1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Alzheimer Hastalığı

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve r0se tarafından 3 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Gül Kurusu
    Relax

    Gül Kurusu Mevsim hep sonbahar... Özel üye

    Katılım:
    17 Kasım 2013
    Mesajlar:
    2.105
    Beğenileri:
    1.703
    Ödül Puanları:
    4.830
    Yer:
    Neverland
    Banka:
    3.731 ÇTL
    İlerleyen yaş gecikmeli hatırlamada güçlük, azalmış bilişsel esneklik ve bellek ile bazı görsel mekansal becerilerde bozulmayla ilişkilendirilebilir (Weintroub, 2000). Normal şartlarda; ilerleyen yaş ile birlikte seyreden bu gibi zihinsel değişiklikler bir takım ip uçları ve hatırlamayı kolaylaştıracak yollar kullanılarak telafi edilebilir. Bu durumda yaşlı kişinin zihinsel fonksiyonları test edilecek olsa normal sınırlarda fakat daha yavas olması beklenir (Morris and Peterson). Fakat ilerleyen yaşla birlikte zihinsel faaliyetlerde ve günlük yaşam aktivitelerinde bozulmaya neden olan bir hastalığın ortaya çıkması kendini başlıca unutkanlık şikayetiyle belli eden nörolojik bir hastalığın habercisi olabilir.

    Bunlardan en sık görülen Alzheimer Hastalığı (AH) ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Klinik olarak incelediğinde AH bilişsel ve işlevsel düzeyde ilerleyici bir kötüleşme ve hafıza ile diğer entellektüel faaliyetlerde belirgin bozulma olarak karşımıza çıkar (Scinto&Daffner,2000). Bunlar;

    - Yeni bilgileri öğrenmek veya daha önce öğrenilmiş olan bilgiyi hatırlama becerisinde bozulma
    - Konuşma bozukluğu
    - Motor işlevlerin korunuyor olmasına rağmen motor etkinliklerin yapılamaması
    - Duyu işlevlerinin korunuyor olmasına rağmen objelerin tanınamaması
    - Planlama, organizasyon, dikkati odaklama, görünümün altında kalanı kavrama gibi işlevlerde bozulma (DSM-IV).

    Yukarıdaki belirtiler kişinin sosyal ve mesleki yaşamında hastalık öncesine göre belirgin bozulmaya neden olur ve bir başka hastalıkla ortaya çıkan geçici bozulma değildir. 85 yaşın üstündeki popülasyonun %50'sinde Alzheimer Hastalığı'nın ortaya çıkması bekleniyor. Alzheimer vakalarının %25'inin genetik mirasla ilişkili olduğu ortaya konulmuştur. Hastalık geri döndürülemez olsa da süreci yavaşlatılabilir. Bunun anahtarı erken tanıdır. Hastalığın prognozu yavaş ilerleyen periyodlardan oluşabileceği gibi hastanın fizyolojik durumuna ve genetik mutasyonuna bağlı olarak akut fazlardan da oluşabilir. Alzheimer Hastalığı'nın en erken belirtisi kısa süreli bellekteki kayıplardır. İlk zamanlarda oldukça hafif olabilir ve hasta tarafından gizlenebilir. Hasta yakınları da bunu bir hastalık belirtisi olarak görmekten çok yaşlanma sürecinin normal bir hastalık belirtisi olarak yorumlama eğilimi gösterirler (Cohen,1999).
    Ortalama 8 ila 10 yıl sürüp mortaliteyle sonuçlanan AH gelişim evresinin geriye dönüşü olarak düşünülebilir.

