1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Amerika Birleşik Devletleri Diplomatik Belge Sızıntısı

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 8 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Amerika Birleşik Devletleri Diplomatik Belge Sızıntısı

    Julian Assange önderliğindeki WikiLeaks organizasyonu, ABD Dışişleri Bakanlığı ve dünya genelindeki ABD büyükelçilikleri arasındaki ayrıntılı yazışmalardan oluşan 251.287 gizli belgenin bir önbelleğini elde etti ve belgeleri yayınladı. Belgeleri beş büyük gazetenin (El País, Le Monde, Der Spiegel, The Guardian ile The New York Times) desteği altında dağıttı ve ilk 220 diplomatik belge 28 Kasım 2010 tarihinde yayımlandı. Belgelerin yaklaşık 100 bini "hizmete özel" (confidential), 15 bini "gizli" (secret) olarak sınıflandırılırken, "çok gizli" (top secret) sıfatını taşıyan hiçbir belge yayınlanmadı. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın toplam 270 büyükelçilik ve konsolosluklarla günlük yazışmalarına dayanan belgeler içinde Washington'dan sonra 7918 belge ile en fazla belge ABD Ankara büyükelçiliği tarafından hazırlananlardan oluşmaktadır. Belgelerin çoğu, ABD ile Orta Doğu ülkeleri arasındaki diplomatik ilişkilere dayanmaktadır. WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.

    28 Kasım günü belgelerin planlanan açıklanmasına bir saat kadar kala, WikiLeaks bir dağıtık hizmet aksatma saldırısına uğramakta olduğunu açıkladı; fakat belgelerin yine de dünyaya duyurulacağını söyledi.

    Belgelerin açıklanmasıyla birlikte Wikileaks ve en yetkili ismi Julian Assange üzerindeki maddi ve manevi baskılar arttı. Wikileaks sitesi sürekli olarak saldırılara maruz kaldı ve site alan adı ve sunucusuyla ilgili sorunlar yaşadı. PayPal, Amerikan hükümetinden gelen baskı iddialarıyla Wikileaks'in hesabını dondurarak bağışları engelledi. MasterCard ve Visa da Wikileaks'e para akışının önünü kesti. Jullian Assange hakkında tecavüz suçlamasıyla Interpol tarafından kırmızı bülten çıkartıldı ve Londra'da gözaltına alındı. 9 gün tutuklu kalan Assange, kefaletle serbest bırakıldı.

    ABD
    Belgelere göre 1979 İran Devrimi'nden sonra bu ülkeyle diplomatik ilişkilerini kesen ABD, İran ile ilgili olarak özellikle Dubai üzerinden istihbarat edinmeye çalışmıştır.

    Belgelere göre 2003 yılındaki Irak'ın işgali sırasında ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından öldürülen İspanyol gazeteci Jose Couso'nun ailesi tarafından İspanya'da başlatılan hukukî sürecin durdurulması için ABD hükümeti İspanya hükümetine baskı yapmıştır.

    Azerbaycan
    Belgelerde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in eşi Mihriban Aliyeva'nın özel hayatı hakkında ayrıntılı bilgiler verilirken, kendisinin ve Paşayev ailesinin muazzam mal varlığına dikkat çekiliyor.[18]
    Ülkenin az sayıdaki güçlü aile tarafından Orta Çağ Avrupasındaki gibi feodal bir şekilde yönetildiği ileri sürülmüştür.

    Belgelere göre Azerbaycan'da petrol çıkartan British Petroleum şirketi BP Deepwater Horizon petrol sızıntısından önce de benzer bir olayı bu ülkede yaşamış ancak felaket örtbas edilmiştir. Ayrıca Azeri hükümeti şirketi ülkeyi dolandırmakla itham etmiştir.

    Beyaz Rusya
    Belgelerde Beyaz Rusya'daki Aleksandr Lukaşenko hükümetinden mafyavari otoriter bir yönetim olarak bahsedilmiştir.

