1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Allerji nedir ? Allerji Dosyası !

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Suskun tarafından 25 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Allerji nedir ?​


    Allerji kelimesi Yunanca'da diğer anlamına gelen "allos"'dan köken alır.
    Bu terim bağışıklık sistemi içindeki herhangi bir "değişmiş reaksiyon"u tanımlamaktadır. Allerji, normalde zararsız olan maddelere karşı anormal ve zararlı bağışıklık sistemi cevapları vermektir.
    Bu karmaşık cümle ne anlama gelir? Bir örnekle açıklayalım: Bitki polenleri normalde insanlar için zararlı olmayan taneciklerdir. Ancak bazı kişilerde polenlere maruziyet nezle şikayetlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu olay “allerji”, böyle kişiler de “atopik bünyeli” olarak adlandırılmaktadır.

    Atopi; normalde zararsız olan maddelere karşı, “İmmunglobulin E” adı verilen bağışıklık sistemi maddelerinin aşırı miktarda yapılması özelliğidir.
    Bu özellik genetik olarak kazanılmaktadır. Diğer bir deyişle atopik bünyeli bir kişi, allerjik hastalık gelişimine neden olan bu özelliğini anne ya da babasından geçen genlerle almaktadır. Kişinin allerjik olup olmaması sadece genetik faktörlere bağlı değildir. Kalıtıma ek olarak “çevre”nin de allerji gelişiminde önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Tek yumurta ikizleriyle ilgili çalışmalar bu "genetik olmayan" faktörlerin güçlü rolünü çok iyi ortaya koymaktadır. Genetik yapılarının aynı olmasına rağmen tek yumurta ikizlerinin sadece % 25-50'sinde aynı allerjiler veya aynı allerjik hastalıklar gözlenmektedir.

    Organizmada kendisine karşı özgün antikor (bağışıklık anti maddesi) oluşturan maddelere antijen denir.
    Bu antijen, allerjik bir durum geliştirirse, o zaman antijene allerjen adı verilmektedir.
    Allerjenler normalde çoğu insan için zararsız partiküllerdir. Ancak atopik yani "allerji gelişimine yatkın" bünyeli kişilerde allerjik hastalıklara neden olurlar.

    Polenler
    Polen bitkilerin erkek tohumudur. Çıplak gözle görülemeyen taneciklerdir. Bu tanecikler genellikle rüzgar yolu ile geniş alanlara dağılırlar.
    Polenler, çayır-ot (grass) polenleri, ağaç (tree) polenleri ve yabani ot (weed) polenleri olmak üzere genel olarak üçe ayrılır. Bu polenlerin bahar mevsimi içinde belli bir dağılımları vardır.
    Polen allerjisi olan hastaların şikayetleri de genellikle bu dağılımla uyumlu olmaktadır

    Mantar sporları (küf)
    Mantarların sporları allerjeniktir. Genellikle orta ısıda ve bol rutubetli yerlerde çoğalırlar.
    Ev dışında (bitkiler, hayvan artıkları ve toprak üzerinde) ve ev içinde (ıslak zeminler, duşlar, banyo örtüleri, klima ve nemlendirici cihazlar üzerinde) bulunabilirler.
    Bunların kesin bir mevsimsel periyodu olmamakla birlikte ilkbaharda sıcakların artmasıyla çoğalırlar ve ilk soğuklarla kaybolurlar.

    Ev tozu akarları (mite)
    Akarlar gözle görülemeyen, çevre koşullarına oldukça dayanıklı olan, sıcak ve nemli ortamlarda kolaylıkla çoğalabilen, ev tozu içinde yaşayan canlılardır. Akarların vücut proteinleri ve dışkıları allerjenik özelliktedir. Akar allerjenleri yastık, yatak, halı ve kumaş kaplı mobilya gibi toz tutan ev eşyalarında yüksek oranda bulunmaktadır. Bu allerjenlerin solunum yolu ile alınması, hastada allerjik yakınmaların başlamasına neden olmaktadır.
    Akarlar insan deri döküntüleri ile beslenmektedir ve insanların bulunduğu ortamlarda yaşarlar. Akarlar insanları ısırmaz, hastalık bulaştırma ve taşınmasına neden olmaz ve genellikle insanların üzerinde barınmazlar. Sadece kişi akarlara karşı duyarlı ise sorun oluşturan canlılardır.
    Klasik ev haşare ilaçları akarları öldürmemektedir.
    Bir gram ev tozu içinde 100-500 adeti canlı olmak üzere, yaklaşık olarak 19.000 adet akar bulunmaktadır. Yetişkin akarlar ortalama 6 hafta yaşarlar. Dişi akarlar bu süre içinde 40-80 yumurta bırakır. Bir akar yumurtası 4 hafta içinde yetişkin akara dönüşür.

    Hayvan allerjenleri
    Önceleri hayvanlara ait allerji vakaları daha çok kırsal kesimlerde görülürken, evde hayvan besleme alışkanlığında artış nedeniyle bugün şehirlerde yaşayan insanlarda da hayvan orijinli allerjenlere duyarlılık önemli ölçüde artmıştır. Kedi ve köpek allerjenleri en sık karşılaşılan allerjenlerdir.
    Hayvan orijinli antijenlerinden en önemlisi kedi allerjenleridir. Kedi beslenmeyen evlerde bile bu allerjenler yaygındır. Kedi allerjenleri asıl olarak hayvanın salyasında bulunmakta ve tüyleri üzerinde taşınmaktadır. Bu allerjenler oldukça yapışkan özelliktedir ve ev içinde duvarlarda ve diğer yüzeylerde bol miktarda bulunabilirler. Hayvanın uzaklaştırılmasından aylar sonra bile allerjenlerin etkileri devam etmektedir.
    Kuş tüyü allerjilerinin bir zaman çok önemli olduğu sanılıyordu. Ancak kuşlar daha çok tüyleri arasında mantarlar ve akarlar için uygun üreme ortamları sağladıkları için allerji gelişimine ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olurlar. Kuş tüylerine ait olan allerjenik vasıf tüyler eskidikçe kaybolmaktadır.
    Önceleri at kılına allerji sıkça rastlanmaktaydı. Ancak günümüzde bu olay sadece at binenlerde veya at bakıcılarında gelişmektedir.

