1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Almanya

Konusu 'Ülkeler Tarihi' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 11 Aralık 2008 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    ALMANYA

    BAYRAĞI
    [​IMG]

    ARMASI
    [​IMG]

    HARİTASI
    [​IMG]

    Resmi İsmi: Federal Almanya Cumhuriyeti
    İngilizce İsmi: Germany
    Kendi Dilindeki İsmi: Bundesrepublik Deutschland
    Başkenti: Berlin
    Nüfus: 82,244,000
    Yüzölçümü: 356,910 km2
    Para Birimi: 1 euro = 100 sent
    Dili: Almanca
    Dini: Protestan Hristiyanlık, Katolik Hristiyanlık


    Almanya (Almanca: Deutschland, /ˈdɔʏtʃlant/), ya da resmî adıyla Almanya Federal Cumhuriyeti (Almanca: Bu ses hakkında Bundesrepublik Deutschland (yardım·bilgi); /ˈbʊndəsʁepuˌbliːk ˈdɔʏtʃlant/), Orta Avrupa'da bir ülkedir. Kuzeyinde Kuzey Denizi, Danimarka, ve Baltık Denizi; doğusunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti; güneyinde Avusturya ve İsviçre; ve batısında Fransa, Lüksemburg, Belçika, ve Hollanda bulunur. Almanya 357.021 km²'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alır. 81,5 milyonun üzerindeki nüfusu ile Avrupa Birliği'nin en fazla nüfusa sahip ülkesi konumundadır. Ayrıca en çok göçmen barındıran üçüncü ülke konumundadır.

    100 yılından önce Cermen halkları Cermanya olarak isimlendirilen bölgede yaşamışlardır. 10. yüzyıldan 1806 yılına kadar Cermen bölgeleri Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. 16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu. Cermen halkı ilk olarak 1871'de Fransa-Prusya Savaşı sırasında ulus-devlet haline geldi. II. Dünya Savaşı sonrasında, 1949'da, Almanya savaşı kazanan devletler tarafından iki devlete bölündü. Bu iki devlet 1990 yılında birleşti. Batı Almanya daha sonra adı Avrupa Birliği olan Avrupa Topluluğu'nun 1957'deki kurucu üyelerindendir. Birleşmeyle Doğu Almanya da 1993'te bu birliğe üye olmuştur. Almanya Schengen bölgesi'nin bir parçası ve Avrupa ortak para birimi Avro'yu 2002'de kabul etmiş durumdadır.

    Almanya bir federal parlementer cumhuriyettir. On altı eyaletten oluşmaktadır (Bundesländer). Başkenti ve en büyük şehri Berlin'dir. Almanya Birleşmiş Milletler'e, NATO'ya, G8'e üyedir ve Kyoto Protokolünü imzalamıştır. Almanya 2007 yılına göre, GSYİH'ye göre dünyanın 3. büyük ekonomisi ve en çok ihracat gerçekleştiren ülkesidir. Ülke dünyada gelişme için en çok bağışta bununan ikinci ülke konumundadır. Buna karşın ülke, askeri harcama bütçesi olarak 6. sıradadır. Ülke, sosyal güvenlik sistemiyle yüksek yaşam seviyesine sahiptir. Almanya, Avrupa meselelerinde yüksek ülke nüfusu ve ekonomik gelişmişliğiyle dünya seviyesinde kilit rol oynamaktadır. Almanya birçok bilim ve teknoloji alanında lider durumda olarak kabul edilmiştir


    Tarih
    Cermen Kabileleri

    [​IMG]
    Cermen kabilelerin yayılması MÖ 750 – MS 1​


    Cermen Kabileleri'nin, Tunç Çağı'nda veya Demir Çağı'nın hemen öncesinde ortaya çıktığı sanılmaktadır. MÖ 1. yüzyılda, Güney İskandinavya ve Kuzey Almanya'dan gelen kabileler, güneye, doğuya ve batıya yayılarak Keltlerle, Galyalılarla, Slavlarla, Baltık kabileleriyle ve İran halkları ile ilişkiye girdiler. Erken Cermen tarihi hakkında bilinenler, Roma İmparatorluğu zamanındaki verilerle sınırlıdır.

    Augustus yönetimindeki Roma İmparatorluğu zamanında, Romalı General Cermanya'ya saldırılara başladı.Cermen kabileleri bu sırada savaş taktiklerini öğrendiler. Bu esnada kimliklerini muhafaza etmeyi başardılar. 9 yılında, tarafından yönetilen Roma lejyonu, Çeruskerlerin lideri tarafından Varus Savaşında yenildi. Böylece , Tuna ve Ren nehirleri arasında sınırlarına kadar genişledi. 100 civarında talebe, Tacitus'un Cermenler üzerinde yazdığı esere göre, Cermen kabileleri bugünün modern yurtlar Tuna ve Ren nehri arasındaki bölgeye yerleştiler. 3. yüzyıl civarında birkaç büyük Cermen kabilesi ortaya çıktı. Alamanlar, Franklar, Saksonlar, Frizler, Chattiler, Sicambriler bunlardan bazılardır. 260 civarında, Cermen halkları, Tuna'yı geçip Roma kontrolündeki alanlara girmeye başladılar.


    Roma Cermen İmparatorluğu (962–1806)
    [​IMG]
    Reform hareketini başlatan Martin Luther

    Orta Çağ'ın bölünmüş devletçiklerini Şarlman bir araya getirdi. 25 Aralık 800'de Vatikan'da krallık tacını giyerek Karolenj İmparatorluğu'nu kurdu.[14] 843 yılına gelindiğinde bu devlet üç parçaya ayrıldı ve değişikliklere uğrayarak varlığını 1806 yılına kadar sürdürdü. Devlet, Eider Nehri'nden Akdeniz'e kadar yayıldı. Devlet, Kutsal Roma İmparatorluğu olarak bilinse de, 1448'den itibaren resmi olarak Alman Halkının Kutsal Roma İmparatorluğu (Sacrum Romanum Imperium Nationis Germanicæ) olarak anılmıştır.

    Otto hanedanı (919–1024) döneminde, 962 yılında; Lorraine, Saksonya, Franconia, Suabiya, Thüringen ve Bavyera Düklükleri birleştirildi ve Alman kralına Kutsal Roma Cermen İmparatoru olarak taç giydirildi.Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu, Salian sülalesinin (1024–1125) yönetimindeyken Kuzey İtalya'yı ve Burgonya'yı ele geçirdi. Buna karşı imparatorlar, başa geçme konusunda çekişmelere girince güçlerini kaybettiler. Hohenstaufen Hanedanı'nın (1138–1254) yönetimi altında, Alman prensleri, güney ve doğudaki Slav topraklarındaki etkilerini arttırdılar. Buraya yerleşen Alman göçmenler Hansa Birliği'ni kurarak ticarette geliştiler ve o günün Avrupa'sına göre, oldukça zengin duruma geldiler.

    [​IMG]
    İmparatorlukta prens seçimi kurulu (1341 Parşomeni)

    1356'da ilan edilen fermanla hükümdarlık seçimi ile ilgili bir takım değişiklikler yapıldı. Buna göre kralı, başpiskoposluklardan ve etkili eyaletlerdeki prenslerin katılımıyla oluşan yedi kişilik bir heyet seçecekti. 15. yüzyıldan itibaren, kral sadece Habsburg Hanedanı'na üye kişilerden olmuştur.

    1517'de Martin Luther görevini kötüye kullanan Roma Katolik Kilisesi'ne karşı 95 maddelik bir bildiri hazırlayarak Protestan Reformunu başlattı. 1530'dan sonra, Luthercilik Katolik Kilisesi'nden ayrıldı ve birçok Alman Eyaletinde resmi din kabul edildi. Bunun üzerine, Alman ülkesini harap eden Otuz Yıl Savaşları (1618–1648) başladı.[20] Alman eyaletlerindeki nüfus yaklaşık %30 oranında azaldı. 1648'de imzalanan Vestfalya Antlaşması bu din savaşını bitirdi. Savaşın sonunda krallık, birçok bağımsız eyalete ayrıldı. 1740'dan sonra, Avusturya'da hüküm süren Habsburg Hanedanı ve Prusya Devleti, Alman eyaletlerini kendi yanlarına çekip ülkeye tamamen hükmetmeye çalıştılar. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu 1806 yılında Napolyon Savaşları sırasında tamamen yıkıldı.

    Restorasyon ve İhtilal (1814–1871)

    [​IMG]
    Frankfurt Meclisi ,1848

    Napolyon Bonapart'ın tahttan düşmesinden sonra 1814 yılında toplanan Viyana Kongresi'nde alınan kararlarla Alman Konfederasyonu adı altında 39 tane bağımsız Alman eyaleti kuruldu. Bu konfederasyonun liderliğine Avusturya-Macaristan İmparatorluğu seçildi. Viyana Kongresi'ne tepki olarak Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ayaklanmalar çıktı. Özellikle Almanya'da bilim ve felsefede görülen gelişme ve liberalizm akımı halkların haklarını aramasında temel etken oldu. Bu süreçte Alman halkının çoğunluğu Fransız Devrimi'den ve milliyetçilik akımından etkilendiler. Halk, ulusal birliğin sağlanmasını istiyordu. Seçilen Kurucu Meclis, 13 Mayıs 1848'de Frankfurt'ta bir anayasa hazırlamak için toplandı. 28 Mart 1849'da anayasa kabul edildi. Bu hareketi temsil eden siyah, kırmızı ve altın sarısı renkler daha sonra Almanya Bayrağı'na renk vermiştir.

    1848 Devrimleri sonucunda Fransa'da cumhuriyet ilan edildi. Bu hareketin başarıya ulaşması üzerine Alman entellektüeller ve halk da ihtilal başlattılar.[24] Başlangıçta hükümdarlar talep edilen liberal hakları onayladı. Prusya kralı IV. Friedrich Wilhelm'e bir takım hakları alınmış şekilde krallık önerildi. Fakat o, bunu reddetti. Çünkü kabul etseydi, tacı Tanrının inayetinde değil, meclisin huzurunda giyecek ve meclise bağlı olacaktı.[25] Ölümünden sonra yerine I.Wilhelm geçti. 1862 yılında, başbakanlığa Otto von Bismarck'ı atadı. Bismark Danimarka'yla 1864 yılında yapılan savaşta bir kısım yerleri ele geçirdi. Ertesi yıl yapılan savaşlarda Avusturya ordusunu mağlup ederek Kuzey Almanya Konfederasyonu'nu kurdu. Avusturya bu konfederasyonun dışında bırakıldı.

    Alman İmparatorluğu (1871–1918)
    [​IMG]
    Versailles'da Alman İmparatorluğu'nun kurulması,1871. Bismarck ortadaki beyaz üniformalı​

    Bilinen ulusal temellere dayalı modern Almanya yapılan düzenlemelerle 1871'de kuruldu. Ülkenin kurucusu Prusya Krallığı'ydı. Fransa-Prusya Savaşı'ndan sonra, 18 Ocak 1871'de Versailles'da alınan kararlarda imparatorluk ilan edildi. İmparatorluğa Hohenzollern Hanedanı hükmetti. Başkent Berlin yapıldı. İmparatorluk tüm dağınık Alman devletçiklerini içine alarak kuruldu fakat Avusturya bu birliğin dışında bırakıldı. Ülke 1884'den itibaren Avrupa dışında sömürgeler kurmaya başladı.

    İmparatorluğun inşaası sırasında tahtta olan I. William dış siyasette Almanya'yı diğer büyük devletler gibi güçlü ve güvenli bir duruma getirmek için uğraşmıştır. Fransa'dan diplomatik olarak uzak durulmaya çalışılmış, savaştan kaçınılmıştır. II. Wilhelm döneminde, Almanya, diğer Avrupa güçleri gibi emperyal bir politika izlemiş ve zaman zaman sömürgeleri konusunda komşu devletlerle sürtüşmeye girmiştir. Bu, bir takım dostlukları zedelemiş ve Almanya'ya karşı Fransa, Birleşik Krallık ve Rusya İmparatorluğu bir anlaşma imzalayarak kutup oluşturmuştur. Almanya ise sadece Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile ittifak kurabilmiştir.

    Almanya'nın emperyal politikası ülke dışına taşmış ve devlet diğer Avrupa güçleri gibi Afrika'nın paylaşımına katılmıştır. Berlin Konferansı'nda bu kıta Avrupa güçlerine pay edilmiştir. Almanya'nın payına Alman Doğu Afrikası, Alman Kuzey-Batı Afrikası, Togo ve Kamerun düştü. Büyük güçler arası Afrika'da olan bu mücadele I. Dünya Savaşı'nın nedenlerinden biri olacaktı.

    28 Haziran 1914'te, Saraybosna'da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu prensi Arşidük Franz Ferdinand'a suikast düzenlenmesi I. Dünya Savaşı'nı başlattı. Almanya'nın aralarında bulunduğu İttifak Devletleri, İtilaf Devletleri'ne karşı 4 yıl süren savaşlar sonucunda başarısız oldu. Almanya'da kasım 1918'de ihtilal yaşandı ve imparator II. Wilhelm, tahttan feragat etmek zorunda kaldı. 11 Kasım'da ateşkes ilan edildi. 28 Haziran 1919'da Versailles Barış Antlaşması imzalandı. Fakat anlaşma şartları Almanya'yı küçük düşürücü bulundu, bu durum ülkede milliyetçiliği arttırdı ve halk yavaş yavaş Nazizm akımı etrafında birleşmeye başladı.

    Weimar Cumhuriyeti (1919–1933)
    [​IMG]
    Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg​

    Başarılı geçen Kasım 1918 ihtilalinin ardından cumhuriyet ilan edildi. Devlet başkanı Friedrich Ebert tarafından 11 Ağustos 1919'da kuruluşu ilan edilen devlet, adını milli meclisin yeni anayasayı oluşturmak için toplandığı Weimar kentinden alır. Daha önce Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 1918 yılında Alman Komünist Partisi'ni kurmuşlardı. Bunun dışında Alman İşçi Partisi ise Ocak 1919'da kuruldu. Parti daha sonra adını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'ne dönüştürecekti.

    Büyük Bunalım'dan, Versailles Antlaşması tarafından dikte edilen ağır barış koşullarından ve uzun bir dizi istikrarsız hükümetlerden zarar gören Almanya'daki siyasi kitleler, siyasi sistemleri olan parlamenter sistem'le kendilerini daha az özdeşleştirmeye başlamışlardı. Yaygın bir sağcı (monarşist, vökisch, ve Nazi) Dolchstoßlegende yani Almanya'nın I. Dünya Savaşı'nı askeri yenilgi sebebiyle değil de Alman Devrimi sebebiyle kaybettiğini iddia eden bir siyasi mit bu durumu daha da kötüleştirmişti. Diğer taraftan, radikal solcu komünistler, örneğin Spartaküs Birliği, "kapitalist yönetimi" olarak gördükleri sistemi bir Räterepublik kurmak amacıyla yıkmak istiyorlardı.

