1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ana Hakkı ve Alkama'nın Sonu

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 12 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    542
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    202 ÇTL
    Ana Hakkı ve Alkama'nın Sonu

    Hazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek:

    - Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi.

    Hazreti Peygamberimiz:

    Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu.

    Kadın hiçbir kötü amelinin olmadığını, namazını kılıp her türlü ibadetini noksansız yerine getirmeye çalıştığını söyledi.

    Bu sefer Peygamberimiz:

    Kocanızın dünyada kimi var? diye sordu.

    Kadın ihtiyar bir annesi olduğunu söyleyince Peygamberimz (s.a.s.) kadının kocası Alkama'nın anasın huzura çağırdı. Hazreti Alkama'nın anası, Hazreti Peygamberimizin huzuruna çıktı. Peygamberimiz:

    Oğlun sana karşı nasıl hareket ederdi? Oğlundan memnunmusun? diyr sordu.

    Alkamanın anası:

    Ya Resulullah, oğlum evleninceye kadar çok iyi muamele ederdi. Evlendikten sonra hanımını dinledi, bana hor bakmaya başladı. Hatta son zamanda evini bile ayırdı. Ben de üzüldüm, onun bu hareketine, dedi.

    Peygamberimiz (s.a.s.) yaşlı kadına; oğlunun ölüm döşeğinde olduğunu, hakkını helâl etmediği takdirde cehennem azabı çekeceğini söylediyse de kadın:

    Hakkımı helâl etmem ey Allah'ın Resûlü, dedi.

    Alkama ise evde yatıyor, hâlâ şehadet kelimesi getiremiyordu.

    Hazreti Peygamberimi, kadının annelik şefkatini harekete geçirmek için, orada bulunanlara:

    Bana biraz odun hazırlayın, diye emir verdi.

    Kadın hayretle :

    Odunu ne yapacaksın ya Resûlellah! diye sormaktan kendini alamadı.

    Çünkü o da şüphelenmişti.

    Peygamber Efendimiz :

    Oğlunu yakacağım... Zira yarın cehennemde yanacağına cezasını burada çeksin, daha iyi buyurunca, kadın dayanamadı,

    Oğlumun gözümün önünde yanmasına razı olamam ya Resûlellah ! Ona hakkımı helal ediyorum, dedi.

    Murat hasıl olmuştu... Hazreti Peygamberimiz, Bilâl-ı Habeşi Hazretlerini göndererek :

    Git bakalım, Alkama ne haldedir? buyurdular.

    Bilâl-i Habeşi Alkam'nın yanına varıp şehadet kelimesei telkin ettiğinde, Alkama'nın dili açılmıştı :

    Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllah, deyip ruhunu Allah'a teslim etti.
     
  2. 'hayaL

    'hayaL Üye

    Katılım:
    11 Şubat 2013
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    170
    Banka:
    0 ÇTL
    Bu kıssayı bir sohbet meclisinde anlatmışlardı Allah ana babasının rızasını kazananlardan eylesin hepimizi
     

Sayfayı Paylaş