    Hamamböceği allerjenleri
    Özellikle eski binalarda ve birden fazla ailenin yaşadığı apartman türü yapılarda hamamböceği allerjenlerinin bulunması kaçınılmaz bir gerçektir. Hamamböceklerinin tamamen ortadan kaldırılması da çoğu kez mümkün olmamaktadır.
    Hamamböceği allerjenleri ile duyarlılaşmış bir kişi hamamböceklerinin yaşadığı bir ortama girdiğinde allerjik şikayetleri ortaya çıkmaktadır.Bu haşarelerin yaşamlarını sürdürmelerinde iki temel gereksinim ortamda nem ve gıda artıklarının bulunmasıdır.

    Alerjenlere Bazı Örnekler:
    EV TOZU AKARLARI
    [​IMG]
    [​IMG]

    POLENLER
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    MANTAR SPORLARI
    [​IMG]
    [​IMG]

    EV HAYVANLARI
    [​IMG]
    [​IMG]


     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    ALLERJİK HASTALIKLAR NASIL OLUŞUR ?

    [​IMG]
    Vücudumuzu hastalıklardan koruyan bağışıklık sistemi bazı kişilerde, normalde zararlı olmayan maddelere karşı da reaksiyon gösterebilir.
    Atopik yani "allerjik bünyeye sahip" kişilerde, allerjenlerle bağışıklık sisteminin tekrarlayan karşılaşmaları sonucunda, allerjenlere karşı IgE tipinde antikorlar oluşur.
    Bu sürece "duyarlılaşma" denir. Duyarlılaşma süreci tamamlandıktan sonra, allerjenle her temas sonrasında, kısa süre içinde kişide allerjik hastalık bulguları ortaya çıkar.
    Bu olaylar mast hücresi ve bazofiller adı verilen ve üzerinde allerjene özel IgE antikoru taşıyan bir grup hücrenin salgıladığı mediatörler aracılığı ile gelişmektedir.
    Bu mediatörlerin (başta histamin olmak üzere bir grup biokimyasal madde) etkisi ile hedef organlara ait (gözler, burun, solunum yolları gibi) allerji bulguları ortaya çıkar.





    ALLERJİK HASTALIK BULGULARI NELERDİR ?

    Deride
    Ürtiker : Değişik büyüklüklerde olan kaşıntılı kabarıklıklardır. “Kurdeşen” veya “dabaz” olarak ta adlandırılır. (ayrıntılı bilgi için)
    Anjioödem: Derinin alt tabakalarında sıvı birikmesi yani ödem ile ortaya çıkan şişliklerdir. Genellikle yüz, göz kapakları, dudaklar ve genital bölgede oluşur.


    Göz ve üst solunum yollarında
    Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı,
    Burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı,
    Burunda kaşıntı ve hapşırma.
    Alt solunum yollarında
    Solunum zorluğu,
    Hışırtılı solunum (vizing),
    Öksürük.
    Kalp ve damar sisteminde
    Çarpıntı (nabız sayısında artma),
    Tansiyon düşüklüğü.
    Mide-barsak sisteminde
    Bulantı – kusma,
    Karın ağrısı ya da karın krampları.
    Sinir sisteminde
    Şuur bulanıklığı,
    Bayılma
    Anafilaksi (allerjik şok)
    Nadir de olsa tüm sistemlere ait bu bulguların hepsi birarada görülebilir ve anafilaksi olarak adlandırılır. Allerjik reaksiyonların en ağır şeklidir.




    ALLERJİK HASTALIKLAR NELERDİR ?​

    Allerjiyi başlatan mekanizmalar genellikle aynı olmakla birlikte, etkilenen organa göre değişen klinik bulgular ortaya çıkar. Allerjik hastalıklar ortaya çıkan bulgulara ve etkilenen doku ve organ sistemine göre adlandırılır.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    RİNİT (NEZLE) NEDİR?​

    Burun estetik kaygılarımıza en fazla maruz kalan organımızdır. Çoğu insan güzel görünümlü bir buruna sahip olmak ister ve bunu gerçekleştirmeye çalışır.
    ANCAK, önemli fizyolojik fonksiyonları olan bu organ bazı insanlarda görüntüden daha ciddi bir soruna neden olur: Rinit
    Rinit burun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokunun inflamasyonudur (iltihabi reaksiyonu). Rinitlerin yaklaşık yarısı allerjiye bağlıdır.
    Rinit sık görülen bir hastalıktır. Toplumun ortalama %10 'unda allerjik rinit vardır. Bu oran diğer allerjik hastalıklarda olduğu gibi her geçen yıl artmaktadır.
    Allerjik ya da değil, rinitler her yönüyle önemli hastalıklardır.

    RİNİTLER ÖNEMLİ HASTALIKLARDIR
    1. Rinit belirtileri (burun akıntısı, hapşırma, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, koku almada azalma, konjunktivit...) günlük yaşamı olumsuz etkiler.
    2. Yorgunluk, algılama güçlüğü, uyku bozukluğu gibi dolaylı rinit belirtileri de günlük yaşamı olumsuz etkiler.
    3. Tedavi masrafları de önemlidir. Doğru tanı konulmayan hastalarda tekrarlayan ve gereksiz antibiyotik tedavileri maliyeti artırmaktadır.
    4. Birlikte bulunabilen hastalıklar (sinüzit, orta kulak iltihabı, polipler ve astım) rinitlerin önemini artırmaktadır. Özellikle astım ve rinit birlikteliği en fazla önemsenmesi gereken durumdur.

