1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Almanca Cümle kurmayi ögrenelim

Konusu 'Pratik Almanca - Praxis Deutsch' forumundadır ve Hazangülü tarafından 21 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Türkçe Dilbilgisi konularınını yeterli derecede bilmeniz gerekir.
    BASİT CÜMLE KURULUMU

    Bir özne ve bir yüklemden oluşan cümleleri basit cümle olarak değerlendiriyoruz.
    Örneğin;

    Ben gidiyorum.
    Siz gülüyorsunuz.
    Onlar okuyacaklar.
    Cümleleri oldukça basit cümle yapılarıdır.Eğer dikkat edilirse yukarıdaki üç cümlede de özne-yüklem uyumluluğu gözlenir.

    Doğru ve anlamlı cümlelerde özne-yüklem uyumluluğu şarttır.
    Eğer bir cümlede özne ile yüklem uyumlu değilse, o cümle bozuk ve anlamsız olur.Örnekleri inceleyelim,

    Ben gidecekler.
    O okuyorsunuz.
    Siz geldi.
    Cümleleri bozuk cümlelerdir.Çünkü bu cümlelerde fiiller özneye göre çekimlenmemiş ve ortaya özne-yüklem uyuşmazlığı çıkmıştır.

    Örneğin, bozuk olan "Ben gidecekler" cümlesi özneye göre, "Ben gideceğim" yada yükleme göre, "Onlar gidecekler" şeklinde düzenlenmelidir.
    Peki, madem ki bir cümlede özne ile yüklem her zaman uyumlu olmak zorundadır, o halde biz cümlenin sadece yüklemine bakarak da cümlenin öznesi hakkında bir fikir edinebiliriz.İsterseniz aşağıya bir kaç örnek yazalım.

    Geliyorum.
    Yazdınız.
    Yazacaklar.
    Geleceksin.
    Yukarıdaki birkaç cümleyi ele alalım.
    "Geliyorum" cümlesinde işi yapan şahıs (özne) kolayca anlaşılacağı gibi birinci tekil şahıs olan "ben" dir.
    "Yazdınız" cümlesinin öznesi ise, anlaşılacağı gibi "siz" dir.
    "Yazacaklar" cümlesinin öznesi ise "onlar" dır.
    "Geleceksin" cümlesinin öznesi ise "sen" dir.
    Elbette biz cümlenin yüklemine bakarak, o cümlenin öznesini de bilebiliyoruz.
    Peki, fiiller bize sadece cümlenin öznesi hakkında mı bilgi verir?
    Elbette hayır.
    Fiiller aynı zamanda bize cümlenin öznesi, işin yapıldığı zaman, cümlenin çatısı ve kipi hakkında da bilgiler verir.
    Fiiller cümlenin yüklemini meydana getirirler ve fiillerin çekimlenmemiş hallerine fiilin mastar hali denir.
    Türkçe'de fiillerin mastar eki -mek yada -mak olmaktadır.
    Almanca'da ise bu mastar eki -en bazen de -n olmaktadır.
    Şimdi durumu daha iyi kavramak için iki dilde de fiilleri karşılaştıralım.

    spielen fiilinin Türkçe karşılığı oynamak fiilidir.Her iki fiil de mastar halindedir.

    spiel - en
    oyna - mak

    Görüldüğü gibi yukarıdaki fiillere göre Almanca'da mastar eki en, Türkçe'de ise mak 'tır.

    Bir fiilin mastar eki atılırsa geriye kalan sözcük fiilin kökü olarak kabul edilir.
    Fiile şahıs yada zaman ekleri getirilirken fiilin mastar eki atılır ve geriye kalan fiilin köküne şahıs, zaman vs ekleri getirilir.Bunu bir örnekle açıklayalım.

    Okumak fiilinin mastar ekini atıyoruz ve elimizde "oku" kelimesi kalıyor.Bu kelimeye şimdi bir şahıs ve bir de zaman eki getirelim.Örneğin 1. tekil şahıs eki ve şimdiki zaman eki getirelim.

    oku - yor - um

    Şimdi bu fiile getirdiğimiz ekleri açıklayalım.
    oku : fiilin kökü
    yor : şimdili zaman eki
    um : 1. tekil şahıs eki (ben)

    Şimdi bir kaç çekim daha yapalım:

    OKU - YOR - SUN
    OKU - DU - N
    OKU - YOR - UZ
    OKU - DU - K
    Şimdi burada bir noktaya dikkat edelim.Örneğin okuyoruz ve okuduk fiillerini ele alalım.
    Her ikisi de 1. çoğul şahıs olmasına rağmen acaba neden farklı şahıs ekleri almışlardır?
    Bu durum gramer yapısıyla ilgilidir ve kulanılan zamanların farklı olmasından ileri gelmektedir.Almanca'da da fiiller farklı zaman ve şahıslara göre farklı ekler alırlar.
    Aynen dilimizde olduğu gibi Almanca'da da fiilin mastar eki kaldırılır ve fiilin köküne ekler getirilir.

    Şimdi Almanca bir fiili çekimleyelim:

    Lernen : Öğrenmek
    Fiilin mastar ekini atıyoruz ve geriye lern kelimesi kalıyor.
    Şimdi bu lern kelimesine bir şahıs ve zaman eki getirelim.Örneğin 1. tekil şahıs ve şimdiki zaman eklerini getirelim.

