1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Anafartalar Savaşı - Birinci Anafartalar - İkinci Anafartalar

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 9 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Anafartalar Savaşı

    Birinci Anafartalar Savaşı
    İkinci Anafartalar Savaşı




    Birinci Anafartalar Muharebesi
    Çanakkale Savaşı / Arıburnu Cephesi
    Tarih
    9 Ağustos - 10 Ağustos 1915
    Bölge Gelibolu Yarımadası
    Sonuç Osmanlı zaferi
    Taraflar
    Birleşik Krallık Osmanlı İmparatorluğu
    Kumandanlar
    Birleşik Krallık General Stopford Osmanlı İmparatorluğu Mustafa Kemal​


    Birinci Anafartalar Muharebesi, Gelibolu'daki Müttefik Kuvvetleri'ne ulaşan takviye kuvvetleri ile gerçekleşen Suvla Koyu çıkarması ardından bu birliklerle Osmanlı kuvvetleri arasında 9 Ağustos 1915 tarihinde gerçekleşen muharabelerdir.

    Öncesi


    İtilaf Devletleri’nin Gelibolu Harekâtı, Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’a donanma ile ulaşarak Osmanlı Devletini savaş dışı bırakmaktı. Ancak 1915 yılının Mart ayında, bu görev için organize edilen Birleşik Donanma’nın, Osmanlı kıyı topçusu tarafından püskürtülmesi üzerine Gelibolu Yarımadası’nın bir kara harekâtıyla işgal edilmesi, bu yolla Osmanlı topçu bataryalarının etkisiz hale getirilerek donanmaya yol açılmasını amaçlayan bir işgal planı uygulamaya konulmuştur. 25 Nisan 1915 tarihinde Gelibolu Yarımada’sının güney ve güney batı sahillerine yapılan çıkarmalarla Müttefik kara harekâtı başlatılmıştı. 1915 yılının Mayıs ayı sonlarına kadar Müttefik kuvvetlerin giriştiği taarruzlar boyunca Osmanlı savunma hatları, birkaç yüz metre gerilemişse de direnmeyi başarmış, Müttefik ileri harekâtını ağır kayıplara uğratarak durdurmayı başarmıştı.

    Gelibolu Yarımadasının işgaliyle görevli Müttefik kuvvetler komutanı General Sır Ian Hamilton, kilitlenen cepheleri açmak için takviye gönderilen birliklerin bir bölümüyle Suvla Koyu’nda bir çıkarma yapmak, bir kısmıyla takviye ettiği Anzak 2 Tümeni ile taarruz etmeyi planlamıştır. Her iki harekâtın da 6 Ağustos 1915 gecesi yapılması planlanmıştı.

    Suvla Koyu’na çıkan İngiliz birlikleri ise 8 Ağustos akşamına kadar kayda değer bir ilerleme yapmamışlardır.

    Anzak 2. Tümeni’ne verilen görev, Kocaçimen Tepesi – Besim Tepe – Conk Bayırı - Düztepe hattının işgal edilmesidir. Tümen, bu sırtlara iki kola ayrılarak taarruz edecektir. 6 Ağustos akşamı ilerleyen Anzak kolları, Osmanlı gözcü postaları tarafından yer yer ateş altına alınmıştı. Bu silah sesleri Osmanlı karargahlarını harekete geçirmiştir. Hızla bölgeye akan takviye birlikleri gün doğarken, zaten gece boyu Osmanlı direnişi karşısında yıpranan Anzak ileri hareketini bütün bütün durdurmuştur. 8 Ağustos 1915 akşamına kadar özellikle Conk Bayırı sırtlarında sert ve kanlı çatışmalar olmuş, Osmanlı savunması bu sırtları elde tutmayı başarmıştır.