    Birleşik Arap Emirlikleri
    Belgelerde Abu Dabi'de yerleşik olan ABD elçisinin 19 Ocak 2010 günü Dubai'de İsrailli Mossad ajanlarınca öldürülen Hamas lideri Mahmoud al-Mabhouh olayıyla ilgili gözlemleri de yeralıyor. Buna göre Abu Dabi Prensi Mohammed bin Zayed Al Nahyan ile Dubai Emiri Mohammed bin Rashid Al Maktoum olayla ilgili açıklama yapmamak veya tüm yönleriyle açıklama yapmak üzerinde tartışmışlar ve açıklama yapmaya karar vermişlerdir. Yapılan açıklamada Mossad bağlantısına değinilmemesi dikkat çekmektedir.

    Birleşik Krallık
    Birleşik Krallık tarafından Afganistan'da yürütülen askeri operasyonlar ABD'li diplomatlarca eleştiriliyor. Gizlice yürütülen ABD uçuşları, Birleşik Krallık'ın adının geçmiş olabileceğin işkence vakaların yaşandığı bir hava üssünden yapılıyor.

    York Dükü Prens Andrew: "Amerikalılar coğrafyadan anlamıyor. Hiç anlamadılar. Dünyanın en iyi coğrafya öğretmenleri Birleşik Krallık'ta!"

    Belgelerde Bangladeş'de yargısız infazlardan sorumlu tutulan Rapid Action Battalion adlı silahlı özel kuvvetin İngiltere'de eğitildiği öne sürülüyor.

    Birleşmiş Milletler
    ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve selefi Condoleezza Rice, Amerikalı diplomatlardan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve üst düzey BM yetkililerine ait olan ve resmi iletişim amaçlı hem kişisel hem de ticari ağlarda kullanılan biyometrik bilgi, parola ve kişisel şifreleme anahtarı hakkında istihbarat toplamalarını istedi.

    Brezilya
    Belgelerde, 2010 yılında Brezilya Devlet Başkanı seçilen Dilma Rousseff'in 2005 yılından beri ABD tarafından incelendiği ortaya çıkmıştır. Kişiliği, sağlığı ve 1964-1985 yılları arasında iktidarda bulunan askeri diktatörlüğe karşı verdiği gerilla mücadelesi dönemine dair bilgiler ABD Dışişleri Bakanlığına iletilmiş, çalışmalar bakan Hillary Clinton tarafından övgüyle karşılanmıştır.

    Çin
    Çin'li yetkililer Kuzey Kore'nin "şımarık çocuk" gibi davrandığını ve Güney Kore yönetiminde birleşik bir Kore'den yana olduklarını dile getiriyor.

    Çin, Afrika'da özellikle ABD'nin karşı olduğu rejimlerin iktidarda olduğu Sudan ve Zimbabve gibi ülkelerde ekonomik yatırım yaparak bu rejimleri desteklemekle suçlanıyor.

    Ekvador
    Belgelerde Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa'nın önerdiği ve kendi ülkesinde uygulamaya koyduğu, dünya çapında vizenin kaldırılmasına yönelik girişime dair ABD yetkililerinin duyduğu endişe dile getiriliyor.

    Ermenistan
    Belgelerden birine göre ABD yönetimi Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'a bir mektup göndererek Türkiye ve Karabağ konusundaki çabaları için överken, İran'a silah gönderdiği gerekçesiyle açıkça fırçalayıp yaptırım uygulamakla tehdit etti. Mektupta Ermenistan'ın İran'a transfer ettiği silahların listesi veriliyor. Daha sonra, Ermenistan üzerinden gönderilen bazı roket ve makinalı tüfeklerin Irak'ta çatışmalarda öldürülen Şii militanlarda bulunduğu ifade ediliyor. Ermenistan'ın İran'a transfer ettiği silahların Irak'ta ABD askerlerine karşı kullanıldığı ve birçok askerin ölüp birçoğunun da yaralanmasına yol açtığı öne sürülen mektupta, ABD yönetiminin bu olayı görmezden gelemeyeceği belirtilerek Ermenistan'ın yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği kaydediliyor.

    Fransa
    Belgelerde Fransa'daki Nicolas Sarkozy hükümeti II. Dünya Savaşından sonraki dönemde ABD ile en uyumlu yönetim olarak tanımlanmıştır. Buna rağmen nükleer silahsızlanma ile ilgili olarak iki ülke arasında anlaşmazlık ortaya çıkmıştır.