    Lern - e : Öğren - iyor - um
    Görüldüğü gibi sadece -e eki fiile hem şimdiki zaman hem de 1. tekil şahıs anlamlarını vermiştir.

    Lern - t : Öğren - iyor - sunuz

    Lern - te : Öğren - di - m

    Yukarıda bir kaç fiilin çekimini verdik.İleride zamanlara göre fiillere getirilen ekleri iyice öğreneceğiz.

    Şimdi bir noktaya daha dikkatinizi çekelim.
    Görüldüğü gibi fiillerin mastar eklerini kaldırdık ve geriye kalan fiilin köküne ekler getirerek fiili çekimledik.Fakat Almanca'da fiillerin çok büyük bir bölümünü bu şekilde çekimlenmesine karşın, bu kurala uymayan 200 kadar düzensiz fiil de mevcuttur.
    Eğer bir fiilin kökü, fiil çekimlenirken değişmiyorsa o halde bu fiil Düzenli Fiildir denir.
    Fakat fiilin kökü çekimlenirken değişiyorsa bu fiil Düzensiz Fiildir denir.
    Düzenli fiillere bazen Zayıf fiiller, düzensiz fiillere de bazı yerlerde Kuvvetli fiiller denir.
    Peki biz nereden bileceğiz fiilin kökünün değişip değişmeyeceğini?
    Bu soruyu cevaplayabilmeniz için bütün düzensiz fiileri ezberlemeniz gerekir.
    Bu aşamada sadece günlük hayatta en çok kullanılanları ezberleyerek işe başlayabilirsiniz.
    Fakat şunu özellikle belirtelim ki, bu fiileri ve çekimlerini ezberlemekten başka bir çaremiz yok!


    YARDIMCI FİİL NEDİR?


    Almanca'da yardımcı fiil kavramı vardır.Yardımcı fiillerin cümle içerisinde çeşitli hörevleri vardır.Esasen Almanca'da 3 tane yardımcı fiil vardır.Bunlar sein - haben - werden yardımcı fiilleridir.Bu yardımcı fiillerin Türkçe karşılıkları yoktur ve yardımcı fiiller cümlede tek başlarına kullanılamazlar.Mutlaka cümlede normal bir fiille kullanılmalıdırlar ki asıl fiilin zamanını yada anlamını değiştirebilsinler.
    Yukarıdaki yardımcı fiiller aynı zamanda normal bir fiil olarak da kullanılabilirler.
    Normal bir fiil olarak kullanılırlarsa o zaman bir anlamları olur ve tek başlarına kullanılabilirler.Yardımcı fiil konusunu derslerimiz ilerledikçe daha ayrıntılı olarak göreceğiz.
     
  2. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Temel Bilgiler ve Cümleler

    Yeni başlayan arkadaşlara belki biraz faydası olabilir ümidiyle



    ALMANCA ÇALIŞMALAR


    Almancada bütün cins isimlerin önünde ARTİKEL (DAS-DER-DİE ) denilen sözcükler
    vardır.Bu artikeller cins isimlerin adeta birer parçası gibidirler.

    Örnekler:
    das Haus________Ev
    der Stuhl------------ Sandalye
    die Tür---------------kapı
    das Bett--------------yatak
    das Bild -------------resim
    die Blume-----------çiçek
    die Frau--------------bayan
    der Baum------------ağaç
    der Hut---------------şapka
    der Mann------------adam
    das Hemd------------gömlek
    das Buch-------------kitap
    das Zimmer----------oda
    das Pferd-------------at
    der Hund-------------köpek
    die Vase--------------vazo
    die Katze-------------kedi
    NOT:Almancada bütün cins isimlerin baş harfleri büyük yazılır.

    Türkçede “bir kadın-bir ağaç –bir çiçek” derken kullanılan”bir” almancada EİN ve EİNE dir.ikiside “bir” alnamında olmasına rağmen artikellere göre kullanılırlar.
    DER---EİN olur
    DAS---EİN olur
    DİE----EİNE olur
    Almancada basit cümle örnekleri:
    Türkçede “bu”anlamına gelen DAS almancada da cümlenin başında bulunur.Türkçede –dır-dir-dür-dur,takıları isimlerin sonunda bitişik olmalarına rağmen almancada ayrı ve DAS tan hemen sonra gelirler.(Buradaki "das" ile, artikel olan "das" birbirine karıştırılmamalıdır.)
    Das-----bu
    İst-------dır-dir-dur-dür
    Das ist--------Bu-------dır
    “Das” ve “ist”sözcüklerinden sonra bir isim getirilir.Burada isimlerin önüne EİN ve EİNE gelmesi gerekir.
    Örnekler:
    Das Haus—ev Artikeli “das”olduğu için Das ist EİN Haus-Bu bir evdir.
    Der Stuhl-Sandalye “ “ der” “ Das ist EİN Stuhl-Bu bir sandalyedir.
    DerHund-Köpek Artikeli “der”olduğu için Das ist EİN Hund-Bu bir köpektir.
    Der Tisch-Masa “ “ “ Das ist EİN Tisch-Bu bir masadır.
    Das Auto-Otomobil “ “das” “ Das ist EİN Auto-Bu bir otomobildir.
    Die Tür _Kapı Artikeli “die” olduğu için Das ist EİNE Tür -Bu bir kapıdır
    Die Katze-Kedi “ die” “ Das ist EİNE Katze-Bu bir kedidir.
    Die Frau _Kadın “ “die” “ Das ist EİNE Frau -Bu bir kadındır.

