1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Antik Dönem Tarih Yazarları

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 24 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    AELİUS LAMPRİDİUS

    Diocletianus zamanında yaşamış Latin tarihçilerinden biri olan Aelius Lampridius, daha sonraları Historia Augusta ismi altında toplanan imparator biyografilerinin altı yazarından biridir.

    AELİUS SPARTİANUS

    Diocletianus zamanında yaşamış bir Latin tarihçisi olan Aelius Spartianus, daha sonraları Historia Augusta ismi altında toplanan imparator biyografilerinin bazılarını yazdı. Ayrıca Aelius Spartianus, Hadrianus, Septimus Severus, Caracalla ve Geta'nın hayatını yazdı.

    AFRİCANUS, SEXTUS IULİUS (M.S. 180 -250)

    Hazırladığı evrensel kronolojiyle tanınan bir Hıristiyan tarihçi olan Africanus'un hayatı üzerine yeterli bilgi bulunmamaktadır. İmparator Severus Alexander'in koruması altına girdikten sonra, elçi olarak Roma'ya gönderildi (222). En büyük yapıtı olan Chronographia (221), Africanus'un M.Ö. 5499'da başladığını varsaydığı yaradılıştan M.S. 221'e değin geçen dönemdeki dinsel ve din dışı olayların tarihini ele alan 5 ciltlik bir incelemedir.

    Africanus hesaplamalarında temel olarak İncil'i kaynaklamış, Mısır ve Kalde kronolojilerini, Yunan mitolojisini ve Yahudi tarihini Hıristiyanlıkla birleştirerek eşzamanlı hale getirmiştir. Bu yapıtıyla erken Hıristiyanlığı bir tarihsel çerçeveye oturtarak saygınlığını arttırmıştır.


    AMMİANUS MARCELLİNUS (M.S. 330 - 395)

    Romalı son büyük tarihçi olan Ammianus'un yapıtları, Roma İmparatorluğunun son dönem tarihini 378'e değin getirir. Roma'da Nerva'nın tahta çıkışından Valens'in ölümüne değin Roma tarihini kaleme aldı ve bu Latince yapıtıyla Tacitus'un yapıtını sürdürdü. Rerum Gestarum Libri (Olayların Tarihi) adlı yapıt, 31 kitaptan oluşur. Ama yalnızca 357 - 378 arasını kapsayan 18 kitabı günümüze ulaşmıştır. Yapıt, olayların asker nitelikleri taşıyan çok okumuş bir yazarın kalemiyle çok açık, ayrıntılı, yansız bir anlatımdır.

    Roma tarihi, artık Roma kentinin tarihi olmaktan çıkmıştır; batıdan doğuya imparatorluk politikasının bütün cephelerini kapsar. kendi deneyimlerinden yararlanan Ammianus, imparatorluğun ekonomik ve toplumsal sorunlarını içeren canlı tablolar çizer. Döneminin düşünsel eğilimlerini yansız bir tutumla dile getirir. Son dönem Roma tarihçilerinin bilinen tekniklerini kullanmıştır: Söylevlerde belagat; örneğin Hun kültürünü betimlerken başvurduğu uzun etnografik anlatımlar; karakter betimlemelerinde alışılmış biyografik kalıplar ve bol süsleme.


    APPİNAOS, İSKENDERİYELİ (M.S. II. y.y.)

    Yunanlı bir tarihçi olan Appianos, Cumhuriyet döneminden M.S. II. yüzyıla değin gerçekleştirilen Roma fetihlerini yazmıştır. Appianos, bugün kayıp olan otobiyografisinin yanı sıra, Yunanca Romaika (Roam Tarihi). Yirmi dört kitaptan oluşan bu yapıt, Romalıların fethettiği halklara (ve bunların yöneticilerine) göre düzenlenmiş etnografik bir sıra izlemekteydi.

    Appianos'un kullandığı dil artık klasik sayılmayan bir Yunancaydı. yetenekli bir tarihçi olmamakla birlikte, önceki kaynaklardan aktardığı bir çok değerli bilginin korunmasına yardımcı olmuştur. Tiberius Gracchus (M.Ö. 133'te tribunus) ile Sulla (ö. M.Ö. 78) arasındaki dönemi ele alan, iç savaşlar hakkındaki ilk kitabı önemli bir tarih kaynağıdır.


    ARİSTEAS, PROKONNESOSLU (M.Ö. VI. y.y.)

    Yunan tarihçisi ve şairi olan Aristeas'dan günümüze Arimaspoi üstüne yazdığı şiirden yalnız birkaç mısra kalmıştır.


    ARİSTOBULOS KASSANDREİALI

    Yunan tarihçisi. İskender'in seferine katıldı ve bu seferin tarihini yazdı; bu tarih bugün kayıptır. Arrianos bu eserden geniş ölçüde esinlenmiştir.