    Hindistan
    Belgelerde Hindistan güvenlik kuvvetlerinin, sorunlu Keşmir bölgesinde gözaltına aldıkları kişilere sistematik olarak işkence yaptıkları ve kötü muamele ettikleri iddia edilmektedir.

    Honduras
    Belgelerde 28 Haziran 2009 tarihindeki darbe ile iktidardan alaşağı edilen anayasal devlet başkanı Manuel Zelaya hakkında, darbeden önce Honduras'da görev yapan ABD Elçisi Charles Ford tarafından kaleme alınan gizli kodlu 15 Mayıs 2008 tarihli mesajda Zelaya'dan lider bozuntusu, ihtiyar devrimci, güven vermeyen ve sinsi olarak bahsediliyor. Zelaya sürekli olarak Küba ve Venezuela ile temas halinde olmasından ve ABD'nin bölgede attığı her attığı adımı sorgulamasından dolayı eleştiriliyor.[36]

    İran
    Arap liderlerden İran'ın nükleer faaliyetlerine karşılık bir askeri harekat isteği. Suudi Arabistan kralı Kral Abdullah, İran'a saldırı için ABD'ye birkaç kez talepte bulundu.

    İspanya
    Belgelerde İspanya kralı I. Juan Carlos'un yanısıra İspanyol Başbakanı Zapatero ve kabine üyeleriyle ilgili kişisel değerlendirmeler yeralmıştır.

    Belgelerde İspanya açıklarında bulunan İspanyol İmparatorluğuna ait eski bir gemi batığında bulunan altınlardan bahsedilmiştir. Buna göre İspanya'nın hak ettiği batıktan çıkan altınlar batığı bulan şirket tarafından ABD'ye götürülmüştür. ABD hükümeti ise batıkta bulunanlardan İspanyol hükümetine bir miktarının verilmesi karşılığında Nazi dönemi altınlarının akıbetiyle ilgili İspanyol hükümetinden bilgi istemiş, istek reddedilmiştir.

    1998-1999 Kosova Savaşına NATO saflarında katılan ve silahlı kuvvetlerini bu savaşa gönderen İspanya, Kosova'nın Şubat 2008'de bağımsızlığını ilan etmesi üzerine bölgede görev yapan askerlerini çekmiştir. Bu karar ABD ile İspanya hükümeti arasında gerginiğe sebep olmuştur.

    Katalunya
    Başkenti Barselona olan İspanya'daki özerk bölge Katalunya, belgelerde radikal İslamcıların yoğun olarak örgütlenmeye başladığı bir yer olarak geçmektedir. Bu konuyla ilgili olarak ABD'nin bölgede gizli bir istihbarat üssü açtığı da iddia edilmektedir.

    İsrail
    İsrail nükleer silahlanmış İran'a saldırmaya hazırdı ve 2010 yılı bunun için önemli bir noktaydı.

    2008'de Condoleezza Rice Orta Doğu'daki dış işleri çalışanlarından Filistinli önderler hakkında gizlice kişisel bilgi toplamalarını ve İsrail'in askeri ve telekomünikasyon yeteneklerini yakından takip etmelerini istedi. Bir belgede ise Rice'ın ABD'li diplomatlara İsrail'in gerilla mücadele operasyonlarıyla ilgili askeri taktik, teknik ve süreçler hakkında rapor vermelerini istiyor.

    İtalya
    ABD'li bir diplomat Silvio Berlusconi'yi "beceriksiz, mağrur ve çağdaş bir Avrupa önderi olarak etkisiz" şeklinde tanımlıyor. Fiziksel ve siyasi olarak güçsüz olan Berlusconi'nin gece yarısı partilerinden dinlenemediğine değiniliyor.

