1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Anadolu Rock Tarihi

Konusu 'Müzik' forumundadır ve Suskun tarafından 17 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Anadolu Rock Tarihi

    İkinci Dünya Savaşı yıllarında dünyaya gelmiş 68 kuşağı müzisyenleri, 60'lı ve 70'li yıllarda en ünlüleri İngiltere ve Amerika'dan çıkmak üzere müzik piyasasını kasıp kavururken, Türkiye de gelişen bu akımlardan nasibini alıyordu. Yurtdışında ilk dönemlerde Beatles, daha sonraları Rolling Stones, Led Zeppelin, Yes, King Crimson, Pink Floyd ve bu listenin uzayıp gidebileceği daha bir dolu gruplar Rock müziğinin en başta giden temsilcilerinden olmuşlardır.
    Bu grupların patlamasından sonra '67-'68 yıllarında, Türkiye'de de başta Erkin Koray, Cem Karaca, Barış Manço ve Moğollar olmak üzere birçok grup ve müzisyen kendilerini yurt çapında üne kavuşturacak ilk 45'liklerini çıkarmışlardı ve Moğollar'ın ilk dönem klavyecisi Murat Ses'in öncülük ettiği bir akım olan Anadolu Pop’un temelleri de yine aynı senelerde böylece atılmış oluyordu.
    Bu müzisyenler yurtdışındaki akımları oldukça yakından takip ediyorlardı ve farkında oldukları bir şey vardı ki bu da kendi ülkelerinin müziğinin aslında çok köklü bir geçmişe sahip olduğu ve de en önemlisi altmışlı yılların ikinci yarısında temelleri Amerika Birleşik Devletleri'nde atılmış olan psychedelic rock akımının aslında kendi ülkelerinin müziğinin özünde bulunduğuydu. Batının '68 kuşağı hippileri de doğu mistisizmine bol miktarda meraklıydı ve bu konuda bolca araştırma yapıyorlardı. Türkiye'de yaşayan müzisyenler ise zaten bu olayın içinde doğup büyümüş oldukları için bu onlar için çok büyük bir avantajdı ve bunu çok iyi değerlendirmesini bilip hem batıdaki dünyayı sallamış grupların çalışmalarından, hem de kendi ülkelerinin yerel müziğinden yararlanarak çok sağlam doğu batı sentezleri ortaya çıkarmasını bildiler.
    Rock müziğinin dünyada ki dinlenme potansiyeli sonucu Türkiye'de de bazı müzik grupları rock müziğini çalmaya başladılar. Anadolu Rock terimi tamamen uydurma bir terim olup aslında söylenmek istenen; Rock müziğinin Türkiye'ye, Anadolu'yu ve onun ezgilerini kullanarak benimsetilmeye çalışıldığıdır. Anadolu rock bir müzik türü değildir. Böyle bir terim yoktur. Böyle bir terim geçtiğimiz 10 yıl içerisinde, beste sıkıntısına düşmüş, müziğini elektronik müzik ve diğer müzik türlerinin tehditi altında gören müzisyenler tarafından yaratılmaya çalışılmaktadır.

    Türkiye'de 1960'lara gelindiğinde Amerikan ve İngiliz grupları çok tanınıyodur. Türk grupları ise, örneğin Moğollar gibi Türk halk müziği ve rock müzik etkileşimli bir rock müzik türevi ortaya çıkardılar. Bunun adı ise ileride Anadolu Rock olarak kalacaktı. Bu terim aynı zamanda Türk rock gruplarının bir çoğu için yaptıkları müziğe bir marka olarak kullanılmıştır. Bu grupların patlamasının yaşandığı '67-'68 yıllarında, Türkiye'de de başta Erkin Koray, Cem Karaca, Barış Manço ve Moğollar olmak üzere birçok grup ve müzisyen kendilerini yurt çapında üne kavuşturacak ilk 45'liklerini çıkarmışlardı ve Moğollar'ın ilk dönem klavyecisi Murat Ses'in öncülük ettiği bir akım olan Anadolu Pop’un temelleri de yine aynı senelerde böylece atılmış oluyordu. 1966'dan 1975'e kadar psikedelik rock Türkiye'de çok popülerdi. Böylece progresif (deneysel) tarzda müzik icra eden grupların sayısı da arttı. Cem Karaca'nın 1978'deki Safinaz ve Moğollar'ın Düm Tek isimli çalışmalarıyla deneyselliğe kaydığını görüyoruz. Batının '68 kuşağı hippileri de doğu mistisizmine bol miktarda meraklıydı ve bu konuda bolca araştırma yapıyorlardı. Türkiye'de yaşayan müzisyenler ise zaten bu olayın içinde doğup büyümüş oldukları için bu onlar için çok büyük bir avantajdı ve bunu çok iyi değerlendirmesini bilip hem batıdaki dünyayı sallamış grupların çalışmalarından, hem de kendi ülkelerinin yerel müziğinden yararlanarak çok sağlam doğu batı sentezleri ortaya çıkarmasını bildiler.
    Günümüzde ise diğer rock türlerinin Türkiye'de ünlü olmasıyla birlikte, Pentagram, Mor ve Ötesi, Kargo, Çilekeş, Dorian, Duman, Manga gibi bir çok Türk grubunun rock müziği tercih ettiğini görüyoruz. Ülkemizin geniş kültürel ve tarihi mirasının, rock müzik gibi sert bir türde kullanılması önceleri yadırgansa da, günümüzün gelişen Türkiye'sinde artık işin böyle yürümediğini, daha iyi bir dinleyici kitlesinin, seçiciliği pek gelişmemiş olsa da en azından rock müzik dinlemenin de artık "Şeytani" bir tarafı olmadığını keşfederek rock müziğe destek verdiğini görüyoruz. Günümüzde Seattle orijinli Grunge'dan etkilenerek bunu arabesk türüyle birleştiren Duman gibi bazı grupların ise ne yazık ki hala tür arayışının kurbanı olduğu bir gerçek. Bu ise onların sevilmelerine engel olmuyor. Anadolu rock ı diğer rock müzik türlerinden ayıran en önemli özellikler, Türk kültürüne ait öğelerin Türkçe olarak kullanılması, rock müzik türevlerinin Türk müzik türleriyle etkileşim içinde kullanılması ve yerel bir müzik türü olması sayılabilir. Bireysel olarak günümüzde Haluk Levent, Özlem Tekin, Şebnem Ferah, Demir Demirkan, Kargo'nun vokalisti Koray Candemir, Kıraç ve Teoman gibi bir çok ünlü rock müzisyeni Türkiye'de faaliyet göstermesine rağmen Türkiye'de her rock müzik icra edenin Anadolu rock kategorisine koyulması da yanlıştır. Günümüzde bu yanlışa düşülerek 60 ve 70lerin Türk rock müzik sahnesindeki gruplarının taklidi bir çok grup da piyasaya çıkmakta ve bazı müzik kanallarınca desteklenmektedir. Anadolu rock'ın saflığı bireyselliğinden değil samimiyetinden gelmektedir. Bu yüzden her rock müzik yapan Türk grubuna veya müziğinde bağlama kullanan her gruba bu ismin verilmesi ne derece doğrudur, tartışılır.
     

Sayfayı Paylaş