    [​IMG]

    KAÇ ÇEŞİT ALERJİK RİNİT VARDIR?


    MEVSİMSEL Allerjik Rinit
    Halk arasında SAMAN NEZLESİ ya da YAZ NEZLESİ olarak ta bilinir. Ağaç poleni, çayır poleni ve yabani ot polenlerine karşı allerji gelişmesi sonucunda ortaya çıkar.
    Şikayetler bu allerjenlerin atmosferde yoğun olduğu dönemlerde belirgindir.
    Hastalığın yıl içindeki süresi, yaşanılan coğrafi bölge ve iklim ile yakından ilişkilidir.
    Polen mevsimi dışında hastalar genellikle rahattır.
    Ancak polenlerin atmosferde yoğun olduğu ilkbahar aylarında günler boyu devam eden ve yaşam kalitesini bozan allerjik rinit şikayetleri vardır.

    YIL BOYUNCA DEVAM EDEN (SÜREKLİ) Allerjik Rinit
    Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı allerjik rinit şeklidir.
    Neden olan allerjenler ev tozu akarları (mite), hamamböcekleri, ev hayvanı allerjenleri (kedi, köpek, hamster gibi), ve mantar sporlarıdır (küf).

    MEVSİMSEL ARTIŞ GÖSTEREN SÜREKLİ Allerjik Rinit
    Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı allerjik rinit şeklidir.
    Neden olan allerjenler ev tozu akarları (mite), hamamböcekleri, ev hayvanı allerjenleri (kedi, köpek, hamster gibi), ve mantar sporlarıdır (küf).

    MESLEKSEL Allerjik Rinit
    Çalışma ortamındaki allerjenlere ya da irritan (tahriş edici) maddelere bağlıdır.
    Hapşırma, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi allerjik rinit bulguları çalışma ortamına girdikten sonra ortaya çıkar.
    Hastalar hafta sonlarında ve tatillerde rahattır.

    Allerjik Rinitlerde Şikayetleri Tetikleyen Faktörler
    MEVSİMSEL ALLERJİK RİNİTLERDE:
    Polenlerin türü, şikayetlerin süre ve şiddetini belirler.
    * İlkbaharın erken dönemlerinde ortaya çıkan allerjik rinit genellikle ağaç polenlerine bağlıdır.
    *Hastanın çayır poleni allerjisi varsa şikayetler genellikle ilkbaharın ilerleyen aylarında ve yaz başında ortaya çıkmaktadır.
    *Yabani ot polenleri ise yaz ortasından başlayıp sonbahara kadar allerjik rinit şikayetlerine neden olur.

    YILBOYU DEVAM EDEN ALLERJİK RİNİTLERDE:
    En önemli allerjen ev tozu akarlarıdır (mite). Hastanın yaşadığı ortamda sürekli olarak akar allerjenlerine maruz kalması şikayetlerinin yılboyu devam etmesine neden olur.
    Hamamböcekleri de önemli bir ev içi allerjen kaynağıdır. Allerjisi olanlar, hamamböceği allerjenlerine maruz kaldıklarında rinit şikayetleri ortaya çıkmaktadır.
    Diğer bir ev içi allerjen ise ev hayvanı allerjenleridir. Özellikle kedi antijenleri çok önemlidir. Bulaştığı ortamda aylarca varlığını devam ettirebilir. Sadece ev içinde değil, okul, işyeri ve toplu taşıma araçlarında da yüksek düzeylerde tespit edilmiştir.
    Ayrıca mantar (küf) allerjisi olanlarda, eviçi mantarlara maruziyet şikayetleri tetikleyecektir.

    TÜM BU ALLERJENLER DIŞINDA:
    Allerjik rinitlerde, burun mukozası çok hassas bir hale geldiğinden, birçok faktör allerjen yapısında olmasa bile hastalarda şikayetleri başlatır.
    Bu faktörlerin en başında sigara dumanı gelir. Bu nedenle allerjik rinitli hastalar kesinlikle sigara kullanmamalı ve sigara dumanına maruz kalmamalıdır.
    İyi kokular (parfüm, deodorant), keskin kokular (deterjan, sabun, çamaşır suyu), kötü kokular ve hava kirliliği de allerjik rinitli hastalarda şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

    Allerjik Rinitlerin Tedavisi
    1. ALLERJENLERDEN KORUNMA
    Tedavinin en önemli basamağıdır.
    Hastaları ev içi allerjenlerden korumak büyük oranda mümkündür (Ayrıntılı bilgi için ).
    Polen allerjilerinde ise korunma zordur. Ama yine de alınaBilecek bazı önlemler vardır:
    Polenlerin en yoğun olduğu sabahın erken saatlerinde mümkünse dışarı çıkılmamalı,
    Evin havalandırılması öğleden sonra yapılmalıdır.
    Dış ortamdan kapalı ortama girince, burun içi ve gözler su ile yıkanmalıdır.
    Mümkünse seyahat ederken araba pencereleri kapalı tutulmalıdır.
    Ayrıca polen filtreleri de fayda sağlamaktadır.

    2. İLAÇ TEDAVİSİ
    Şikayet giderici ilaçlar (antihistaminler):
    Burun akıntısı, hapşırma, kaşıntı ve burun tıkanıklığının geçici süreyle ortadan kalkmasını sağlarlar.

    Tedavi edici ilaçlar:
    En önemlisi, çok düşük dozlarda kortizon içeren burun spreyleridir. Burundaki allerjik reaksiyonu tedavi ederler. Bu ilaçlar ağız yoluyla kullanılan kortizonlu haplardan çok farklıdır. Allerji Uzmanı hekim kontrolünde ve doğru uygulama ile uzun süre kullanılabilen, emniyetli ilaçlardır.