    Birçok parti tarafından yarı askeri (paramiliter) güçler kurulmuştu ve siyasi sebeplerle binlerce cinayet işlenmişti. Paramiliter güçler seçmenlerin gözünü korkutmakta ve zaten yüksek işsizlik oranları ve yoksulluktan muzdarip olan halkta şiddet ve nefret tohumları ekmekteydiler. Bir dizi başarısız kabineden sonra, Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg, hem pek fazla alternatif görememesinden hem de sağcı danışmalarının baskısı sebebiyle, 30 Ocak 1933'te Adolf Hitler'i Almanya Şansölyesi olarak atamıştır.

    Üçüncü İmparatorluk (1933-1945)

    [​IMG]
    Adolf Hitler, Üçüncü imparatorluğun şansölyesi (1933).​

    27 Şubat 1933'te, Alman Parlementosu kundaklandı. Ertesi gün bazı temel demokratik haklar kaldırıldı. Hitler, tüm yasama ve yürütme yetkilerini kendinde topladı. Bununla ilgili karar mecliste alınırken Almanya Sosyal Demokrat Partisi tasarının karşısında durdu; fakat Komünistlerin meclisteki 81 sandalyesi, bu kararın çıkmasına engel olamadı. Yine anayasada yapılan bir takım değişiklikler ülkede Tek parti rejiminin ortaya çıkmasını sağladı. Endüstri alanına kotalar konuldu. Böylece sanayi sadece yeteri kadar temel ihtiyaç maddesi üretecek, bunun dışında tüm üretim gücünü silah sanayine kaydıracaktı.[33] 1936'da Alman birlikleri Versailles Antlaşması'na göre silahsız bölge olan Ren-Ruhr Bölgesi'ne girdiler. İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain'in olayı Yatıştırma politikasının yetersiz olduğu görüldü. Bundan cesaret alan Hitler 1938'den itibaren yayılma politikasını uygulamaya başladı. İki cephede birden savaşmaktan çekinen Hitler, Sovyetler Birliği ile, daha sonra kendisinin bozacağı, Molotov-Ribbentrop Saldırmazlık Paktı imzaladı.

    1939'da, milliyetçiliğin aşırıya kaçması sonucu Almanya, Polonya'yı ,Yıldırım savaşı taktiğiyle işgal etti. Bunu takip eden iki günde Britanya ve Fransa savaş deklarasyonları yayınlayarak Almanya'ya savaş ilan ettiler. Bu, II. Dünya Savaşı'nın başlaması anlamına geliyordu. Almanya çok seri bir biçimde Avrupa'nın önemli bir kısmını direk ya da dolaylı yoldan kontrol etmeyi başardı.
    [​IMG]
    II. Dünya Savaşı sonrası Berlin, Potsdamer Platz 1945.
    22 Temmuz 1941'de, Hitler, Sovyetler Birliği ile yapılan paktı tek taraflı feshetti, Doğu Cephesi'ni açtı ve Barbarossa Harekatı'nı başlattı. Kısa bir süre sonra Japon İmparatorluğu, Birleşik Devletler'in Pearl Harbor üssüne saldırı düzenledi. Almanya, Birleşik Devletler'e savaş ilan etti. Alman ordusunun, Sovyetler Birliği'ne karşı savaş başlangıcında hızla geliştirdiği saldırılar Stalingrad Savaşı'yla son buldu. Moskova yolunu açmak için yapılan bu savaşta Alman orduları yenildi. Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı. Normandiya Çıkarması, savaşın batı cephesindeki dönüm noktası oldu. Müttefik kuvvetleri, Normandiya sahillerine çıkarma yaparak hızlı bir şekilde Alman hakimiyetindeki bölgelerde ilerlediler. Bu, Almanya için savaşın sonu oldu. 8 Mayıs 1945'te Kızıl Ordu, Berlin'i kontrolü altına aldı.

    Nazi hükümeti, daha sonraları Holokost olarak tanımlanacak soykırımla, Yahudileri, Komünistleri, Romanları, eşcinselleri, Yehova'nın Şahitleri'ni, politik rakiplerini, papazları, özürlüleri ortadan kaldırma politikası izledi. Nazi Almanyası döneminde yaklaşık on bir milyon kişi Holokost'ta soykırıma uğradı. Bunların altı milyonu Yahudi, üç milyonu Polonyalıydı. II. Dünya Savaşı ve Nazi soykırımları, Avrupa'da yaklaşık 35 milyon insanın canına mal oldu.

    Bölünme ve Birleşme (1945–1990)

    [​IMG]
    1949'dan sonra iki Alman Devleti'ne ve bölünmüş şehir Berlin'e II. Dünya Savaşı'nı kazanan güçler tarafından şekil verildi. Batı Almanya Amerikan, İngiliz ve Fransız yönetimi altında, Doğu Almanya ise Sovyetler yönetimi altında düzenlendi.


    Savaş yaklaşık on milyon asker ve sivil Alman'ın ölümüyle sonuçlanmıştı. Oder nehrinin doğusundaki geniş topraklar kaybedilmiş; yeni sınırlar dışında kalan başka ülkelerdeki on beş milyon Alman, bu ülkeler tarafından sınırdışı edilmiş; birçok büyük şehir tahribe uğramıştı. Geriye kalan ulusal bölge ve Berlin, Müttefikler tarafından dört askeri bölgeye ayrılmıştı.

    Batı bölgeleri kontrol eden Fransa, Birleşik Krallık ve Birleşik Devletler bölgelerini birleştirip, 23 Mayıs 1949'da Federal Almanya Cumhuriyeti'ni (Bundesrepublik Deutschland, veya BRD) kurdular; 7 Ekim 1949'da, Sovyet bölgesi, Demokratik Almanya Cumhuriyeti'ne (Deutsche Demokratische Republik, veya DDR) dönüştürüldü. Bunlar; "Batı Almanya" ve "Doğu Almanya", ve Berlin'in iki parçası "Batı Berlin" ve "Doğu Berlin" olarak anıldı. Doğu Almanya, Doğu Berlin'i başkent ilan etti, buna karşılık Batı Almanya başkentini Bonn yaptı.

    Batı Almanya, Federal Parlamenter Cumhuriyeti ilan etti ve Birleşik Devletler, Fransa ve Birleşik Krallık ile işbirliğine giderek pazar ekonomisine ağırlık verdi. Ülke, 1950'lerin başından itibaren hızla ekonomik gelişme içine girdi. Batı Almanya, aynı zamanda 1955'te NATO'ya katıldı; 1958'de Avrupa Topluluğu'nun altı kurucu ülkesi arasında yer aldı

    Doğu Almanya, Varşova Paktı'nı imzalayarak Sovyetler Birliği'nin askeri ve politik kontrolü altındaki Doğu Bloğu ülkelerinden biri haline geldi. Demokrasi haklarına karşın, politik güç yalnızca önde gelen üyeler (Politburo) tarafından düzenlendi. Güçleri Ministerium für Staatssicherheit tarafından sağlanıyordu, geniş bir alana yayılmış gizli servis ve hükümetteki Sosyalist Birlik Partisi'nin birçok kenar mahalle organizasyonu toplumdaki her türlü görüşü takip ediyordu. Halkın temel ihtiyaçları çok ucuz fiyatlara devlet tarafından karşılanıyordu. Sovyetler benzeri planlı ekonomi kuruldu; Sonra, Doğu Almanya Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi'nin bir üyesi oldu. Ülkenin sosyal programını anlatan ve bunun faydalarından bahseden Komünist propagandaya rağmen birçok vatandaş, Batı'daki politik özgürlük ve ekonomik refaha hayranlık duyuyordu. Berlin Duvarı,1961 yılında Doğu Almanya'dan, Batı Almanya'ya kaçışları önlemek üzere inşa edildi ve Soğuk Savaş'ın simgesi oldu.
    Berlin Duvarı, Brandenburg Kapısı'nın önünde. 1989'dan sonra kapı açılmıştır.

    Doğu ve Batı Almanya arasındaki tansiyon, başbakan Willy Brandt'ın Ostpolitik politikası ile azaldı. Doğu Almanya'dan, Batı Almanya'ya yapılan göçlerin artışına karşı Doğu Almanya hükümeti, sınırlardaki geçiş engellerini hafifletti ve vatandaşlarının Batı Almanya'ya gezilerine izin verdi. Artan halk baskıları karşısında Doğu Almanya, sınırlarını açtı.En nihayetinde, Alman yeniden birleşmesi, 3 Ekim 1990'da sağlandı. Yapılan anlaşmalarla, bu devletleri kuran dört büyük güç haklarından vazgeçti ve Almanya tam bağımsızlığına kavuştu. Berlin ülkenin resmi başkenti ilan edildi, Bonn ise bazı bakanlıkların merkezi oldu.

    Birleşmeden beri Almanya, NATO ve Avrupa Birliği içinde aktif rol almaktadır. Almanya Balkanlar'a barış gücü göndermiştir.Ayrıca Alman Ordusu, Afganistan Savaşı'nda Taliban'ın devrilmesinden sonra, güvenliğin sağlanması için Afganistan'a giden NATO ordusu içinde rol üstlenmiştir. Bu askeri harekatlar çok tartışıldı, çünkü II. Dünya Savaşı'ndan sonra ülkenin sadece savunma adına asker bulundurması kabul edilmiş, ülke dışına asker göndermesi, yasalarca engellenmişti. Buna karşın meclis, barış gücü için bunun gerçekleştirilebileceğini kabul etti.
     
  2. arzum

    arzum Forum Tutkunu

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.918
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    MuHaSeBe
    Yer:
    İstanbulll
    Banka:
    10 ÇTL
    Coğrafya

    [​IMG]
    Topografik harita.​

    Almanya sınırları 357,021 km²'lik bir alanı kaplar. Bunun 349,223 km²'si karadan, 7,798 km²'si su kaynaklarından oluşur. Almanya, yüzölçümü bakımından Avrupa'nın yedinci, Dünya'nın altmış üçüncü büyük ülkesi konumundadır. Yükselti; güneydeki Alp Dağları'ndan , kuzeydeki Kuzey Denizi'ne (Nordsee) ve kuzeybatıdaki Baltık Denizi'ne (Ostsee) doğru azalmaktadır. Ülkenin en yüksek noktası, Alpler üzerinde bulunan 2.962 m yükseklikteki Zugspitze noktasıdır. Orta Almanya'daki ağaçlanmış konumdaki yaylalar ile kuzeydeki alçak seviyedeki ovalara ulaşım; Rhine, Tuna ve Elbe gibi, Avrupa'nın bazı önemli büyük nehirleri ile sağlanır.

    Almanya sınırlarının hepsini Avrupa Birliği üyesi ülkelerle paylaşır. Ülkenin komşuları kuzeyde Danimarka, doğuda Polonya ve Çek Cumhuriyeti, güneyde Avusturya ve İsviçre, batıda Fransa ve Lüksemburg, kuzeybatıda Belçika ve Hollanda'dır.

    Eyaletler

    Almanya; herbiri alt bölgelere ayrılmış toplam 13 eyalet (Bundesländer) ve 3 serbest şehir içerir.
    [​IMG]

    İklim

    Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.
    İklim; Gulf Stream'in etkisi altındaki Kuzey Atlantik Akıntıları tarafından etkilenmektedir. Bu ısıtıcı sular, Kuzey Denizi sınırlarındaki Jutland Yarımadası ve Ren Bölgesi dahil olmak üzere birçok bölgeyi etkilemektedir. Sonuç olarak kuzeybatı ve kuzey bölgelerinde iklim okyanusal iklimdir; yağış yaz boyunca maksimuma çıkmak üzere her dönem sürer.

    Kışları ılımlı ve yazları serindir, buna karşın sıcaklık çoğu zaman 30°C'yi (86°F) aşabilmektedir. Doğuda ise iklim daha karasaldır; kışlar çok soğuk, yazlar çok sıcak ve kuru olabilmektedir. Orta ve güney Almanya ise farklı olarak karasal ve okyanusal iklim arasında bir geçiş bölgesidir. Yine, en yüksek sıcaklık yazın 30°C'yi (86°F) aşabilmektedir.




    [​IMG]
    Geyik çeşitleri, geniş bir yabani ortama yayılmıştır


    Biyolojik çeşitlilik
    Almanya; Avrupa'nın Orta ve Atlantik bölgelerinde bulunmasıyla birçok hayvan ve bitki çeşidini barındırmaktadır. Ülke, dört ana Ekobölgeye ayrılır: Atlantik ormanları, Baltık ormanları, Orta Avrupa ormanları ve Batı Avrupa ormanları. Almanya'nın geneli, işlenebilir toprak (%33) ve Silvikültürler, ormanlar (%31) ile kaplanmıştır. Sadece %15'lik bir kısım kalıcı çayırlarla kaplıdır.
    Ülkenin üçte birinden fazlası ormanlarla kaplanmıştır

    Bitki ve hayvan çeşidi genellikle Orta Avrupa ile aynıdır. Kayınlar, meşeler ve diğer yaprak döken ağaçlar, ormanların üçte birini teşkil etmektedir; ağaçlandırma ile kozalaklı ağaçlar artış göstermektedir. Ladin ve köknar ağaçları dağların üst kısımlarını domine etmiş durumdadırlar, buna karşı çam ve karaçam, kumlu arazilerde bulunur. Ülkede birçok eğreltiotu, çiçek, mantar ve karayosun çeşidi bulunur. Balık, Kuzey Denizi'nde ve nehirlerde bulunur. Yabani hayvan çeşitleri genel olarak geyik, yaban domuzu, yabani koyun, tilki, porsuk, yabani tavşan ve kunduzdan oluşur. İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.

    Almanya'daki Milli Parklar şunlardır: Schleswig-Holstein Wadden Denizi Ulusal Parkı, Hamburg Wadden Denizi Ulusal Parkı, Aşağı Saksonya Wadden Denizi Ulusal Parkı, Jasmund Ulusal Parkı, Vorpommern Lagün Bölgesi Ulusal Parkı, Müritz Ulusal Parkı, Aşağı Oder Vadisi Ulusal Parkı, Harz Ulusal Parkı, Sakson İsviçre Ulusal Parkı ve Bavyera Ormanı Ulusal Parkı.

    Almanya hayvanat bahçeleri, yabani yaşam parkları , sualtı parkları, ve kuş parkları ile ünlüdür. 400'den fazla kayıtlı hayvanat bahçesi ve doğa parkıyla ülke, dünyada bu alanda bir numaradır. Berlin Zoolojik Bahçesi, Almanya'nın en eski ve günümüzde Dünya'nın en çok hayvan çeşidine sahip hayvanat bahçesidir.

    Çevre
    [​IMG]
    Almanya, Rüzgâr enerjisini ve Güneş enerjisini Dünya'da en çok kullanan ülkedir​


    Almanya, çevre bilinci yerinde bir ülke olarak bilinir. Çoğu Alman, insanın yaptıklarının, Küresel Isınma'nın en önemli nedeni olduğunu bilir. Ülke, Kyoto Protokolü'nü ve birçok diğer çevre güvenliği anlaşmasını imzalayarak, az emisyon stardardına uymaya, geri dönüşümü arttırmaya ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının yaygınlaştırılmasına söz vermiştir.

    [​IMG]
    Kaya kartalı, avlanılmasına karşı koruma altına alınmıştır
    Alman hükümeti, çevreye zararlı maddelerin azaltılması yolundaki geniş aktiviteleriyle, bu amaca öncülük etmiştir ve günümüzde de bu aktivitelerin bir sonucu olarak ülkedeki zararlı kimyasal madde oranı azaltılmaktadır. Almanya, kişi başına düşen karbondioksit oranında Avrupa Birliği içinde birinci sırada yer almasına karşı; Avustralya, Kanada, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri'ne göre oldukça düşük bir orana sahiptir.

