1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Anne Ve Babalara Ve Olacaklara

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve vertyucek tarafından 8 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. vertyucek

    vertyucek Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2012
    Mesajlar:
    44
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    180
    Banka:
    135 ÇTL
    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym


    Anne ve Babalık HAZRETİ ALLAH CELLE CELAÜH’ÜN dininde ve indinde çok büyük öneme sahip mefhumlardır (kavramlardır).

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym

    Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

    30Sure Rum Suresi 21.ayet

    PEYGAMBER EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM’DE bir hadisinde

    "... (Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    "Sizin en hayırlı olanınız, ailesine en iyi olanınızdır. Ben de aileme iyi olanınızım."

    bu iki mefhum islam toplumunun
    çekirdeği olan ailenin lokomotifidirler.bu iki dinamiğin aksaması önce aile’nin sonrada toplumun aksaması demektirki emin olunuz bu en büyük felaketlerdendir.

    tabiki bir ağacın dalındaki meyve,bir başaktaki buğday ne ise ailedeki çocukta böyledir yani çocuk aile ağacının meyvesidir.bir anne ve baba çocuklarını ne kadar iyi yetiştirmeye gayret ediyorsa,terbiyelerine,ahlaklarına,huzur ve mutluluklarına,psikolojik gelişmelerine ne kadar özen gösteriyorsa o kadar iyi birer anne ve baba olabilirler.

    her anne ve baba iyi birer anne ve baba olmak ister.burada dikkat edimesi gereken en önemli husus bunu nasıl yapacaklarını bilip bilmemeleridir.hemen hemen tamamı bu konuda ya hiçbir bilgiye sahip değildir ya çok az bilgiye sahiptir yada bildiğini sandığı şeyler aslında yanlıştır.çünkü onlarda evlemeden önce yine bir anne ve babanın çocuğu idiler.her ne kadar babalık ve annelik hususunda kafalarında projeleride olsa bir deneyimleri yoktur.bu sebeble planladıkları bir çok şey hakkında yanılabilirler.

    örneğin otoriter bir anne ve babanın evinde yetişmiş yeni anne ve babalar kendi çocukları hakkında “ben onları hiç sıkmayacağım,ne isterlerse yapacağım,ne isterlerse yapacaklar” gibi bir anne,babalık projesi vardır muhtemelen kafalarında ama bu ne kadar doğru olabilir?hiçbir kural ve terbiye ölçüsü olmadan yetiştirilecek bir çocuk kurallarla dolu bir dünyaya ne kadar iyi adapte olur yada olurken ne zorluklar çeker?yine dahada önemlisi emir ve yasaklar bütünlüğünden oluşan ve onlara uymaları halinde sonsuz ahiret hayatını kazandıracak dine ne kadar uyabililer?yada toplumun ve insanların kendisinden beklediği terbiye ölçülerine ne kadar çok ve iyi uyabilirler?

    bazılarıda çocuklarını çok katı ve hatta zaman zaman aşırı şiddetede başvuracak şekilde yetiştirmeye çalışırlar..çocuklar baba deyince akıllarına kemer,sopa, anne deyince azar,fırça gelir.

    bazıları ise dengeli olmaktan yanadır evet dengeli olmak bu saydıklarımızın içerisinde en doğru olanıdır..ama bu dengeyi nasıl ayarlayabilirsiniz.

    ayarladığınız denge hangi tarafa daha yakın?aşırı serbestliğemi yoksa şiddetemi?

    insanoğlu denge hususunda hiç bir zaman başarılı olamamış bir varlıktır.bir tarafı yapıyorum zannederken bir tarafı unutur ve o tarafı farkında olamadan yıkmış olur.

    hayatı her açıdan iyi tanıdığını söyleyen,kendini tecrübeli bir kişiyim diye nitelendiren insanların kendine olan bu güven ve hatta kibirlerinden dolayı en büyük kazıkları yediklerine şahit olmuşsunuzdur.yeni evlenmiş ve çocuk sahibi olan kişiler deneyim sahibi olanların tavsiye ve tecrübe edilmiş bilgilerine müracaat etmeleri çocuklarını deneme tahtasna çevirmemeleri için kaçınılmazdır.kendi anne ve babaları,psikoloklar,çocuk gelişim uzmanları v.s.ama en başta HAZRETİ ALLAH CELLE CELALÜH ve PEYGAMBER’İNİN S.A.V rehberliğini ve yardımını şiar edinmezseniz bilinizki başarılı olamanız imkansız.

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym


    Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.

    28 sure KASAS - 56.ayet

    yanlış anlamayın belki psikolok ve çocuk gelişim uzmanları çocuğunuza dünya hayatında çok güzel yerlere gelmelerinde bir nebze yardımcı olabilirler ama ahiret hayatından bir haber yetiştirilmiş çocuklar bu dünyada ne kadar başarılı olsalarda “kaybetmişlerden!” başkası değildirdirler emin olunuz.