    ARRHİANOS [Lat. Flavius Arrianus] (d. M.S.105)

    Yunan tarihçisi ve filozofu. Nikomedeia'da doğdu. Epiktetos'dan felsefe eğitimi aldı ve onun çömezi oldu. Hocası için Diatribai Epiktetu'yu (Epiktetos ile Görüşmeler) ve Engkheiridion'u (Elkitabı) kaleme aldı. Bunlar, Stoacılık üzerine yazılmış eserlerin en önemlileridir. Büyük askeri hizmetleri karşılığında Roma yurttaşlığına alındı. Hadrianus, Kappadokia'nın yönetimini ona verdi.

    Arrhianos, Alanlar'a Karşı Seferberlik Planı'nı yazdı. önleyici tedbirler koymak amacıyla Karadeniz çevresinde düzenlenen bir keşif gezisine katıldı. Dönüşünde, Periplus Pontu Eukseinu'yu (Karadeniz'de Keşif Gezisi) yazdı. Bu ilgi çekici eserin gerçeğe uygunluğu şüphelidir. hayatının sonuna doru Nikomedeia'da Anabasis Aleksandru'dan başka (İskenderin Seferi), askeri tabıya ile ilgili bir eser ve Hindistan gezisi üzerine bir kitap (İndike) yazdı.


    ATHENODOROS

    Stoacı yunan filozofu ve tarihçi. Tarsos'da doğdu. Filozof Athenodoros'un çağdaşı, Uticalı Cato'nun dostu. Octavianus'un öğretmeni, sonra danışmanı oldu. Tarsos'un tarihini yazdı.


    AURELİUS VİCTOR

    Latin Tarihçisi. Afrika'da doğdu. 360'da Augustus'dan Julianus'a kadar olan imparatorların kısa tarihini De Caesaribus (İmparatorlar Üstüne) adlı kitabında anlattı. Bu eserden başka bugün elimizde şu iki incelemesi vardır: Origo Gentis Romanae (Romalıların kökü), De Viris İllustribus (Ünlü Kişiler Üstüne). 400 yıllarına doğru, bu son iki incelemesi ile bir önceki eseri birleştirilerek bütün Roma tarihini kapsayan bir inceleme meydana getirildi.


    CAELİUS ANTİPATER

    Romalı tarihçi. Gracchus'ların çağdaşı. ikinci Pön savaşının tarihini yazdı.


    CASSİUS SEVERUS LONGULANUS (ö. M.S. 33)

    Romalı tarihçi ve yergi yazarı. Patricilerin çok çekindiği bir adamdı. Augustus onu Girit adasına, Tiberius'da Seriphos adasına sürdü; Cassius orada yoksulluk içinde ölmüştür. Eserlerinden hiç bir şey kalmadı.


    CORNELİUS NEPOR (M.Ö. 99'a doğru ? - M.Ö. 24' e doğru)

    Latin tarihçisi. Önce şiir, sonra tarih eserleri yazdı; Chronica (Tarih), Exempla (Seçmeler), Cicero'nun Hayatı ve günümüze yalnız bir bölümü ulaşan De Excellentibus Ducibus (İki Seçkin Önder Üstüne). Ayrıca De Historicis Latinis'ten (Latin Tarihi Üstüne), Cato'nun Atticus'un hayatı, bir de Cornelia'nın oğullarına yazdığı iki mektubu kaldı. Bir derleyici ve halk yazarı olan Cornelius doğru düşünen bir kimseydi, okuyucuya hayat hikayeleri yoluyla eğitici örnekler vermek isterdi.


    CORNELİUS SİSENNA (M.Ö. 120'ye doğru - 67)

    Romalı tarihci ve hatip. "Miletos Masalları" ile, özellikle sosyal savaşı ve Sulla zamanını anlatan Historiae (Tarihler) adlı eserleri yazdı. bunlardan yalnız küçük parçalar kalmıştır.


    DAMASTES, SİGEİONLU (d. M.Ö. 400)

    Yunan tarihçisi. Tarih, coğrafya ve soy ağacı ile ilgili yazıları vardır; bunlardan bugüne, ancak bazı parçalar kaldı.


    DEKSİPPOS (M.S. 210 - 270) [lat. Publius Herennius Dexippus]

    Romalı tarihçi ve Atinalı devlet adamı. Atinalı büyük Kerykes ailesinden olan Deksippos, III. yüzyıl ortalarının tarihi konusundaki başlıca uzmanlardan biridir. İstanbul patriği Photios'un IX. yüzyılda yazdığı Bibliotheca adlı ansiklopedisinde üç büyük yapıtın yazarı olarak Deksippos'dan söz edilir.

    Bunlar Büyük İskender'in ardılları üstüne dört ciltlik bir tarih, 238'den sonra Roma'nın Gotlara karşı mücadelesinin tarihi; Skythika (İskit destanı) ve 270'e değin gelen tarihsel olayların sırayla kaydedildiği 12 ciltlik bir vakayinamedir (Khronika). Bu kitaplardan hiç biri günümüze ulaşmamışsa da daha sonraki tarihçilerin derlemelerinde onlardan alınmış bir çok bölüm bulunmaktadır.