    Kömür yakımı ve endüstri atıklarından gelen emisyon, hava kirliliğine sebep olmaktadır. Sülfürik asit tarafından oluşturulan Asit yağmurları, ormanların zarar görmesine neden olmaktadır. Baltık Denizi'ne Doğu Almanya tarafından, kanalizasyon atığı ve endüstri artığı ile oluşturulan kirlilik azaltıldı. Gerhard Schröder yönetimindeki hükümet zamanında elektrik üretimi adına nükleer enerji kullanımının bitirilmesinin planlandığı açıklandı.

    Almanya; Avrupa Birliği ile, AB'nin fauna, flora ve habitat'ının korunması amacıyla çalışmaktadır. Almanya'nın son buzul bölgesinin bulunduğu Alp bölgesindeki buzullar, erimeye maruz kalmaktadır.

    Yönetim
    [​IMG]
    Berlin'de, parlamentonun toplandığı Reichstag​

    Almanya; federal, parlamenter, temsili demokrasili bir cumhuriyettir. Alman politik sistemi 1949'da ilan edilen anayasayla, bilinen adıyla Grundgesetz ile, temellendirilmiştir. Grundgesetz adıyla anılan doküman, Verfassung sözüne (anayasa) karşı tercih edilmiştir; çünkü ülke o zaman iki ayrı devletti ve Grundgesetz'i yazanlar, Almanya birleştiğinde bunun asıl anayasayla değiştirilebileceğini vurgulamak istemişlerdir. Grundgesetz üzerinde değişikliklerin önerilmesi için parlamentonun üçte ikilik çoğunluğu gerekmektedir; temel hakları koruyan maddeleri, güçlerin ayrılığını, federal yapılanmayı ve anayasayı kaldırmaya yönelik teşebbüşlere direnişi, daima yasal ve değiştirilemez kılar. Grundgesetz, 1990'daki Alman yeniden birleşmesinden sonra küçük değişikliklerle günümüzde varlığını sürdürmektedir.

    Bundeskanzler (Federal Şansölye) —şu an Angela Merkel'dir — hükümetin başıdır ve yürütmeyi gerçekleştiren kişidir, görevleri itibariyle Parlamenter demokrasilerdeki başbakan ile benzerdir . Ana yasama organı Bundestag ve on altı eyaleti temsil eden, yasaların yapılmasına katılan anayasal organ Bundesrat, federal yasama organlarıdır. Bu iki yapı yasa yapar. Bundestag'ta 614 milletvekili bulunur. Bu milletvekilleri dört yılda bir seçilir ve Alman halkını temsil eder. Seçim sistemi çoğunluk sistemi ve nispi temsil sisteminin bir karışımıdır. Bundesrat üyeleri on altı eyaletten seçilmiş kişilerden oluşur ve bunlar eyalet kabinelerinde de bulunur. Her eyalet hükümeti, kendi delegesini herhangi bir zamanda değiştirme hakkına sahiptir.

    Bundespräsident (Federal Başkan) —şu an Christian Wulff— Devlet başkanı, sembolik görevleri ve güçleriyle öncelikli yetkilidir. Görevini beş yıllık bir dönem için icra eder. Bir diğer dönem için yeniden seçilebilir. Kısmen Federal Meclis üyeleri, kısmen ise on altı eyaletin parlamentolarınca seçilen ve Federal Meclis üyelerine eşit sayıda üyelerden oluşan bir kurul tarafından seçilir. Bundestag başkanı, protokol bakımından resmi olarak ikinci sırada yer alır. Protokolde üçüncü sırada ise Şansölye gelir. Bundestag tarafında seçilen şansölye, Cumhurbaşkanı tarafından atanır.

    1949'dan beri seçimler ve bakanlıklar Hıristiyan Demokrat Birliği ve Almanya Sosyal Demokrat Partisi tarafından kazanılmıştır. Buna karşı, az bir kesim tarafından desteklenen, liberal parti olan Liberal Demokrat Parti (1949'dan bu yana hep mecliste yer almıştır) ve Birlik 90/Yeşiller (1983'ten bu yana meclistedir) Bundestag'ta önemli rol üstlenmektedir. Bu partiler koalisyon hükümetlerde küçük roller almaktadır.

    Dış ilişkiler

    Almanya, kuruluşundan beri Avrupa Birliği içinde lider rol oynamaktadır. II. Dünya Savaşı'ndan beri ülke, Fransa ile yakın ilişki içindedir. Bu dostluk özellikle 1980'ler sonunda ve 1990'ların başında, Hristiyan Demokrat Helmut Kohl ve Sosyalist François Mitterrand önderliğinde oldukça güçlendi. Almanya, Avrupalı devletlere yeni teknolojilerin bulunmasında, birleşik ve duyarlı Avrupa politikası oluşturulmasında, defans ve güvenlik cihazları yapımında öncülük etmektedir.

    23 Mayıs 1949'dan, Batı Almanya'nın kuruluşundan beri ülke, gerek yakın geçmişi gerekse işgal altına girmesi nedeniyle varolan dış ilişkisindeki zayıflığının farkına vardı. Soğuk Savaş süresince, Almanya'nın Doğu Bloğu tarafındaki parçası, Avrupa'da siyasi anlamdaki Doğu-Batı geriliminin sembolü oldu. Buna karşı 1970'lerde, Willy Brandt'ın Ostpolitiki détentenin ana faktörü oldu .1999'da, Şansölye Gerhard Schröder'in hükümeti temel Alman temel dış politikasında farklı bir karar alarak NATO'nun Yugoslavya'ya yaptığı operasyona asker gönderdi. Böylece Alman askerleri, II. Dünya Savaşı'nda beri ilk kez yurtdışına çıkmış oldu
    [​IMG]
    Angela Merkel, G8'e ev sahipliği yaparken​


    Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri yakın dosttur.1948'tee Marshall Planı ile, ABD hükümeti, Almanya'nın savaş sonrasında tekrar endüstrisinin kurulmasına yardım etmiştir. Ayrıca ABD yine savaş sonrası Almanya'daki yiyecek krizi konusunda yardımlarda bulunmuştur. Irak Savaşı sırasında Almanya, Amerikan hükümetine soğuk davranarak AB ile ABD'nin ortak hareket etmesine dayanan Atlantisizm tezini bozmuşlardır. Buna karşı iki ülke arasında yakın bir sosyo-kültürel ilişki bulunmaktadır. İki ülke ayrıca ekonomik olarak birbirine oldukça bağımlıdır: Almanya'nın ithalatının %8.8, ihracatının ise %6.6'sı Amerika Birleşik Devletleri'ne aittir. Yine Amerika Birleşik Devletleri %8.8'lik ithalatını, %9.8'lik ihracatını Almanya ile yapar. Bir diğer yakınlık, Amerika'daki etnik gruplarla ilgilidir. Ülkedeki en büyük azınlığı Alman vatandaşları oluşturur. Ayrıca Kaiserslautern'in yakınlarındaki Ramstein Havaalanı Amerikan Ordusu'nun kendi toprakları dışındaki en büyük üssüdür.

    Gelişim yardımları

    Federal Almanya Cumhuriyeti'nin gelişim yardımları, resmi ülke politikasından bağımsızdır. Bu yardımlar, Ekonomik Dayanışma ve Gelişme Bakanlığı (BMZ) tarafından düzene konur ve uygulanır. Alman hükümeti bu yardımları uluslararası bir sorumluluk olarak görür.

    Almanya, 2007 yılında gelişim yardımları ve insani yardımlar adına 8.96 milyar avro kullanmıştır. Bu bir önceki yıl olan 2006'ya göre %5.9 artış demektir. Böylece ülke, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra en çok bağışta bulunan ülke konumuna gelmiştir. Almanya, her yıl ülke bütçesinin %0,37'sini bu yardımlara harcamaktadır ve hükümetin 2010 hedefi bunu %0,51'e çıkarmaktır.

    Askeriye

    [​IMG]
    Mecklenburg-Vorpommern savaş gemisi, Lübnan'daki geçici güç çerçevesinde Lübnan sahillerinde.​

    Alman Ordusu ya da diğer adıyla Bundeswehr, Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Merkezi Tıp Servisi'nden oluşur. Askeri hizmet 18 yaşını geçmiş her erkek vatandaş için zorunludur ve dokuz aydır. İsteyen kişiler, askerlik görevi yerine gönüllü olarak Zivildienst (bir tür sosyal görev), ya da altı yıl boyunca gönüllü olarak; Kızıl Haç, itfaiye gibi bir acil vaka ekibinde görev alabilir. 2003 yılı verilerine göre ülke GSYİH'nin %1.5'i askeriyeye harcanmaktadır. Barış zamanı; Bundeswehr, savunma bakanı tarafından kontrol edilir. Eğer Almanya bir savaşa katılırsa, bu durumda Alman Şansölyesi Bundeswehrin yönetimini ele alır.

    Şu anda Bundeswehr'de görevli 230.000 profesyonel asker, 55.000 18-25 yaş arası zorunlu askeri hizmetini yerine getiren asker ve 2.500 aktif yedek güç bulunur. Aşağı yukarı 300,000 yedek asker ordu gücü için hazırdır. Bunlar savunma talimlerine katılmaktadırlar ve bir kısmı da yurtdışına yayılmıştır. 2001'den bu yana kadınlar da yasal herhangi bir sınırlama olmaksızın askere alınmaktadır; fakat görev almak zorunlu değildir, isteğe bağlıdır. Yaklaşık 14,500 kadın şu anda aktif görevdedir. Bu sayının içinde barış misyonu amacıyla çeşitli ülkelerde bulunan kadın askerler de vardır. Ülkede şu an iki kadın tıp görevlisi general rütbesinde bulunmaktadır.

    Ekim 2006'ya göre; Alman Ordusu; yaklaşık 9,000[67] kişilik askeri güçle yurtdışındaki birçok barış gücünün ortağıdır. Bunlardan 1,180 asker Bosna Hersek'te; 2,844 asker Kosova'da; 750 asker EUFOR bünyesinde Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde; ve 2,800 asker NATO tarafından oluşturulan ISAF bünyesinde Afganistan'dadır. Şubat 2007'ye göre; Almanya, Afganistan'daki yaklaşık 3,000 ISAF gücüyle Amerika Birleşik Devletleri (14,000) ve Büyük Britanya'nın (5,200) ardından en çok askeri güç gönderen 3. ülke konumunda yer almaktadır. Almanya'da, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Büchel'e konuşlandırılmış nükleer silahlar bulunmaktadır.

    Demografi
    [​IMG]
    Hamburg, AB içinde başkent olmayan şehirler arasında en kalabalık şehirdir.​


    82 milyonun üzerindeki vatandaşı ile Almanya; Avrupa Birliği içinde en çok nüfusa sahip ülke konumundadır. Buna karşı ülkede doğurganlık oranı, anne başına 1.39 çocuk ile Dünya ortalaması'nın oldukça altındadır. Federal İstatistik Ofisi tahminlerine göre nüfus 2050 yılında 69-74 milyon arasında olacaktır (69 milyon yıllık +100,000 göçle; 74 milyon yıllık +200,000 göçle).[70] Almanya birçok büyük şehre sahiptir. Bunlardan en büyükleri Berlin, Hamburg, Münih, Köln, Frankfurt ve Stuttgart'tır. Bununla beraber Almanya'daki birçok kent, birbiriyla kaynaşmış ve geniş yerleşim yerleri meydana getirmiştir. Bunlardan biri de Ren-Ruhr Bölgesidir. Bu bölge; Düsseldorf (KRV'nin başkenti), Köln, Essen, Dortmund, Duisburg ve Bochum şehirlerini kapsar.
    [​IMG]
    Berlin 3.4 milyon nüfusu ile Almanya'nın en kalabalık şehridir.

    Aralık 2004 itibariyle, Almanya'da yaklaşık 7 milyon yabancı, Alman vatandaşlığına geçmiştir. Ülkede ikamet edenlerinden %19'u yabancı veya yabancı kökenlidir. Genç olanlar yaşlı olanlara göre daha yabancı kökenlidir. 15 yaşını aşmış Almanların %30'unun yurtdışında doğmuş en az bir ebeveyni bulunmaktadır. Büyük şehirlerde 5 yaş ve küçük çocukların %60'ının yurtdışında doğmuş en az bir ebeveyni bulunmaktadır.

    Ülkedeki en büyük azınlık grubunu (2.7 milyon), Türkiye'den gelmiş insanlar oluşturur. Diğer azınlıklar ise İtalya'dan, Sırbistan'dan, Yunanistan'dan, Polonya'dan ve Hırvatistan'dan gelmiştir. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu listesine göre Almanya, Dünya'da göçmen nüfusu en fazla olan üçüncü ülkesi konumundadır. Bu; Dünya üzerindeki göçmenlerin %5'i yani 191 milyon göçmenin 10 milyonu, ya da başka bir tabirle Almanya nüfusunun %12'si demektir. Almanya'nın geçmişte olan fazla zorluk çıkarmayan göç yasaları sayesinde birçok yabancı Alman vatandaşı olmuş ve Alman etniğini tercih etmiştir (Daha çok eski Sovyetler Birliği ülkelerinden). Fakat 2000 yılından itibaren yasalar sertleştirilmiş ve vatandaşlığa geçmek zorlaştırılmştır.


    Din

    [​IMG]
    Ren nehri kıyısındaki Köln Katedrali, Dünya Miras Listesindedir.​

    Hıristiyanlık, Almanya'da 53 milyon (%64) taraftarla en yaygın olan dini inanıştır.[76] İkinci yaygın inanış ise 3.3 milyon kişi ile İslam dini (4%), daha sonra ise her ikisine inanan toplam 200,000 kişi (0.25) ile Budizm ve Yahudilik gelmektedir. Hinduizm 90,000 inanana sahiptir (0.1%). Almanya'daki diğer tüm dini topluluklar 50,000'den az sayıda (veya %0,05'ten) taraftara sahiptir. Yaklaşık 24.4 milyon Alman ise (29.6%) herhangi bir dine inanmamaktadır.
    [​IMG]
    Şu anki Papa; XVI. Benedictus, Almanya'nın Bavyera eyaletinde doğmuştur.

    Protestanlık kuzey ve doğuda; Roman Katolikliği ise güney ve batıda yoğunlaşmaktadır. Tüm inanışlar nüfusun yaklaşık %31'ini kapsamaktadır. Şu anki Papa Benedict XVI Bavyera'da doğmuştur. Ateistler ve agnostikler de dahil herhangi bir inanca dahil olmayan insanlar nüfusun yaklaşık %29.6'sını oluşturmaktadır ve özellikle eski Doğu Almanya bölgelerinde ve büyük metropol bölgelerinde yaşamaktadırlar.