    -ALMANCADA BASİT SORU CÜMLELERİ-

    Almancada basit cümlelerden birisi, tükçede “NE”anlamına gelen WAS ile yapılır.
    WAS cümlenin başında yer alır.DAS ise cümlenin sonunda bulunur.

    Örnekler:
    Was ist das?............Das ist ein Tisch.
    Bu nedir? ................Bu bir masadır.
    Was ist das?.............Das ist eine Mappe.
    Bu nedir?..................Bu bir çantadır.
    Was ist das?..............Das ist ein Radio
    Bu nedir?..................Bu bir radyodur.

    Diğer basit bir soru cümleside WER ile yapılır.WER türkçede KİM anlamındadır.

    WER.....Kim
    İST.......-dir
    DAS..... Bu
    WER İST DAS?..............BU KİMDİR?
    Das ist Ahmet....................Bu Ahmettir.
    Das ist Osman..................Bu Osmandır.
    Das ist ein Lehrer.............Bu bir öğretmendir.
    Das ist eine Frau...............Bu bir kadındır
    Das ist ein Schüler............Bu bir( erkek) öğrencidir.

    SIFATLAR=Adjektive

    Sıfatlar, bir ismin veya bir cismin özelliklerini belirten sözcüklerdir.
    Büyük..............groß Güzel..................schön
    Küçük...............klein Pahalı.................teuer
    Yeni..................neu Ucuz.................billig
    İyi......................gut Hasta.................krank
    Eski-Yaşlı.........alt Tembel..............faul
    Uzun.................lang Çalışkan............fleißig
    Kısa...................kurz Kapalı...............geschlossen.

    Sıfatlarla yapılan basit cümlelere birkaç örnek:
    Der Vogel ist klein................Kuş küçüktür.
    Osman ist faul........................Osman tembeldir
    Das Haus ist groß..................Ev büyüktür
    Das Lineal ist lang.................Cetvel uzundur.
    Die Frau ist alt........................Kadın yaşlıdır.
    Die Tür ist offen.....................Kapı açıktır.
    Der Stuhl ist alt......................Sandalya eskidir.

    Başka basit bir soru cümlesi de WİE =NASIL ile yapılır.


    Wie ist das Buch.?........Kitap nasıldır?......Das Buch ist gut.(kitap iyidir)
    Wie ist das Zimmer?....Oda nasıldır.?........Das Zimmer ist klein(oda küçüktür)
    Wie ist das Hemd?.......Gömlek nasıldır?...Das Hemd ist grün(gömlek yeşildir)
    Wie ist Canan?.............Canan nasıldır?.... Canan ist jung.(Canan gençtir)
    Wie ist Gökçegül.........Gökçegül nasıldır?.Gökçegül ist fleißig(Gökçegül çalışkandır)
     
  3. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    ARTİKELLER (ARTİKEL - GESCHLECHTSWORT)

    Artikel konusu Almanca öğrenenlerin en çok zorlandığı konulardan biri olarak gösterilir genelde.Bu bölümde bu konuya giriş yapacağız ve anlattıklarımızla bu konunun çok da karmaşık bir konu olmadığını göreceğinizi umuyoruz.Şunu belirtelim ki, eğer kelimeleri artikelleriyle beraber ezberlerseniz, bu konuda çok fazla bir probleminiz olmayacaktır.Fakat yine de biz bu konuyla ilgili geniş gruplandırmalar yapıp, hangi tür kelimelerin, hangi artikelle kullanıldığını inceleyeceğiz.Şimdi konumuza geçelim.

    Almanca'da bütün cins isimlerin önünde artikel denilen "der, das, die" sözcüklerinden biri bulunur.Bu sözcüklerin Türkçe karşılıkları yoktur ve dilimize tam olarak çevrilemezler.Bu kelimeler önünde bulundukları ismin bir parçası gibidirler.Bir ismi öğrenirken muhakkak onun artikelini de sanki isimle beraber tek bir sözcükmüş gibi birlikte öğrenmek gerekir.
    Eğer artikelini öğrenmeden sadece kelimeyi ezberlerseniz, öğrendiğiniz kelime pek bir işe yaramayacaktır.Bunun nedenini ileriki bölümlerimizde net bir biçimde anlayacaksınız.
    Artikel kelimesi bazı kaynaklarda "tanımlık" ,bazılarında da "tanım edatı" olarak geçer.Bunun yanında artikeller bir çok sözlük ve kaynakta aşağıda gösterilen şekilde kısaltılarak gösterilir.Lütfen gösterilen kısaltma harflerini aklınızdan çıkarmayınız.

    Artikeller çoğu kaynakta şu şekilde kısaltılarak gösterilir:

    der artikeli m veya r harfleri kullanılarak gösterilir.

    die artikeli f veya e harfleri kullanılarak gösterilir.

    das artikeli n veya s harfleri kullanılarak gösterilir.



    Yani bu, m veya r harfleriyle gösterilen kelimenin artikeli "der" olacak,
    f veya e harfleriyle gösterilen kelimenin artikeli "die" olacak,
    n veya s harfleriyle gösterilen kelimenin artikeli "das" olacak demektir.