    DEMOKRİTOS (M.Ö. veya M.S. I. y.y.)

    Yunan tarihçisi. Yazdığı iki eserde kayıptır. Bunlar; Taktika en Biblios (Bir Orduyu savaş Düzenine Sokma Sanatı) ve Yahudi aleyhtarı bir eser olan Peri İudaion (Yahudiler Üstüne).


    DİO CASSİUS (M.S. 150 -235)

    Romalı tarihçi ve yönetici. Yunanca yazdığı Roma tarihi Romaika, cumhuriyetin son yılları ile imparatorluğun ilk yıllarına ilişkin en önemli kaynaklardan biridir. Seksen kitaptan oluşan Romaika, Aieneas'ın İtalya'ya ayak basmasıyla başlar ve Aleksander Severus'un hükümdarlığı (222 - 235) döneminde sona erer.

    Bu yapıtın büyük bölümü daha sonra VII. konstantinos Porphyrogennotos, VIII. İoannes Ksiphilinos ve İoannes Zonaras'ın yapıtlarında yer almıştır. Dili konuyla uyumlu ve yapmacılıktan uzaktır. Romaika sıradan bir derleme düzeyini çok aşmasına karşın tarafsızlığı, yargıları ya da eleştirel yaklaşımı bakımından çok başarılı değildir.


    DİODOROS SİKELİOTES (M.Ö. I. yüzyıl)

    Yunan tarihçisi. Sezar ve Augustus çağlarında yaşamış olan Diodoros, büyük seyahatlere çıktı (özellikle Mısır'a) ve uzun süre Roma'da yaşadı. Önemli bölümleri bugüne kalan Bibliotheke Historike (Tarih Kitaplığı) adlı yapıtı yazdı. Kırk kitaptan oluşan yapıt üç bölüme ayrılmıştır. İlk bölümde Yunanlı öteki kabilelerin Troia'nın yıkılmasından önceki efsanevi tarihi işlenir; ikinci bölüm Büyük İskender'in ölümüyle sona erer; üçüncü bölüm ise Galya savaşının başlangıcına değin gelir.

    Bu tarihsel dönemi kesintisiz işleyen öteki tarih yapıtlarından hiç biri günümüze ulaşamadığı için bu yapıt büyük değer taşır. Diodoros, kendinden önce gelen bütün yunanlı ve romalı tarihçilerden yararlandı. Yapıtta, yazarın dayandığı kaynaklar her zaman belirtilmemiştir; ama kırk kitaptan günümüze ulaşanlarda Yunan tarihine ilişkin bilgilerin en önemli kaynakları Ephoros (M.Ö. 480 - 340 dönemi için) ile Kardialı Hieronymos'tur (M.Ö. 323 302 dönemi için). Dili açık ve kolay anlaşılır olmakla beraber tenkitçi görüşten uzak ve düzensiz bir üslubu vardır.


    DİONYSİOS, HALİKARNASSOSLU (ö. M.Ö. 8'e doğru)

    Yunan tarihçisi ve hitabet hocası. M.Ö. 29 yılına doğru Roma'ya gitti ve orada belagat öğretmenliği yapan Dionysios, kuruluşundan birinci Kartaca savaşına kadar Roma tarihini kapsayan 20 ciltlik En önemli eseri olan Antiquitates Romanae'i (Romanın Eski Tarihi) yazdı.

    Roma tarihiyle ilgili bir derleme olan bu eserde Dionysios, Roma tarihini ele alır ve Roma kurumlarıyla Yunan kurumlarını karşılaştırır. Roma yanlısı bir bakış açısıyla yazılmış olmakla birlikte, titiz bir araştırmanın ürünüdür. tarih kuramlarının vakayiname üslubuna bir uyarlaması olan bu yapıt, Livius'un yapıtıyla birlikte erken dönem Roma tarihine ışık tutan en değerli kaynaklar arasında sayılır.

    Günümüze 20 kitabından yalnızca 10'u ulaşmıştır. Aynı yazarın söz sanatı ve edebi tenkitle ilgili eserleri vardır: Rhetorikai Prognateiai (Belagat Patriği); Peri Mimeseos (Taklit Sanatı); Periton Arkhaion Rhetoron Hypmnenatisma (Eski Belagatçılar Üstüne Araştırmalar); Epistole Pros Ammaion Prote (Ammaios'a birinci mektup); Epistole Pros Ammaion Deutera (Ammaios'a İkinci Mektup); Domosthenous Deinotetos (Demosthenos'un Belagat sanatında Gösterdiği Ustalık). Ayrıca, Peri Sunteseos Onomaton (Söz Dizimi Üzerine) adlı eseri, eski Hatipler üzerine ve sözcük düzeni ile ses uyumu ilkeleri konusunda günümüze kalmış tek klasik çalışmadır.