    Hastalığa adını veren Alois Alzheimer 1864-1915 yılları arasında yaşamış bir psikiyatristtir. 3 çocuk babası olan Alzheimer tüm yaşamını Almanya'da geçirmiştir. Hastalarındaki davranış bozukluklarını organik nedenlere bağlama eğilimindeydi. Şefi olduğu klinike Auguste D., isimli 1850 doğumlu bir kadın hastasının sergilediği belirtiler dikkatini çeker ve ayrıntılı olara incelemeye başlar. Geldiğinden itibaren konuşması bozuk olan hastasını izlediği süre boyunca Bayan August yavaş yavaş nesneleri adlandıramaz, doğum yerini hatırlayamaz, basit matemetik işlemleri yapamaz olur, yazı yazma ve okuma becerisini kaybeder, gittikçe endişeli ve kaygılı ve hatta sinirli davranır olur, kimsenin duymadığı sesler duyduğunu söyler. Gün aşırı ziyaretine gelen doktorunu tanımaz hale gelir (Maurer&Maurer, 2001). Hastalık; bu belirtiler bütününün bilinen diğer hastalıklardan farklı olduğunu düşünen Alois Alzheimer'in adıyla anılır.
     
  2. Gül Kurusu
    Relax

    Gül Kurusu Mevsim hep sonbahar... Özel üye

    Katılım:
    17 Kasım 2013
    Mesajlar:
    2.105
    Beğenileri:
    1.703
    Ödül Puanları:
    4.830
    Yer:
    Neverland
    Banka:
    3.731 ÇTL
    Nedenleri

    Alzheimer Hastalığı için beyinde asetil kolin azalması bir neden olarak bilinmektedir. Yapılan çalışmalar AH hastalarının beyinlerinin dış yüzeyinde nedeni bilinmeyen anormal protein birikimi olduğunu ve buna bağlı olduğu düşünülen hücre kaybı ve hücreler arası bağlantıların kaybolduğu görülmüştür (Giacobini, 2000).
    Ailede bu hastalığa yakalanmış bir birey olması bir risk faktörü olarak görülmekle birlikte daha çok genetik bir hastalık olduğu bilinmektedir.

    Belirtileri

    Unutkanlık: Eşyaların yerleri (gözlük, cüzdan gibi), tanıdığı insanların isimlerini veya yüzlerini, bir işi yapıp yapmadığını unutur. Bunlar günlük hayatın hızlı akışında hepimizin yaşadığı unutkanlıklar gibi gözükmektedir, fakat Alzheimer hastaları eşyalarını uygunsuz yerlere koyarak ya da uygun yerde aramayarak hiç bulamaz. İnsan ve nesne isimlerini hatırlayamaz. Yeni tanıştığı insanları hatırlayamaz, soruları cevaplarını aldığını unutarak tekrar tekrar sorar ya da söylediğini unutarak aynı cümleyi tekrarlar


    Günlük yaşam aktivitelerini etkileyen hafıza kaybı: Kendine bakım, yemek yeme düzeni ve adabı, tuvalet kontrolü gibi temel becerilerde kayıp olabilir.


    Kazanılmış becerilerin kaybı: Sık sık yemeği ocakta unutuarak yakmak, araba kullanırken tehlike doğuracak beceri kaybı, markette para sütü hesaplayamamak gibi kazanılmış bir takım becerilerin kaybı sadece 'unutkanlık'la açıklanamayabilir. Bunun yanında hasta yeni becerileri öğrenemez hale gelir; örneğin cep telefonu ya da bankamatik kullanmayı öğrnenememe gibi. Bu durumda bir ev hanımı artık yemek yapamaz, bir terzi artık dikiş dikemez hale gelebilir.


    İletişim: Bazen bir tanıdığın adını istenildiği anda hatırlayamayıp bir süre sonra hatırlamak doğal karşılanabilir. Kelime bulmada güçlükler ortaya çıkar; bu insan ismi olabileceği gibi akıcı konuşmasını kesintiye uğratacak şekilde nesne isimlerini bulma da olabilir. Kişi cevabını almış olmasına rağmen sorduğu bir soruyu hem cevabını hem de sorduğunu unutarak tekrar tekrar sorabilir ve ya eskisine kıyasla daha kısıtlı sayıda kelimeyle ve daha zayıf bir gramer yapısıyla kendini ifade eder hele gelebilir. Uzun konuşmaları takip etmekte zorlanabilir.