    Ek bilgi olarak, bu harfler Almanca'da eril,dişi ve nötr cins (Maskulinum, Femininum, Neutrum) kelimelerinin baş harfleri kullanılarak ve "der, das, die" kelimelerinin son harfleri kullanılarak oluşturulmuştur.
    Genelde kaynaklar bu iki kullanımdan birini seçerek kaynağın tümünde ya "m - f - n" harflerini ya da "r - s - e" harflerini kullanırlar.
    Almanca'da iki tür artikel grubu mevcuttur.Önümüzdeki bölümde bu grupları inceleyeceğiz


    AYLAR (MONATE)




    Ocak : Januar (yanuar)

    Şubat : Februar (februar)

    Mart : März (merts)

    Nisan : April (april)

    Mayıs : Mai (may)

    Haziran : Juni (yuni)

    Temmuz : Juli (yuli)

    Ağustos : August (august)

    Eylül : September (zemtembır)

    Ekim : Oktober (okto:bır)

    Kasım : November (novembır)

    Aralık : Dezember (detsembır)

    MEVSİMLER


    İlkbahar: Frühling (frü:ling)

    Yaz : Sommer (zo:mır)

    Sonbahar : Herbst (herpst)

    Kış : Winter (vintır)

    ÇOĞUL YAPMAK



    Bu bölümde tekil halde bulunan isimleri çoğul hale getirmek için ismin son harfine göre belirlenmiş
    bazı pratik kurallar vereceğiz.Aşağıdaki kuralları iyi çalıştığınız taktirde herhangi bir kaynağa
    ihtiyaç duymadan bir çok ismi kendi kendinize çoğul yapabilirsiniz.

    - Son harfleri, -sel, -tel, -ler, -le, -ner, -en, -chen, -erl, -lein, olan kelimelerin tekili ile çoğulu
    aynıdır.Bu kelimeleri çoğul yaparken kelimede hiçbir değişiklik yapılmaz.Aynı kelime hem tekil
    hem de çoğul için kullanılır.Bu kural sadece artikeli der veya das olan tüm kelimeler için geçerlidir.

    -Son harfleri -ich, -rich, -icht, -ig, -bold, -ing, -ing, -ing, -nis, -sal olan kelimelerin çoğulu,
    tekil halinin sonuna -e herfi getirilerek yapılır.


    -Son harfleri -er ve -el olup da artikeli "die" olan kelimeler sonlarına -en ya da -n harfleri
    getirilerek çoğul yapılır.Bu kurala sadece "Tochter" ve "Mutter" kelimeleri uymaz.

    -Son harfleri -schaft, -lei, -heit, -keit, -rei, -in, -ung olan kelimeler, sonlarına -en veya -n
    harfleri getirilerek çoğul yapılır.


    -Artikeli der veya das olup da "tum" takısı ile biten isimleri çoğul yapmak için sonuna
    -er takısı getirilir ve kelimedeki sesli harfler de üzerlerine nokta alarak incelir.

    Buraya kadar incelediğimiz çoğul isimlerle ilgili şu yargıya da varabiliriz:
    Almanca'da isimler genel olarak,

    sonuna -er harfleri getirilerek,
    hem sonuna -er harfleri hem de ilk sesli harflerinin üzerine nokta getirilerek,
    sonuna -e harfi getirilerek,
    hem sonuna -e harfi hem de ilk sesli harflerinin üzerine nokta getirilerek,
    kelimede hiçbir değişiklik yapmayarak,
    hem kelimede hiçbir değişiklik yapmayarak hem de ilk sesli harflerinin üzerine nokta getirilerek,
    sonuna -n harfi getirilerek,
    sonuna -en harfleri getirilerek,
    yabancı kökenli kelimelerin sonuna -s harfi getirilerek
    çoğul yapılırlar diyebiliriz.


    DUYGU BELİRTMEK


    Sevinç hoşlanma

    -Das freu mich
    -Ich freu mich,das zu hören
    -Ich hab mich sehr darüber gefreut.
    -Das ist toll/wunderbar/super/spitze

    Kızma ve hoşlanmama

    -Das argert mich wirklich.
    -Das ist aber argerlich
    -Ich bin echt sauer(samimi)
    -So ein Mist(samimi)

    Endişe ve korku

    -Ich habe Angst,dass ich die Prüfung nicht bestehe.
    -Mein Sohn macht mir Sorgen.

    Acıma,duygu paylasımı

    -Es tut mir leid,das zu hören.Wenn ich dir helfen kann...
    -Das tut mir wirklich Leid.
    -Das ist ja schlimm/furchtbar/entsetzlich
    -Du Arme!

    hayal kırıklıgı

    -Ich bin sehr enttauscht.
    -Das ist aber schade.
    -So ein Enttauschung.
    -So hab ich mir das nicht vorgestellt.