    3. AŞI TEDAVİSİ (İmmünoterapi):
    Hiçbir tedavi allerjik genetik yapıyı ortadan kaldıramaz. Ancak, immunoterapi yani allerji aşısı, şikayetleri başlatan en önemli faktörler olan allerjenlere karşı duyarlılığı büyük oranda azaltılabilir.Aşı tedavisi bilgi ve tecrübe gerektirir. Tedavinin EMNİYETLİ ve BAŞARILI olması için, allerji testlerinin uygulanması, aşı kararının verilmesi, planlanması ve sürdürülmesi mutlaka bu konuda ihtisas sahibi ALLERJİ UZMANLARI tarafından yapılmalıdır.
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    ASTIM (Bronşiyal Astma): Astım nedir?​

    "ASTIM, HAVAYOLLARININ (BRONŞLARIN) KRONİK (MÜZMİN) İNFLAMASYONU (YANGI, İLTİHAB) İLE SEYREDEN, NEFES DARLIĞI, HIŞIRTILI SOLUNUM VE ÖKSÜRÜKLE KARAKTERİZE BİR HASTALIKTIR." Astımın tarifi genel bu şekilde yapılır. Bu tanımlamanın ayrıntılarına gelince;

    HAVAYOLU NEDİR?
    [​IMG]
    Havayolu, yani bronşlar, akciğerler içinde bir ağacın dalları gibi yayılan ve solunan havayı akciğer dokusu içine dağıtmakla görevli kanallardır.
    Havayollarının iç kısmını mukoza adı verilen ince bir örtü kaplar, bunun altında hücrelerden, kan damarlarından ve salgı bezlerinden oluşan submukoza tabakası yer alır. En dışta da hava yollarını bir kuşak gibi saran kas (adale) tabakası vardır. Havayolları uçlara doğru incelir ve alveoller adı verilen hava keseleri ile sonlanır.

    ASTIM BELİRTİLERİ NASIL OLUŞUR?​

    [​IMG]
    Astım havayollarının hastalığıdır.
    Astımda havayollarının mukoza ve submukoza tabakalarında inflamasyon (yangı) vardır.
    Havayolları her türlü uyarana karşı (allerjenler, enfeksiyonlar, iyi ve kötü kokular, sigara dumanı v.b.) hassas hale gelir.
    Uyaranlar havayollarını saran kasların kasılmasına, salgı bezlerinin aşırı salgı yapmasına ve sonuçta da havayollarının daralmasına neden olur. Bu olaylar sonucunda astımın klinik belirtileri ortaya çıkar.


    ASTIM BELİRTİLERİ NELERDİR?
    Astım nedeniyle daralmış olan havayollarından geçen hava miktarı azalacaktır. Yani akciğerlere yetersiz hava gidecek ve hasta NEFES DARLIĞI hissedecektir.
    Daralmış havayollarından güçlükle geçen hava HIŞIRTIya (VİZİNG) ve HIRILTILI SOLUNUMa neden olacaktır.
    Havayolları sadece kasların kasılmasıyla daralmaz. Aynı zamanda salgı bezlerinin de salgısı artmıştır ve bunlar da havayollarını tıkamaktadır. Bu da ÖKSÜRÜK ve BALGAM ÇIKARTMA şikayetlerine neden olacaktır.
    Yandaki resimlerde, salgısı artmış ve daralmış bir havayolunun gerçek ve şematik görünümleri yeralmaktadır.
    [​IMG] [​IMG]

     
  5. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    GIDA ALLERJİSİ: Genel Bilgiler
    Gıdalar insan vücudunda birçok reaksiyona (tepkimeye) neden olabilir. Ancak gıdalara bağlı her reaksiyon allerji değildir.
    Gıdalarla oluşan reaksiyonların bir kısmı, o gıdayı alan her insanda oluşabilen reaksiyonlardır. Bunlar gıdalar içinde bulunan toksik veya mikrobik maddelere bağlıdır.

    Gıdalarla oluşan reaksiyonların diğer bir kısmı ise, sadece bazı kişilerde oluşur. Genel olarak 2 gruba ayrılır:
    1. Allerjik olmayanlar: Örnek; doğuştan bir enzim eksikliği (süt bazı insanlarda karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve ishale neden olabilir. Bu genellikle süt içindeki laktoz adlı şekeri parçalayan laktaz enzimi eksikliğine bağlıdır).
    2. Allerjik gıda reaksiyonları

    Gıda allerjileri ne oranda görülür?
    Gıda allerjileri erişkinlerde %1, çocuklarda %2.5 oranında görülmektedir.
    Bu sayılar iki önemli noktayı işaret eder:
    1. Çocuklarda gıda allerjileri daha sıktır,
    2. Gıda allerjilerinin bir kısmı yaşla birlikte kaybolmaktadır.
    Ancak astım ve allerjik nezle gibi diğer allerjik hastalıklarda olduğu şekilde, gıda allerjilerinin de görülme sıklığı artmaktadır.