    DİONYSİOS, MİLETOSLU (M.Ö. V. y.y.'ın sonu)

    Yunan tarihçisi. Eserlerinden bazı parçalar kalmıştır: "Pers Tarihi" ve "Darius tarihi".


    DİYLLOS, ATİNALI (M.Ö. III. y.y.'ın başı)

    Yunan tarihçisi. Ephoros'un başlattığı işe devam etti. 357'den 296'ya kadar Yunanistan ve Makedonya tarihlerini yazdı. eserlerinden günümüze ancak bazı parçalar kaldı.


    DURİS, SAMOSLU (M.Ö. 340'a doğru - 260'a doğru)

    Yunan tarihçisi. Atina'da Theopharastos'un öğrencisi idi; Samos'a döndükten sonra tiran oldu. Tarih çalışmalarından bugüne sadece birkaç parça kaldı.


    EPHOROS (M.Ö. 405 - 330)

    Yunan tarihçisi. Kyme'de doğan Ephoros, ilk dünya tarihinin (Historia) yazarıdır. 30 kitaptan meydana gelen eser eksik ve yanlış bilgiler de vermiş olmasına karşın, ilkçağda saygın bir yer kazandı. Historia, 30. kitabı yazan oğlu Demophilos tarafından tamamlanmıştır. Yapıt Peloponnesos'a dönüşüyle başlar ve Makedonyalı II. Philippos'un Perinthos'u kuşatmasıyla (M.Ö. 340) biter.

    Yapıtını kitaplara ayıran ilk tarihçi olan Ephoros, her kitap için ayrı bir önsöz yazmış ve elindeki malzemeyi tarih sırasıyla incelemek yerine çeşitli başlıklar altında toplamıştır. Ephoros, her zaman olmasa da, çoğu kez mitos ile tarihsel gerçekliği birbirinden ayırır ve çok eski tarihlere dayanan bilgilerin kuşkuyla karşılanması gerektiğine inanır.

    Tarihçi Diodoros Sikeliotes, Bibliotheke Historike'yi (Tarih Kitapçığı) yazarken Ephoros'un yapıtlarından yararlanmış, ama Ephoros'un yazdıklarını vakayiname biçimine sokmaya çalışınca zaman dizimsel yanlışlar yapmıştır. Polybios ise Ephoros'un deniz savaşları üzerine yazdıklarına değer vermekle birlikte, kara savaşları üzerine yazdıklarını küçümser. Ephoras'a biri keşifler, öbürü Kyme'nin tarihi ve eski uygarlığı üzerine iki inceleme ile üslup üzerine bir denemeyi içeren birkaç yapıt daha atfedilmiştir.


    FABİUS PİCTOR,QUİNTUS (y. M.Ö. 200)

    Romalı tarihçi. yapıtlarını düzyazıyla yazan ilk Romalı tarihçilerden olan Fabius Pictor'un günümüze ulaşmamış olan tarih kitabında ilk dönemlerinden başlayarak Roma'nın gelişimini anlatır. yapıtını Yunanca yazmasının bir nedeni Yunanlılara Roma politikasının haklı gerçeklere dayandığını göstermek istemesidir. Daha sonraki tarihçilerden Polybios, Dionysios ve Titus Livius bu kitaptan yararlanmışlardır.


    HEGESİPPOS, AZİZ (M.S. II. yüzyıl)

    Yunanlı Hıristiyan tarihçi. Gnostisizm'e karşı yerleşik kilise öğretisini savunmuş olan Hegesippos'un bilinen tek yapıtı, Hıristiyanlığın ilk dönemlerindeki kilisenin örgütsel yapısı ile düşünsel çalkantıları üzerinde önemli bir kaynak oluşturan beş kitaplık anılarıdır. yaklaşık 180 yılında kaleme almış olduğu anıları tarihsel veriler, öğreti sorunları, polemikler ve inanç ilkeleri bakımından sonuç çıkarmaya elverişlidir. Anılarda, Papa Eleutherius'a (175 -189) Roma piskoposlarının bir kütüğü yer alır; ama bu sıralamada papalığa geçiş tarihlerinden çok öğretilere önem verilir.


    HEKATAİOS, MİLETOSLU (M.Ö. VI. - V. yüzyıl)

    Yunan yazarı. Pers istilası sırasında İonları Perslere karşı ayaklanmaktan vazgeçirmeye çalıştı. M.Ö. 494 yılında İonlar Perslerle anlaşma yapmak zorunda kalınca Pers satrabına gönderilen elçiler arasında yer aldı ve satrabı ikna ederekİonia kentlerinin yeniden eski yasal konumlarına kavuşmasını sağladı. Hekataios'un bilinen iki yapıtından biri olan Genelogiai (Soyağaçları) ya da öteki adıyla Historiai (Tarihçeler), Eski Yunanlıların gelenekleri ve mitolojileri üzerine sistemli biçimde bilgi vermektedir; ama bu yapıtın çok az bir bölümü günümüze ulaşmıştır.

