit birbirine muhtaçtır. Din konusunda birbirine yardımcıdır. Bu zamanda kendi kendime Allah ‘a ulaşırım diyen kimse kendini kandırıyor nitekim bizler sünneti yaşamayı cemaatten öğreniyoruz. Şahı Nakşibend k.s şöyle buyuruyor: “bizde Rahiplik yok, dağ başına çıkmak yok, bizde şehre inip günahları yapmaksızın Allah ‘a ibadet etmek var.” Abdulhalık güjdavani k.s. şöyle buyurmuş: “halvet der ercümen (zahiren halk ile batinen hakla) önemli olanda budur. Bu mertebeye ulaşmak çok zor. Ama mümin zoru başarmak için vardır. Cenabı hak ayeti kerimede şöyle buyuruyor: “topluca Allah'ın ipine sımsıkı yapışın.” Allah'ın ipi kuran i kerim ve sünneti seniyedir. Biz bu iki şeyden uzaklaşırsak birbirimize olan muhabbetimiz artmaz tam tersine eksilir. Allah ‘a götüren en kestirme yol cemaat ruhudur. Bu belalar ve bu musibetlerin gelmesinin sebebi kuran ve sünnetten uzaklaşmamızdan gelmektedir. Her kafadan bir ses çıkarsa din yaşanmaz hale gelir. Biz Müslümanlara, birlik ve cemaat halinde dini yaşamak, ilahi vazifeleri yerine getirmek farzdır. Efendimiz sav bir hadisi şerifte: “ben size iki ağır şey bırakıyorum birincisi hidayet nurlarına sahip olan kuran-ı kerimdir. İkincisi benim ehli beytimdir.” Biz bunlara tabi olduğumuz müddetçe cemaatizdir ama ayrıldık mı işte felaket ondan sonra başlar. Cüneyd-i bağdadi k.s şöyle buyurmuş: “içinden cenabı hakla, Vücudun ile halkla beraber ol ve kim ki zahiren insanlardan ayrı kalırsa, o cemaatin dışındadır. Cemaatin dışında kalan kimse dalalete girer. Ve kim ki dalalete girerse cehenneme girer.” Efendimiz sav bize neyi getirdiyse onu başımıza koyar kabul etmeliyiz. Nitekim şahı Nakşibend k.s şöyle buyurmuştur: “bizim yolumuza yüz çeviren her kimse o dininde hata yapıyor.” Ve başka sözünde şöyle buyuruyor : “yolumuz en yakın yoldur.” Üveysi karan-i hazretleri bir gün herm b. Yayan –a şöyle vasiyet ediyor: “sakın ha cemaatten ayrı kalayım deme yoksa haberin olmadan dininden ayrı kalırsın odan sonra cehenneme girersin.” Bizler şunu çok iyi bilmeliyiz, şeytanın yolları çoktur onların sonu da cehennemdir. Hidayet yolu da birdir oradan Allah-a ulaşan cennete gider.o yolda cemaat yoludur. Eba şame rh.a : ne zaman ki cemaate uyma emri geldi artık herkes cemaate uyması şarttır. Nitekim cemaatten maksat, hakka ve hakka uyanlarla beraber olmaktır. Hak ehli az olsa bile onlarla beraber olmak lazım ve şu müminler tarafından çok iyi bilinmeli: hak yolundakilere karşı olanlar çok olsalar bile bizler haktan yana olmalıyız.” Beyhak-i hazretleri şöyle buyuruyor: “cemaat bozulursa sakın ha sen bozulma önceden Cemaat ın yaptığını tek kalsan bile gayret ederek yapmaya devam et ki sen cemaat olursun” bilindiği gibi ümmet bir çok fırkaya ayrılmıştır. Akli selime sahip olan kendini bu fırkalardan ayrı tutup sünnet ile amel eden kimselerin safında durması ve onlar ile hareket etmesi lazım. İyiler ile beraber olmak, hakla beraber olmak demektir. İslamiyetin tek hedefi topluca yaşayıp büyük rehberin izinden, hakka olaşmaktır. Nitekim efendimiz sav şöyle buyurmuştur: “ümmetim 73 fırkaya ayrılacaktır. Bir tanesi hak yolda diğerleri dalalet üzeredirler.” Hak yolda olan fırka, fırka-i naciyedir. (kurtulan toplum) cenabı hak hiç kimseyi bu topluluktan ayırmasın. Tasavvuf demek kalp temizliği demektir. Bu seçilmiş insanlar cemaatten uzak kalmadılar bunun içindir ki cenabı hak onları başımıza taç etti.Alaeddin atar k.s şöyle buyuruyor: “zahiren cenabı hakkın şeriatına ve içinden hakka bağlan .” bu yolda ki dostlar ara sıra toplanıp yemek yemeleri bile cemaat için büyük bir muhabbettir. Bir gün bazları efendimizin huzuruna çıkarak ya Resulüllah biz yemek yiyoruz ama doymuyoruz nedeni nedir. : “ herhalde ayrı ayrı yemek yiyorsunuz . cemaat olarak toplanıp cenabı hakkı zikrederek yemek yemelisiniz o zaman yemeğinizde bereket olur.” Ashabı süffe hep beraber yaşıyordu birbirlerinden ayrılmıyorlardı. Bizde her zaman hatmede beraber olmalıyız. Cenabı hak bizleri ipi olan kurandan ayırmasın. Amin...

    Enver BAĞATEKİN
     

Sayfayı Paylaş