    En çok hangi gıdalar allerjiye neden olur?
    Gıda allerjilerinin %90’ı;
    Çocuklarda
    Süt
    Yumurta
    Yerfıstığı
    Buğday
    Soya
    Fındık, ceviz...
    Erişkinlerde
    Yerfıstığı
    Fındık, ceviz...
    Balık
    Deniz kabukluları

    Gıdalar arasında çapraz reaktivite nedir?
    Bağışıklık cevapları maddelerin tamamına değil, “epitop” adı verilen bazı özel allerji yapıcı bölgelerine karşı gelişir. Gıdalar ve diğer allerjenler arasındaki bu allerji yapıcı bölge benzerliği, çapraz reaksiyonlara neden olabilir.
    Gıda-gıda, gıda-polen, gıda-mite ya da gıda-lateks şeklinde çapraz reaksiyonlara rastlanmaktadır.
    Örnek olarak, inek sütüne allerjisi olanlar, koyun veya keçi sütüne karşı çapraz allerjik reaksiyon verebilirler.
    Diğer örnekler;

    İstakoz - Karides – Yengeç

    Mite – Kabuklu deniz ürünleri

    Lateks – Kestane, Avakado, Muz

    Gıda allerjilerinde ne gibi bulgular görülür?
    Bir gıda farklı kişilerde farklı semptolara neden olabilir
    Aynı kişide farklı zamanlarda farklı semptomlara neden olabilir
    Aynı kişide farklı dozlarda farklı semptomlara neden olabilir.

    Mide barsak sistemi
    Bulantı-kusma
    Karın ağrısı, krampları
    İshal


    Solunum sistemi
    Nezle
    Astım
    Soluk borusunda ödem


    Deri
    Kaşıntı
    Kızarıklık
    Ürtiker ve anjioödem
    Egzema


    Anafilaksi
    Bu bulguların hemen tamamının birarada olabildiği, ayrıca tansiyon düşüklüğü, kalp atım sayısında artma ve şuur kaybı ile seyredebilen en ağır allerjik reaksiyondur.


    Gıda allerjisi ile birlikte olan klinik tablolar
    “Çölyak hastalığı”, “Eozinofilik gastroenterit” gibi sindirim ve barsaktan emilim bozukluğuna, sonuçta büyüme, gelişme geriliğine neden olan hastalıklar.
    Astım, rinit ve diğer solunum yolu hastalıkları.
    Atopik dermatit (egzama)

    Gıda allerjisi ile ilişkisi tartışmalı olan klinik tablolar
    İrritabl kolon (huzursuz barsak)
    Migren
    Hiperaktivite ve dikkat eksikliği sendromu
    İltihabi barsak hastalığı
    Depresyon
    Enürezis (uykuda idrar kaçırma)
    Kronik yorgunluk sendromu
    Epilepsi (sara hastalığı)
     
  6. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    İLAÇ ALLERJİLERİ: Tanımlama ve Klinik Bulgular
    İlaç allerjileri ve ilaç reaksiyonları çok sık gözlenen, ancak hakkında çok fazla bilgi sahibi olunmayan konulardır. Eksik ya da yanlış bilgilendirilme, hastalarda çoğu kez gereksiz endişelere hatta ilaç kullanma korkusuna neden olmaktadır.
    İlaç allerjilerinin teşhis ve tedavisinde hasta-hekim işbirliği çok önemlidir. Bu nedenle hastaların bilmesi gereken bazı genel konular vardır.

    İLAÇ ALLERJİSİ NEDİR ?
    İlaç allerjisi, bağışıklık sisteminin ilaçlara karşı geliştirdiği aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır.
    İlaç ilk kullanımda bağışıklık sistemi tarafından tanınır ve o ilaca karşı duyarlılık gelişir. Daha sonraki kullanımlarda ise allerji ortaya çıkar. Bu olay, her birey için geçerli değildir. Aynı ilaç bir hastada allerjiye neden olurken, diğer bir hastada sorunsuz olarak kullanılabilir. Çünkü ilaç allerjilerinin gelişmesinde birçok faktör söz konusudur ve bu faktörler çoğu kez her birey için farklıdır.
    Teorik olarak her ilacın allerjik reaksiyon oluşturma kapasitesi vardır. Çünkü ilaçlar bağışıklık sistemi için “yabancı” maddelerdir. Bağışıklık sistemi yabancı olan herşeyi tanıma ve gerekirse müdahale etmek üzere programlanmıştır.

    İLAÇLARLA GELİŞEN HER REAKSİYON ALLERJİ DEĞİLDİR. Kullanım dozlarında görülebilen çeşitli yan etkiler, yüksek dozlarda kullanımlara bağlı istenmeyen etkiler ve bazı durumlarda ortaya çıkan reaksiyonlar da çoğu kez hatalı olarak “allerji” olarak yorumlanmaktadır.


    İLAÇ ALLERJİLERİNDE BELİRTİLER NELERDİR ?
    1. Sık görülen belirtiler :
    İlaç allerji ve reaksiyonlarında en sık deri belirtileri gözlenir.

    ÜRTİKER :[​IMG]
    Değişik büyüklüklerde olan kaşıntılı kabarıklıklardır. “Kurdeşen” veya “dabaz” olarak ta adlandırılır.

    ANJiOÖDEM:
    Derinin alt tabakalarında sıvı birikmesi yani ödem ile ortaya çıkan şişliklerdir. Genellikle yüz, göz kapakları, dudaklar ve genital bölgede oluşur.

    İLAÇ DÖKÜNTÜSÜ :[​IMG]
    Deriden hafifçe kabarık, küçük, genellikle kaşıntılı, kızamık benzeri döküntülerdir.

    SABİT İLAÇ DÖKÜNTÜSÜ :[​IMG]
    Sorumlu olan ilaca her maruziyette, daha öncekiyle aynı deri bölgesinde ortaya çıkan bir çeşit allerjik döküntüdür.


    2. Daha seyrek görülen belirtiler:
    GÖZ VE ÜST SOLUNUM YOLLARINDA
    Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı, burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı, burunda kaşıntı ve hapşırma.

    ALT SOLUNUM YOLLARINDA
    Solunum zorluğu, hışırtılı solunum (vizing), öksürük.

    KALP VE DAMAR SİSTEMİNDE
    Çarpıntı (nabız sayısında artma), tansiyon düşüklüğü.

    MİDE BARSAK SİSTEMİNDE
    Bulantı – kusma, karın ağrısı ya da karın krampları.