    Osmanlı hazırlıkları


    Bölgeye ulaşıp mevzilere giren 9. ve 4. Tümenlerle Kocaçimen Tepesi – Conk Bayırı hattında, müttefik saldırıları durdurulmuş, cephe tutulmuştu. Ancak daha kuzeyde Suvla Koyu’na çıkmış olan İngiliz 9. Kolordusu karşısında Yarbay Wilmer komutasında üç taburluk bir kuvvet vardır. 5. Ordu komutanı Mareşal Liman von Sanders, Saros Grup Komutanı Albay Fevzi Bey’e, emrindeki 7. ve 12. tümenlerle Anafartalar bölgesine hareket etme emri vermiştir. Emre göre Albay Fevzi Bey, derhal taarruz edecekti. Mareşal Sanders, Albay Fevzi Bey’i Anafartalar Grup Komutanı olarak atamış, Kocaçimen Tepesi – Conk Bayır hattındaki Osmanlı kuvvetleri komutanı Yarbay Cemil Bey’i ve Yarbay Wilmer’i onun komutası altına vermiştir. Albay Fevzi Bey’in 7. ve 12. Tümenlerinin Anafartalar bölgesine ulaşması ve taarruz için yayılması 8 Ağustos akşam saatlerini bulmuştur. General Sanders, Albay Fevzi Bey’e derhal taarruz edilmesi emri vermiştir. Albay Fevzi Bey, 7. Tümen komutanı Albay Halil Bey ve 12. Tümen komutanı Yarbay Selahattin Bey’le görüştükten sonra bu emri uygulamamaya, birlikleri gün doğarken taarruza kaldırmaya karar vermiştir. Her üç Osmanlı komutanı da daha önceki çarpışmalarda uzun bir yürüyüşün hemen ardından, dinlenmeden, hele hele gece karanlığında girişilen taarruzların hem sonuç getirmediğini hem de askerin kırılmasına yol açtığını bilmektedirler. Mareşal Sanders, emrine uymadığını öğrenir öğrenmez 8 Ağustos akşamı Albay Fevzi Bey’i görevden almıştır. Aynı gece saat 21:45’de Kuzey Grup Komutanı Esat Paşa’ya telefonla, emrindeki 19. Tümen Komutanı Albay Mustafa Kemal Bey’in Anafartalar Grup Komutanlığı’na atandığı bildirilmiştir. Mustafa Kemal Bey, kendi tümeninin komutasını Yarbay Şefik Bey’e teslim ederek at sırtında iki buçuk saatlik bir yolculuğun ardından yeni karargahına, Çamlıtekke’ye 01:30 dolaylarında ulaşmıştır. O saatlerde 7. ve 12. tümenler, bölgeye tam mevcuduyla ulaşmış ve taarruz hazırlıklarını tamamlamışlardır. Taarruz hazırlıklarının tamamlanmış olduğunu gören Mustafa Kemal Bey, Kocaçimen Tepesi ve Conk Bayırı’nda savunmada kalmak, her iki Anafartalar sırtlarından ise taarruz etmek kararındadır.

    Albay Mustafa Kemal Bey, elindeki kuvvetlerin bir kısmını ihtiyata ayırmamış, tüm kuvvetleriyle taarruz etmiştir. Emrindeki, Yarbay Selahattin Adil Bey komutasındaki 12. Tümen Mestantepe, Albay Halil Bey komutasındaki 7. Tümen ise Damakçılık bayırı yönünde taarruz edip bu bölgeleri işgal edecektir. Böylece Anafartalar bölgesi güven altına alınmış ve sahile çıkan İngiliz 9. Kolordusu ile taarruzda olan 2. Anzak Tümeni’nin bağlantısı kesilecektir. Taarruza katılan kuvvet 16.000 kişilik bir kuvvettir. Yarbay Wilmer'in kuvvetleriyle birlikte Anafartalar bölgesindeki Osmanlı kuvvetleri 19.000'dir. 7. Tümen eksik kadroludur. Mareşal Sanders'in emriyle bir alayını Saros'ta bırakmıştır.

    Müttefik hazırlıkları

    Kocaçimen Tepesi – Conk Bayırı sırtlarında kanlı çatışmaların sürdüğü 7-8 Ağustos günlerinde çıkarma bölgesi Suvla Koyu sakindir. Çıkarmanın ikinci günü İngiliz 9. Kolordusu’nun 10. ve 11. tümenleri sahile çıkmıştı. Askerler denize giriyor ve güneşleniyorlardı. Her iki tümen komutanı da topçu bataryalarının sahile çıkıp mevzi almasını beklemekte, genel bir taarruzu 9 Ağustos sabahı için planlamaktadırlar. Tam da Mareşal Sanders’in geciken taarruzuyla aynı saatlerde.