    Öte yandan Ges Periodos ya da öteki adıyla Periegesis (Dünya Turu) adlı yapıtından günümüze ulaşan parçaların sayısı 300'ü geçer. Bu yapıt biri Avrupa'yı, öteki Asya'yı (Mısır ve Kuzey Afrika'yla birlikte) kapsayan iki bölüm olarak yazılmıştır. Hekataios, Eski Yunan tarihçileri için hiçbir zaman çekiciliğini kaybetmeyen coğrafya ve etnografya alanlarında genellikle öncü olarak kabul edilir. M.Ö. V. yüzyılda yaşamış tarihçi Herodotos, Hekataios'un yapıtını geniş ölçüde kullanmış, ama adından yalnızca eleştirecek bir konu bulunduğunda söz etmiştir.


    HELLANİKOS, LESBOSLU (M.Ö. V. yüzyıl)

    Yunanlı tarihçi. yapıtlarıyla tarih yazarlığının gelişmesine önemli katkılarda bulunan Hellanikos'un yazdığı sanılan 30 kitabın yalnızca bazı bölümleri günümüze ulaşmıştır. Hiereiai tes Heras en Argei (Argos'daki Hera Tapınağının Rahibeleri) de bunlar arasındadır. Hellanikos, şairler aracılığıyla genel kabul görmüş öyküleri yinelemekle yetinmeyip bunları belirli yörelerde anımsadığı ve anlattığı biçimde aktarmayı denedi.

    Çağdaş kayıtlara benzer bazı yönetici ya da rahip listelerini kullanarak, bilimsel kronolojinin temellerini atmaya çalıştı. Bunun için, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgilerden değil, ağırlıklı olarak Argos'daki Hera tapınağı rahibelerinin dizininden, ayrıca Atina arkhon'larının listesinden ve Doğu'daki tarihlemelerden yararlandı. İlkçağ tarihçileri, yerleşmiş gelenekten çok ayrıldığı gerekçesiyle Hellanikos'u güvenilmez saydılar. Hellanikos, yazıtları sistematik biçimde kullanamadığı gibi, çağdaşı Herodotos'dan farklı olarak yöresel ve etnik farklılıkları aşan bütünlüklü bir tarihsel akış yöntemi de kuramadı.


    HERODOTOS (M.Ö. 484 - 430/420)

    Yunanlı tarihçi. Halikarnassos'un önde gelen ailelerinden birinden olduğu sanılan Herodotos,


    HOMEROS (M.Ö. IX. ya da VIII. yüzyıl)

    Eski Yunan dünyasının en büyük destanları İlyada ve Odysseia'nın yazarı olan Homeros'un yaş¤¤¤¤¤ ilişkin hemen hemen hiç bir bilgi yoktur. bununla birlikte çoğu tarihçi Homeros'un M.Ö. IX. ya da VIII. yüzyılda yaşamış bir İon olduğu konusunda birleşmektedir. Büyük olasılıkla sözlü geleneğe dayanarak İlyada'yı kaleme almış ve en azından Odysseia'nın yazılmasında esin kaynağı olmuştur.

    Eski yunanlılar bu destanları Helenistik birlik ve kahramanlığın simgeleri, ahlaki ve yol gösterici bir kaynak olarak kabul etmişlerdir. İlyada ve Odysseia Antik çağdan bu yana batı edebiyatını da derinden etkilemiş, modern dillere sayısız çevirileri yapılmıştır. Bu yapıtların asıl değeri, tanrılar ve kahramanlık serüvenleriyle ile ilgili yüceltici anlatımdan zaman zaman sıyrılarak derin insani duyguları da işleyen şiirsel dilinden gelir.


    IUSTİNUS, MARCUS IUNİANUS (M.S. III. yüzyıl)

    Iustinus, Pompeius Trogus'un kayıp Historia Philippicae (Philippos tarihleri) adlı yapıtını özetleyen Epitome (Özetler) adlı kitabı yazdı. temelde, Makedonya ve Hellenistik dönem krallıklarıyla Part tarihini anlatan yapıt ortaçağda sık sık başvurulan, günümüzde de Hellenistik dünyayı inceleyenler için büyük değer taşıyan bir kaynaktır.


    KADMOS, MİLETOSLU (M.Ö. VI. yüzyıl başları)

    Yunanlı tarihçi. Miletos'un ve bazı İonia şehirlerinin kuruluşunun nesi halinde tarihini yazdı. Bu eserle, tarih efsaneden ayrıldı.