    Oryantasyon bozuklukları: Haftanın hangi gününde, ayın kaçında olduğunu bilemeyebiliriz fakat sonra takvim bilgilerine uyum sağlarız. AH hastaları ise yıl, ay ve gün gibi zamansal bilgileri kaybeder. Bu durumda günlük aktüel olayları takip etmekte başarısız hale gelir. Kişi bulunduğu yeri karıştırabilir ya da nerede olduğunu bilemez hale gelebilir. Kişi kendine dair bilgilerde de kayıp yaşayabilir. Örneğin doğum tarihini, yaşını bilemeyebilir.

    Muhakeme güçlüğü: Karşılaştığı herhangi bir durumu mantık çerçevesinde yargılayamayabilir. Karar vermekte güçlük çekebilir.

    Görünenin altında yatanı kavrama (soyut düşünme) güçlüğü


    Davranış değişiklikleri: AH hastaları ani davranış değişiklikleri gösterebilir, bunlar duruma uygunsuz olabilir; nedensiz ani sinirlenmeler gibi. Gördüğü gündüz hayalleri ya da duyduğu sesler nedeniyle korkup ajite davranışlarda bulunabilir (Stur, Smith,Rummans,2002).

    Kişilik değişiklikleri: Şüpheci, sinirli, huzursuz ya da tamamen ilgisiz bir kişi haline gelebilir.
     
  3. Gül Kurusu
    Relax

    Gül Kurusu Mevsim hep sonbahar... Özel üye

    Katılım:
    17 Kasım 2013
    Mesajlar:
    2.105
    Beğenileri:
    1.703
    Ödül Puanları:
    4.830
    Yer:
    Neverland
    Banka:
    3.731 ÇTL
    Teşhis

    AH'nın tanısı koyulabilmesi için bir çok disiplinden klinisyenin muayenesi ve bir çok tetkik yönteminin kullanılması gerekmektedir. Bu sayede fizyolojik, psikolojik ve nörolojik değerlendirmeler yapılır. Radyolojik görüntülemeler, nöropsikolojik testler ve tüm bu tetkik sonuçları ile muayenesini yapacak nörolog birlikte çalışırlar.
    Hasta insiyatifini kaybetmiş, kendini ifade edemiyor gözükse de içinde bulunduğu durumdan rahatsız olması doğaldır. Yetersizlik hissiyle duygusal olarak çöküntü yaşayabilir. Hastalığın seyrini ağırlaştırmaması ve hastanın yaşam kalitesini yükseltebilmek açısından kişilik değişiklikleri ve davranış bozuklukları için bu alanda uzman bir psikiyatr (nöropsikiyatr ya da yaşlılık psikiyatristi) tarafından muayene edilmelidir.
    Kişinin zihinsel fonksiyonlarındaki kayıpları ayrıntılı olarak ortaya koymak ve ayırıcı tanı için nöroloğa yardım etmek üzere alanında uzman bir psikolog tarafından nöropsikolojik değerlendirilmesi yapılmalıdır.
    Yine hastalığın verdiği hasarı saptamak ve ayırıcı tanı için nöroradyolojik görüntüleme tetkikleri nöroloğa yol gösterici olur.

    Tedavi

    Günlük yaşam kalitesini düşüren unutkanlık ve ilişkili beceri kayıplarını durdurmayı hedefleyen bir tedavi yaklaşımı izlenir. Hastalığın nedeni olan asetil kolin azalmasını engellemek üzere medikal olarak asetil kolin esteraz inhibitörü verilir (Enz, 2000). Bununla birlikte hastalığa eşlik eden davranış değişiklikleri, uyku ve yeme düzensizliği gibi problemlerin kontrolünü sağlamak ve bu sayede hastayı ve hastalığı daha stabil hale gelmesini sağlamak için psikiyatrik yardım tedaviye eklenmektedir. Hastalığın stabilizasyonunu ve hastanın konforunu sağlamakta önemli katkıları olduğu bilinen düzenli beslenme ve düzenli uyku tedaviye oldukça yardımcıdır.
     