    Aldırıs etmeme ilgi duymama


    -Ist doch egal
    -Mir ist es egal.
    -Mir ist alles gleich.
    -Was soll's
     
  4. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Unregelmäßige Verben (Düzensiz Fiiler)



    Infinitiv Präterium Perfekt




    backen (du bäckst, er bäckt) backte [buk] gebacken
    befehlen (du befiehlst, er befiehlt; befiehl!) befahl (beföhle; befähle) befohlen
    beginnen begann (begönne; begänne) begonnen
    beißen biß gebissen
    bergen (du birgst, er birgt; birg!) barg (bärge) geborgen
    bersten (du birst, er birst, er berstet) barst (bärste) geborsten
    bewegen bewog (bewöge) bewogen
    biegen bog (böge) gebogen
    bieten bot (böte) geboten
    binden band (bände) gebunden
    bitten bat (bäte) gebeten
    blasen (du bläst, er bläst) blies geblasen
    bleiben blieb geblieben
    braten (du brätst, er brät) briet gebraten
    brechen (du brichst, er bricht; brich!) brach (bräche) gebrochen
    brennen brannte [brennte] gebrannt
    bringen brachte (brachte) gebracht
    denken dachte (dachte) gedacht
    dingen dingte [dang] gedungen
    dreschen (du drischst, er drischt; drisch!) drosch (drösche) gedroschen
    dringen drang (dränge) gedrungen
    dürfen (ich darf, du darfst, er darf) durfte (dürfte) gedurft
    empfehlen (du empfiehlst, er empfiehlt; empfiehl!) empfahl (empföhle; empfähle) empfohlen
    erlöschen (du erlischst, er erlischt) erlosch (erlösche) erloschen
    erkennen erkannte erkannt
    erschrecken (du erschrickst, er erschrickt; erschrick!) erschrak (erschräke) erschrocken
    essen (du ißt, er ißt; iß!) aß (äße) gegessen
    fahren (du fährst, er fährt) fuhr (führe) gefahren
    fallen (du fällst, er fällt) fiel gefallen
    fangen (du fängst, er fängt) fing gefangen
    fechten (er ficht) focht (föchte) gefochten
    finden fand (fände) gefunden
    flechten (du flich[t]st, er flicht) flocht (flöchte) geflochten
    fliegen flog (flöge) geflogen
    fliehen floh (flöhe) geflohen
    fließen floß (flösse) geflossen
    fressen (du frißt, er frißt; friß!) fraß (fräße) gefressen
    frieren fror (fröre) gefroren
    gären gor, [gärte] (göre) gegoren (gegärt)
    gebären (du gebierst, sie gebiert) gebar (gebäre) geboren
    geben (du gibst, er gibt; gib!) gab (gäbe) gegeben
    gedeihen gedieh gediehen
    gehen ging gegangen
    gelingen gelang (gelange) gelungen
    gelten (du giltst, er gilt; gilt!) galt (galte, golte) gegolten
    genesen genas (genäse) genesen
    genießen genoß (genösse) genossen
    geschehen (es geschieht) geschah geschehen (geschähe)
    gewinnen gewann (gewönne, gewänne) gewonnen
    gießen goß (gösse) gegossen
    gleichen glich geglichen
    gleiten glitt geglitten
    glimmen glomm [glimmte] (glömme) geglommen (geglimmt)
    graben (du gräbst, er gräbt) grub (grübe) gegraben
    greifen griff gegriffen
    haben (du hast, er hat) hatte (hatte) gehabt
    halten (du hältst, er hält) hielt gehalten
    hängen hing gehangen
    hauen haute, hieb gehauen
    heben hob (höbe) gehoben
    heißen hieß geheißen
    helfen (du hilfst, er hilft; hilf!) half (hülfe) geholfen
    kennen kannte (kennte) gekannt
    klimmen klomm (klömme) geklommen
    klingen klang (klänge) geklungen
    kneifen kniff gekniffen
    kommen kam (käme) gekommen
    können (ich kann, du kannst, er kann) konnte (könnte) gekonnt
    kriechen kroch (kröche) gekrochen
    küren kürte [kor] gekürt (gekoren)
    laden (du lädst, er lädt) lud (lüde) geladen
    lassen (du läßt, er läßt) ließ gelassen
    laufen (du läufst, er läuft) lief gelaufen
    leiden litt gelitten
    leihen lieh geliehen
    lesen (du liest, er liest; lies!) las (läse) gelesen
    liegen lag (läge) gelegen
    lügen log (löge) gelogen
    mahlen mahlte gemahlen
    meiden mied gemieden
    melken (du melkst, milkst, er melkt, milkt; melke!, milk!) melkte, molk gemolken (gemelkt)
    messen (du mißt, er mißt; miß!) maß (mäße) gemessen
    mißlingen mißlang mißlungen (mißlänge)
    mögen (ich mag, du magst, er mag) mochte (möchte) gemocht
    müssen (ich muß, du mußt, er muß) mußte (müßte) gemußt
    nehmen (du nimmst, er nimmt; nimm!) nahm (nähme) genommen
    nennen nannte [nennte] genannt
    pfeifen pfiff gepfiffen
    preisen pries gepriesen
    quellen (du quillst, er quillt; quill!) quoll (quölle) gequollen
    raten (du rätst, er rät) riet geraten
    reiben rieb gerieben
    reißen riß gerissen
    reiten ritt geritten
    rennen rannte [rennte] gerannt
    riechen roch (röche) gerochen
    ringen rang (ränge) gerungen
    rinnen rann (ränne) geronnen
    rufen rief gerufen
    salzen salzte gesalzen
    saufen (du säufst, er säuft) soff (söffe) gesoffen
    saugen saugte, sog gesaugt, gesogen
    schaffen schuf (schüfe) geschaffen
    scheiden schied geschieden
    scheinen schien geschienen
    scheißen schiß geschissen
    schelten (du schiltst, er schilt; schilt!) schalt (schölte) gescholten
    scheren schor (schöre) geschoren
    schieben schob (schöbe) geschoben
    schießen schoß (schösse) geschossen
    schinden schund geschunden
    schlafen (du schläfst, er schläft) schlief geschlafen
    schlagen (du schlägst, er schlägt) schlug (schlüge) geschlagen
    schleichen schlich geschlichen
    schleifen schliff geschliffen
    schleißen schliß, schleißte geschlissen, geschleißt
    schließen schloß (schlösse) geschlossen
    schlingen schlang (schlünge) geschlungen
    schmeißen schmiß geschmissen
    schmelzen (du schmilzt, er schmilzt; schmilz!) schmolz (schmölze) geschmolzen
    schneiden schnitt geschnitten
    schreiben schrieb geschrieben
    schreien schrie geschrie[e]n
    schreiten schritt geschritten
    schweigen schwieg geschwiegen
    schwellen (du schwillst, er schwillt) schwoll (schwölle) geschwollen
    schwimmen schwamm (schwömme, schwämme) geschwommen
    schwinden schwand (schwände) geschwunden
    schwingen schwang (schwänge) geschwungen
    schwören schwor (schwüre) geschworen
    sehen (du siehst, er sieht; sieh[e]!) sah (sähe) gesehen
    sein (ich bin, du bist, er ist, wir sind, ihr seid, sie sind; sei!, seid!) war (wäre) gewesen
    senden sandte, sendete gesandt, gesendet
    sieden siedete, sott gesotten, gesiedet
    singen sang (sänge) gesungen
    sinken sank (sänke) gesunken
    sinnen sann (sänne) gesonnen
    sitzen saß (säße) gesessen
    sollen (ich soll, du sollst, er soll) sollte gesollt
    speien spie gespie[e]n
    spinnen spann (spönne, spänne) gesponnen
    spleißen spliß gesplissen
    sprechen (du sprichst, er spricht; sprich!) sprach (spräche) gesprochen
    sprießen sproß (sprösse) gesprossen
    springen sprang (spränge) gesprungen
    stechen (du stichst, er sticht; stich!) stach (stäche) gestochen
    stehen stand (stünde, stände) gestanden
    stehlen (du stiehlst, er stiehlt; stiehl!) stahl (stähle) gestohlen
    steigen stieg gestiegen
    sterben (du stirbst, er stirbt; stirb!) starb (stürbe) gestorben
    stieben stob (stöbe) gestoben
    stinken stank (stänke) gestunken
    stoßen (du stößt, er stößt) stieß gestoßen
    streichen strich gestrichen
    streiten stritt gestritten
    tragen (du trägst, er trägt) trug (trüge) getragen
    treffen (du triffst, er trifft; triff!) traf (träfe) getroffen
    treiben trieb getrieben
    treten (du trittst, er tritt; tritt!) trat (träte) getreten
    trinken trank (tränke) getrunken
    trügen trog (tröge) getrogen
    tun tat (täte) getan
    verlieren verlor (verlöre) verloren
    wachsen (du wächst, er wächst) wuchs (wüchse) gewachsen
    wägen wog (woge) gewogen
    waschen (du wäschst, er wäscht) wusch (wüsche) gewaschen gewaschen
    weben wob, webte (wöbe) gewoben, gewebt
    weichen wich gewichen
    weisen wies gewiesen
    wenden wandte, wendete gewandt, gewendet
    werben (du wirbst, er wirbt; wirb!) warb (würbe) geworben
    werden (du wirst, er wird; werde!) wurde, [ward] (würde) [ge]worden
    werfen (du wirfst, er wirft; wirf!) warf (würfe) geworfen
    wiegen wog (wöge) gewogen
    winden wand (wände) gewunden
    wissen (ich weiß, du weißt, er weiß) wußte (wüßte) gewußt
    wollen (ich will, du willst, er will) wollte gewollt
    wringen wrang (wränge) gewrungen
    zeihen zieh geziehen
    ziehen zog (zöge) gezogen
    zwingen zwang (zwänge) gezwungen