    Çoğu Türkiye'den gelen Sünniler ve Alevilerden oluşan yaklaşık 3.3 milyon Müslüman nüfusu ile birlikte az sayıda da Şii vardır. Ülke nüfusunun %1.7'sini oluşturan, Ortodoks Mezhebi'ne bağlı insanların büyük çoğunluğu Sırplar ve Yunanlılardan oluşur.Almanya, Batı Avrupa'nın üçüncü büyük Yahudi nüfusuna sahip ülkesidir. 2004'te, Almanya'ya, İsrail'de olduğu gibi Sovyet cumhuriyetlerinden gelen Yahudi nüfusu, Almanya'nın Birleşmesi sırasındaki rakam olan 30,000 ile karşılaştırıldığında 200,000'den fazla bir sayıya ulaşmıştır. Yahudi nüfusunun ağırlıklı olduğu şehirler arasında Berlin, Frankfurt ve Münih bulunmaktadır. Yaklaşık 250,000 Budist Almanya'da yaşamaktadır ve bunların %50'si Asya göçmenidir.

    2005 yılındaki Eurobarometre Anketi'ne göre, Alman halkının %47'si "Bir Yaratıcının var olduğuna inanıyorum" düşüncesini desteklerken, %25'i "Bir çeşit ruh veya hayat kaynağının var olduğuna inanıyorum" ve %25'i de "Herhangi bir ruh, yaratıcı veya hayat kaynağının var olduğuna inanmıyorum" düşüncesini benimsemişlerdir.

     
  3. arzum

    arzum Forum Tutkunu

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.918
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    MuHaSeBe
    Yer:
    İstanbulll
    Banka:
    10 ÇTL


    Dil
    [​IMG]
    Avrupa ülkelerinde Almancanın bilinme oranı.

    Almanca, Almanya'da resmî ve ağırlıklı olarak konuşulan dildir. Ayrıca bu dil, Avrupa Birliği'ndeki 23 resmî dilden biridir ve Avrupa Komisyonu'nun İngilizce ve Fransızcayla beraber üç çalışma dilinden biridir. Bilinen daha az konuşulan yerel diller ise Danca, Sırpça, Romanca, Romanca, Alçak Almanca ve Frizcedir. Bu diller, resmî olarak Avrupa Bölgesel Diller ve Azınlık Dillerini Koruma Anlaşması tarafından korunmaktadır. Çok kullanılan göçmen dilleri ise Türkçe, Lehçe, Balkan dilleri ve Rusçadır.

    Standard Almanca Cermen dilleri grubuna mensuptur ve İngilizce, Felemenkçe ve Frizce ile çok yakın olup aynı sınıflandırmaya sahiptirler. Ayrıca, Standard Almanca az miktarda da Doğu Cermen dilleri (yok olmuşlardır) ve Kuzey Cermen dilleri ile benzerlik göstermektedir. Birçok Almanca kelime Hint-Avrupa dil ailesinin Cermence kolundan türetilmiştir. Önemli azınlık kelimeler ise Latince ve Yunancadan, daha az miktarda da Fransızcadan ve günümüzde de İngilizceden türemektedir. Almanca, Latin alfabesi kullanılarak yazılmaktadır. 26 standart harfe ek olarak, Almanca ä, ö ve ü olmak üzere üç tane umlaut harfe ve Eszett veya scharfes S (keskin S) denilen "ß" harfine sahiptir.

    Alman lehçeleri, Standart Almanca'nın farklılaşmasıyla oluşmuştur. Alman lehçeleri geleneksel yerel türlerdir ve farklı Cermen kabilelerinden günümüze ulaşmıştır. Bu lehçelerin birçokları; sadece Standart Almanca bilen birisi tarafından bile, tam olarak anlaşılamamaktadır; çünkü bilinen Almancadan sözlük, fonoloji ve sözdizimi olarak bazı farklılıkları vardır.

    Almanca, dünya çapında yaklaşık olarak 100 milyon kişinin ana dili ve 80 milyon civarında insanın ise ikinci dilidir. Almanca, Avrupa Birliği içinde yaşayan yaklaşık 90 milyon kişinin (%18) ana dilidir. Alman halkının %67'si en az bir yabancı dil ile, %27'si ise kendi dillerinden başka en az iki yabancı dil ile iletişim kurabilmektedirler.


    Ekonomi

    [​IMG]
    Almanya 2007 yılında dünyanın önde gelen ihracatçılarındandı.​


    Almanya Avrupa'nın en büyük ulusal ekonomisi, dünyada üçüncü en büyük gayri safi yurtiçi hasılaya sahip ülke, satın alma gücü paritesine göre beşinci ülke konumundadır; 2007 yılındaki reel büyüme oranı %2.4'tür. Sanayileşmesinden beri ülke; küresel ekonomide bir lokomotif, yenilikçi ve öncü olarak rol almıştır. "Made in Germany" etiketli ihraç malları ülkenin zenginliğindeki ana unsurdur. Almanya 2006 yılındaki $1.133 trilyon dolarlık ihracatıyla Dünya'nın en fazla ihracat yapan ülkesi olmuştur. Ülke; Avro Alanı ülkeleri dahildir ve 165 milyar avro ticaret fazlasına sahip olmuştur. Toplam gelirinin %70'ini hizmet sektörü, %29.1'ini endüstri alanları ve %0.9'unu da tarım sektörü oluşturmaktadır. Üretilen ürünlerin büyük çoğunluğunu otomobil, makine, metal sanayi ve kimyasal madde kollarındaki mühendislik ürünleri oluşturmaktadır. Almanya dünyadaki rüzgar türbinleri ve güneş enerjisi teknolojisi alanında bir numaralı üreticidir. Her yıl Hannover, Frankfurt ve Berlin gibi birçok Alman şehrinde büyük uluslararası ticaret fuarları ve kongreler düzenlenmektedir

    Dünyanın gelirlerine göre sıralanmış en büyük 500 şirketini gösteren Fortune Global 500 sıralamasında Almanya'dan 37 şirket bulunmaktadır. Bunların en büyük on tanesi Daimler, Volkswagen, Allianz SE (en fazla kar yapan şirket), Siemens, Deutsche Bank (2. en fazla kar yapan), E.ON, Deutsche Post, Deutsche Telekom, Metro ve BASF'tır. En fazla çalışana sahip şirketler ise Deutsche Post, Robert Bosch GmbH ve Edeka'dır.[91] Dünya çapında bilinen markaları; Mercedes-Benz, SAP, BMW, Adidas, Audi, Porsche, Volkswagen ve Nivea'dır.

    [​IMG]
    Almanya Avrupa Birliği'nin üye ülkelerinden birisidir ve Tek pazar içerisinde bulunmaktadır.

    Almanya; kapalı Avrupa ekonomisi ve politik birleşmenin savunucusudur. Ticari kararlarında ise Avrupa Birliği üyelerinin ve AB tek pazar yasalarının kararları doğrultusunda hareket etmektedir. Almanya, Avrupa'nın genel para birimi olan avroyu kullanmaktadır ve Almanya'nın para politikası ile ilgili kararları, diğer Avrozonda olan ülkeler gibi Frankfurt'taki Avrupa Merkez Bankası tarafından verilmektedir. 1990 yılındaki yeniden birleşmeden sonra, yaşam standardı ve yıllık gelirler eski Batı Almanya eyaletlerinde yüksekti ve bütün Almanya'da bu standartların korunması sağlanılmaya çalışıldı. Eski Doğu Almanya ekonomisinin modernizasyonu ve batı eyaletlerin standartlarına entegre olması 2019 yılına kadar uzun dönemli olacak şekilde programlanmıştır ve yıllık batıdan doğuya doğru yaklaşık 80 milyar dolar transfer olmaktadır. 2005'den beri işsizlik oranı düşüşe geçmiştir ve 2008 Haziran ayında son 15 yılın en düşük seviyesine gerileyerek %7.5'a ulaşmıştır.[94] Yüzde oranlar Batı Almanya'dan Doğuya doğru %6.2 ile %12.7 arasında değişmektedir. Şu anki hükümet sınırlayıcı bir mali politika izleyip kamu sektöründeki işlerde kesintiye gitmişken, Şansölye Angela Merkel hükümeti işçi pazarı ve refah düzeyi adına bir dizi reform gerçekleştirmiştir.

    Banknotlar

    2004 yılının ilk altı ayında Almanya’da en çok sahtesi yapılan banknot 50 Avro (%43,6), ardından 20 Avro (%28,2) ve 100 Avro (%21,3) banknotları idi. 500 Avro banknotların sahteleri ise çok nadir görülüyordu. 2004 yılında Avrupa bölgesinde toplamda yaklaşık 594.000 sahte para ortaya çıkarıldı. 2005 yılında bu sayı 579.000 ve 2006 yılında da 565.000’e geriledi. Almanya’da kayıt altına alınan sahtecilik sayısı da son yıllarda (2004) 80.583’den 40.204 (2007)’e geriledi. Avro’nun piyasaya çıkarılma aşamasında çoğu kez sahte 300 ve 1000 Avro (bu banknotların gerçekleri yoktu) banknotların da piyasaya çıkarılması girişiminde bulunuldu ve bazı durumlarda bu girişim başarıyla sonuçlandı. 2006 yılında 20 Avro banknotlar %36’lık oranla en fazla sahtesi yapılan banknottu.

    2003 yılında İsviçre banknotlarından 4 Milyon İsviçre Frankı değerindeki 8.277 adedinin sahte olduğu saptandı. Nominal değere göre (Tedavüldeki toplam banknot 34 Milyar Frank) hesaplandığında sahte para payı %0,022’dir. 4 Milyon sahte Frank’tan 2,3 Milyon Frank Faksimile-Banknot denen sahte banknotlardır. Bu banknotlar organize kara para aklamada, para teslimatı yapılırken İsviçre banknotlarını tanımayan alıcıları dolandırmada kullanılır. Faksimile-Banknotlar genellikle gerçek banknotların arasına yerleştirilmiş demetler halinde elden çıkarılır.

    İsviçre’deki Avro sahteciliği en çok sorun yaşanan konulardan biridir. 2004 yılında 2 Milyon Avro değerinde sahte Avro banknot ve sikkelere el koyuldu. Bunun yanında 1 Milyon Dolar değerinde Dolar sahteciliği de yapılmıştır.

    Değer bakımından 100 Frank Banknotlar 2003 yılında %53’lük kullanım oranıyla en geçerli birimdi. Bu birimi %16’lık oranla 50 Frank Banknotlar ve %14’lük oranla 20 Frank banknotlar takip etmektedir. En az sahtesi üretilen banknotlar %2,9 oranıyla 1000 Frank banknotlardır. Ayrıca resmi olarak piyasada bulunmayan 2000 Frank banknotlar da saptanmıştır.

    Bazı sahtecilikler öyle belirgindir ki Federal Bankanın deneyimli görevlileri ve Polise bağlı Sahte Para birimlerindeki görevliler ve para sayma makineleri bu paraları tanıyabilirler.

    Altyapı

    Avrupa'da merkezi bir konumda bulunması, Almanya'yı önemli bir ulaşım bağlantı noktası haline getirmiştir. Bu durum ülkenin yoğun ve modern ulaşım ağı sayesinde gerçekleşmiştir. Bu ağın en meşhurları, dünyada toplam uzunlukta üçüncü en büyük olan geniş motorlu araç yolu (Otoyol)'dur. Otoyollarda güzergahlar arasında hız sınırlamasının olmaması da önemli bir özelliktir.

    Almanya çok merkezli bir hızlı tren ağı kurmuştur. InterCityExpress diğer adıyla ICE genelde komşu ülkelerdeki büyük şehirlere ve mesafelere ulaşım sağlamaktadır. Trenlerin hızları 160 km/sa ile 300 km/sa arasında değişmektedir ve en üst ileri hizmeti Deutsche Bahn vermektedir. Ulaşımlar 30 dakikalık, saatlik veya iki saatte birlik periyotlar şeklinde gerçekleşmedir.

    Almanya dünyanın beşinci büyük enerji tüketicisi konumundadır ve 2002 yılında birincil enerji ihtiyacının üçte ikisi ithalatla karşılanmıştır.Aynı yıl Almanya, Avrupa'nın en büyük elektrik tüketicisi olmuştur: toplam olarak elektrik tüketimi 512.9 terawatt-saat olarak gerçekleşmiştir. Hükümet politikası; güneş, rüzgar enerjisi, biyodizel, hidroelektrik ve jeotermal enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesini vurgulamaktadır. Enerji tasarrufu ölçümünün sonuçlarına göre, enerji verimliliği 1970'lerin başlarından beri gelişmektedir. Hükümet, 2050 yılında ülkenin enerji ihtiyacının yarısını yenilenebilir kaynaklardan karşılama adına bir hedef koymuştur.

    2000 yılında hükümet ve Almanya nükleer güç endüstrisi; 2021'e kadar nükleer santralleri kademeli olarak azaltma konusunda anlaşmıştırlar. Fakat yenilenebilir enerji, enerji tüketiminde oldukça düşük paya sahiptir. 2006 yılı enerji tüketiminin kaynaklara göre dağılımı şu şekilde gerçekleşmiştir: akaryakıt (%35.7); kömür (%23.9); doğal gaz (%22.8); nükleer enerji (%12.6); su ve rüzgar gücü (%1.3); diğerleri (%3.7).
     
  4. arzum

    arzum Forum Tutkunu

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.918
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    MuHaSeBe
    Yer:
    İstanbulll
    Banka:
    10 ÇTL
    Bilim
    [​IMG]
    Albert Einstein - 1921​


    Almanya geçmişten beri çeşitli bilimsel alanlarda en göze çarpan araştırmaların bazılarına ev sahipliği yapmaktadır.Nobel Ödülü bugüne kadar 101 Alman tarafından alınmıştır.] Albert Einstein ve Max Planck'ın çalışmaları modern fiziğin temelleri adına çok önemlidir ve daha sonraları bu çalışmalar Werner Heisenberg ve Max Born tarafından geliştirilmiştir.Bu isimler, daha önceleri yetişmiş Hermann von Helmholtz, Joseph von Fraunhofer ve Daniel Gabriel Fahrenheit gibi isimlerdend etkilenmiştir. Wilhelm Conrad Röntgen X-ışınını keşfetmiştir ve bu hem Almanca'da hem de diğer dillerde Röntgenstrahlen (Röntgen ışınları) ismiyle anılmıştır. Bu başarı onu, 1901 yılında ilk Nobel Fizik Ödülü kazanan kişisi yapmıştır.

    Uzay mühendisi Wernher von Braun, ilk uzay roketini geliştirdi ve daha sonra NASA'nın önde gelen üyelerinden oldu, ABD'nin Apollo programının başarısına öncülük eden Saturn V ay roketini geliştirdi. Heinrich Rudolf Hertz'in elektromanyetik ışın alanındaki çalışmaları, modern telekomünikasyonun gelişiminin temelini oluşturmuştur. 1879 yılında Leipzig Üniversitesi'nde ilk laboratuarını inşa eden Wilhelm Wundt, Deneysel psikolojinin babası olarak kabul edilmiştir. Alexander von Humboldt'un doğa bilimci ve kaşif olarak yaptığı çalışmalar, biyocoğrafyanın temelini oluşturmuştur.
    [​IMG]
    Stuttgart'ta Mikroelektronik Üretim için kapsamlı tozsuz oda birimi

    Carl Friedrich Gauss, David Hilbert, Bernhard Riemann, Gottfried Leibniz, Karl Weierstrass ve Hermann Weyl gibi önemli matematikçiler de Almanya'da doğmuştur. Almanya, Avrupa'da matbaa'yı ilk kuran Johannes Gutenberg, Geiger sayacının yaratıcısı Hans Geiger ve ilk tam otomatik dijital bilgisayarı yapan Konrad Zuse gibi birçok ünlü kâşif ve mühendisin vatanıdır.Ferdinand von Zeppelin, Otto Lilienthal, Gottlieb Daimler, Rudolf Diesel, Hugo Junkers ve Karl Benz gibi Alman mucit, mühendis ve sanayici modern otomotiv ve hava ulaşım teknolojisinin şekillenmesine yardım etmişlerdir.