    KALLİSTHENES, OLYNTHOSLU (M.Ö. IV. yüzyıl ortası)

    Kallisthenes, amcası ve öğretmeni olan Aristoteles'in önerisi üzerine Büyük İskender'in Asya seferinin resmi tarihçisi olarak atandı. Kral Barışı'ndan (M.Ö. 386) Phokis Savaşı'na (M.Ö. 355) değin Yunanistan tarihi ile Phokis Savaşı'nın ve Büyük İskender'in Asya seferinin öyküsünü kaleme aldı. Ayrıca başka yapıtlarda verdi. bazı Doğu geleneklerini benimsemesini eleştirerek İskender'i gücenderince hapse atıldı ve orada öldü.

    Arkadaşı Theoprastos, Kallisthenes'in ölümü üzerine Kallisthenes e Peri Penthous (Kallisthenes ya da Acı Üzerine Bir İnceleme) adlı kitabını yazdı. Kallisthenes'in yapıtlarından hiçbiri günümüze ulaşmamıştır. Yapıtlarından İskender'in tanrı soyundan geldiği yönündeki öyküye yer verdiği bilinmekte ve bu öyküden söz eden ilk yazar olabileceği düşünülmektedir.


    MEGASTHENES (M.Ö. 350 - 290)

    Hindistan'ı konu alan Indika adlı dört ciltlik kitabın yazarı olan tarihçi ve diplomat Megasthenes, İonialı idi. Megasthenes, bu eserini I Seleukos tarafından elçi olarak Hindistan kralı Çandra Gupta Maurya'ya gönderildiğinde yazdı. Yanlışlar içermekle birlikte Indika, Hindistan üzerine o güne değin Yunan dünyasında yazılmış en kapsamlı kitap oldu.


    MELA, POMPONİUS (M.S. I. yüzyılın ilk yarısı)

    Mela, ilkçağda coğrafya üzerine klasik Latince'yle yazılmış tek inceleme olan De Situ Orbis (Dünyanın Konumu Üzerine) adlı eseri yazdı. De Chorographia (Haritacılık Üzerine) adıyla da bilinen yapıtını M.S. 43 ya da 44 yılında kaleme almıştır. Kitap 13 yüzyıl sonra açılan keşifler çağına değin etkisini sürdürmüştür.

    Pilinius (Yaşlı) doğa bilimleri ansiklopedisinde, her düzeydeki okuyucu için yazıldığı sanılan bu kitaptan yetkin bir kaynak olarak söz eder. Büyük ölçüde Eski Yunan kaynaklarından aktarmalara dayanmasına ve bir çok eskimiş bilgi içermesine karşın Mela'nın yapıtının ilkçağ coğrafya kitapları arasında özgün bir yeri vardır. Yapıtta, evrenin merkezi olarak düşünülen yeryüzü beş kuşağa ayrılıyordu: Kuzey soğuk kuşak, güney ılıman kuşak ve güney soğuk kuşak.

    İki ılıman kuşak yaşamaya elverişliydi, ama bunlardan yalnızca kuzeydeki biliniyordu. Kuzeyde yaşayanlar güneydeki ılıman kuşağa, arada bulunan kızgın kuşaktaki dayanılmaz sıcaklık nedeniyle ulaşamıyorlardı. Mela'ya göre, yeryüzünü kuşatan okyanus yeryüzünü dört deniz alanına bölüyordu. Bunların en önemlisi Akdeniz'di. Mela, uzaklık gibi teknik ayrıntıları dikkate almamış, ama andığı yerleri kısa tümcelerle betimlemişti. Bilinen yakın bölgelerle ilgili az şey yazmış, uzak bölgeler hakkında ise efsanelere bile yer vermişti.


    NEPOS, CORNELİUS (M.Ö. 100 - 25)

    Atticus'un yaşam öyküsünü yazan Nepos, Cicero ve Catullus'un yakın dostuydu. Cattulus gibi Nepos'da İtalya'nın kuzeyine doğup büyümüştü. Başlıca yapıtları, önde gelen Romalıların ve bazı yabancıların kısa yaşamöykülerini içeren De Viris İllustribus (Ünlü Kişiler Üzerine), Yunanlıların geliştirdiği karşılaştırmalı dünya tarihi kronolojisini Roma'ya tanıtan Chronica (Kronoloji), yaşamöyküsü yazarı Maximus'a esin kaynağı olduğu sanılan anekdotlarını topladığı Exampla (Örnekler), büyük olasılıkla Chronica'yı tanımlamak üzere hazırladığı bir dünya coğrefyası kitabıyla Yaşlı Cato ve Cicero'nun yaşamöyküleridir. De Viris İllustribus'dan günümüze biri tam, öbürü eksik iki kitap kalmıştır. Nepos'un yalın ama incelik ve arılıktan yoksun üslubu fazla bir edebi değer taşımaz.