    HAFTANIN GÜNLERİ (WOCHENTAGE)

    Bu ilk derslerimizde, hem Almanca kelimelerle tanış olmanız açısından,
    hem de herhangi bir ön bilgi gerektirmemesi bakımından günleri,
    daha sonra ayları, mevsimleri ve sayıları göreceğiz.
    Aşağıda günler Türkçe olarak verilmiş, karşılarına da Almanca yazılış ve parantez içinde okunuşları verilmiştir.


    Pazartesi: Montag (mo:nta:g)

    Salı: Dienstag (di:nsta:g)

    Çarşamba: Mittwoch (mitvoh)

    Perşembe: Donnerstag (donırsta:g)

    Cuma: Freitag (frayta:g)

    Cumartesi: Samstag (samsta:g)

    Pazar: Sonntag (zonta:g)

    Not: ( : ) işareti, kendinden önce gelen harfin biraz uzunca okunacağını belirtir

    İSMİN -İ HALİ (AKKUSATİV)



    Almanca'da isimler (biraz ileride vereceğimiz istisna dışında) artikelleri değiştirilmek suretiyle
    -i haline getirilirler.Artikeller ise şu şekilde değiştirilirler:

    Artikeli "der" olan isimleri -i haline sokmak için, "der" artikelini "den" şeklinde değiştiririz.
    Artikeli "das" veya "die" olan isimlerde ve artikellerinde ise hiçbir değişiklik yapılmaz.
    Artikel olarak "eine" kelimesi de -i halinde değişmeden aynen kalır.
    Artikel olarak "ein" kelimesi ise değişikliğe uğrayarak "einen" şeklini alır.(der için)
    Artikel olarak "keine" kelimesi de değişmeden aynen kalır.
    Artikel olarak "kein" kelimesi ise değişikliğe uğrayarak "keinen" şeklini alır.