    Müttefik kuvvetler komutanı General Sır Ian Hamilton, 8 Ağustos günü saat 16:30’da Suvla Koyu’na gelmiştir. Çıkarma tam olarak tamamlanmamış, Kolordu komutanı sahile inmeyip açıktaki bir gemide bulunmaktadır. Hamilton, taarruz için emir verememiştir, gün kavuşmak üzeredir. Çaresiz taarruzun bir gün sonra şafak vaktine ertelenmesine razı olmuştur.

    General Hamilton ertesi sabah için yani 9 Ağustos 1915 sabahı için gerekli gördüğü emirleri vermiştir, 2 Anzak Tümeni, Kocaçimen Tepesi, Besim Tepe ve Conk Bayırı’na taarruz edecek, İngiliz 9. Kolordusu’nun 10. ve 11. Tümenleri ise Teketepe, Küçük Anafartalar ve Büyük Anafartalar tepelerini ele geçirecektir. Sahile çıkışı sabahın ilk saatlerinde tamamlanan 53. Tümen ise ihtiyatta tutulacaktır. 10. Tümene verilen görev Kavak Tepe, Tekke Tepe ve Küçük Anafartaların işgali, 11. Tümenin görevi ise Büyük Anafartalar'ın işgalidir. Suvla sahillerindeki İngiliz birlikleri, 32.000 mevcutlu bir kuvvettir.

    Savaş

    Gerek Osmanlı kuvvetleri, gerekse de İngiliz kuvvetleri, 9 Ağustos 1915 sabahı ileri harekâta başladılar. İlk çatışmalar 15 km.lik cephenin kuzey taraflarında, saat 04:40 dolaylarında başladı. Osmanlı 12. Tümeni’nin 35. Alayı, İngiliz 10. Tümen’inin 32. Tugayı’nın ileri hattıyla ile kapıştı. Tugayın iki taburu Tekke Tepe yönünde ilerlemekteydiler. Tugayın bir taburu kayıptır, nerede olduğu bilinmiyor, bulunur bulunmaz bekleyen taburla birlikte harekata katılacaktır. Tabur komutanlarından Albay Moore'un komuta ettiği İngiliz öncü bölüğü kısa sürede tepeden aşağı akan Osmanlı kolları arasında kuşatıldı. Sağ kalan tek subay, bir teğmen teslim olmuştur. 35. Alay ilerlemeyi sürdürerek Yususçuktepe’yi ele geçirdi. Aynı saatlerde sekiz taburlu İngiliz tugayı, Yarbay Wilmer’in iki taburunu geri atarak İsmailoğlu Tepesi’ni ele geçirmiştir. Önündeki İngiliz bozguna uğratarak ilerleyen Osmanlı 34. Alayı’nın üç taburu bu tepeye taarruza geçmiş ve saat 06:00 dolaylarında tepeyi süngü hücumuyla ele geçirmiştir.

    Yusufçuktepe Müttefik topçusunun ateşi altına alındığında buradaki fundalıklarda yangın çıkmıştır. 32. Alay zorunlu olarak tepenin gerisine çekildi. Ancak rüzgarın yön değiştirmesiyle yangın, tepe eteklerindeki İngiliz birliklerine doğru ilerlemiştir. 32. Alay yeniden tepeye yerleşti. Her iki taraftan yaralılar bu ateşin içinde kaldılar.

    Osmanlı 34. Alayı’nın yerleştiği İsmailoğlu Tepesi eteklerine Osmanlı topçusunun açtığı ateş, İngiliz taarruz kuvvetlerinin sol ucunda ani bir paniğe yol açmıştır. Osmanlı topçusunun ateşi ileri kaydırmasıyla 34. Alay, İngiliz hatlarının merkezine doğru taarruza geçmiştir. Üç ya da dört bölükten oluşan bir İngiliz kuvveti bu bölgede savunma düzenine geçtiyse de Osmanlı topçusunun ateşiyle silinmiştir.

    Günün ilk yarısında Mestan Tepe işgal edilmiş, ancak yoğun donanma ateşi ve İngiliz takviyelerinin taarruzu sonucu boşaltılmak zorunda kalınmıştır.