    Kolombiya
    Kolombiya'nın başkenti Bogota'daki ABD Elçiliğinden gönderilen mesajda devlet başkanı Alvaro Uribe'nin bölgesel değerlendirilmeleri konu ediliyor. Buna göre Uribe, özellikle Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'in halk arasında artan popülaritesini eleştirerek onu Hitler'e benzetiyor. Ayrıca Uribe, Kolombiya'da faaliyet gösteren Kolombiya Devrimci Silahlı Güçlerinin Chavez ile bağlantılı olduğunu iddia ediyor.

    Belgelerde Kolombiya'da seçimle başa gelen yeni Devlet Başkanı Juan Manuel Santos'un, ABD'nin kullanımı için açılmasına karar verilen yedi askeri üs ile ilgili anlaşmayı Venezuela'nın baskısıyla dondurma zorunda kaldığı öne sürülür.

    Kuveyt
    Kuveyt Emiri Şeyh Sabah IV Al-Ahmet Al-Cabir Al-Sabah ABD'li yetkililere Guantanamo Kampı'ndaki Kuveytliler'den bahsediyor: "Bu insanlarla uğraşamayacağımızı siz bizden iyi biliyorsunuz. Onları göz altına alamam. Pasaportlarına el koyarsam dava edip geri alacaklar. Önümüzdeki hafta sizle bir rehabilitasyon merkezinin kurulması hakkında konuşabilirim ancak bu olmayacak. Biz Suudi Arabistan değiliz. İnsanları çölün ortasında veya adanın birinde tecrit edemeyiz. Burada kalmaya zorlayamayız. Bu adamlar 'yaramaz' ise yaramazdır. En iyisi onlardan kurtulmak. Bunları Afganistan'a götürüp savaşın orta yerinde bırakın."

    Küba
    Belgelere göre ABD, Venezuela'da gönüllü enternasyonalist görev yapan Kübalı eğitimci ve doktorlar aşta olmak üzere görevli personelin ABD'ye iltica etmelerini sağlamak için kaynak ayırmış durumda. İltica etmek isteyen Kübalılara çok büyük olanaklar sağlanıyor.

    Belgelerde 2006 yılında sağlık sorunları yaşayan Küba eski Devlet Başkanı Fidel Castro'nun rahatsızlığının ortaya çıkışı da ayrıntılı şekilde anlatılmış. İddialara göre Fidel Castro, Holguín ile Havana arasında uçakla seyahat ederken rahatsızlanmış ve uçak zorunlu iniş yapmak durumunda kalmıştır. Bölgeye getirilen uzman doktorlar Castro'ya ilk müdahaleyi yapmıştır.

    Belgelerde Küba hükümetinin Michael Moore'un yönettiği Sicko adlı belgeselin ülkede gösteriminin yasaklandığı iddia edilir. Buna göre belgeselde Küba'daki sağlık hizmetleri olduğundan daha iyi gösterilmiştir. Bu iddialar Moore tarafından reddedilmiş ve belgeselin Küba'da yasaklanmadığı belirtilmiştir.

    Liberya
    Belgelere göre ABD yetkilileri Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanında yargılanan Liberya eski Devlet Başkanı Charles Taylor'ın dava sürecinin kasıtlı olarak uzatıldığını düşünmektedir.

    Libya
    Libya lideri Muammer Kaddafi belgelerde uzun olarak tahlil edilmiştir. Buna göre Kaddafi başına buyruk, korkuları olan, ilginç istekleri biranda talep edilen bir kişi olarak tariflenmiştir. Batı dünyasında çoğunlukla alay edilen bir lider olan tanımlanan Kaddafi'nin ise Afrika kıtasında korkulan bir lider olduğu ve öne sürdüğü Birleşik Afrika Devletleri projesinin tepki topladığı iddia ediliyor.

    Meksika
    Belgelerde Meksika hükümetinden yapılan açıklamalara atıfta bulunarak Venezuelalı ve Kübalı sağlık ekipleri tarafından kıta çapında yoksul kişilere yönelik ücretsiz göz ameliyatları yapan Misión Milagro kampanyası eleştirilerek yoksulllar arasında ABD karşıtlığının örgütlendiği iddia edilir.[59]

    Mısır
    Belgelerde Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in ülkedeki siyasi denetimi elinden bırakmayacağı ve seçimleri yeniden kazanacağı belirtiliyor.