    PAUSANİAS (M.S. 143 - 176)

    Lidya doğumlu bir gezgin ve Coğrafyacı olan Pausanias, Periegesistes Hellados (Yunanistan Betimlemesi) adlı yapıtıyla antikçağ kalıntılarına ilişkin önemli bilgiler sunmuştur. Pausanias, Yunanistan'a gitmeden önce Anadolu, Suriye, Filistin, Mısır, Makedonya ve Epir (Epiros) ile İtalya'nın bir bölümünü dolaştı. Ünlü yapıtında, Attika'dan başladığı Yunanistan gezisini anlattı.

    On ciltlik yapıtın ilk kitabını 143 - 161 arasında bir tarihte tamamladı. Yazılarında 176 yılından sonraki olaylara ilişkin bilgi yoktur. Önemli kentlerle ilgili açıklamaları kentin kısa bir tarihiyle başlar ve topografik özellikleriyle sürer. Günlük yaşama, dinsel törenlere, halkın boş inançlarına ilişkin kısa bilgiler verir. başlıca ilgi alanı sanat yapıtlarıdır.

    Olympia ve Delphoi'nin dinsel sanatını ve mimarisini betimlemiş, Atina'da portre ve yazıtlarla ilgilenmiş, Akropolis'deki büyük tunç Athena heykelinden ve kent dışındaki anıtlardan söz etmiştir. günümüze ulaşan kalıntılar betimlemelerinin doğruluğunu ortaya koymaktadır. Sir James Frazer'a göre Pausanias Yunanistan'daki kalıntıların çoğunun içinden çıkılmaz bir lâbirent ya da çözümsüz bir bilmece olmasını önleyen kişidir.


    POLYBİOS (M.Ö. 200 - 118)

    Polybios, Roma'nın güçlü bir devlet konumuna yükseldiği döneme kaleme almış olan Yunanlı bir devlet adamı ve tarihçidir. Genç yaşta askeri konulara duyduğu ilgiyle Akhaialı komutan Philopoimen'in yaşamöyküsünü ve günümüze ulaşmayan Taktikai (Taktikler) adlı kitabı yazdı. Numantia savaşının tarihini (M.Ö. 133'ten sonra) ve Ekvator bölgesinin yaşamaya elverişli olduğuna ilişkin bir inceleme yazdığı bilinmektedir.

    Polybios'a asıl ününü sağlayan Istoriai (Tarihler) adlı yapıt 40 kitaptan oluşur. Bunlardan yalnızca ilk beşi günümüze ulaşmıştır. Polybios'un başlangıçtaki amacı Hannibal'ın İspanya seferinden Pydna çarpışmasına değin süren ve Romanın yükselişiyle belirginleşen 53 yıllık dönemi (M.Ö. 220 - 168) aktarmaktı.

    Romalıların Kartacalılara karşı düzenledikleri Sicilya seferiyle (M.Ö. 264) başlayan daha önceki dönemi ve başta Akhai olmak üzere dünyanın başka yerlerindeki gelişmeleri ele alan ilk iki kitap yapıtın girişi niteliğindedir. Üçüncü kitapta Kartaca'nın M.Ö. 146'da yıkılışına değin geçen süreyi de kapsayan değiştirilmiş bir taslak yer alır. Bu olaylar 30-39. kitaplarda anlatılır. Polybios'un yapıtında Roma devlet yapısını ve ordusunun incelendiği, kentin kuruluş yıllarına ilişkin bilgiler verdiği dördüncü kitap önemli bir yer tutar.


    SALLUSTİUS [GAIUS SALLUSTIUS CRISPUS] (M.Ö. 86 - 34)

    Kendine özgü bir üslupla döneminin tarihsel olaylarını ve politik kişiliklerini anlattığı yapıtlarıyla tanınan Romalı bir tarihçi ve yazardır. De Catilinae coniuratione (M.Ö. 43-42; Catilina Tertibi) adlı yapıtında Catilina'nın M.Ö. 63'te cumhuriyet yönetimini yıkmak için düzenlediği komplodan yola çıkarak, Roma siyasal yaşamındaki yozlaşmayı anlatan Sallustius Bellum Iugurthinum'da (M.Ö. 41-40; Iugurtha Savaşı ), M.Ö. II. yüzyılın sonunda Roma'ya baş kaldıran Numidya kralı Iugurtha'ya savaş açılmasından sonra Roma'da ortaya çıkan hizip çatışmalarının kökenini inceledi.

    Yazarın Üçler Meclisi'ne duyduğu düşmanlık Bellum Iugurthinum ve Historiae (Tarihler) adlı yapıtlarından anlaşılabilir. Roma'nın M.Ö. 78 - 67 arasındaki tarihini anlatan ve beş kitaptan oluşan Historia'nin günümüze yalnızca bazı parçaları ulaşmıştır. "Caesar'a Mektuplar" ve "Cicero'ya Sövgü" adlı yapıtlar, üsluplarındaki benzerlikler nedeniyle Sallustius'a mal edilmekle birlikte gerçek yazarlarının o olmadığı sanılmaktadır.
    Sicilya Katliamı « Tarihteki İlginç Olaylar
    Sicilya'da Akşam Duası Katliamı
    1282, Palermo, Sicilya

    Romalılar Sicilya'yı işgal ettiğinden beri ve muhtemelen daha da önce, Sicilyalılar Akdeniz'in kontrolü kimin elindeyse onun paspası olmaktan bıkmıştı. 1282'de Fransız monarşisi Sicilya'yı kontrolü altına aldığında da, 1266'da Anjou'lu Charles Sicilya krallığına getirildiğinde de durum buydu.