    SİNİR SİSTEMİNDE

    Şuur bulanıklığı, bayılma


    3. Anafilaksi (allerjik şok) :
    Nadir de olsa tüm sistemlere ait bu bulguların hepsi birarada görülebilir ve anafilaksi olarak adlandırılır. İlaç allerjilerinin en ağır şeklidir.
     
  7. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    ARI ALLERJİSİ: Tanı ve Tedavi

    Hymenoptera allerjilerinin tanısında hastadan alınacak ayrıntılı bilgiler vazgeçilemez bir unsurdur.
    Hastanın sokan arıyı tanımlamasına yönelik sorgulama önemlidir. Ancak hastaların çoğu arıları birbirine karıştırmaktadır.
    Bu nedenle böceğin soktuğu mekan, zaman ve yuvanın yeri ve şeklinin belirlenmesi sokan böceğin tespit edilmesinde daha fazla bilgi veren ayrıntılardır.
    Sokulma yeri, klinik bulgular ve bu bulguların ortaya çıkış süresi, reaksiyonun seyri ve sonucu, tedavi gerekip gerekmediği ayrıntılı olarak sorgulanmalıdır.
    Daha sonraki aşamalarda arı venomuna karşı gelişen antikorlar öncelikle kan testleri ile araştırılır. Sonuç pozitif ise ve arı venom immunoterapisi yapılması gerekliliği varsa, arı venomlarıyla deri testleri uygulanır. Ancak bu aşamalar her hastada gerekli değildir. Ayrıca uygulanması ve değerlendirilmesi uzmanlık ve tecrübe gerektirir.

    TEDAVİ
    Korunma:

    Arı sokmalarından en iyi korunma arılarla karşılaşmayı azaltacak önlemlerin alınmasıdır.
    Arı allerjisi açısından risk altında olan bireylerin alacağı çok basit önlemler, çok etkili bir korunma sağlayacaktır.
    Bahçe işleriyle uğraşanlar eldiven, uzun çorap ya da pantolon gibi giysilerle korunmalı ve dış ortamda daima kapalı ayakkabılar giymelidirler.

    Mesleki maruziyet olmasa da, duyarlı bireyler de ev dışında benzer önlemler almalıdırlar.
    Piknik alanlarında, çöp tenekelerinin yanında, meyve bahçelerinde dikkatli olunmalıdır.
    Arıları cezbetmeleri nedeniyle saç spreyleri ve kokulu kozmetikler kullanmamalıdır.
    Koyu ve mat renkli giysiler tercih edilmeli; parlak, beyaz ya da açık tonlarda giysiler giyilmemelidir.
    Yemek kokuları özellikle yellow jacket’leri cezbedebildiğinden, açık havada yenilen yemekler ve pikniklerde dikkatli olunmalıdır.
    Ayrıca hastalara Hymenopteraları öldürebilecek insektisidleri el altında bulundurmaları da önerilebilir.

    Acil tedavi:
    Tüm önlemlere rağmen her zaman için arı tarafından sokulma ve sistemik reaksiyon gelişme riski vardır. Bu nedenle duyarlı kişiler ve aileleri anafilaksi (allerjik şok) durumunda tıbbi yardım alıncaya kadar geçecek zamanda kendi kendine tedavi uygulayabilecek şekilde eğitilmelidir.
    Bu tür acil tedaviler için geliştirilmiş birtakım tedavi kitleri vardır. Bu kitlerde epinefrin otomatik şırıngası, turnike ve antihistamin tabletler yeralmaktadır. Anafilaksi durumunda hayat kurtarıcı ilaç epinefrin olduğundan, hastaların özellikle epinefrini hangi durumda ve ne şekilde kullanmaları gerektiği konusunda eğitilmeleri şarttır.

    Aşı tedavisi:
    Arı sokması sonucunda sistemik reaksiyon öyküsü olan ve daha sonraki muhtemel sokulmaların risk taşıdığı hastalarda uygulanır. Allerjik olunan arının venomu çok düşük dozlardan başlanarak aşı şeklinde uygulanır. Bu tedavi 4 yıl kadar sürer. Bu tedavi uzmanlık ve tecrübe gerektirir.

     
  8. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Atopik dermatit nedir?
    Atopik dermatit, derinin inflmasyonu (yangısı) anlamına gelir. Genellike atopik egzama ya da allerjik egzama olarak adlandırılır.
    Atopik kelimesi, hastaların önemli bir kısmında allerji öyküsü olması nedeniyle kullanılmaktadır.Atopik dermatitli hastalarda allerjik rinit ya da astım gibi diğer allerjik bir hastalık ta bulunabilir.Ayrıca bu hastalarda, allerjik rinit veya astım ortaya çıkma riski normal populasyona göre daha yüksektir.

    Atopik dermatit kimlerde ortaya çıkar?
    Atopik dermatit çocuklarda yaklaşık %15 ,erişkin hastalarda %3 oranında görülen bir hastalıktır.

    Atopik dermatit hastalarının çoğunda şikayetler 5 yaşından önce ortaya çıkmaktadır. Hasaların yaklaşık 2/3 ünde çocuk büyüdükçe (ergenlik dönemine doğru) şikayetler kendiliğinden kaybolmaktadır. Ancak hangi hastalarda bu durumun gerçekleşebileceğini önceden tahmin ya da tespit edebilmek mümkün değildir.

    Atopik dermatitin nedeni nedir?
    Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik yani ırsi faktörler rol oynar. Anne ya da babasından birinde atopik dermatit çocuklarda ortaya çıkma riski daha yüksektir (%60).
    Son yıllarda diğer allerjik hastalıklarda olduğu gibi atopik dermatit görülme sıklığı da artmıştır. İklim değişiklikleri, hava kirliliği, allerjenler, diyetle ilişkili faktörler, enfeksiyonlar ve hayatın ilk yıllarında maruz kalınan diğer faktörler allerjik hastalıkların artışı ile ilişkilidir.