    NATO
    Belçika, Hollanda, Almanya ve Türkiye, NATO şemsiyesi altında ABD'ye ait 200'den fazla nükleer silaha ev sahipliği yapıyor.

    Nijerya
    Belgelerde Nijerya'da petrol çıkartma faaliyetini elinde tutan Royal Dutch Shell şirket temsilcilerinin ABD'li yetkililere yaptığı açıklamalar yer alıyor. Buna göre şirket, hükümetin her kurumunda gizli bir temsilciye sahip ve hükümetin atacağı her adımdan haberdar oluyor. İddialara göre şirket bu bilgileri ABD gizli servisleriyle de paylaşmakta. Ayrıca ünlü ilaç şirketi Pfizer'in onaylanmamış ilaçlarını Nijeryalı çocuklar üzerinde denediği iddia ediliyor.

    Panama
    Belgelerde ABD'nin, Panama Kanalının genişletilmesi ihalesinin, ihaleyi kazanan İspanyol Sacyr Vallehermoso firmasından alınarak ABD'li Bechtel firmasına verilmesi için Panama hükümetine baskı yaptığı belirtiliyor.

    Portekiz
    Belgelere göre Portekiz Başbakanı José Sócrates ve Dışişleri Bakanı Luis Amado hükümetlerinin ve parlamentonun izni olmaksızın ABD Silahlı Kuvvetlerine ait uçakların CIA gizli uçuşları kapsamında terör suçlusu oldukları iddia edilen kişilerin Guantanamo Kampına taşınması için lojistik destek vermiş ve Azorlardaki hava üslerinin kullanılmasına onay vermiştir.

    Rusya
    Belgelerde Rus hükümeti ile organize suç örgütleri arasında bağlantılar olduğu iddia ediliyor.

    Kremlin, Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak için Rus mafyası aracılığıyla PKK'ya silah sağladı.

    Sırbistan
    Belgelerde Sırbistan hükümeti tarafından Bosna Savaşı sırasında yaptıklarından ötürü savaş suçlusu olarak aranan Ratko Mladiç'in Rusya ve yerel mafya tarafından korunduğu ve saklandığı iddia ediliyor.[70]

    Sri Lanka
    Belgelerde Sri Lanka İç Savaşının sonunda Tamil Eelam Kurtuluş Kaplanlarının yenilmesinin ardından Sri Lanka Silahlı Kuvvetlerinin örgütün üslendiği yerleşim yerlerinde sivillere yönelik yaptığı katliamlar da konu edilmiştir. Buna göre Sri Lanka hükümeti yaşanan sivil ölümlerine dair sayıları gazetecilerle paylaşan doktorlara baskı yaparak yanlış bilgi verdiklerini açıklamaya zorlamıştır.

    Sudan
    Belgelerde Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir'in İngiltere'deki banka hesaplarında ülkesinden kaçırdığı 9 milyar dolar parasının bulunduğu iddia edilmektedir.

    Suriye
    Henüz kamuoyuna açıklanmamış ancak Yedioth Ahronoth gazetesinde haberleştirilen belgelere göre Suriye'deki nükleer tesisler 6 Eylül 2007 tarihinde gerçekleştirilen hava saldırısında İsrail savaş uçakları tarafından vurulmuştur. Saldırı öncesinde Türk hava sahasının kullanılmasına dair izin verildiği de iddialar arasında yer almaktadır.

    Suudi Arabistan
    Suudi Arabistan Kralı Abdullah, Guantanamo tutsaklarını "elektronik yongalar" ile takip edilmesini gündeme getirdi. Ayrıca İran'a saldırması ve nükleer programını durdurması konusunda ABD'yi teşvik etti.

    Suudiler, El Kaide gibi örgütlerin ana mali destekçisi olarak gösteriliyor.

    Tibet
    Belgelere göre ABD'nin Hindistan Elçisine açıklamalarda bulunan Tibet ruhanî lideri Dalay Lama, küresel ısınmanın daha acil ve önemli bir sorun olduğunu belirterek Tibet'teki siyasi çözüm için beş ila on yıl beklenebileceğini dile getirmiştir.

