1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Allah Rasulu (S.A.V) 'nin Ahlaki Vasıfları

Konusu 'Hz. Muhammed (SAV)' forumundadır ve Celal28- tarafından 19 Nisan 2007 başlatılmıştır.

  1. Celal28-

    Celal28- Forum Gururu

    Katılım:
    10 Şubat 2007
    Mesajlar:
    2.622
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Bilgisayar Teknik Elemanı Ek Olarak Fotoğrafçılık
    Yer:
    FINDIKCI:)
    Banka:
    2 ÇTL
    ALLAH RASULÜ (S.A.V.) 'in AHLAKI VASIFLARI
    Ayet-i kerimeler, hadis-i şerifler ve İslâm büyüklerinin mübârek sözlerinin ışığında,
    Yüce Rasûlullah (s.a.s.)'ın ahlâkî vasıflarını özetlemeye çalışalım :


    * Rasulullah (s.a.s.) güler yüzlü, tatlı sözlüydü,

    * Kimseye fena söylemez, kimsenin sözünü kesmezdi,

    * Sert değildi, yumuşak idi,

    * Edep ve hayâ âbidesiydi,

    * İnsan severdi, Dosttu,

    * Çok mütevâzi idi. Vâkurdu.

    * Boş ve lüzumsuz konuşmazdı.

    * Karşısındakini candan dinlerdi.

    * Çocukları çok sever ve okşardı. Bir hadisi şeriflerinde şöyle buyururlar : "Büyüklerimize hürmet etmeyen, küçüklerimize merhamet etmeyen bizden
    (kâmil ümmetimizden) değildir"[1]

    * Fazilet sahiplerine saygı gösterirdi.

    * Akrabasını ve komşusunu hatırdan çıkarmaz, onlara ikrâmdâ bulunurdu. Fakat onları kendilerinden üstün, faziletli olanlara tercih etmezdi.

    * Cömertti, şefkatliydi,

    * Sözünde mutlaka dururdu.

    * Dinlemesini, söylemekten fazla severdi,

    * Nefsine hâkimdi,

    * Beyaz giymeyi tavsiye ederlerdi,

    * Namazı noksansız kıldıranların en hafif kıldıranıydı.

    * Güleceği zaman mübarek elini, mübarek ağzının üzerine koyardı.

    * Kahkaha ile gülmez, fakat daima mütebessim bulunurdu.

    * Verilen müjdeler şükrederdi,

    * Uyurken mübârek sağ elini, mübârek yanağının altına koyardı.

    * Herkesin isteğini mümkün olan ölçüde, yerine getirirdi.

    * Eli çok açıktı, cömertliği deryadan farksızdı,

    * İlim, hikmet çağlayanı, sabır timsaliydi,

    * Atılgandı, tehlikeden korkmazdı, heybetliydi.

    * Gelmiş ve gelecek insanların en cesur ve en kahramanı, en kuvvetlisiydi.

    * Hanımlarına karşı insanların en yumuşağı ve ikrâmlısıydı. Onlara karşı daima tebessümlüydü,

    * Ne yer, ne içerse hizmetçisine de aynısını verirdi, Vefat ederken son anlarında dahi : "Elinizin altındakilere (hizmetçi ve işçilere) iyi davranmamızı, onların haklarını gözetmemizi ve namaza dikkat etmemizi" tavsiye buyurmuştu.[2]

    * Sofradan daima doymadan, yarı aç kalkardı.

    * Temizliğe son derece ehemmiyet verir ve riâyet ederdi,

    * Özel işlerini kendisi yapardı. Döşeği içi hurma lifi dolu deridendi.

    * Dünya malına asla rağbet göstermezdi, Bir gün yanında dünyalıktan bahsettiler, Buyurdu ki : "İşitmiyor musunuz? Sâde hayat imandandır"'

    * Ekseri yediği arpa ekmeği ve hurmaydı, Allah'ın huzuruna kavuştuğu vakit, evinde az bir arpadan başka yiyecek maddesi bulunmamıştı.[3]

    * Kimsenin ayıbını yüzüne vurmazdı,

    * Çok adildi.

    * Sosyal adaleti ve kardeşlik hukukunu en güzel o uyguladı.

    * Çalışmaya, ilim ve irfana, icad ve keşiflere teşvik etmiştir.

    * Daima Hakk'ın ve haklının yılmaz savunucusuydu.

    * Zulüm ve sömürünün amansız düşmanıydı.

    * İnsanların faydası için, kendi rahatını terk ederdi,

    * İnsanlara madde ve mevkisine göre değil, takvâ ve ahlâkına göre değer verirdi.

    * İlim-irfan âdab-erkân şiârıydı.

    * Hayatı iman ve cihad olarak görmüştür,

    * Cahil bir toplumu, dünyanın en insâni, en müreffeh devleti haline getirmiştir, O'nun tebliğ ettiği İslam Nizamı'nı hayatlarına gerçek mânasıyla tatbik eden cemiyetler, yine aynı şekilde dünyanın ve insanlığın efendisi olurlar,

    * Modern medeniyetin öncüsü ve insanlığın manevi mimarıdır.

    * İlk defa insan haklarını tam manâsıyla o açıklamış ve bunu tatbik etmiştir.


    Rasulullah (s.a.s.) her yönden örnek alınacak en mükemmel insandır, Her müslümanın O'nu en güzel şekilde öğrenip tanıması; Onun yüce ahlâkını yaşamaya ve yaşatmaya çalışması lazımdır, Çünkü O'nun ahlâkı, Kur'ân ahlâkı idi. Hz. Âişe (r,anha) Validemize, Sahabeler Rasulullah'ın (s.a.s.) ahlâkını sordular. Buyurdu ki : "Siz Kur'ân okumuyor musunuz Allah Rasulü (s.a.s.)'nün ahlakı Kur'an idi"[4]

    Şair Nabi şöyle diyor :
    "Çalış, ehl-i kemâl ol, uyma her nâdân-ı gümraha, Baş eğ, el bağla, sonra gel Huzuru Hazreti Şâh'a."

    Rasulullah (s.a.s.) Efendimizin çok yapmış olduğu dualarından biri şudur :
    Allah'ım: Fayda vermeyen ilimden, kabul olmayan amelden, müstecâb olmayan duadan sana sığınırım".

    Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: " Ey mü'min, sende şu dört şey bulunursa dünyada kaybettiğin (elde edemediğin) şeylere üzülme:
    Doğruluk ve sadakat, emanetlere riayet, güzel huy ve yüksek ahlâk, meşru çalışıp helalden kazanmak"[5]

    Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi Peygamber Efendimize ve O'nu örnek edinenlerin üzerine olsun.
     

Sayfayı Paylaş