1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Anadolu Oyuncuları kurucusu Ali Mansuroğlu ile bir söyleşi…

Konusu 'Sanatçılarla Röportajlar' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 7 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Mersin de, “Anadolu Oyuncuları” deyince, ilk akla “Ali Mansuroğlu” gelir. O, bu işe gönül koymuş bir tiyatro adamı. Ben, yakından tanıyorum kendisini, çünkü yeni oyunlarında ben de oynuyorum. Ama tanımayan sanatseverler için, kendisiyle güzel bir sohbet edeyim dedim:



    – Sizi tanıyabilir miyiz önce?

    Mersinde doğdum. Kendi işimin yanı sıra tiyatroyla da uğraşmaya çalışıyorum uzun yıllardır.

    – Tiyatroyla nasıl uğraşmaya başladınız?

    İlk olarak dekorculuk yaparak başladım. O da, mesleğimin getirdikleriyle alakalı, mobilya işiyle uğraştığım için.

    – İlk hangi tiyatroyla ve kaç senelerinde başladınız?

    Tiyatro Mask. Tam net hatırlayamayacağım ama 96-98 seneleri arasında. Ondan sonra, sahneden geçen adamı oynadım. (Gülüşmeler) Derken böyle içine girmiş olduk.

    – Anadolu Oyuncuları fikri nereden çıktı?

    Tiyatro yapmak istiyorduk… Ama nerede? Böyle düşünürken, birkaç arkadaşımla beraber, toplandık, bir oyun çalışalım, kendimize bir grup kuralım dedik. Adını da düşündük taşındık, Anadolu Oyuncuları adına karar verdik. Ve böylece, Anadolu Oyuncuları çıkmış oldu.

    – Yönetmenlerinizi profesyonel seçiyorsunuz sanırım?

    Evet, ilk başladığımızda Şahdi Özdemir’le başladık. Daha sonra, Şahdi Özdemir ve Mehmet Tekkanat birlikte iş yaptılar. Biz de birlikteydik. Daha sonra ikisi ayrıldılar. Biz, Mehmet Tekkanat’la devam ettik. Bu güne kadar geldik. Son oyunumuzda da, Serbülent Biçer’le çalıştık.

    – Oyuncularınız, tiyatrocu değil de… Kendi işi olup, hayatını başka işlerden kazanan ama bu işe, yani tiyatroya gönül veren insanlar…

    Evet kesinlikle öyle… Bizim bir özelliğimiz de bu sanırım. Bu bizim için artı mı olacak, eksi mi olacak tabiî ki seyirciler karar verecekler. Ama biz hep böyle çalıştık bu güne kadar. Öğretmeni var, Ev hanımı da dönem dönem oldu, doktoru da oldu, psikoloğu da oldu. Şu anda hapiste yatanımız da var. Yani her meslekten var. Mesela senin gibi oyuncumuz da var. (gülüşmeler)

    – Oyunlarınızı ne ağırlıklı seçiyorsunuz?

    Tabiî ki insanlara bir şey versin istiyoruz ama sanat yapacağız diye, çok çok da ağır bir şey yapmak istemiyoruz. Bu da şundan kaynaklanıyor aslında, insanların gerçekten gülmeye ihtiyacı var. Hem gülebilecekleri, eğlenebilecekleri… Hem de içeriğinin boş olmamasına dikkat ediyoruz oyunlarımızın.

    – Anadolu Oyuncuları ne zaman kuruldu?

    2001 yılında kuruldu. İlk oyunu da 2002 yılında çıkardık. O yıldan beri ara vermeden her sene yeni bir oyun koyup, aynı dönem geçmişte oynadığımız oyunları da tekrar oynadık.

    – Derneklere ve Cezaevine de yardım amaçlı oyunlar oynuyorsunuz…

    Evet. Cezaevine her oyunumuzu mutlaka oynuyoruz. Derneklerin yararına da oyunlarımızı çok defa sergiledik. Mesela Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği adına birkaç defa oynadık. Sokak Çocuklarını Koruma Derneği için oynadık. Turneye de çıkıyoruz zaman zaman. Olursa yeniden gitmeyi düşünüyoruz. Bu oyunumuzla Çukurova ve Mersin Üniversitesine gideceğiz. Tüm oyunlarımızı Kültür Merkezinde oynadıktan sonra, Mersin Üniversitesinde de oynuyoruz. Bu sene de oynayacağız.

    – Tiyatroyla uğraşmak isteyen gençlerimize, ne önerirsiniz?

    Mersin’de kursunu veren yerlerimiz var; Altan Erkekli Sahnesi, Şehir Tiyatrosu. Mutlaka oralara bir uğrasınlar.

    – Tiyatro insana sizce ne kazandırıyor?

    Bir kere en önemlisi kendilerini ifade etmelerini öğretiyor, özellikle küçük yaşlarda başlayanlar için, bu çok önemli. Bunun dışında, ben gündüz çalışıyorum mesela, benim için bir stres atma yeri ayrıca. Bu ne kadar doğru tartışılır tabi de, ama beni hayata motive ediyor.

    – Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

    Tiyatro salonlarını boş bırakmasınlar. Seyirci olarak, destek çıksınlar. Bunu istiyoruz, başka hiç bir şey istemiyoruz. Biz elimizden geleni yapıyor, uğraşıyor, emek veriyoruz. Keşke, oyunlarımızı hiç ücret almadan, herkese oynayabilsek ama bazı masraflarımız oluyor. Onları da karşılayabilmemiz için, cüzi bir fiyata bilet satıyoruz. Keşke, salonu bedava verseler, biri de dekorumuzu yapsa, biz de her ay bedava oyun oynasak. Yine de sağolsunlar, yalnız bırakmıyorlar bizi.



    Bu güzel sohbetinden dolayı, Ali Mansuroğlu’na teşekkür ederim.



    Yüzünüzden tebessüm, hayatınızdan SANAT eksik olmasın…



    Başak Karatepe
     

Sayfayı Paylaş