    Günün ilerleyen saatlerinde Müttefik komutanlığı, yedek olarak ayırdığı 53. Tümen’in iki tugayı ile Yusufçuktepe’ye dört kez yenilenen taarruzlarda bulunmuştur. Ağır kayıplara uğramasına kaşın 34. Alay bu tepeyi elde tutmayı başarmıştır.

    Cephenin güney kesiminde Albay Halil Bey’in 7. Tümeni eksik kadrolu, iki alaylı bir tümendir. Alaylardan birini Saros’da bırakmıştır. Taarruza katılan alaylar, önceki aylarda Seddülbahir Cephesi’de savaşmış birliklerdir, dolayısıyla eratın en azından bir bölümünün ve subaylarının muharebe deneyimi vardır.

    Her ne kadar önlerindeki İngiliz birliklerini geri atmayı başardılarsa da saat 10:00 dolaylarında ağır topçu ateşi altında durmak zorunda kaldılar. 20. Alay komutanı Yarbay Halit Bey, şehit düşmüş, 21. Alay komutanı Yarbay Yusuf Ziya Bey yaralanmıştır. Yarbay Halit Bey’in kaybı Osmanlı tarafı için ağırdır. Birinci Kirte Muharebesi’nde parlak bir komuta yeteneği sergilemişti.

    Saat 09:00 dolaylarında cephenin tüm kuzey kesiminde inisiyatif Osmanlı kuvvetlerine geçmiştir. General Stopford, saat 12:00 dolaylarında ihtiyattaki 53. Tümeni ateş hattına sürerek, sahilde tutunmayı başarabilmiştir.

    Osmanlı kayıpları 2.065 erat ve subaydır.

    Akdeniz Yurtdışı Seferi Kuvvetler komutanı General Sır Ian Hamilton, İngiliz Savaş Bakanı Kitchener’e çektiği telgrafta, “Dün sabah Ece Limanı’ndan Büyük Anafarta’ya kadar olan bölgeyi zapt edemeyişimize yeterli bir neden bulamamaktayım.” demektedir.





    ***************************





    İkinci Anafartalar Muharebesi
    Çanakkale Savaşı / Arıburnu Cephesi
    Tarih
    21 Ağustos - 29 Ağustos 1915
    Bölge Gelibolu Yarımadası
    Sonuç Kesin Osmanlı zaferi
    Taraflar
    Birleşik Krallık Britanya İmparatorluğu
    Birleşik Krallık Osmanlı İmparatorluğu
    Avustralya
    Yeni Zelanda
    Britanya Hindistanı


    Kumandanlar
    Birleşik Krallık Sir lan Hamilton
    Fransa Beauvoir De Lisle
    Avustralya William Birdwood


    Osmanlı İmparatorluğu
    Kurmay Albay Mustafa Kemal
    Osmanlı İmparatorluğu Albay Halil Bey
    Osmanlı İmparatorluğu Albay Selahattin Adil Bey​



    İkinci Anafartalar Muharebesi, Çanakkale Savaşı'nda son müttefik taarruzudur. Tük resmi tarihinde 21 Ağustos günü müttefik kuvvetlerce girişilen ve Çanakkale Savaşı’nın son büyük çatışması olan muharebeler, İkinci Anafartalar Muharebesi olarak geçer. İngiliz resmi tarihinde ise iki ayrı stratejik hedefe, iki ayrı cephe kuvvetlerince girişilen iki ayrı muharebedir. Her iki operasyon da Osmanlı tarafı açısından Anafartalar Grup Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal’in mevzilerine yönelmiştir.


    Öncesi

    Gelibolu Yarımadası’na yapılan çıkartmalar, Osmanlı savunması karşısında durma noktasında geldiğinde Müttefik kuvvetler komutanı Sır Ian Hamilton, takviye kuvvetlerden oluşan İngiliz 9. Kolordusu’nu Suvla Koyu’na çıkartarak üçüncü bir cephe açmıştı. 6 Ağustos 1915 günü, Birinci Anafartalar Muharebesi’nde Osmanlı taarruzu, aynı saatlerde başlayan İngiliz taarruzunu kırmıştı. Hemen ertesi gün, 10 Ağustos tarihinde Anafartalar Grup Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal’in Kocaçimen Tepesi – Conk Bayırı hattında giriştiği taarruz da Anzak Kolordusu’nu geri atmıştı. İzleyen günlerde İngiliz 9. Kolordusu, 12 Ağustos günü Tekketepe Muharebesi, 15 Ağustos günü de Kireçtepe Muharebesi olmak üzere iki başarısız taarruz geliştirmişti.