    Şimdi yukarıda bahsettiğimiz istisnayı inceleyelim;
    İsimlerin çoğulunu anlatırken bazı isimlerin sonlarına -n veya -en takıları alarak çoğul olduklarını
    belirtmiştik.Bu isimler son harfleri -schaft, -heit, -keit, -in, -lei, -rei, -ung olan isimlerdi.
    Bu belirtilen isimlerden artikeli "der" olanlar, ismin -i haline çevrilirken "der" artikeli "den" olur
    ve kelime çoğul haliyle kullanılır.Yani çoğulda sonlarına -n veya -en takılarını alan ve artikeli
    "der" olan tüm isimler, ismin -i halinde daima çoğul yazılışlarıyla kullanılırlar.Bu istisna sadece
    -i haline has bir özellik olmayıp, ismin tüm halleri için geçerlidir.
    İsmin -i haliyle ilgili kurallar bu kadardır.Aşağıdaki örnekleri incleyiniz.

    YALIN HALİ---------------------------- -İ HALİ

    der Mann (adam) ----------------------- den Mann (adamı)
    der Ball (top) ---------------------------- den Ball (topu)
    der Sessel (koltuk) --------------------- den Sessel (koltuğu)
    Görüldüğü gibi der artikeli den oluyor ve kelimede bir değişiklik yok.

    der Student (öğrenci) ----------------- den Studenten (öğrenciyi)
    der Mensch (insan) -------------------- den Menschen (insanı)
    Yukarıdaki iki örnekte az önce belirtilen istisnai durum olduğu için kelimeler
    -i halinde çoğul yazılışlarıyla kullanıldı.

    das Auge (göz) ------------------------ das Auge (gözü)
    das Haus (ev) ------------------------- das Haus (evi)
    die Frau (kadın) ---------------------- die Frau (kadını)
    die Wand (duvar) -------------------- die Wand (duvarı)
    Yukarıda da görüldüğü gibi das ve die artikellerinde ve kelimelerde hiçbir değişiklik yok.

    ein Mann (bir adam) ----------------- einen Mann (bir adamı)
    ein Fisch (bir balık) ------------------ einen Fisch (bir balığı)
    kein Mann (bir adam değil) -------- keinen Mann (bir adamı değil)
    kein Fisch (bir balık değil) --------- keinen Fisch (bir balığı değil)
    Görüldüğü gibi ein-einen ve kein-keinen değişmesi mevcut.

    eine Woche (bir hafta) -------------- eine Woche (bir haftayı değil)
    keine Frau (bir kadın değil) -------- keine Frau (bir kadını değil)
    keine Woche (bir hafta değil) ------ keine Woche (bir haftayı değil)
    Yukarıda da görüldüğü gibi eine ve keine artikellerinde ve kelimede bir değişiklik yok

    Sollen ZAMANLAR (Aktiv)



    Präsens Du sollst nach Hause gehen. (Eve gitmelisin.)
    Imperfekt Du solltest nach Hause gehen. (Eve gitmeliydin.)
    Futur Du wirst nach Hause gehen sollen. (Eve gideceksin=gitmek zorundasin.)
    Perfekt Du hast nach Hause gehen sollen. (Eve gitmeliydin.)
    Plusquamperfekt Du hattest nach Hause gehen sollen. (Eve gitmeliymisin.)

    Müssen Aktiv
    Präsens Er muss seine Hausaufgaben machen. (Ev ödevlerini yapmak zorundadir.)
    Imperfekt Er musste seine Hausaufgaben machen. (Ev ödevlerini yapmak zorundaydi.)
    Futur Er wird seine Hausaufgabe machen müssen. (Ödevlerini yapmak zorunda kalacak.)
    Perfekt Er hat seine Hausaufgaben machen müssen. ( Ev ödevlerini yapmak zorundaydi.)
    Plusquamperfekt Er hatte seine Hausaufgaben machen müssen. (Ev ödevlerini yapmak zorundaymis.)

    Können Aktiv

    Präsens Sie kann heute nicht in die Schule gehen. ( Bugün okula gidemiyor.)
    Imperfekt Sie konnte nicht in die Schule gehen. (Bugün okula gidemedi.)
    Futur Sie wird heute nicht in die Schule gehen können. (Bugün okula gidemeyecek.)
    Perfekt Sie hat heute nicht in die Schule gehen können. (Bugün okula gidemedi.)
    Plusquamperfekt Sie hatte heute nicht in die Schule gehen können. (Bugün okula gidememisti.)

    Dürfen Aktiv


    Präsens Ich darf das Auto meines Vaters fahren. (Babaminin arabasini kullanabiliyorum=iznim var.)
    Imperfekt Ich durfte das Auto meines Vaters fahren. (Babamin arabasini kullanabildim.)
    Futur Ich werde das Auto meines Vaters fahren dürfen. (Babamin arabasini kullanabilecegim.)
    Perfekt Ich habe das Auto meines Vaters fahren dürfen. (Babamin arabasini kullanabildim.)
    Plusquamperfekt Ich hatte das Auto meines Vaters fahren dürfen. (Babamin arabasini kullanabilmistim.)