    Türkiye
    ABD Dışişleri Bakanlığı'nın toplam 270 büyükelçilik ve konsolosluklarla günlük yazışmalarına dayanan belgeler içinde Washington'dan sonra 7918 belge ile en fazla belge ABD Ankara büyükelçiliği tarafından hazırlananlardan oluşmaktadır.

    "Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu çok tehlikeli ve deli."[80] Eric Edelman: "Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Davutoğlu'nu 'çok tehlikeli' olarak değerlendiriyor."

    Recep Tayyip Erdoğan Ankara'nın dışındaki siyasetten pek anlamıyor ve etrafı şakşakçı ve derinlikten yoksun danışmanlarla çevrili. Mükemmelliyetçi, işkolik bir yapıya sahip.

    "Recep Tayyip Erdoğan, karizmatik ve halkla güçlü bir bağı mevcut. Olağanüstü bir yüz hafızası var ve ülke çapındaki binlerce partiliyi ismen tanıyor."

    Türkiye Avrupa Birliği'ne hiçbir zaman üye olamayacak. Bunun sebebi yüksek nüfus, din ve birlik sınırlarının Irak ve İran gibi ülkelere kadar ulaşacak olması. Buna rağmen AB, Türkiye'den Gümrük Birliği, enerji konuları ve NATO-AB güvenlik ortaklığı gibi konularda faydalanmak için üyelik sürecini sürekli diri tutmaya çalışıyor. İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, Türkleri AB ve İran arasında ikili oynamakla suçluyor.

    Türkiye, Pakistan'ın ricası üzerine Hindistan'ı uluslararası bir zirveye çağırmadı.

    Eski Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, Türkiye'nin NATO Genel Sekreterliği konusunda kendisine karşı tutumundan vazgeçmesi durumunda Roj TV'nin Danimarka'daki faaliyetlerini durduracağına söz verdi.

    Recep Tayyip Erdoğan, dostu Cihan Kamer'in Savk Elektrik adlı şirketine EPDK'dan onay verilerek İran'dan elektrik almasının yolu açıldı. TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesinden "doğrudan" çıkar sağladı. Recep Tayyip Erdoğan'ın Antalya Belediye Başkanı'ndan ricası üzerine tramvay hattı inşaatı ihalesi Sadık Albayrak'a verildi.

    John Kunstadter: "Kürşat Tüzmen eski MHP'li ve her türlü avantaya açık."

    Faruk Özak, Trabzonspor'un daha iyi oyuncular alabilmesi için Recep Tayyip Erdoğan aracılığıyla örtülü ödenekten kulübe para aktardı.

    Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev: "24 Nisan Dağlık Karabağ sürecinin yanı sıra Türkiye - Ermenistan normalleşme sürecinin üzerinde Demokles'in kılıcı gibi sallanıyor." İlham Aliyev'in aynı zamanda mevcut AKP hükümetini hiç haz etmediği ve Rusya ile Azerbaycan arasındaki enerji anlaşmalarının Türkiye'nin bir enerji merkezi olmasını engellemek için yapıldığı dile getiriliyor.

    2004 yılında ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman tarafından kaleme alınan rapora göre AKP hükümetinden bazı kişiler yolsuzluklara karışıyor.

    “ Üçüncüsü yolsuzluk. AKP yolsuzluğun kökünü kazıma vaadiyle iktidara geldi. Ancak artan sayıda AKP'li, bakanlardan başlamak üzere ve partiye yakın kişiler; ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde, bakanların yakın aile fertleri arasında çıkar çatışmaları ve ciddi yolsuzluklar olduğunu söylüyorlar. İki kaynağımızdan duyduğumuz kadarıyla Erdoğan'ın İsviçre bankalarında sekiz hesabı var. Servetinin oğlunun düğününde verilen hediyelerden kazanıldığını ve bir Türk iş adamının ABD'de eğitim gören dört çocuğunun da giderlerini karşıladığını söylemesi hiç de inandırıcı değil. Bize adı yolsuzluğa karıştığı söylenen isimler arasında göze çarpanlar ise İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen ve AKP İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu. „

    Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Londra'daki bir grup yatırımcıdan Doğan Holding'e ait hisselerini satmalarını istedi.