    Müttefik kuvvetler üst komutanı General Sır Ian Hamilton, 15 Ağustos’da, 9. Kolordu komutanı General F. Stopford’u görevden alarak yerine Seddülbahir Cephesi’ndeki 29. İngiliz Tümeni komutanı General B. De Lisle’i atamıştı. De Lisle, ertesi gün, yaptığı incelemelere dayanarak Hamilton’a bir rapor göndermiştir. Bu rapor öylesine olumsuz ifadeler içermekteydi ki, Hamilton İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener’e gönderdiği telgrafta, 45.000’i kayıpları karşılamak, 50.000’i de takviye olmak üzere 95.000 askerlik yeni kuvvet istemiştir.

    Kuvvetler ve taarruz planı

    Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı 5. Ordu’sunun 13 tümeni vardır. Bu 13 tümenden ikisi Kuzey Grup Komutanı (Arıburnu) Esat Paşa’nın, dördü Güney Grup Komutanı (Seddülbahir) Vehip Paşa’nın, yedisi de Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal emrindedir. Mustafa Kemal, ihtiyatlarını cephesinin merkez- gerisinde konuşlandırmıştır. Böylece cephenin gerek duyulacak her kesimine hızla ilerletmek mümkün olacaktır.

    General De Lisle’in Suvla’da görevi devraldığında İngiliz 9. Kolordusu bünyesinde 11 tugay bulunmaktadır. Birkaç gün içinde Mısır’dan aktarılan 5.000 mevcutlu bir tümen de sahile çıkmış olacaktır. Ayrıca Anzak Kolordusu’ndan bir tugay 9. Kolordu’yla birlikte hareket edecektir. Yapılması planlanan taarruz için, Seddülbahir Cephesi’nde bulunan İngiliz 29. Tümeni’nin üç tugayı da Suvla’ya aktarılmıştır.

    Yusufçuk Tepe ve İsmailoğlu Tepesi’ne yapılması planlanan taarruz, Suvla Koyu’nun Osmanlı topçusunun ateşinden koruyabilmek ve cephe hattını kısaltmak amaçlıdır. Bomba Sırtı taarruzu ise Suvla Koyu ile Anzak cephesi arasındaki zayıf hattı düzenlemeyi amaçlamaktadır. Bu hat devriyerle tutulmaktaydı ve özellikle geceleri çok güvensizdi. General Hamilton ve General W. Birdwood, İsmailoğlu Tepesi ile Bomba Tepe arasında bir siper kazılarak bu hattın güven altına alınmasında büyük yarar görmekteydiler.

    Taarruzlar için belirlenen tarih 21 Ağustos 1915 günüdür. Plana göre 9. Kolordu’nun 11. Tümeni İsmailoğlu Tepesi’ne, 29. Tümen’in 86. ve 87. tugayları ise Yusufçuk Tepe’ye taarruz edecektir, 88. Tugay ihtiyatta tutulacaktır. Yarım saat sürdürülecek hazırlık ateşi için o güne kadar kullanılan en yüksek sayı olmak üzere 85 namludan oluşan kara topçusu ve bir zırhlı, üç kruvazör, iki destroyerlik donanma ateşi öngörülmüştür. Her iki tümenin taarruz bölgesi Albay Selahattin Adil komutasındaki 12. Tümen bölgesidir. Saat 15:00’da başlayacak taarruz, Osmanlı kuvvetlerinin dikkatini bu bölgeye çekmişken bir tugaylık kuvvet de Mestan Tepe’ye taarruza geçecektir.

    Bomba Tepe’ye Anzak Kolordusu’nun bir tugayı taarruz edecektir. Özellikle Sarı Bayır Harekatı’nda uğranılan kayıplar nedeniyle ancak dört tugay bir araya getirilerek bir tugaylık kuvvet oluşturulabilmiştir. İngiliz, Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve Gurkalardan oluşan tugay General Cox komutasında, 45 dk.lık bir hazırlık ateşi ardından saat 15:00’de taarruza geçecektir. Taarruz, Albay Halil Bey komutasındaki 7. Tümen mevzilerine yönelmektedir.