    Wollen Aktiv
    Präsens Er will sein Auto verkaufen. (Otomobilini satmak istiyor.)
    Imperfekt Er wollte sein Auto verkaufen. (Otomobilini satmak istiyordu=istedi.)
    Futur Er wird sein Auto verkaufen wollen. (Otomobilini satmak isteyecek.)
    Perfekt Er hat sein Auto verkaufen wollen. (Otomobilini satmak istedi.)
    Plusquamperfekt Er hatte sein Auto verkaufen wollen. (Otomobilini satmak istemisti.)


    Saatler (die uhrzeit)

    Almanca'da saatler günlük konuşmalarda 1-12 arasındaki rakamlarla
    ifade edilirler (örneğin saat 3'te-saat beşte gibi).
    Resmi görüşme ve yazışmalarda ise 12-24 arasındaki rakamlar
    kullanılır (örneğin saat 20.00-saat ondokuz otuz gibi).
    Bu bölümde ilk olarak tam saatleri ele alalım.Bu konuya hakim olabilmeniz
    için sayıları ezbere bilmeniz gerekir.
    Tam saatlerin söylenmesinde izlenecek yöntem aşağıdaki gibidir.

    Es ist ........ Uhr.

    Burada noktalar ile boş bırakılan yere saat getirilir.
    Genellikle Uhr kelimesi söylenmez.Uhr sözcüğünün belirtilip-belirtilmemesi
    anlamı değiştirmez.Nasıl isterseniz öyle kullanabilirsiniz.
    Örnekler:
    Saat 5 : Es ist fünf Uhr
    Saat 8 : Es ist acht Uhr
    Saat 9 : Es ist neun Uhr
    Saat 10 : Es ist zehn Uhr
    Saat 20 : Es ist zwanzig Uhr
    Saat 19 : Es ist neunzehn Uhr
    saat 7 : Es ist sieben Uhr

    Buçuklu Saatler


    Almanca'da buçuklu saatler aşağıdaki yöntem izlenerek söylenir.

    Es ist halb ..........

    Yukarıda noktalar ile boş bırakılan yere, içinde bulunulan zaman değil,
    bir saat ilerisi söylenir.Yani eğer saat dört buçuk ise, noktalı yere
    dört rakamı değil, beş rakamı getirilir.
    Aşağıdaki örnekleri inceleyelim.

    Saat dört buçuk : Es ist halb fünf
    saat beş buçuk : Es ist halb sechs
    Saat altı buçuk : Es ist halb sieben
    saat 10:30 : Es ist halb elf

    Ya da Kısaca:
    halb sieben : altı buçuk
    halb acht : yedi buçuk
    halb elf : on buçuk
    Gibi söylenebilir.Unutulmaması gereken nokta, bir saat ilerisini
    kullanmak gerektiğidir.

    Çeyrek kala - Çeyrek geçe
    Çeyrekli saatler aşağıdaki yönteme göre söylenirler.

    Es ist Viertel nach/vor ...............

    Yukarıdaki kalıpta, nach sözcüğü "geçe-geçiyor" anlamında, vor sözcüğü
    ise "kala-var" anlamında kullanılmaktadır.Noktalar ile boş bırakılan
    yere ise saat kaça çeyrek var ya da saat kaçı çeyrek geçiyor ise
    o saat getirilir.
    Örnekler:
    Saat beşi çeyrek geçiyor : Es ist Viertel nach fünf
    saat sekizi çeyrek geçiyor : Es ist Viertel nach acht
    Saat dördü çeyrek geçiyor : Es ist Viertel nach vier
    saat beşe çeyrek var : Es ist Viertel vor fünf
    Saat sekize çeyrek var : Es ist Viertel vor acht
    saat dörde çeyrek var : Es ist Viertel vor vier
    Şeklinde söylenebilirler.

    Dakikalar
    Dakikalı saatler aşağıdaki örneğe göre teşkil edilirler.


    Es ist ......... vor/nach .........
    Burada birinci noktalı yere dakikayı, ikinci noktalı yere ise saati
    getireceğiz.Zaten vor : var-kala ve nach:geçe-geçiyor anlamına geldiğini
    biliyoruz.

    Örnekler:

    Saat üçü yirmi geçiyor : Es ist zwanzig nach drei
    Saat üçe yirmi var : Es ist zwanzig vor drei
    Saat beşi kırk geçiyor : Es ist vierzig nach fünf
    saat beşe kırk var : Es ist vierzig vor fünf
    Saat dokuzu onbeş geçiyor : Es ist fünfzehn nach neun
    saat dokuzu onbeş geçiyor : Es ist Viertel nach neun
    Saat sekizi kırkbeş geçiyor : Es ist fünfundvierzig nach acht
    Saat sekizi kırkbeş geçiyor : Es ist Viertel vor neun
     
  5. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    teşekkürler:))çok değerli paylaşım,bende almanca ve fransızca öğrenmek istiyorum yaza inş.ders alıcam:)
     
  6. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Basarilarinin devamini dilerim ama sunu belirteyim aslinda ders almadanda ogrene bilirsinn kendi basina ders calis ve bol yine sarki dinle ogrenecegin dilde sarki ile daha cabuk ogreniyorsun
     
  7. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    deneyecem,çok teşekkür ederim:))
     

Sayfayı Paylaş