  4. Gül Kurusu
    Relax

    Gül Kurusu Mevsim hep sonbahar... Özel üye

    Katılım:
    17 Kasım 2013
    Mesajlar:
    2.105
    Beğenileri:
    1.703
    Ödül Puanları:
    4.830
    Yer:
    Neverland
    Banka:
    3.731 ÇTL
    Alzheimer Hastalığı Nedir Tedavisi ve Çareleri ?

    Alzheimer hastalığı, beyinde biriken “Amiloid beta” türü bir protein moleküllü hastalığın temel nedeni olarak görülmeye başlandı.

    Dünyada Alzheimer tanı kriterleri her geçen gün değişmekte ve amiloid beta proteininin ölçüm değerlerinin kullanılabileceği kabul görmektedir.

    İnsanın hafızası için çok önemli bir beyin bölgesi olan ‘Hippokampus’un hacminin MR ile ölçülmesi de hastalığın tanıs ve takibi için kullanılabiliyor.

    Depresyon ve Alzheimer

    İnsanların depresyon ile Alzheimer rahatsızlıkları arasındaki ilişkisi de son 3 yıldan bu yana yapılan araştırma sonuçları ile açıklığa kavuşuyor. Zamanızımıza dek Alzheimer hastalığının, bellek kusurları henüz ortaya çıkmadan önce psikiyatrik bulguların, bilhakis depresyonun görüldüğünü çok iyi biliyorduk. Kısacası aktif çalışan yaşı ilerlemiş bir bireyin erken emeklilikle birlikte sakin bir yaşam sürmeye başlaması bazen depresyona neden olması ve bazı kişilerinde bu durumun Alzheimer tipi bunama ile devam etmesi sık rastlanan bir hastalık öyküsü gibi olabilir.

    Yeni yapılan yani son 3 yıldan beri yapılan çalışmalarda genç yaşlardaki bireylerde plazma amiloid beta 42 seviyesinin plazmada düşük olarak bulunması ileri yaşlarda depresyona zemin hazırlayan önemli bir neden olarak görülmekte. Kişinin genetik riski uç seviyelerde olmasa bile eğer amiloid beta seviyesi düşükse depresyona daha kolay yakalandığı artık biliniyor. Yani artık, ruhsal yakınmalar ile amiloid beta düzeyi arasında bir ilişki olduğunu biliyoruz. Tüm bu sonuçlarla kısaca şunu söyleyebiliriz: Depresyon sizden ne kadar uzaksa Alzheimer yanınıza o kadar zor yaklaşabilir. Beynin en önemli besin kaynağının neşe olduğunu unutmamalıyız

    Unutkanlık ve Alzheimer

    Her unutkanlık problemi Alzheimer olacağınız anlamına gelmediğini unutmayınız. Sigara içiyorsanız da, bırakmak için yardım alın. Güçlü kokuları evden uzak tutun. Parfümlü sabun, şampuan veya losyonlardan kaçının. Tütsülerden uzak durun. Astımlı kişinin yatak odasında özel düzenlemeler yapılması şartlardan bir diğeridir. Halı ve kilimleri kaldırın. Bu tip materyaller tozu ve küfü çekerler. Parke veya kalebodur gibi toz tutmayan zemin döşemeleri tercih edin. Tüylü koltukları, minderleri ve fazla yastıkları kaldırın.

    Yaşlılar Dikkat etmeli

    Bunlar toz toplarlar. Yatak takımlarınızı toz geçirmeyen ve fermuarlı nevresim takımları ile kaplayın. Kuş tüyünden yapılmış yatak ve yastık kullanmayın Çarşaf ve nevresim takımlarını sık sık, 55 derecenin üstünde suda yıkayın ve güneşte kurutun. İçerdeki havayı temiz ve taze tutmak için pencereleri açın. Evinizi iyice havalandırın. Yemek pişirirken oluşan buhar ve güçlü kokulara karşı pencereleri olabildiğince açın. Grip ve üst solunum yolları salgınlarında maske takın. Dışarıdaki hava egzoz gazı, araba, fabrika dumanı veya çiçek ve ağaç polenleri ile kirlenmiş ise pencerelerinizi kapalı tutun.
     

Sayfayı Paylaş