    Savaş
    İsmailoğlu Tepesi


    Taarruz günü olan 21 Ağustos gün doğumundan itibaren, müttefik üst komutanlığının beklentileri tersine olarak, müttefik siperlerindeki en küçük bir hareketlilik dahi, Osmanlı tarafından yoğun ateş altına alınmaya başlanmıştır. Ayrıca gerideki Osmanlı ihtiyatları cephe hattına daha yakın bir konuma ilerlemiştir. Taarruzun öğleden sonraya alınmasının nedeni, güneşi arkaya alarak taarruz etmek idi. Ne var ki Ağustos ayı olmasına karşın bulutlanan hava güneşi örtmüştü. Üstüne üstlük, ovadan yükselen hafif bir sis, Osmanlı siperlerinin üstüne çökmüştür. Öte yandan bombardıman sırasında fundalıklar ateş almış, yoğun bir duman örtüsü araziye yayılmıştır.

    11. tümen’in 34. Tugay’nın sağ kanattaki taburları ilk hedef olan Osmanlı siperlerine girmeyi başarmıştır. Bu siperler düzenlenmeye başlanmışken Osmanlı tarafından yoğun bir ateş açılmıştır. Ardından başlayan Osmanlı taarruzlarını karşılayabilmek için tugayın bir bölümünün bu yana kaydırılması gerekmiş, bu unsurların planda öngörülen ileri hareketleri iptal edilmiştir.

    34. Tugay’ın sol kanadındaki iki taburun ileri hareketi Osmanlı siperlerinden yoğun bir ateş altına alınmıştır. Bu taburlardan biri kısa süre içinde tüm subayların kaybetti. İki tabur da ateş altında hedeflerinden daha kuzeye kaydılar ve ağır bir yan ateşine uğradılar. Taburlar, ağır kayba uğrayarak dağınık halde geri çekildi. Diğer iki tabur hızla ilerledi ise de hedefleri olan siperler takviye edilmişti. İlerleme olanağı bulamayarak geri çekildiler.

    Sonuç olarak 34. Tugay’ın taarruzu, planda öngörülen hedeflerin küçük bir parçasındaki iki kuyuyu ve bir siper parçasını elde edebilmiştir. Buradaki İngiliz birlikleri de ertesi gün Osmanlı kuvvetlerinin giriştiği taarruzla geri atılmıştır.

    34. Tugay’ın solunda taarruz eden 32. ve 33. tugayları da Osmanlı siperleri önünde yoğun şekilde ateş altına alınmıştır. Makineli tüfek etkisi yapan başarılı bir ateş yönetimi ve isabetlilikle subaylarından çoğunu yitirerek geri çekildiler.

    29 Tümen’in cephe hattında 86. Tabur’un öncü müfrezleri kendi topçu ateşi altında kalmıştır. Diğer taburlar gün bitimine kadar Osmanlı siperlerine 500 metreden fazla yaklaşamadılar. Doğrudan Yusufçuk Tepe’ye taarruz eden 87. Tabur’un İrlandalı askerleri ileri atılarak tepeyi ele geçirdiler. Ancak Anafartalar sırtlarından açılan ateş sonucu tepenin batı yamaçlarına çekilmek zorunda kaldılar. Akşamüstü bölgeye ulaşıp taarruza geçen Mısır’dan yeni gelmiş olan 2. Tümen her ne kadar tepeye ulaştıysa da şiddetli ateş yiyerek geri çekildi. İleri çıkan bir müfreze kuşatılarak imha edildi. Tümeni bizzat yöneten Lord Longford harekat sırasında kayboldu ve cesedi bulunamadı.

    Gece Yusufçuk Tepe’deki Osmanlı birlikleri geri alınmıştır. Osmanlı subaylar, bu tepede asker bulundurmanın artık gereksiz olduğunu, tepenin yan ateşlerle barınılamaz hale getirilmiş olduğunu düşünmüşlerdir. Gerçekten de Yusufçuk Tepe, gün boyu hemen kuzeyindeki tepedeki Osmanlı müfrezesi tarafından oldukça başarılı bir biçimde ateş altına alınabilmişti. Bu tepe de İsmailoğlu Tepesi tarafından çok iyi korunabilmekteydi. Gerçekten bu üç tepe sırası içinde İsmailoğlu Tepesi kilit konumundaydı.