    Atopik dermatit belirti ve bulguları nelerdir?

    Deri kurudur. Deride belli bölgeler kızarık, kaşıntılı ve yangılıdır. Belirtiler genellikle dirsek çukuru, diz arkası, el bileğinin iç kısmı, ayak üzeri, kulak kenarları, boyun ve göz çevresinde görülür. Ancak atopik dermatitin etkilediği vücut bölgeleri yaşa göre değişebilmektedir. (bakınız: fotoğraflarla atopik dermatit bulguları)
    Etkilenen deri bölgeleri KAŞINTILIDIR. Kaşınan bölgelerde deri zamanla kalınlaşır ve üzerinde pulcuklar oluşur.
    Bazen kaşıntılı deri bölgeleri üzerinde kabarcıklar ve iltihablanmalar (enfeksiyon) görülebilir.
    Atopik dermatit şikayetleri zaman zaman şiddetlenebilir, bazen de kendiliğinden gerileyebilir.

    ATOPİK DERMATİT: Fotoğraflarla klinik bulgular

    [​IMG][​IMG][​IMG]


    [​IMG] [​IMG] [​IMG]

    [​IMG] [​IMG] [​IMG] [​IMG]
     
  9. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    LASTİK ALLERJİSİ DE NEYMİŞ? OLUR MU ÖYLE ŞEY?
    Çok nadir de olsa, malesef bu tür bir yorum duyabilirsiniz.
    Evet. Lateks hayati tehlike oluşturacak kadar ağır allerjik reaksiyonlara neden olabilir.
    Bundan yaklaşık 2500 yıl önce Mayalar, “ağlayan ağaç” (Caa-o-chu -kauçuk- ağacı) özsuyunu kaplarda toplar, ayaklarını bu kapların içine sokar, sonra güneşte kurumasını bekler, ayaklarını vahşi ormanın tehlikeli böceklerinden koruyacak kauçuk ayakkabılar yaparlardı.
    Aztekler de “tlachtli”adı verilen geleneksel oyunlarını kauçuk ağacı özsuyundan yaptıkları topla oynarlardı. Kristof Kolomb’un nasıl zıpladığına akıl erdiremediği bu topu İspanya’ya getirmesiyle Avrupa lateks ile tanışmış oldu”

    Kauçuk, yani lateksin öyküsü böyle başlamıştır.
    Bundan çok sonra, 1823 yılında Macintosh kumaşı kauçukla kaplayıp su geçirmez yağmurluğu üretti. 1839 yılında da Goodyear, lateksin sülfür varlığında ısıtılması ile elastisite ve termostabilitesini artıran vulkonizasyon yöntemini buldu ve o günden sonra lateks (doğal lastik) hayatımıza her alanda girmeye başladı.
    1980 ‘li yıllarda Hepatit B ve hemen sonrasında da HIV (AIDS virusu) enfeksiyonlarının artmaya başlamasıyla, tıbbın her alanında lateks eldivenlerin kullanımı dramatik bir şekilde arttı. Ve Allerji bilimi sıklığı gittikçe artan bir hastalık ile uğraşmaya başladı: Lateks allerjisi.

    LATEKS NEDİR?
    Lateks, doğal lastik(ya da kauçuk) olarak tanımlanır. Afrika ve Güneydoğu Asya’da yetişen Hevea brasiliensis adlı ağacın özsuyundan elde edilen ve birtakım işlemlerden geçtikten sonra günlük hayatımızda kullandığımız birçok malzemenin yapısına giren bir maddedir. Doğal kauçuk, bütil ya da petrolatum türevi sentetik lastikten farklı bir maddedir.

    LATEKS NE TÜR ALLERJİK REAKSİYONLARA NEDEN OLUR?
    Temas allerjisi (kontakt egzama)
    Lateks içeren ürünlerin temas ettiği deri yüzeyinde kızarıklık, kaşıntı, sulanma ve kabuklanma şeklinde belirtiler veren bir allerjidir. Bu tür allerjilerde, lateks proteinleri değil, doğal lateks maddesinin işlenmesi sırasında (örnek: lastik eldiven üretimi) kullanılan merkaptobenzotiazol, tiuram ve karbamat gibi maddeler sorumludur.
    Ama temas egzaması nedeniyle cilt bütünlüğü bozulduğundan, bu hastalarda lateks proteinlerinin cilt çatlaklarından emilmesiyle zaman içinde gerçek lateks allerjisi ortaya çıkabilmektedir.

    Tip I lateks allerjisi
    Tip I ya da erken tip aşırı duyarlılık olarak ta adlandırılan bu hastalık, lateks allerjisinin en ciddi şeklidir. İlk cümlede belirttiğimiz gibi hayati tehlike oluşturacak kadar ağır allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Burada doğrudan lateks maddesi içindeki proteinlere karşı allerji gelişmesi sözkonusudur. Allerjiye yatkın bünyeli (atopik) kişilerde görülür.
    Allerjik nezle, göz allerjisi, allerjik astım ve anafilaksi (allerjik şok) bulgularına neden olur. Hava ile yayılan çok küçük lateks partikülleri solunum yollarına girdiğinde, aynı polen veya ev tozu allerjilerinde olduğu gibi allerjik reaksiyonları başlatır:
    Gözlerde kaşıntı ve sulanma, Burun akıntısı, Burun kaşıntısı, Hapşırma, Nefes darlığı, Hırıltılı ve hışırtılı solunum, Öksürük Göğüste sıkışma hissi, Deride kaşıntılı kabarıklıklar (ürtiker) ve şişlikler (anjioödem), ve tüm belirtilerin birarada olduğu, ayrıca kan (tansiyon) basıncı düşüklüğünün de eşlik ettiği anafilaksi.