    Almanya'daki önemli araştırma birimleri Max Planck Topluluğu, Helmholtz-Gemeinschaft ve Fraunhofer-Gesellschaft'dir. Bu kurumlar bağımsız veya harici olarak üniversite sistemine bağlıdır ve bilimsel üretimlere önemli katkılar sağlamaktadırlar. Prestijli Gottfried Wilhelm Leibniz Ödülü her yıl on bilim adamı veya akademisyene verilmektedir. Her bir ödülün değeri en fazla 2.5 milyon avro'ye kadar çıkabilmektedir ve bu ödül, dünyada verilen en yüksek ödül değerine sahip araştırma ödüllerinden biridir.

    Eğitim
    [​IMG]
    Hessen'de bir anaokulu

    Almanya'da eğitimin idaresinin sorumluluğu, öncelik olarak federal eyaletlerindir. Federal hükümet eğitim konusunda oldukça küçük bir role sahiptir. İsteğe bağlı olmak üzere anaokulu eğitimi üç ve altı yaş arasındaki tüm çocuklara sağlanmaktadır, sonrasında da en az dokuz yıl sürecek zorunlu eğitim vardır. İlköğretim genelde dört yıl sürmektedir ve devlet okulları bu ilköğretim sürecinde katmanlara ayrılmamıştır. Buna zıt olarak, orta öğretimde öğretmenlerin öğrencilerin yeteneklerine ve öğretmenlerin tavsiyesilerine göre öğrencilerin gidebilecekleri dört çeşit okul bulunmaktadır: Gymnasiuma en yetenekli öğrenciler kayıt olur ve Gymnasium onları üniversite eğitimine hazırlar; eğitim, eyaletlerin sistemine bağlı olarak sekiz veya dokuz yıl sürmektedir; Realschule daha yaygın olarak orta düzey öğrencilere hitap eder ve altı yıl sürer; Hauptschule okulları, öğrencileri mesleki eğitime hazırlar ve Gesamtschule de önceki üç türü kapsayan bir eğitim sistemini benimsemektedir.

    OECD bünyesinden sağlanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı, OECD ülkeleri ve birkaç partner ülkeden 15 yaşındaki öğrencilerin yeteneklerini değerlendirmesi için tasarlanmıştır. 2006 yılında Alman okul çocukları önceki yıllara göre seviyelerini geliştirdiler ve yapılan istatistik araştırmalara göre bilimsel yeteneklerde ortalamanın oldukça üzerinde 13.sırada olup, matematikte 20.sırada ve okuma yeteneklerinde ise 18.sırada bulunarak ortalamanın ne çok üzerinde, ne de aşağısında kalmışlardır.Almanya'da sosyo-ekonomik durumlar oldukça yüksektir, öğrencilerin performansları da sosyo-ekonomik faktörlerden diğer ülkelere göre daha çok etkilenir.

    Üniversiteye girmek için, lise öğrencilerinin Abitur sınavına girmeleri gerekmektedir; ayrıca meslek lisesi diplomasına sahip olan öğrenciler de başvurabilmektedir. Özel bir çıraklık sistemi olan Duale Ausbildung, öğrencilere mesleki eğitimlerini bir şirket bünyesinde sürdürebilmelerine izin vermektedir. Bir çok Alman üniversitesi devlete aittir ve öğrencilerden istenen bir dönemlik harç ücreti 50–500 Avro arasında değişmektedir.

    Almanya'daki üniversiteler, ülkedeki yüksek eğitim standartlarıyla uluslararası bir saygınlığa sahiptir. THES - QS Dünya Üniversiteler Sıralaması kriterlerine göre 2007 yılında 3 Alman üniversitesi dünyada ilk 100'de yer alırken, ilk 200'de bulunan üniversite sayısı 11 olmuştur.

    Kültür

    [​IMG]
    Ludwig van Beethoven (1770–1827), besteci.
    [​IMG]
    Ludwig van Beethoven - Symphonie 5 c-moll - 1. Allegro con brio.ogg​

    Almanya, tarihte Das Land der Dichter und Denker (şairlerin ve düşünürlerin ülkesi) diye anılır.2006 yılından bu yana Almanya kendisini Fikirlerin Ülkesi olarak adlandırmaktadır Alman kültürü, Almanya'nın ulus devlet olarak doğmasından çok önceleri ortaya çıkmıştır ve Almanca konuşulan tüm coğrafyayı etkisi altına almıştır. Köklerinin etkisiyle Almanya'da kültür, Avrupa'daki din ve laiklik gibi zihinsel ve popüler eğilimlerin etkisiyle şekillenmiştir. Bu yüzden Avrupa kültüründen ayrı olarak özel bir Alman geleneği tanımlamak zor olacaktır. Bu yargı bağlamında diğer bir çıkarım da tarihi şahsiyetlerde olacaktır; Wolfgang Amadeus Mozart, Franz Kafka ve Paul Celan modern düşüncede birer Alman yerlisi olmamalarına rağmen, tarihsel durumları, çalışma ve sosyal ilişkilerinin anlaşılmaları açısından Alman kültürel çevresinin içinde değerlendirilmektedirler.
    [​IMG]
    Franz Marc'ın (1880–1916) 1911 yılındaki yapıtı, Blaues Pferd I.
    Almanya'da kültürel kurumlardan Federal Eyaletler sorumludur. Mali destek sağlanan 240 tiyatro, yüzlerce senfonik orkestra, binlerce müze ve 25.000'in üzerinde kütüphane, 16 eyalete dağılmış durumdadır. Bu kültürel olanaklar milyonlarca insan tarafından değerlendirilmektedir: Almanya'da her yıl 91 milyon kişi müzeleri ziyaret etmekte, 20 milyon kişi tiyatro ve operaya gitmekte ve 3,6 milyon kişi senfonik orkestraları dinlemektedir.

    Almanya, Ludwig van Beethoven, Johann Sebastian Bach, Johannes Brahms ve Richard Wagner gibi dünyaca ünlü klasik müzik bestecilerine sahip çıkmaktadır. 2006'dan itibaren Almanya, dünyadaki beşinci büyük müzik pazarı haline gelmiş ve Kraftwerk, Scorpions ve Rammstein gibi müzik gruplarıyla pop ve rock müzik üzerinde etkili olmuştur.

    Birçok Alman ressam farklı artistik tarzdaki çalışmalarıyla uluslararası bir prestij kazanmıştır. Hans Holbein, Matthias Grünewald, ve Albrecht Dürer Rönesans döneminin, Caspar David Friedrich Romantik Dönemin, Max Ernst'de gerçeküstücülüğün önemli sanatçılarındandır. Almanya'nın Karolenj mimarisi ve Otto mimarisi ile bu alana yaptığı katkılar, Romanesk mimarinin önemli habercileri olmuşlardır. Bölge daha sonraları Gotik, Rönesans ve Barok gibi tarzların önemli çalışmalarının yapıldığı bir mekân haline gelmiştir. Almanya yakın modern akımda özellikle Walter Gropius'un başlattığı Bauhaus akımıyla oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir. Aynı zamanda yine Almanyalı olan Ludwig Mies van der Rohe, 20. yüzyılın ikinci yarısında dünyanın en ünlü mimarlarından biri haline gelmiştir. Cam cepheli gökdelenler onun fikridir.

    Felsefe
    [​IMG]
    Immanuel Kant (1724–1804), filozof.​

    Almanya'nın felsefeye etkisi tarihsel olarak büyük önem arz eder ve birçok unutulmaz Alman filozofu, Orta Çağ'dan beri Batı felsefesine önemli katkılarda bulunmuşlardır. Gottfried Leibniz'in rasyonalizme katkıları; Klasik Alman idealizminin Immanuel Kant, Georg Wilhelm Friedrich Hegel, Friedrich Wilhelm Joseph Schelling ve Johann Gottlieb Fichte tarafından kurulması; Karl Marx ve Friedrich Engels'in Komünist teoriyi formüle etmeleri; Arthur Schopenhauer'un metafiziksel pesimizm derlemesi; Friedrich Nietzsche'in Perspektivizmi geliştirmesi; Martin Heidegger'in varoluşçuluk üzerine çalışmaları; Jürgen Habermas'ın sosyal teorileri; felsefenin gelişmesi adına oldukça etkileyiciydiler.

    Alman edebiyatı, Walther von der Vogelweide ve Wolfram von Eschenbach gibi yazarların çalışmalarıyla Orta Çağ'a kadar uzanabilmektedir. Johann Wolfgang von Goethe ve Friedrich Schiller gibi birçok Alman yazar ve şair büyük bir üne sahip olmuşlardır. Grimm Kardeşler tarafından basılan halk masalları, Alman Halk Edebiyatını uluslararası seviyede ün sahibi yapmıştır. 20. yüzyılın etkili yazarları Thomas Mann, Bertolt Brecht, Hermann Hesse, Heinrich Böll, ve Günter Grass'tır.

    Medya

    Alman televizyon pazarı, 34 milyon TV sahibi ile Avrupa'nın en büyüğüdür. Birçok bölgesel ve ulusal yayın istasyonu federal politik yapısı içinde kablo bağlantıları ile organize edilir. Alman hanehalklarının yaklaşık %90'ı kablolu veya uydu yayınına sahiptir ve izleyicilerin kamu kanallarından özel kanallarına kadar izlemek için birçok seçim olanağı vardır. Ücretli TV hizmetleri, genel TV yayımcıları ZDF ve ARD'nin yaygın dijital kanal imkânı sunmasından dolayı rağbet görmemektedir.

    Almanya, Bertelsmann ve Axel Springer AG gibi dünyanın en büyük medya kuruluşlarına ev sahipliği yapmaktadır. Almanya'nın bir takım ücretsiz TV reklamcılığı ağlarının sahipliğini ProSiebenSat1 üstlenmektedir.

    Alman kitap pazarında her yıl yaklaşık 60.000 yeni basım yapılmaktadır. Bu rakam tüm dünyada basılan kitapların %18'ine tekabül etmektedir ve böylece Almanya dünyanın 3. büyük kitap üreticisi konumunda bulunmaktadır[kaynak belirtilmeli]. Frankfurt Kitap Fuarı, uluslararası pazar ve ticarette dünyanın en önemli kitap fuarı olarak anılmaktadır ve 500 yılın üzerinde bir zamandır düzenlenmesiyle artık bir gelenek hâline gelmiştir.

    Ülke haberleri, İngilizce olarak haber dergisi Der Spiegel, yayımcı Deutsche Welle ve haber sitesi The Local'da yayımlanmaktadır.

    Alman internet kullanıcıları tarafından Kasım 2008'de en fazla ziyaret edilen internet siteleri Google, YouTube, eBay, Vikipedi, Yahoo!'dur.

    Sinema

    Alman sineması, Max Skladanowsky'nin çalışmalarıyla oldukça erken zamanlara dayanmaktadır. Sinema, Weimar Cumhuriyeti yılları boyunca Alman dışavurumcuları Robert Wiene ve Friedrich Wilhelm Murnau ile etkili olmuştur. Avusturya kökenli olup 1926 yılında Alman vatandaşlığına geçen ve savaş öncesi Alman film endüstrisinde kariyeri parlamış olan yönetmen Fritz Lang'ın Hollywood sineması üzerinde büyük bir etkisi olduğu söylenebilir. Sessiz filmi Metropolis (1927) modern anlamda bilim kurgu filmlerinin babası olarak kabul edilir.

    1930 yılında Avusturyalı-Amerikan Josef von Sternberg, ilk önemli Alman sesli filmi olan Mavi Melek'i yönetti ve bu film aktris Marlene Dietrich'e dünya çapında bir ün kazandırdı. Walter Ruttmann'ın yönettiği izlenimci belgesel Berlin: Büyük Bir Şehrin Senfonisi, şehir senfonisi türünün ilk önemli örneklerinden biridir. Leni Riefenstahl çalışmalarında yeni estetik öğelere yer vermiş olsa da Nazi dönemi filmleri genel olarak propaganda ağırlıklı olmuştur.
    [​IMG]
    Şubat'ta Berlin Film Festivali sırasında Berlinale Palast.

    1970 ve 80'li yıllar boyunca, Volker Schlöndorff, Werner Herzog, Wim Wenders ve Rainer Werner Fassbinder gibi Yeni Alman Sineması yönetmenleri, çoğunlukla yaptıkları kışkırtıcı filmlerle uluslararası arenada Batı Almanya sinemasının ilerlemesine engel olmuşlardır.

    Daha yakın dönemdeki filmler olan Good Bye Lenin! (2003), Duvara Karşı (2004) ve Der Untergang (Çöküş) (2004) uluslararası camiada önemli başarılar kazanmışlardır. En İyi Yabancı Dilde Film Akademi Ödülü, Alman yapımları olan, 1979 yılında Die Blechtrommel (Teneke Trampet)'a, 2002 yılında Irgendwo in Afrika (Afrika'nın Hiçbir Yerinde)'ye ve 2007 yılında Das Leben der Anderen (Başkalarının Hayatı)'a gitmiştir. En tanınan Alman aktörleri Marlene Dietrich, Klaus Kinski, Hanna Schygulla, Armin Mueller-Stahl, Jürgen Prochnow ve Thomas Kretschmann.

    1951'den bu yana her yıl düzenlenen Berlin Film Festivali, dünyanın önde gelen film festivalleri arasındadır. Dünyanın her yerinden gelen filmleri değerlendirmek üzere uluslararası bir jüri yer alır ve kazananlar Altın ve Gümüş Ayı ile ödüllendirilirler.[129] Her yıl düzenlenen Avrupa Film Ödülleri töreni, her iki yılda bir Avrupa Film Akademisi'nin (EFA) bulunduğu şehir olan Berlin'de düzenlenmektedir. Potsdam'daki Babelsberg Stüdyoları, dünyadaki geniş ölçekli film stüdyolarının en eskisidir ve uluslararası film yapımları için bir merkez halindedir.