    ABD'li diplomat John Kunstadter: "Abdülkadir Aksu'nun Kürt yanlısı olması, eroin kaçakçılığı bağlantıları, 20 yaş altı kızlara olan düşkünlüğü ve oğlunun açık mafya ilişkileri onu kabinede zayıf bir halka haline getiriyor."

    Belgelerden birinde 'Füze Savunma Kalkanı' için kulis yapmaya Türkiye'ye gelen bir diplomat ABD konsolosluğu tarafından “Hükümetin, herhangi bir füze savunma programının özel olarak İran'a karşı ve bariz biçimde İsrail'ı destekleme amaçlı olmadığını açıkça gösterebilmeli.” diye tembihleniyor. Sistemin NATO komutasında olduğunun Türk yöneticilere bildirilmesinin gerekli olduğu'nun altı çizilirken, Rusya ve İran'ın füze kalkanına tepki gösterebileceği ve Ankara hükümetinin zor durumda kalabileceği belirtiliyor. Rapor şöyle devam ediyor: "Türk hükümeti, bazı önemli sonuçlar aldığımız, nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarımızda güçlü bir ortaktır. Politik olarak, Türkiye kendini İran ile bizim ve Rusya'nın durduğu yerde konumlandıracak. Sıkıştırılır ve zorlanırsa, bizim yanımıza kayacak."

    Belgelere göre ABD Ankara Büyükelçisi Eric Edelman'ın talebi üzerine Yeni Şafak gazetesi genel yayın danışmanı Fehmi Koru aynı gazetede yazan İbrahim Karagül'ün görevden alınması için gazete yönetimine baskı yapsa da başarılı olamamıştır.

    Aralık 2011'de Alman 'Die Welt' gazetesi 8 Haziran 2006 tarihli wikileaks belgesine dayanarak, Türk hükümetinin 2002-2006 yılları arasında, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA) terör zanlılarını taşıdığı tartışmalı uçuşlarına izin verdiğini" ileri sürdü. Yakalanan İslamcı terör zanlılarını ABD hukukunun gözaltında olan kişilere tanıdığı savunma haklarından yararlanmasını engellemek için, sorgulamalar uçaklarda ve gizli üslerde yapılmış, işkenceye varan teknikler kullanılmıştı. Telegraf dönemin ABD Büyükelçisi Ross Wilson tarafından yazılmış ve telgrafa göre 2002-2006 yılları arasında CIA uçakları, 24 kez İncirlik üssünü kullandı. Fakat bu izin, 2006 Şubat ayında Türk tarafınca sessiz bir şekilde iptal edildi. 'Die Welt' gazetesi haberinde Türkiye'nin operasyonlarda bizzat rol almadığı ama uçuşlar için topraklarını kullandırmasının kamuoyu baskısından çekindiği için gizlediğine işaret edildi. Dönemin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan'ın söz konusu uçuşları yalanladığı belirtilmiş.

    Vatikan

    Vatikan hükümeti devlet yapısını kullanarak uluslararası siyasete çeşitli şekilde müdahale ediyor:

    2004 yılında o zaman kardinal olan Joseph Ratzinger, Avrupa Birliği anayasasında Hristiyanlık dininin birliğin ortak değeri olarak yazılması çabaları çerçevesinde, Türkiye'nin AB'ye tam üye olmak yerine AB dışında tutularak birlikle özel bir tür ilişki kurmasını yeğlediğini belirtiyor.

    Avrupa'da düşüşe geçen Katoliklik inancına bağlılığı artırmak için yoğun Katolik nüfusa sahip olan Polonya'nın Avrupa Birliği içindeki öneminin artırılması isteniyor.

    Latin Amerika'da Venezuela lideri Hugo Chavez'in etkisinin kırılmasına çaba gösteriliyor.

    2007 yılında İran Körfezi'nde İran Silahlı Kuvvetleri tarafından esir edilen İngiliz askerlerinin serbest bırakılmasında Vatikan'ın arabuluculuk ettiği belirtiliyor.