    KİMLERDE NE ORANDA GÖRÜLÜR?

    Toplumun genelinde % 2.5

    Doktor ve hemşirelerde % 9-15

    Diş doktorlarında % 4

    Laboratuvar çalışanlarında % 3

    Doğumsal idrar yolları anomalisi olan çocuklarda % 65



    KİMLER RİSK ALTINDADIR?

    Atopik (allerjik) bünyeli kişiler

    Tekrarlayan ameliyat geçiren kişiler (doğumsal idrar yolları anomalisi, şant ameliyatları gibi)

    İdrar tutamama nedeniyle idrar yolu kateteri kullananlar (serebral palsy, felçli hastalar)

    Lateks üretiminde çalışan kişiler

    Doktor, diş doktoru, hemşire ve hasta bakıcılar



    LATEKS İÇEREN MATERYALLER
    Tıbbi malzemelerde
    Anastezi maskesi
    Bandajlar
    Tansiyon aleti manşonu
    Kateter ve sondalar
    Enjektör
    Aspiratör ucu
    Hava yolu tüpleri
    Elastik bantlı yüz maskeleri
    Besleme tüpleri
    Cerrahi eldiven
    Turnikeler
    İdrar sondaları ve torbaları

    Günlük hayatta
    Emzik, Biberon emziği
    Çocuk bezi
    Balon
    Kondom, Diyafram
    Elastik giysiler, Yağmurluk
    Silgi
    İlaç damlalığı
    Sıcak su torbası
    Spor malzemlerinin sap kısımları (ör:raket)
    Elastik bandaj
    Temizlik eldiveni
    Oyuncaklar
    Ayakkabı tabanı...


    LATEKS İLE ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER

    ALLERJİ YAPICI PARÇACIKLARI LATEKSE BENZEYEN BAZI GIDALAR,
    LATEKS ALLERJİSİ OLAN KİŞİLERDE ALLERJİK BELİRTİLERE NEDEN OLABİLİR.
    BUNA ÇAPRAZ REAKSİYON DENİR.


    Lateks ile çapraz reaksiyon veren gıdalar şunlardır..
    ÇOK YÜKSEK
    (Kesinlikle Yenmemesi Gerekenler)

    Muz
    Avakado
    Kivi
    Kestane

    ORTA DERECEDE
    Elma
    Havuç
    Kereviz
    Domates (Çiğ)
    Patates (Çiğ)
    Kavun

    DÜŞÜK DERECEDE
    Armut
    Kiraz-vişne
    Çilek
    Fındık
    İncir
    Çavdar
    Kayısı
    Erik
    Şeftali
    Ananas
    Üzüm
    Ceviz
    Soya

    LATEKS ALLERJİSİNDE TEDAVİ ve KORUNMA
    LATEKS ALLERJİSİNİN EN ETKİN TEDAVİSİ LATEKS İÇEREN ÜRÜNLER KULLANMAMAK,
    ÇAPRAZ REAKTİVİTE VEREN GIDALARI TÜKETMEMEKTİR

    Lateks içermeyen cerrahi eldivenler (vinil maddesinden yapılma) ve her türlü cerrahi malzeme (silikon içerikli) mevcuttur. Lateks allerjisi olan hastalarda bu tür cerrahi malzemeler kullanılmalıdır.
    Lateks allerjisi olan bir hasta ameliyata alınmadan önce mutlaka bir allerji uzmanı ile konsülte edilmeli ve allerji uzmanının kontrolünde hastaya özel şartlarda ameliyathane hazırlanmalıdır.
    İdrar yolları anomalisi olan çocuklarda lateks içermeyen idrar sondaları kullanılmalıdır.
    Her türlü tıbbi müdahalede (diş tedavileri dahil) doktora bilgi vermelidirler.
    Lateks allerjisi olanlar, üzerlerinde bu allerjilerini tanımlayan bir belge taşımalıdır (acil müdahale edilmesi gerekendurumlarda sağlık personelini bilgilendirmek amacıyla).
    Lateks allerjisi olanlar tükettikleri her hazır gıdanın içeriğini kontrol etmelidir.
    Lateks içeren kondom ve diyafram gibi doğum kontrol araçlarını kullanmamalıdır.
     
  10. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Nikel Dermatiti

    Nikel bir çok metal eşyada bulunan bir maddedir. Bir çok krom kaplı obje, hassas kişilerde reaksiyon oluşturabilecek miktarda nikel içerir.
    Paslanmaz çelikten yapılan eşyalar nikel içerirler, fakat bu nikel sıkı bağlandığından nikel hassasiyeti olan kişiler için güvenlidir.
    Nikel içeren küpeler kulak memesinde alerjiye neden olurlar ve nikel alerjisi bulunan kişilerde sıklıkla problem olurlar. Kulak delmek için kullanılan iğneler veya küpe takılması ile alerji başlar. Kulağı delmek için yalnızca paslanmaz steril iğneler kullanılmalıdır. Delme işleminden sonra en azından üç hafta nikel içermeyen küpeler kullanılmalıdır.

    Kıyafetlerdeki düğme, fermuar ve klips ve benzeri metal aksesuarlar nikel içerirler ve alerjiye neden olabilirler. Nikel hassasiyeti bulunan kişiler kıyafetlerinde naylon aksesuarlar kullanmalıdır.

    Nikel hassasiyeti bulunan kişilerde terleme dermatiti şiddetlendirir. Nikel içeren objelerin terli bir deriye temasından 15-20 dakika sonra deride kaşıntı başlar: Döküntü bir iki gün içinde gelişir. Eğer terleme yok ise aynı objelerin saatlerce teması herhangi bir probleme neden olmaz.
     

Sayfayı Paylaş