    Spor
    [​IMG]
    Michael Schumacher yedi defa Formula 1 şampiyonluğu kazanmıştır.​


    Spor, Alman yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. Yirmi yedi milyon Alman bir spor kulübüne üyedir ve bunun yanında on iki milyon kişi bireysel olarak bir aktiviteyi takip etmektedir. Futbol, en popüler spor dalıdır. 6,3 milyon resmi üyesiyle Alman Futbol Federasyonu (Deutscher Fußball-Bund), dünyada kendi türünde en geniş organizasyon kurumdur. Bundesliga dünyadaki tüm profesyonel spor ligleri arasında en fazla seyirci ortalamasına sahip ligdir. Almanya Milli Futbol Takımı 1954, 1974 ve 1990 yıllarında Fifa Dünya Kupası'nı ve 1972, 1980 ve 1996 yıllarında da Avrupa Futbol Şampiyonası'nı kazanmıştır. Almanya, FIFA Dünya Kupası'na 1974 ve 2006 yıllarında ve UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası'na da 1988 yılında ev sahipliği yapmıştır. En başarılı ve ünlü futbolcuları Gerd Müller, Jürgen Klinsmann, Lothar Matthäus ve Oliver Kahn'dır. Seyirciler arasında popüler olan diğer spor dalları da hentbol, voleybol, basketbol, buz hokeyi ve tenistir.
    [​IMG]
    Allianz Arena, Bayern Münih'in iç saha maçlarına ev sahipliği yapar ve 2006 Dünya Kupası'nda kullanılmış stadlardandır.

    Almanya dünyada motorsporlarında öncü ülkelerden biridir. Yarış kazanan arabalar, takımlar ve sürücüler Almanya'dan çıkmaktadır. Tarihteki en başarılı Formula 1 pilotu olan Michael Schumacher, kariyeri boyunca birçok önemli motorsporları rekorlarına imza atmıştır ve 1946 yılından bu yana düzenlenen Formula 1'de en fazla yarış ve şampiyonluk kazanan pilot durumundadır. Tarihteki en fazla kazanan sporculardan biri olup, milyar dolarlık bir servete sahiptir. BMW ve Mercedes üreticileri motorsporlarında öncü takımlardandır. Fransa'da her yıl düzenlenen saygın yarış bir organizasyonu olan Le Mans 24 Saati Porsche 16 kere kazanmıştır.

    Alman sporcuları tüm zamanlar Olimpiyat Oyunları madalya sıralamasında Doğu ve Batı Almanya beraber değerlendirildiğinide üçüncü sırada olarak Olimpiyat Oyunlarında en başarılı ülkeleri arasında bulunmaktadır. 2008 Yaz Olimpiyatları'nda Almanya madalya sıralamasında beşinci sırada bulunurken 2006 Kış Olimpiyatlarında ilk sırada yer almıştır. Almanya 1936 yılında Berlin ve 1972 yılında da Münih olmak üzere Yaz Olimpiyat Oyunlarına iki kez ev sahipliği yapmıştır. Kış Olimpiyat Oyunları da 1936 yılında Bavyera'nın ikiz şehirleri olan Garmisch ve Partenkirchen'de gerçekleştirilmiştir.
     
  5. arzum

    arzum Forum Tutkunu

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.918
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    MuHaSeBe
    Yer:
    İstanbulll
    Banka:
    10 ÇTL
    Alman mutfağı
    [​IMG]
    Bir Schwarzwälder Kirschtorte (Kremalı pasta çeşidi).​


    Alman mutfağı, bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir. Bavyera ve Suabiya'nın güney bölgeleri buna örnektir. Bu bölgelerin mutfak kültürü; Avusturya ve İsviçre'ninkine benzerdir. Domuz eti, sığır eti ve kümes hayvanları eti ile yapılan yemek çeşitleri Almanya'da tüketilen yemeklerin önde gelenleridir. Özellikle domuz eti'nin Alman mutfağı'ndaki yeri özeldir. Hemen hemen bütün bölgelerde, yemekler sosisle yenir. Almanya'da 1500'den fazla sosis çeşidi üretilmektedir. En popüler sebzeler patates, lahana, havuç, şalgam, ıspanak ve fasülyedir. Organik gıda satışı bir pazar haline gelmiştir ve satılan ürünlerin %3.0'ünü bu grup besinler oluşturur.Bu bir trend halinde yükselmektedir.
    Ünlü bir Alman değişi şöyle demektedir: "Kahvaltı bir imparator, öğle yemeği bir kral ve akşam yemeği bir fakir gibidir." kahvaltı genelde tahıllı yiyeceklerle ve bal ya da reçelli ekmekle yapılır. Almanların bir kısmı kahvaltıda soğuk yemekleri ya da peynirli ekmeği tercih etmektedir.Ülkede 300'den fazla ekmek çeşidi fırınlarda satılmaktadır.
    [​IMG]
    Tipik bir peynir ve soğuk yemek servisi

    Başka ülkelerden gelen göçmenler sayesinde, Alman mutfağı ve günlük yemek alışkanlıkları birçok mutfaktan etkilenmiştir. Pizza ve makarna gibi İtalyan yemekleri, Döner gibi Türk ve Arap yemekleri özellikle büyük şehirlerde oldukça yaygın olarak satılmaktadır. Uluslararası burger zincirleri ve Çin restorantları ülkenin birçok yerine yayılmıştır. Hint, Japon ve diğer Asya mutfaklarının popüleritesi artmaktadır. Yüksek profilli dokuz Alman restorantı, restorantları uluslararası derecelendiren Michelin Rehberi tarafından üç yıldızlı olarak ilan edilmiştir. Yine 15 restorant iki yıldız almıştır.

    Şarabın ülkenin birçok kesiminde yaygın olmasına rağmen Almanya'nın milli içkisi bira olarak bilinmektedir. Almanya'da kişi başına bira tüketimi yıllara göre düşmesine rağmen, kişi başına yıllık 116 litre ile üst sıralardaki yerini korumaktadır. 18 batı ülkesi üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda Almanya; kişi başına alkolsüz içecek tüketimi konusunda 14., kişi başına meyve suyu tüketiminde ise 3. olmuştur.Bunların dışında, mineralli su ve Schorle (meyve suyuyla karıştırılmış) Almanya'da oldukça popülerdir.

    Toplum
    [​IMG]
    Almanya'nın dünya çapında olumlu tanınmışlığı vardır. (Claudia Schiffer, model)​

    2006 Dünya Kupası'ndan beri, ülkenin imajı iç ve dış dünyada değişmiştir.[143] Bu turnuvadan sonra, yıllık yapılan Ulusal Marka Göstergesi araştırmasına Almanya üst sıralara tırmanmış ve 2008 yılında liderliğe ulaşmıştır. 20 farklı ülkeden insanlara ülkenin tanınmışlığı; kültür, politika, ihracat, ülkenin insanları, ülkeye turizm, göçmenlerin ilgisini çekme ve yatırımlar açısından sorulmuştur. Bir başka küresel düşünce araştırması BBC tarafından yapılmış ve sonuçta Almanya'nın, 22 önde gelen yatırımcı ülkesi arasında en pozitif etkiye sahip ülke olduğu ortaya çıkmıştır. %56'lık büyük bir grup ülke hakkında positif bakış açısına sahipken, %18lik bir kısım ülkeye olumsuz bakmaktadır.

    Almanya yasal ve toplum olarak homoseksüellere karşı toleranslıdır. Medeni birlikteliliğe 2001'den beri izin verilmektedir. Geyler ve lezbiyenler yasal olarak eşlerinin biyolojik çocuklarını evlat edinebilir (Üvey çocuk olarak). İki büyük Almanya şehrinin belediye başkanları, kendilerini açıkça gay olarak açıklamıştır.
    [​IMG]
    Alman toplumu tatillere oldukça para ayırmaktadır.(Neuschwanstein Şatosu)

    20.yüzyılın son on yılı boyunca Almanya, göçmenlere karşı tutumunu değiştirmiştir. 90'ların ortasına değin genel düşünce Almanya'nın bir göç ülkesi olmadığı yönündeydi. Buna karşı nüfusun %10'u Alman olmayan kişilerden oluşmaktaydı. Gastarbeiterların (mavi yakalı, misafir işçi) ülkeye girişinin bitmesinden sonra, bu sığınmacılar tolare edildiler. Günümüzde hükümetin ve Alman toplumunun düşüncesi kontrol altında kalifiye göçmenlerin ülkeye gelişinin kabul edilebilir olduğudur.1984'de 4,4 milyon olan Almanya'da yaşayan yabancı nüfusu, 2008'de 7,3 milyona çıkmıştır.

    2005 yılındaki 58 milyar avro tatil harcamasıyla Almanya, bu konuda birinci olmuştur. En popüler gezi yerleri Avusturya, İspanya, İtalya ve Fransa'dır.
     
  6. arzum

    arzum Forum Tutkunu

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.918
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    MuHaSeBe
    Yer:
    İstanbulll
    Banka:
    10 ÇTL
    [​IMG]
    Almanya Şehirleri - Almanyadaki Şehirler


    Baden-Württemberg Eyaleti

    * Stuttgart (588.617)
    * Heidelberg (142.575)
    * Mannheim (306.729)
    * Karlsruhe (278.558)
    * Ulm (117.232)
    * Heilbronn (119.304)
    * Tübingen (81.911)
    * Reutlingen (110.650)
    * Konstanz (78.504)
    * Pforzheim
    * Freiburg


    Bavyera Eyaleti

    * Amberg (44.443)
    * Ansbach (40.537)
    * Aschaffenburg (68.682)
    * Augsburg (259.231)
    * Bamberg (69.726)
    * Bayreuth (73.661)
    * Coburg (42.629)
    * Erlangen (102.198)
    * Fürth (110.784)
    * Hof (121.805)
    * Ingolstadt (121.805)
    * Kaufbeuren (42.665)
    * Kempten (61.609)
    * Landsberg am Lech (27.721)
    * Landshut (60.075)
    * Memmingen (41.132)
    * Münih (1.234.692)
    * Nürnberg (488.400)
    * Passau (50.810)
    * Regensburg (125.676)
    * Rosenheim (59.820)
    * Schwabach (38.633)
    * Schweinfurt (54.670)
    * Straubing (44.634)
    * Weiden (42.821)
    * Würzburg (131.582)




    Berlin Eyaleti

    * Berlin (3.392.425)


    Brandenburg Eyaleti

    * Brandenburg (75.752)
    * Cottbus (105.288)
    * Frankfurt (68.351)
    * Potsdam (131.414)

    Bremen Eyaleti

    * Bremen (662.098)
    * Bremerhaven (119.111)laçinn


    Hamburg Eyaleti

    * Hamburg (1.728.806)


    Hessen Eyaleti

    * Darmstadt (138.959)
    * Frankfurt (643.726)
    * Kassel (194.146)
    * Offenbach (119.233)
    * Wiesbaden (271.553)


    Mecklenburg-Vorpommern Eyaleti

    * Greifswald (52.994)
    * Neubrandenburg (70.241)
    * Rostock (198.259)
    * Schwerin (98.742)
    * Stralsund (59.290)
    * Wismar (46.170)


    Aşağı Saksonya Eyaleti

    * Braunschweig (245.392)
    * Delmenhorst (76.083)
    * Emden (51.351)
    * Hannover (515.001)
    * Oldenburg (157.437)
    * Osnabrück (164.561)
    * Salzgitter (110.817)
    * Wilhelmshaven (84.751)
    * Wolfsburg (122.331)


    Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti

    * Aachen (257,089)
    * Bielefeld (326.268)
    * Bochum (397.000)
    * Bonn (314.020)
    * Bottrop (119.356)
    * Dortmund (587,830)
    * Duisburg (500.131)
    * Düsseldorf (577.505)
    * Essen
    * Gelsenkirchen(274.926)
    * Hagen
    * Hamm
    * Herne
    * Köln (991.395)
    * Krefeld
    * Leverkusen (162.267)
    * Mönchengladbach (261.645)
    * Münster
    * Paderborn
    * Oberhausen
    * Remscheid
    * Solingen
    * Wuppertal


    Rheinland-Pfalz Eyaleti

    * Frankenthal
    * Kaiserslautern (98.282)
    * Koblenz (5.745.888)
    * Landau
    * Ludwigshafen
    * Mainz
    * Neudsadt
    * Pirmasens
    * Speyer
    * Trier
    * Worms
    * Zweibrücken


    Saarland Eyaleti

    * Merzig
    * Neunkirchen
    * Saarlouis
    * Sankt İngbert
    * Sankt Wendel
    * Homburg
    * Saarbrücken


    Saksonya Eyaleti

    * Chemnitz
    * Dresden
    * Görlitz
    * Hoyerswerda
    * Leipzig
    * Plauen
    * Zwickau


    Sachsen-Anhalt Eyaleti

    * Dessau
    * Halle
    * Magdeburg


    Schleswig-Holstein Eyaleti

    * Flensburg
    * Kiel
    * Lübeck
    * Neumünster
    * Husum
    * Pinneberg


    Thüringen Eyaleti

    * Eisenach
    * Erfurt
    * Gera
    * Jena
    * Suhl
    * Weimar


    FİZİKİ
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]



    ŞEHİRLER

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]


    KOMŞULARI

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Siyasi
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
     
  7. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Alman mutfağı
    Vikipedi, özgür ansiklopedi
    [​IMG]
    Alman tarzı bir büfe


    Alman mutfağı Alman ulusunun yemek tarzından ileri gelmektedir. Yüzyıllar boyunca bölgeden bölgeye gerçekleşen sosyal ve politik değişiklikler etkisiyle mutfak gelişimini sürdürmüştür. Almanya'nın güney bölgeleri olan Bavyera ve Swabia, birçok ortak yemek kültürünü paylaşmaktadır. Malzeme ve yemekler eyaletlere göre değişmektedir. Hem ulusal, hem bölgesel nitelikte birçok önemli yöresel yemek bulunmaktadır. İlk zamanlar yöresel haldeki bir çok yemek, günümüzde değişiklikler geçirerek ülke çapına yayılmışlardır.


    Yöresel Mutfak
    Thuringia
    [​IMG]
    Thüringer rostbratwurst (Domuz etinden yapılmış kalın bir sosis türü)


    Eyaletin yarısının tarım için kullanılmasından, Thuringia için tarımın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Eyaletin merkezi olan Erfurt civarlarında Buğday, şalgam, şeker pancarı ve arpa gibi birçok değişik tarımsal ürün yetiştirilmektedir. Karnabahar (740 dönüm), lahana (kıvırcık, kırmızı, beyaz)(25 dönüm), yer lahanası (37 dönüm), brokoli (37 dönüm) Erfurt bölgesinde geleneksel anlamda yetiştirilmektedir. Domates, marul, bakla, soğan ve hıyar, Jena yakınlarındaki bölgenin doğu bölümünde cam merkezlerinin alt kısmında 12 dönümlük alanda yetiştirilmektedir. Thuringia, Almanya'da şifalı bitki yetiştiriciliğinde ikinci büyük bölge konumundadır, Kolleda kenti ise "nane kenti" olarak anılıp, nane yetiştiricileri burada nane tarımının nasıl daha iyi yapılacağı konusunda çalışmalarda bulunmak üzere bir araya gelmektedir.

    Thuringia bölgesinin üçte biri ormanlarla kaplıdırve bu bölgenin Almanya'nın en iyi avcılık mekanlarından biri olduğu düşünülmektedir. Doğu ve Batı Almanya'nın birleşimine kadar avcılık müsabakalarından elde edilen etler, lüks otellere satılmak veya ihraç edilmek üzere saklanırdı. Günümüzde avcılık iznine sahip herhangi bir kişi; kızıl geyik, karaca, yaban domuzu, tavşan, ördek ve muflon (yabani koyun) avlayabilmektedir. Sülün, yabani tavuk ve siyah keklik ise, tümüyle koruma altına alınmışlardır ve avlanılmaları yasaktır. Ormanlık alanlar kestane mantarı, çörek mantarı ve chantrelle gibi çok değişik türlerde yenilebilen mantarlarla birlikte, geleneksel katık haline gelmiş yaban mersini, kızılcık, ahududu ve böğürtlen gibi yaban çileklerini barındırmaktadır.