    Büyük bir ihtimalle Charles adanın bir deniz üssü olmaktan ve vergi getirmekten başka bir yararı olmadığını anlamıştı. Sicilyalılar, kendi çıkar ve ihtiyaçları gözetilmeden büyük Avrupa devletleri tarafından yapılan anlaşmalardan rahatsızdı.

    Bugünkü milliyetçilik koşullarında Sicilyalıların rahatsızlığının milli nedenlerden kaynaklandığını düşünebilirsiniz. Sicilya'da Avrupa'nın geri kalanına göre bu anlamda daha ciddi bir kimliğin oluştuğundan söz etmek mümkünse de bu sorunun sadece küçük bir kısmıydı.

    Sicilyalılar için en can sıkıcı durum Fransız monarşisinin paraya ihtiyacı olması ve Sicilya gibi uzak yerleri para makinesi gibi görmesiydi. Ayrıca vergi toplamak ve düzeni sağlamak için adaya Fransız yöneticileri de gelmişti. Çoğu Parisli bu Fransızlar Sicilyalıları yıkanmayan, pis köylüler olarak görüyorlardı. Sicilyalıların yıkanmayan köylüler olduğu doğruydu ama asıl sorun Fransızların ada halkını aşağılamasıydı.

    Bununla birlikte, işgalcilere karşı kendilerini savunmak için La Cosa Nostra'yı yaratmış olan bu halk oldukça sakindi. Ufak tefek bir sürü olay oluyor, anlaşmazlıklar artıyordu. Ama 30 Mart 1282'ye kadar önemli bir şey meydana gelmedi. Paskalyadan sonraki pazartesi günü işler birden karıştı. Bir grup Sicilyalı kilisede akşam duası için toplanmıştı.

    Bir gün önce bir grup Fransız askeri Santo Spiro (Kutsal Ruh) kilisesini basmış ve vergi borcu olan bazı kaçakları yakalamıştı. Bu, açıkça ötekilere karşı gözdağı vermek için yapılmış bir ibret gösterisiydi. Kilisede otururken kelepçelenip götürülen bu adamların oluşturduğu manzara sadece mırıldanmalara yol açtı ama kimse direnmedi. Ve o pazartesi günü, akşam duası başlamadan önce şehrin yerlisi Katolikler kilisenin önünde toplanmıştı.

    Yetkililer böyle büyük bir kalabalıktan rahatsız olmuştu. Bunun sadece dinsel bir kutlama olduğundan ve Sicilyalıların silahlı olmadığından emin olmak için iki yüz Fransız askeri gönderildi. Aslında bu çok anlamlıydı. Çünkü daha önce benzer toplantılar tartışmalara neden olmuştu ve bir gün önce aynı yerde kötü bir olay yaşanmıştı.

    Sicilyalılar üzerlerinin aranmasına ses çıkarmadı. Silahsızlardı. Ama Fransızların tacizci yaklaşımı Sicilyalıların gururuna dokunmuştu. Fransız askerlerinden biri "silah aramak için" yeni evli bir kadının bluzunun altına elini sokunca kocası öfkelendi. "Fransızlara ölüm" diye bağırıp, Fransızın kılıcını belinden çekerek üzerine yürüdü. Bu hareket kalabalığı ayaklandırdı. Hiçbiri silahlı olmamasına rağmen tüm Fransız askerlerini öldürmeyi başardılar. Kayıtlara göre Sicilyalılar da iki yüz kayıp verdiler.

    Sonraki günlerde tüm ada halkı ayaklandı. Binlerce Fransız ve onlarla işbirliği yapan ya da evlenenler de öldürüldü.

    Charles'ın tepkisi iki birlik daha göndermek oldu. Yeni birlikler ayaklanmayı kanlı bir şekilde bastırıp Sicilya'yı geri aldılar. Adada isyan ve direniş bir yaşam tarzı halini aldı. Halk adadaki yönetime alternatif olarak adı bugün 'Cosa Nostra' olarak bilinen bir kültürel doku oluşturdu.

    Fransızların tutumu sadece isyana neden olmadı, aynı zamanda Amerika'nın ilk organize suç mekanizmasının temellerini attı. Bagajlarda bulunan cesetlerin, ayağından betona gömülmüş, dizlerinden vurulmuş insanların okuduğu beddualar hep dinsel bir kutlamada sorun çıkmasını engelleme işgüzarlığında bulunan Fransız yöneticilere gitmeliydi
     

Sayfayı Paylaş