Altın Neredeymiş

KıRMıZı

TeK BaşıNa CUMHURİYET
V.I.P
Katılım
22 Şbt 2008
Mesajlar
35,227
Beğeniler
7,078
Şehir
TÜRKİYE
#1
ALTIN NEREDEYMİŞ

Evvel zamanlarda bir çiftçi varmış. O çoğu zaman tarlasında çalışırarak ailesine bakarmış. Onun üç oğlu ise çok tembelermiş. Bir gün bu çiftçi hastalanarak ölmüş. Babalarının ölümünden sonra, kardeşler çiftçiliği becerememişer ve gitgide fakirleşmişler.

Çifçinin iyi dostu olan komşuları onların bu halini görüp onların evine gelmiş. Ve onlara şöyle demiş:

-Niye bu haldesiniz? Yoksa babanızın altınlarını harcayıp bitirdiniz mi? diye sormuş.

-Ne altın mı? Babam bize altını olduğunu söylememişti!

-Demek size altınlardan bahstemedi! Son gunlerinde çok hastaydı zaten. Unutmuş demek ki! Bana tarlalarından birine altın sakladığından bahsetmişti. Tarlalarınızı iyice kazarsanız, altını bulursunuz, deyip gitmiş. Ve hemen tarlalarını kazmaya başlamışlar, ama atını bulamamışlar. Sonunda altınlardan ümitlerini keserek komşularının evine gitmişler:

-Tarlaların her karışını kazdık, fakat altın maltın bulamadık. Ya sen ya da babam bizi kandırdı, demişler.

Komşuları:

-Acele işe şeytan karışır, çocuklar. Tabii ki, toprağı sulamazsanız toprak yumuşamaz ve derin kazamazsınız. Altını da bulamazsınız. Babanız bana yalan söylecek bir adam değildir. Ama siz de haftalardan beri kazıyorsunuz, çok yoruldunuz. Hem kazmaya devam ederseniz, ekim işleri geç kalır tarlayı da ekemezsiniz. En iyisi siz şimdilik kazmaya ara verip tarlalarınızı ekin. Daha sonra da bol bol sulayın. Ekini biçtikten sonra toprak kuru olursa hiç kazamazsınız. O altını daha derinlere gömmüştür. Gençler de çaresiz komşularının dediklerini yapmaya karar vermişler.

Onlar da komşunun söylediklerini yapmışlar tarlaya güzelce ekin ekip hasat zamanı gelince de biçmişler. Toprak iyi kazılıp iyi sulandığı için çok mahsül vermiş. Mahsülü satınca iyi para kazanmışlar. Ama bununla yetinmeyen bu üç kardeş tekrar altınları aramaya koyulmuş. Kazmaktan yorulan büyük kardeş:

-Eğer tarlaları ekmek için bu kadar çok kazsaydık, bugün buralarda altın aramak zorunda kalmazdık. Hiç olmazsa şu kazdığımız toprağa soğan ekelim de bunca emeklerimiz boşa gitmesin. Soğanları ekip sulamaya devam etmişler. Toprağa her attıları tohum yeşermiş iri soğan olmuş. Soğanları sata sata bitiremiyorlarmış. Bunlar böylece soğanlarla uğraşırlarken, bir gün komşuları gelmiş.

-Nasılsınız? Son zamanlarda bana da gelmez oldunuz. Her hâlde altını buldunuz artık, demiş.

-Altın bulamadık. Ama şu soğanlar sayesinde altın bulmuş gibi olduk.

-Haklısınız. Gerçekten de babanızın hiç altını yoktu. O her zaman ekinen kazandığıyla geçiniyordu. Siz ise, babanız ölünce ekine bakmadınız. “Burada altın var.”demezsem sizi çalıştıramayacağımı iyi biliyordum. Artık altını nasıl elde etmeniz gerektiğini iyi biliyorsunuz, demiş.

-Doğru söylüyorsunuz! Bize verdiğin dersi asla unutmayacağız. Artık altını bulacağız. Ona teşekkür etmişler ve çalışarak yeni bir hayata başlamışlar.
 
Top