    Thuringia'nın en ünlü yemekleri Thuringian sausage ve Thuringian dumplingdir. Eyalet ayrıca sosislerinin, buğulanmış, ayıklanmış ve tütsülenmiş şekilde hazırlanan çeşitleriyle de bilinmektedir. Ünlü çeşitler arasında Thüringer mettwurst (yayılmış ayıklanmış bir sosis), Feldkieker (tütsülenmiş, sekiz saate kadar havada kurumaya bırakılmış), Thüringer leberwurst (buğulanmış bir domuz sosisi), Thüringer rotwurst (buğulanmış, mesane veya doğal bir kılıfla paketlenmiş sosis) bulunmaktadır.

    Saxony
    Saxony'de sebzeler, Elbe Vadisinde oldukça yüksek fiyata yetiştirilmektedir. Bu bölgede yetiştirilen sebzeler; yer lahanası, hıyar, domates, marul, fasulye, ıspanak, beyaz ve kırmızı lahana, yabanturpu, pırasa, turp, kuzumantarı ile Leipziger Allerleiye (Leipzig karışık sebzeler) hammadde durumunda olan kuşkonmaz, bezelye ve havuçtur. Saxony'de çevresel bakımdan sıkı sebze tarımı denetiminden geçirilen 1,100'ün üzerinde sebze yetiştiricisi bulunmaktadır.

    Kahve, Saxony'de oldukça popülerdir. 17. yüzyıl boyunca kahve, "halk içeceği" olarak biranın yerini almıştır. 18. yüzyılda kahve "Alman değil" şeklinde lanse edilmiş ve bira yeniden ününü geri almıştır. 1908 yılında bir tencerenin ağzına bir tane süzgeç kağıdı yerleştirerek ilk kahve filtresini icat eden, Saxon bir kadın olan Melitta Bentz'dir. Kahve telvesi cezvenin içine yerleştirildi ve sıcak su ile üst seviyeye kadar dolduruldu. Saxonlar kahvelerini tatlı içmekten hoşlanırlardı; popüler kahve içekleri buzlu kahve (vanilyalı dondurma ve çırpılmış krema ile soğuk kahve), kara orman kahvesi (tek veya iki içimlik, kiraz rakısı ve parça buzlu soğuk kahve), baharatlı kahve (karanfil, kakule, tarçın ve krem şanti ile sıcak kahve) ve Dithmarsch kahvesi'dir (yumurta sarısı, rom ve krema ile sıcak kahve).

    Saxony-Anhalt
    Hububatlar Saxony-Anhalt'ın ekili alanlarının yüzde altmış ikisini oluşturmaktadır. Buğday, arpa, yulaf ve çavdar temel yetiştirilen ürünlerdir ve Borde dolaylarında 1931 yılından beri yetiştirilen çavdar, Burger Knackebrot yapımında kullanılmaktadır. Yetiştirildikten sonra şekere dönüştürülen şekerpancarı, ekili alanların yüzde onunu kaplamaktadır ve bölgede 19. yüzyılda yaşanan ekonomik patlamadan sonra popülerlik kazanmıştır.

    Bir balıkçının 110 yıl önce Arendsee'ye Alabalık'ı getirmesiyle bu ürün bölgesel bir yemek özelliği kazanmıştır. Balıkçılık, bölgede bulunan balık türlerinin 40'ından 33'ünü barındırması dolayısıyla bir zamanlar Elbe nehrinde oldukça önemliydi. Merkür, hekzaklorobenzen, DDT, misk bileşikleri ve heptaklor Elbe nehrinin kirlenmesine yol açmış ve 1989 yılından beri nehirde ticari balıkçılık yapılması yasaklanmıştır.

    Würchwitzer Spinnenkäse (Milbenkäse), quark peynirinin, peyniri müthiş bir lezzete dönüştüren binlerce toz zerresi içine yatırılarak elde edilen, üretiminin Würchwitz'de yapıldığı bir peynirdir. Bu tozlar peyniri olgunlaştıran bir enzim salgılarlar ve bir ay sonra peynir sarımsı bir renk alır, üç ay sonra rengi kızıla döner, bir yıl sonra ise meraklıları için çok çekici hale gelen siyahımsı hale gelir. Tadını acımsı olmasından alır ve ayrıca peynirin, tüketen insanları ev tozlarının allerjik etkilerine karşı koruyucu etkileri olduğu da bildirilmiştir. Belli tozlar mayalanmasından ileri gelerek peynirin tüketilmesi esnansında da alınmaktadır. [8]


    Temel Gıdalar

    Et


    Domuz, biftek ve kümes hayvanları, domuz en fazla olmak üzere Almanya'da başlıca tüketilen et çeşitleridir. Yılda kişi başına düşen et tüketimi miktarı 33 kg. (72 lbs.)'dır. Kümes hayvanları arasında tavuk en yaygını olmakla birlikte ördek, kaz ve hindi de ayrıca sevilen ürünler arasındadır. Av etleri, özellikle domuz, tavşan ve geyik tüm yıl boyunca bulunabilecek ürünlerdendir. Kuzu ve keçi etleri de bulunabilmektedir fakat çok fazla rağbet görmemektedir.

    Etler genellikle rosto şeklinde yenilmesine rağmen; tavada pişirme de mevcuttur fakat bu tariflerin kaynağı Fransa'dır. Almanya genelinde etler çoğunlukla sosis şeklinde yenmektedir. Almanya'da yaklaşık olarak 1500 farklı sosis tipi bulunmaktadır.(Wurst)

    Balık

    Alabalık, Alma menülerinde en yaygın olarak tüketilen tatlı su balığı olmakla birlikte bunun yanında turna balığı ve sazan da oldukça sevilmektedir. Levrek de ayrıca sıklıkla tüketilir. Deniz yemekleri geleneksel olarak ringa balığı salamurası (ringa salamurası yuvarlanarak turşu salatası veya soğan etrafında silindirik hale getirilir) şeklinde sunulan ringalar haricinde kuzey kıyı bölgeleriyle sınırlıdır. Günümüzde taze ringa, ton balığı, uskumru, somon balığı ve sardalya gibi deniz balıklarına ülke çapında ulaşılabilmektedir. Sanayi devrimi ve ardından gelen nehir kirliliği öncesinde, somon balığı Rhine, Elbe ve Oder nehirlerinde yaygın olarak bulunmaktaydı.

    Sebzeler
    [​IMG]
    Cologne marketinde bir kuşkonmaz standı.


    Sebzeler çoğunlukla yahni veya sebze çorbalarında kullanılır fakat aynı zamanda garnitür olarak da servis edilir. Havuç, şalgam, ıspanak, bezelye, fasulye ve lahananın birçok çeşitleri yaygındır. Kızarmış soğanlar ülke genelinde birçok et yemeğinin yanında yaygın olarak kullanılan bir aperatiftir. Kuşkonmaz, özellikle beyaz olanı, yaygın kullanılan bir garnitürdür veya ana yemek olarak da hazırlanmaktadır. Restoranların mevsimi olduğu zamanlar tüm menülerini beyaz kuşkonmaz yemeklerine ayırdıkları olmaktadır. Kuşkonmaz mevsimi (Almanca: Spargelzeit veya Spargelsaison) Mayıs'ın ortasında başlayıp, 24 haziran'a karşılık gelen St. John's Day'de bitmektedir. Alman mutfağında önemli bir yere sahip olan patates, Almanlar tarafından bir sebze olarak görülmemektedir.

    Garnitürler
    [​IMG]
    Paprikahuhn tavuk haşlama ve el yapımı küçük Knöpfle (Knödel)


    Erişte, İtalyan makarnasından daha incedir ve genellikle yumurta sarısı içermektedir. Özellikle ülkenin güney batı kısmında, Spätzle denilen eriştenin en fazla tüketilen çeşidi, içine fazla miktarda yumurta sarısı konularak hazırlanır. Ayrıca ravioliyi anımsatan Maultaschen adında geleneksel olarak doldurulmuş erişte bulunmaktadır. Eriştenin yanında, patates ve hamur köftesi de (Klöße veya Knödel) özellikle güneyde oldukça yaygındır. Patates Alman mutfağına 18. yüzyılın sonlarında girmiştir ve 19. ve 20. yüzyıllarda ülkenin heryerinde bulunabilir hale gelmiştir. Patateslerin en fazla sunulma biçimi tuzlu suda kaynatılaraktır fakat püre ve kızartılmış patateste önemli yer tutmaktadır ve Pommes Frites (patates kızartması) günümüzde oldukça yaygın olmuştur. "Pommes Frites"ın daha kısası olan Pommes, Amerikan tarzı bir "patates kızartması" olup, McDonalds ve Burger King gibi Amerikan fastfood mağazaları dışında pek yaygın bulunmamaktadır, daha fazla tercih edilenleri ise ketçap veya mayonezle veya "Pommes rot-weiß" de olduğu gibi her ikisiyle beraber servis edilen Hollanda ve Danimarka tarzı kızartmalardır.

    Baharat ve soslar
    [​IMG]
    Löwensenf: Baharatlı Düsseldorfer hardalı kavanozu.


    Genel olarak sosisler için hardalı bir kenarda tutarsak, Alman yemekleri nadiren acı ve baharatlıdır — en popüler baharatlar maydanoz, defne, kekik, frenk soğanı, karabiber (çok az miktarda), ardıç meyvası ve kimyon'dur. Yılbaşı zamanlarında yapılan tatlı keklerde ve bazende sosislerin hazırlanmasında çoğunlukla kakule, anason tohumu ve tarçın kullanılır fakat bu baharatların Alman yemeklerinde kullanımı ise çok nadirdir. Reyhan, adaçayı, keklik otu ve kırmızı biber gibi diğer baharat ve otlar da son zamanlarda popülerlik kazanmaktadır.

    Hardal ("Senf") sosisle çok uyumludur ve birçok çeşidi vardır, en yaygın olanı ise İngiliz ve Fransız hardalı arası olan "Mittelscharf"dır. Düsseldorf ve etrafındaki bölgeler kendilerine has hem masa sosu, hem de Senfrostbraten gibi yöresel yemek olarak bilinen baharatlı hardalları ile bilinmektedir (hardal ile kavrulmuş biftek). Ülkenin güney bölgelerinde, özellikle Bavyeran usulü Weißwurst ile servis edilen hardalın tatlı bir çeşidi yapılmaktadır. Alman hardalı, Amerikan çeşitlerine göre daha az asidik özellikte bulunmaktadır.

    Yabanturpu, sos olarak kullanılmasının yanında, krema ile zenginleştirilerek ("Sahnemeerettich") veya hardal ile yoğurularak hamur şeklinde de servis edilebilmektedir. Almanya'nın bazı bölgelerinde, hardalın kullanıldığı yerlerde et ve sosislerle beraber kullanılabilmektedir.

    Sarımsak "insanların nefesinin kötü komasını sağladığı"ndan dolayı sevilmemekteydi ve bu yüzden Alman mutfağında hiçbir zaman önemli bir yer edinememiştir fakat son on yıldır Fransa, İtalyan, İspanyol, Portekiz, Yunan ve Türk mutfağı'nın etkisiyle popülaritesi artmaktadır. Önceki yüzyıllardan beri bilinen baharat olan sarımsak, 1990'lardan sonra yeniden ününü artırmıştır.


    Tatlılar
    [​IMG]
    Frankfurter Kranz


    Ülke çapında pasta ve turta bakımından bir çok çeşit bulunmaktadır, en fazla tercih edileni ise taze meyvalardan yapılanlarıdır. Elma, erik, vişne ve çilek düzenli olarak pastalarda kullanılan meyvalardır. Quark peynirinden yapılan Cheesecake oldukça popülerdir. Schwarzwälder Kirschtorte kirazdan yapılan yine oldukça bilindik bir pastadır. Alman çöreği (deliksizdir), marmelatlı veya diğer tatlı dolgularla yapılan mayalı hamur toplarıdır ve bölgeden bölgeye değişmekle birlikte çoğunlukla Berliner, Pfannkuchen, Kreppel veya Krapfen isimlerini almaktadır. Eierkuchen, Fransız Crèpes'e kıyasla geniş fakat oldukça ince bir pankektir. Şeker, marmelat veya şurupla kaplanarak servis edilmektedir. Peynirli, kıymalı ve pastırmalı olmak üzere tuzlu çeşitleri de mevcuttur (ana yemekler içinde bulunmakla birlikte tatlılardan sayılmamaktadırlar). Bazı bölgelerde Eierkuchen içi doldurulup sonra tekrar sarılırken, bazı yerlerde ise keserek ince küçük dilimlere ayrılır ve bir yığın haline getirilir. Pfannkuchen kelimesi hem Alman çöreği (bkz. Berliner) hem de pankek (bkz. Eierkuchen) manalarında kullanılmaktadır.

    Kuzey Almanya'da bulunan popüler tatlı, kırmızı meyva pudingi olup siyah ve kırmızı kuş üzümü, ahududu ve bazen çilek veya kirazın, suyu içinde kalınlaştırı olarak mısır nişastası kullanılarak pişirilmesiyle yapılan "Rote Grütze"'dür. Geleneksel olarak krema ile servis edilirken, bunun yanında vanilya sosu, süt veya çırpılmış krema ile de sunulmaktadır. "Rhabarbergrütze" (ravent puding) ve "Grüne Grütze" (bektaşi üzümü pudingi) "Rote Grütze"ün farklılaşmış halleridir. Benzer bir tat olan Obstkaltschale de, Almanya'nın her tarafında bulunabilmektedir.

    Dondurma ve meyve püresi tatlıları da oldukça popülerdir. İtalyan işletmeli dondurma salonları, Almanya'daki yabancıların işlettiği yiyecek sektörü mekanlarının ilk ciddi girişimleridir ve 1920'lerde yaygın hale gelmiştir. Diğer bir ünlü dondurma zevki de Spaghettieis adlı üründür.


    Ekmek
    [​IMG]
    Çavdar ekmeği


    Ekmek konusunda Alman mutfağı, Doğu Avrupa'ya Batı'ya kıyasla daha yakındır. Tanımına bağlı olarak, beyaz buğday ekmeğinden gri (Graubrot) ve "siyah" (Schwarzbrot) ekmeğe kadar, özellikle de koyu kahverengi çavdar ekmeği olmak üzere 300-600 arasında farklı ekmek çeşidi bulunmaktadır. Birçok tür ekmek hem buğday, hem de çavdar ununu beraber barındırmaktadır (Mischbrot denen karma ekmek), bunun yanında kepekli ekmek ve kepek tohumları (keten tohumu, ayçiçeği tohumu veya bal kabağı tohumları) da bulunmaktadır. Vestfalyan siyah ekmek olan Çavdar ekmeği, fırınlanmadan buharda pişirilir ve kendine özel tatlımsı bir lezzete sahiptir.