    Hava karardığında tüm müttefik kuvvetlerinde sağ kalabilen subaylar dağılan birlikleri toplamak ve siper kazmakla meşguldürler. Bir subay şunları yazmaktadır. “Soldan, ricat diye yüksek bir ses işitildi ve bütün hat süratle geriye aktı.” Birliklerin çoğunda erat, tam bir bozgun havasındadır, en ufak bir olayda paniğe kapılma ve sahile doğru akma eğilimdedirler. Dağılan birlikler ve kaybedilen subaylar yüzünden komuta birliği de sarsılmıştır. Gece, 86. Tugay karargahına çağrılan bir yarbaya gece taarruzu için emir verilmiştir. Bu subay birliğindeki subaylara şunları söylemiştir. “Bir istihkam zapt edeceğiz. Fakat bunun nerede olduğunu ben bilmiyorum. Bilen olduğunu da zannetmiyorum. Buna rağmen ileriye yürüyeceğiz ve karşımıza çıkan Türklere taarruz edeceğiz.” Böyle bir harekatın doğal sonucu olarak birlik ağır kayba uğrayarak geri çekildi ve söz konusu yarbay da öldü.

    Müttefik kuvvetler geceyi, yaralıların ve dökülen malzemenin toplanmasında kullandılar ve gün ağarmadan taarruz çıkış hatlarına geri çekildiler. İngiliz 9. Kolordusu, bu harekata 14.300 kişi ile katılmış, ölü ve yaralı olarak 5.300 kayba uğramıştır. Hedeflerin hiçbirisine ulaşılamamıştır. Osmanlı kuvvetlerinin kayıpları ise 2.600'dür.

    Bomba Tepe

    Anzak tugayının taarruzu için öngörülen hazırlık ateşi 45 dk.lık bir ateşti ve tugay, saat 13:00'de, İsmailoğlu Tepesi'ne taarruz eden İngiliz 11. Tümeni ile aynı saatte taarruz edecekti. Ancak 21 Ağustos sabahı plan değiştirildi, hazırlık ateşi yarım saat olarak uygulandı ve taarruz, saat 15:30'da başlatıldı. Saat 15:00'de taarruza geçen 11. Tümen'in 34. Tugay'ı, Osmanlı siperlerinin bir bölümünü ele geçirmişti, ancak sağ yanı açık kaldığı için Osmanlı kuvvetleri bu siperlere rahatlıkla karşı taarruza geçebildiler ve bir kısım kuvveti, ileri harekattan alıkoydular.

    Taarruzun sağ kanadında ilk dalgayı oluşturan 150 erat ve subaydan ancak 40'ı, ateşten korunaklı bir hatta ulaşabildi. İkinci dalga aynı sonuca uğradı, üçüncü dalga ileri çıkamadı. Taarruzu karşılamak için Osmanlı topçusunun açtığı ateşle fundalıklar tutuşmuştu, yaralılardan bir kısmı bu ateş içinde kaldı.

    Bunun sol kanadından taarruz eden birlikler küçük bir siper parçasını ele geçirdiler. Fakat bu siperi ele geçirenler küçük bir grupdu. Takviye olarak geriden gelen müfreze Osmanlı tarafınan ateş altına alındı ve sadece bir er, öndekilere ulaşabildi.

    Anzak taarruzunun en sol kanadı da fazla bir ilerleme gösteremedi. Gün sonunda taarruz ancak Bomba Tepe'nin eteklerine ulaşabilmiştir.

    Ertesi gün sabahında yenilenen ileri harekat, Anzak hattını tepeye bir miktar daha yaklaştırmıştır. 27 Ağustos günü Anzak birliklerinin, topçu desteğindeki ileri hareketi, Osmanlı 21. Alayı'nın bulunduğu siperlere girmiştir. 17. ve 33. Alayların sipere akmasıyla Anzak birlikleri püskürtülmüştür. Bölgedeki çatışmalar 29 Ağustos'a kadar devam etmiştir. Anzak birlikleri tepenin batı yamaçlarında siper kazmış, Osmanlı kuvvetleri de tepedeki tahkimatı sağlamlaştırmıştır.
     

Sayfayı Paylaş