    Belgelerde Vatikan'ın İrlanda'daki Katolik Kilisesini, mensupları hakkında ortaya çıkan taciz skandalının ardından desteklemediği ve kendi mensuplarını koruduğu iddia ediliyor.

    Venezuela

    Belgelere göre Hugo Chavez hükümeti kamulaştırdığı ulusal petrol şirketi PDVSA yüzünden yabancı petrol kartelleri tarafından sıkıştırılmaya çalışılmakta.

    Zimbabve

    Belgelerdeki iddialara göre Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Kofi Annan Zimbabve'de iktidarda bulunan Devlet Başkanı Robert Mugabe'ya emekli olması ve iktidarı bırakması halinde yurtdışında huzurlu bir emeklilik vaat etmiş, teklif Mugabe tarafından reddedilmiştir.

    Belgelerde muhalif lider ve Başbakan Morgan Tsvangirai hakkında da bilgiler yer almaktadır. Zimbabve'nin eski ABD Elçisi, ülkedeki muhalif siyaset için vazgeçilmez olarak tanımlanırken aynı zamanda kararsız, güven vermeyen ve yeni fikirlere kapalı olarak nitelenmiştir.

    Tepkiler

    ABD
    ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton: "Belgelerin açığa çıkarılması sadece Amerika'nın dış politikasına değil, aynı zamanda uluslararası topluma da bir saldırıdır. ... Bu olay kişilerin hayatlarını tehlikeye atıyor, ulusal güvenliğimizi tehdit ediyor ve ortak sorunların diğer ülkelerle birlikte çözümünü hiçe sayıyor."

    Avustralya
    Avustralya başsavcısı Robert McClelland, bu belgelerin açığa çıkmasının Avustralya için büyük bir endişe kaynağı olduğunu söyledi.

    Azerbaycan
    WikiLeaks sitesi Azerbaycan'da 1 Aralık 2010 tarihinden itibaren yasaklanmıştır.

    Brezilya
    Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva belge sızıntısını, dokunulmaz sanılan ABD diplomasisinin ifşa edilmesi olarak tanımlarken, WikiLeaks kurucusu Julian Assange'ın tutuklanmasının eleştirilmemesine dikkat çekti.

    Kanada
    Kanada Dışişleri Bakanı Lawrence Cannon, bu tür sorumsuz sızıntıların kimsenin ulusal çıkarların hizmet etmediğini ve bu sızıntının ülkesinin ulusal güvenliğini tehdit edebileceğini söyledi.

    Türkiye
    AKP hükümeti tarafından oluşturulan komisyon hükümet ve partiye yönelik yazışmaları yayınlayan Türk medyaları hakkında tazminat davası açacağına karar verdi.

    Sızıntıyı takip eden dönemde yasal takibata uğrayan kişilerin durumu

    Julian Assange
    Bulunduğu Londra kentinde hakkındaki tecavüz suçlamalarından ötürü ifade vermeye gittikten sonra tutuklanan WikiLeaks kurucusu Assange 9 gün hapis yattıktan sonra İsveç hükümetinin karşı çıkmasına rağmen kefaletle serbest bırakılır.

    Bradley Manning
    ABD Silahlı Kuvvetleri personeli olan Er Bradley Manning, gizli belgeleri WikiLeaks'e sızdırmak suçundan tutuklandığı 2010 yılı Haziran ayından beri yargılanmayı bekliyor. Hakkında 52 yıl hapis cezası istenen asker tutuklu bulunduğu Virginia'daki bir askeri üs cezaevinde hücrede tutulmaktadır. Yakınlarının ifadelerine göre maruz kaldığı tutum nedeniyle fiziksel ve ruhsal bir çöküntü içindedir. Tek başına tutulduğu hücresinden avukatı David Coombs aracılığıyla 11 sayfalık bir açıklama gönderen Manning, intihar etmesine karşı önlem adı altında her gece elbiselerinin, gözlüğünün alındığını ve gardiyanlar tarafından aşağılanmaya maruz kaldığını bildirmiştir. Askeri davanın 16 Aralık 2011 tarihinde görüleceği bildirilmiştir.
     

Sayfayı Paylaş