    Ekmek özellikle sabahları kahvaltıda yenmesi ve akşamları da sandviç olarak tüketilmesiyle Alman mutfağında önemli bir yere sahiptir fakat nadir de olsa ana yemek yanında yardımcı besin olarak tüketildiği de görülmektedir. Alman mutfağında ekmeğin (Brot) önemi Abendbrot (akşam yemeği manasında, literatürde Akşam Ekmeği) ve Brotzeit (aperatif, literatürde Ekmek Vakti) gibi kelimelerle ifade edilmeye çalışılmıştır. Aslında, Alman gurbetçilerinin dünyanın dört bir yanında dile getirdikleri en önemli şikayetlerden bir tanesi, kendilerine uygun yerel ekmek bulma konusunda çektikleri zorluklardır.

    Almanya, ekmek çeşitliliği en fazla olan ülkedir. 6,000 çeşit ekmek ve yaklaşık 1,200 farklı türde pasta, 17,000 fırın ve 10,000 fırın ve satış yeri olarak hizmet veren yerlerde üretilmektedir. Ekmek neredeyse her tür yemekle (ana olmayan) beraber sunulmaktadır. Ekmeğin sağlıklı beslenme açısından çok önemli olduğu düşünülmektedir.

    Almanya'nın en popüler ekmekleri:

    1. Çavdar-buğday ("Roggenmischbrot")
    2. Tost ekmeği ("Toastbrot")
    3. kepekli-taneli ("Vollkornbrot")
    4. Buğday-çavdar ("Weizenmischbrot")
    5. Beyaz ekmek ("Weißbrot")
    6. Çok taneli ("Mehrkornbrot")
    7. Çavdar ("Roggenbrot")
    8. Ayçiçeği tohumu ("Sonnenblumenkernbrot")
    9. Balkabağı tohumu ("Kürbiskernbrot")
    10. Soğan ekmeği ("Zwiebelbrot")

    Daha koyu, çavdar barındıran Vollkornbrot veya Schwarzbrot ekmekleri Alman mutfağına özgüdür. Buharda yapılan Çavdar ekmeği uluslararası bilinirliğe sahiptir fakat tamamıyle Alman siyah ekmeğini temsil etmemektedir. Birçok Alman ekmeği maya ile yapılmaktadır. Kepekli tahıl yüksek lif açısından tercih edilmektedir. Almanlar ekmeklerinde neredeyse tüm tip tahılları kullanmaktadır — buğday, çavdar, arpa, kılçıksız buğday, yulaf, darı, mısır ve pirinç. Bazı ekmekler de patates unundan yapılmaktadır.


    Yuvarlak ekmekler
    [​IMG]
    Sepet içinde Yuvarlak ekmekler


    İsimleri Brötchen, Semmel, Schrippe, Rundstück veya Weck / Weckle / Weckli olacak şekilde bölgeye göre değişen yuvarlak ekmekler Alman mutfağında geniş yer tutmaktadır. Alışılmış şekli yarıya kesilip, tereyağı veya margarin sürülmesidir. Sonrasında ise peynir, bal, et, balık veya koruyucular iki yarımın arasına veya her iki yarıya ayrı ayrı olacak şekilde sürülür ve sandviç haline getirilir.

    Yuvarlak ekmekler Bratwurst veya Brätel gibi aperatiflerle sosisli sandviç şeklinde de tüketilmektedir.


    Öğünler
    [​IMG]
    Süt ve muzla sunulan kuru müsli karışımı


    Kahvaltı (Frühstück) genel olarak ekmek, tost, ve/veya reçelli ("Konfitüre" veya bilindik ismiyle "Marmelade") yuvarlak ekmekler (bölgeye göre değişmekle birlikte en yaygın isimleri Brötchen, Semmeln, Schrippen, Wecken veya Rundstücke), marmelat veya bal, yumurta ve sert kahve veya çay (çocuklar içinse süt, kakao veya meyve suyu) içermektedir. Jambon, tuzlu et ve salam gibi et ürünleri de çeşitli peynirlerle birlikte sabahları kahvaltıda yaygın olarak tüketilmektedir. Leberwurst (karaciğer ezmesi sucuğu) gibi etten yapılan ürünler de kahvaltı esnasında yenmektedir.

    Adet olarak günün ana yemeği öğle vakitlerinde yenmektedir (Mittagessen). Akşam yemeği (Abendessen veya Abendbrot) ise çeşitli ekmekler, et veya sosis, peynir ve sebze çeşitleri, sandviçler gibi daha az miktarlarda yemekle kahvaltıyı andırmaktadır. Fakat Almanya'da da Avrupa'nın diğer bölgelerinde olduğu gibi akşam yemeği alışkanlığı son 50 yılda değişiklik göstermiştir.

    Günümüzde birçok insan çalışma günlerinde iş yerinde yalnızca ufak bir öğün öğle yemeği yiyip, akşamları evlerinde tüm aile ile beraber doygun bir akşam yemeğinin keyfini sürmektedirler. Bu da ofislere yakın ucuz restoranların varlığının ve fabrika kantinlerinin açılmalarının nedenidir. Yani geleneksel yeme alışkanlı hala sadece köysel bölgelerde sürmeyip, her yerde etkisini sürmektedir. Kahvaltı hala oldukça popülerdir ve haftasonları da misafir oalrak arkadaşlarla beraber daha özenli ve uzun bir öğün haline getirilmektedir. 1990'lardan beri şehir kafelerinde pazar günleri brunch keyfi de yaygınlaşmaya başlamıştır.


    İçecekler
    [​IMG]
    Çeşitli şişelerdeki Kölsch biraları


    Bira, birçok yerel ve bölgesel mükemmel kalitede üretim yapan bira fabrikalarıyla Almanya'nın her bölgesinde oldukça yaygındır. Bira diğer ülkelerde olduğu kadar pahalı olmamakla birlikte bir de oldukça kalitelidir. Pale lager pilsener ülkenin her yerinde yaygın olmakla birlikte, buğday birası (Weissbier) ve diğer çeşit biralar özellikle Bavyera'da çokça bulunmaktadır. Bölgelerin bir çoğu kendi ürettikleri biralarla Weissbier gibi özel tatlara sahiplerdir. Bu tatlara örnekler Rhine kıyılarında bulunan koyu bira Altbier, Cologne bölgesindekinin aynısı olan Kölsch ve Berlin'de imal edilen ahududu şurubuyla karıştırılıp, düşük alkollü ekşi bira olan Berliner Weiße'dir. 1990 yılında yeniden birleşmeden sonra, önceleri Doğu Almanya'da yaygın olup Batı'da bulunması oldukça zor olan Schwarzbier, Almanya'nın bütününde sevilen bir bira haline gelmiştir. Bira ayrıca farklı tatlarla karıştırılarak da tüketilmektedir:

    * pils veya lager ve limonata: Radler
    * pils veya lager ve kola: Diesel, Schmutziges veya basitçe Colabier
    * Altbier ve cola: Krefelder
    * buğday birası ve kola: Russ veya basitçe Colaweizen

    Geçmiş yıllarda birçok bira üreticisi biranın diğer içeceklerle karıştırılarak yeni bir içecek oluşturma trendine ayak uydurarak şişelenmiş karışım ieçecekleri satmaya başladılar. Bunların örnekleri Bibob (Köstritzer'den), Veltins V+, Mixery (Karlsberg'den) ve Cab'dir (Krombacher'dan).

    Bira genellikle şişelenmiş olarak veya fıçı ile satılır. Kutu biralar da bulunmaktadır fakat kutularda ortaya çıkan depozito ücretinden sonra neredeyse piyasada kalkmak üzeredir.

    Şarap da ülke genelinde yaygın olarak tüketilir. Alman şarabı baskın olarak üst ve orta Rhine ve ona bağlı bölgelerden gelmektedir. Riesling ve Silvaner, beyaz şarabın en iyi örneklerinden olurken, Spätburgunder ve Dornfelder de önemli Alman kırmızı şaraplarıdır. Tatlı Alman şarapları Almanya'da nadiren bulunabilirken, İngilizce konuşulan ülkelerde bulunan yabancı marketlerde çokça görülebilmektedir.

    Korn Almanya'nın orta ve kuzey bölgelerinde fazlaca tüketilen malttan (buğday, çavdar ve/veya arpa) elde edilen bir Alman içkisidir. Diğer bir yandan Obstler, elma ve armut ("Obstler"), erik, kiraz (Kirschwasser) veya sarı erikten damıtılır ve güney kısımlarda daha fazla rağbet görür. Schnaps kelimesi her iki tür sert likörleri ifade etmektedir.

    Kahve, sadece kahvaltıda değil, aynı zamanda öğleden sonraları bir parça kekin yanına eşlik ederek veya Pazar günleri veya özel gün ve doğum günlerinde de yaygın olarak tüketilen bir içecektir. Genel olarak tüketilen filtre kahve, alışılmış kahveden daha sert fakat espresso'ya göre de yumuşak bir içim tadına sahiptir. Çay özellikle Kuzeybatı'da yaygındır. Doğu Frizyeliler geleneksel olarak çaylarını krema ve akide şekeri ("Kluntje") ile içerler.

    Popüler yumuşak içecekler arasında elma suyunun köpüklü soda ile karıştırılmasıyla elde edilen Apfelschorle ve kola ve portakal aromalı Fanta benzeri içecekle elde edilen Spezidir. Almanlar komşuları arasında yüksek karbonatlı şişe suyu ("Sprudel") karbonatsız olana tercih etme bakımından tektirler.

    Mükemmel kalitede içme suyu Almanya'da ülkenin he yerinde herhangi bir zaman temin edilebilmektedir. Kamu su sanayiinden sağlanan su, musluktan tereddüde düşmeden tüketilebilmektedir. Klor eklenmemektedir. İçme suyu, devlet görevlileri tarafından insani tüketime uygunluk konusunda emin olmak adına kontrol edilmektedir. Yönetmelikler şişelenmiş su için daha sıkıdır. (bkz. Trinkwasserverordnung). Almanya'da sağlık konusunda tereddütle şişelenmiş su almaya gerek yoktur fakat musluktan temin edilen suyun tadı değişiklik göstermektedir, bunlardan en iyi tada sahip olanları da kırsal bölgelerde olanlardır. [kaynak belirtilmeli]


    Ayar çizgisi

    Ayar dairesi, satışlardaki her türlü ölçümün kontrol edildiği kamu kuruluşudur, , örneğin, bir Alman kasap dükkanında yapılan her ölçümde Ayar dairesine (~ Ölçü ve Ağırlık Bürosu) ait son kullanma tarihi ve mamülün ağırlığını gösteren bir mühür bulunmaktadır.

    Bar ve restoranlarda satılan tüm soğuk içecekler, gelen müşterilerin menüde sunulan miktarlarda hizmet almasını sağlamak amacıyla Ayar dairesi tarafından sıklıkla kontrol edilen üzerlerinde kalibrasyon işareti (Ayar çizgisi) bulunan bardaklarla sunulmaktadır. Eğer sunulan içecek bu gösterge çizgisinin altında ise, müşteri ürünü reddedebilir veya doğru bir şekilde doldurulmuş olanıyla değiştirilmesi gerekmektedir. Köpüklü &mdash birada &mdash genel kural; sıvı-köpük-çizgisi Ayar çizgisinden bir santimetre daha aşağıda olmaması gerekmektedir, aksi taktirde bir Münihli Bira bayramı'nda bu ölçüye itirazda bulunabilir. Bu işaretleme Almanya'ya özgüdür.


    Önceki Alman Demokratik Cumhuriyeti'nden tatlar

    Eski Alman Demokratik Cumhuriyeti mutfağı (GDR veya Doğu Almanya), Batı Almanya veya günümüz Almanya'sının mutfağından birçok yönden farklılıklar göstermektedir.

    Doğu Alman mutfağı çoğunluk olarak Rus, Macar, Bulgar ve diğer Doğu Avrupa ülkelerinden etkilenmiştir. Bu ülkelere tatil için giden Doğu Almanlar ve bu ülkelerden Doğu Almanya'ya gelen göçmenler vasıtasıyla yemek kültürü yayılmıştır. Doğu Alman mutfağına bu yolla giren önemli bir yemek Soljanka'dır.

    Diğer bir ayrım da GDR'de şuan kullanılan baharatların eksikliğiydi. Örneğin keklikotu hiç bilinmemekteydi ve sarımsak ve Worcestershire sosu çok değerliydi. Limon suyu sirke ile yer değiştirecekti ve geberotunun yerini de salamurada bezelye almıştır. Şarapla pişirme yapılırken (özellikle şarap üretici olan Franconia ve Hesse bölgelerinde), Doğu Almanya marketlerinde iyi şarap eksikliği bulunduğundan özel günler için şarap saklanırdı. Bu sebepten dolayı, Ragout fin (Würzfleisch olarak bilinir) oldukça aranan bir ürün olmuştur.

    Doğu Alman kafeteryaları birleşik bir mutfağa sahipti. Ülkedeki şirket ve okullarda bulunan tüm kafeteryalar aynı yemekleri bulundurmaktaydılar. Kafeteryalar genel olarak ulusal HO (Handelsorganisation) organizasyonu tarafından işletilmekteydiler. Ellerinde tarifleri standartlaştırılmış tatları neredeyse heryerde aynı olan yaklaşık olarak 300 yemeklik bir liste bulunmaktaydı. Tedarik sıkıntısı ve kalabalık sayıda insanlara yemek sağlama konusundaki zorluklar yemek konusunda belli başlı Doğu Alman yöntemlerinin doğmasını sağlamıştır, bunlardan biri Jägerschnitzel'dir ve geniş ve ince Jagdwurst dilimlerinin ekmek kırıntılarıyla kaplanıp, kızartılması ve domates sosu ve erişte ile birlikte servis edilmesinden oluşur.

    Bu kültürel Doğu Alman mirasını koruma adına gayretlerde bulunulmaktadır ve Almanya'da Doğu Alman HO tariflerini online olarak bulabilmek mümkündür


    Yabancı etkileri

    2. Dünya Savaşı'ndan sonra yabancı işçilerin etkisiyle, birçok yabancı yemek kültürü Alman mutfağına girmiştir— spaghetti ve pizza gibi İtalyan yemekleri dishes like Alman mutfağının temel besinlerinden olmuştur.Türk göçmenler'in Alman yiyecek alışkanlıkları üzerinde oldukça önemli etkileri bulunmaktadır— Berlin'de Türk göçmenler tarafından yapılan bir etli sandviç türü olan Döner Kebabı, Almanya'daki burger zincirinin (Almanya'da yaygın olarak burger zincirini Mc Donald's ve Burger King oluşturmaktadır) satışlarını ikiye katlayacak şekilde rağbet görerek Almanya'nın en sevilen fast food'u durumunda bulunmaktadır. Çin ve Yunan yemekleri de yaygın ve popülerdirler. Hint, Thai ve diğer Asya mutfakları popülerliklerini gün geçtikçe artırmaktadırlar. Avusturya mutfağı son zamanlarda birçok restorantda örneğin schnitzel gibi Avusturya tatlarının sunulmasıyla özellikle Berlin'de popüler hale gelmektedir. Pahalı restoranların bir çoğu onyıllardır Fransız yemekleri servis etmektedir fakat 1990'lardan beri bu yemekler Alman mutfağına daha uygun hale getirilmektedir.
     

Sayfayı Paylaş