1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Altay Tufan Efsanesi

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve BeReNN tarafından 10 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL

    Altay Tufan Efsanesi, özetle şöyledir:

    Sel bütün yeri kapladığında, Tengiz (=Deniz) yerin üzerinde efendi idi Tengiz'in yönetimi altında Nama adında iyi bir erkek yaşardı Nama'nın Sozun Uul, Sar Uul ve Balık adlarında üç oğlu vardı
    Ülgen (Tanrı), Nama'ya bir kerep (=tahta sandık) yapmasını buyurdu


    Nama, sandığın yapılması işini üç oğluna bıraktı Oğulları, kerepi bir dağ üzerinde yaptılar Kerep yapıldıktan sonra Nama, onu her biri seksen kulaç olan sekiz halatla köşelerinden yere bağlamalarını söyledi Böylece su seksen kulaç yükseldiğinde durum anlaşılacaktı Bundan sonra Nama, ailesi ile çeşitli hayvanları, kuşları alarak kerepe girdi

    Yeryüzünü sisler kapladı Dünya korkunç bir karanlığa gömüldü Yerin altından, ırmaklardan, denizlerden sular fışkırdı Gökten sağanaklar boşandı Yedi gün sonra yere bağlanan halatlar koptu, kerep yüzmeğe başladı; suyun seksen kulaç yükseldiği anlaşıldı Yedi gün daha geçti Nama en büyük oğluna kerepin penceresini açmasını, çevreye bakmasını söyledi Sozun Uul bütün yönlere baktı Sonra şöyle dedi:


    "Her şey suların altına batmış Yalnızca dağların dorukları görünüyor"


    Daha sonra Nama da baktı O da "Gökyüzü ile sular dışında bir nesne görünmüyor" dedi

    Kerep sonunda sekiz dağın birbirine yaklaştığı yerde durdu Çomoday ve Tuluttu dağlarında karaya oturdu Nama pencereyi açtı, kuzgunu serbest bıraktı Kuzgun geri dönmedi İkinci gün kargayı gönderdi, üçüncü gün saksağanı gönderdi Hiçbiri geri gelmedi Dördüncü gün bir güvercin gönderdi Güvercin, gagasında bir ince dalla geri döndü Nama bu kuştan, öteki kuşların niçin geri gelmediğini öğrendi Onlar sırasıyla geyik, köpek ve at leşi yemek üzere gittikleri yerde kalmışlardı Nama bunu duyunca öfkelendi


    "Onlar şimdi ne yapıyorsa, dünyanın sonuna değin onu yapmağa devam etsinler" dedi

    Efsanenin devamında Nama yaşlandığı zaman, kurtardığı canlıları öldürmesi için kendisini kışkırtan karısını öldürür Oğlu Sozun Uul'u yanına alarak cennete (göğe) çıkar Daha sonra orada beş yıldızlı bir yıldız kümesine dönüşür Holmberg'in düşüncesine göre, tufan kahramanları, Yayık Han'a dönüşmüştür Yayık Han, Altay Türkleri'ne göre, insanları koruyan ve yaşam veren bir ruhtur Ayrıca insanlarla Ülgen (Tanrı) arasında elçilik yapar
     

Sayfayı Paylaş