    öğrenme alışma yaşları geçen çocuklar artık ne namazı kılabilirler ne başörtüsü takabilirler ne diğer ibadetlere alışabilirler..ibadetler onlar için büyük bir yük,külfet ve sevmeyerek yaptıkları işler olacak ve belkide hiç yapamayacaklardır.ölümlü bu dünyada mimar,doktor,mühendis sonsuz öbür dünyada elleri bomboş esfele sefil-in...

    emin olunuzki tam tersi daha hayırlıdır.dünyanın telafisi var fani bu dünyada fakir ama ALLAH’IN emirlerine riayet eden biri sonsuz öbür dünyada zengin olabilir.ama ahiret öyle değil.

    HAZRETİ ALLAH CELLE CELALÜH hepimizi böylesi akibetten korusun.


    eğer “-yaşları küçük daha” “-ileride yaparlar” diyorsanız ki bir çok aile böyle yapıyor çocuğunuza çok zarar veriyorsunuz.hele hele “-bu devirde küçücük çocuğa baş örtüsü takmak olurmu?” “-daha erken ileride nasıl olsa kılar.devir böyle herkesin çocuğu böyle” derseniz çocuğunuza hiçbir şey veremeyeceğiniz gibi bir inanan’ın hareket etmesi gibi hareket etmiyor dünyayı ve insanları HAZRETİ ALLAH CELLE CELALÜH’ÜN hükümlerinin önüne geçiriyorsunuz demektir..

    evet okulda bunları yapmalarına imkan yok belki ama evlerimizde HAZRETİ ALLAH CELLE CELALÜH’ÜN emirlerine çocuklarımızı ısındırmalıyız.


    çocuğunuzun her iki dünyadada mutlu olması sizin elinizde.

    çocuk eğitimine dönecek olursak.

    insanlar işlerinde sosyal yaşamlarında başarısızlıklar yaşayabilir işletmeleri iflas edebilir,tüm varlıklarını kaybedebilirler veya hayatta buna benzer değişik değer kayıplarına uğrayabilirler.ama kaybetme şansları olmayan yegane varlıkları çocuk ve eşleridir.

    evet dengede bu yüzden çok önemlidir.kaş yapayım derken göz çıkarmamak lazımdır.ama aciz insan hataya meyillidir.

    çocuğunu içine kapanık olmasın diye tamami ile serbest bırakmış bir anne,baba yada sırtından sopayı eksik etmeyen,gereksiz yere ve bıktıracak derecede aşırı azarlama yapan bir anne baba olmaya yani dengeyi bozmaya meyillidir.

    şimdi diyeceksinizki “kardeşim ne yapalım istemesekte oluyor böyle arızalar.. işte,evde yaşadığımız huzursuzluklar çocuklarımızada yansıyor dengeyi bulamıyoruz.”demekki çocuklarımızın yetişmesi için önce kendimizi tabiri caizse terbiye etmeliyiz.huzurlu olmalıyız.

    meselede budur işte huzur.huzur ne hiçbir şeyi gözü görmeyecek kadar çok neşeli nede öfkeden gözü kararmış kadar sinirli olmama durumudur yani iç dengedir huzur.

    ancak dengeli kişiler doğruyu görebilir.

    HAZRETİ ALLAH CELLE CELALÜH’ÜN kitabında sekinet manasındada kullanılan huzur zorluklara karşı koyabilme gücü olarak tanımlanıyor ve iman pekiştirici olarak insanlara ihsan edildiği buyuruluyor!

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym

    O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    48 Sure FETİH Suresi- 4.ayet

    çocuklar ne çok serbest yetişmiş bir haylaz,yaramaz nede aşırıya kaçan bir şiddetle yetişmiş içine kapanık,kendine güvensizler olmamalıdırlar.huzurlu olmalıdırlar.

    yaşadığımız şeylerden huzuru bulamanın çok zor olduğunu biliyoruz hepimiz ama tabiri caizse hiç kimseye zararı olmayan herkese faydası olan bir torpilimiz var.


    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym


    Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah'ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.

    13 Sure RA'D - 28.ayet

    Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tespih eder. Mülk yalnızca O’nundur, hamd de O’na mahsustur. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

    64 SureTEGÂBUN - 1.ayet

    Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.

    2 sure BAKARA - 152.ayet
    hiçbir şey biranda olmuyor.sabır gerekiyor.

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym


    Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır.
    (2.sure BAKARA SURESİ / 45.ayet)

    “PEYGAMBER EFENDİMİZ S.A.V “ Herhangi birinizin duası acele etmemek şartıyla kabul edilir. Aceleci kimse ise, ‘Rabbime dua ettim de kabul etmedi’ der.”buyurmuştur (kaynalar Buhari-Müslim)

    HAZRETİ ALLAH CELLE CELALÜH bizi dolu dolu yardımına mazhar olanlardan kılsın.
     

Sayfayı Paylaş