1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Antik Dönemde Anadolu' da Kadın

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve dderya tarafından 9 Nisan 2016 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Antik Dönemde Anadolu' da Kadın

    Antik dönemde Anadolu' da kadının sosyal konumunun dönemlere göre değişiklik gösterdiği görülmektedir.

    Paleolitik çağlarda Anadolu kadını, mağaralarda çocuklarına bakıp ev işleri ile uğraşırken yaşamlarını idame ettirmek için gerekli olan besini sağlamak adına avcı ve toplayıcı olarak mağara dışında da bulunuyordu. Bu dönemde cinsiyetin ve kadının doğurganlığının bilincine varılması; kadının bereket kavramı ile özdeşleşmesine neden olmuştur.

    [​IMG]

    Neolitik (M.Ö. 9750 - 5500) ve Kalkolitik dönemler (M.Ö. 5500 - 3200) hakkında elde edilen bilgiler, bu dönemde kadının önemli bir konumda bulunduğunu ve toplumun anaerkil bir gelenekte şekillendiğini göstermektedir.

    Tunç Çağı' nda (M.Ö. 3200 - 1200) ise, maden sayesinde erkeğin savaşçı gücü ön plana çıkmış ve erkeğin fiziksel gücünün toplumun devamı için kilit olduğu keşfedilmiştir. Böylece aile ve toplum yapısı yeniden şekillenmeye başlamıştır.

    Ticaret Kolonileri Dönemi (M.Ö. 2000 - 1700) ve Hitit Krallık Dönemi' nde (M.Ö. 1700 - 1100)ana tanrıça kültünün devamı olarak Anadolu' da kadınların özgürce ticaret yaptıkları ve devlet yönetimine katıldıkları görülmektedir.

    Ancak 1. binyılın başlarına geldiğimizde kadınların sosyal konumunun çoğunlukla ev yaşamı ile sınırlandırıldığını görüyoruz. Bu dönemde kadının ana görevi, çocuklarının bakımını ve evinin idaresini sağlamak olmuştu.

    Antik dönemde Anadolu kadınına ilişkin bilgiler çoğunlukla, kazılar ile ortaya çıkarılan eserlerden elde edilmektedir. Bu eserler; steller, takılar, seramikler, mozaikler, freskolar ve benzerleri antikçağda kadınların yaşamının izini sürmemize yardım etmektedirler.

    Antik dönemde Anadolu' da kadınlar; yönetici, kraliçe, rahibe, dokumacı, hekim, sporcu, filozof vs. olarak karşımıza çıksalar da kadın ozanlardan Sappho ayrı bir yerde durmaktadır.

    Sappho, M.Ö. 630 - M.Ö. 612 yılları arasında aristokrat bir ailenin kızı olarak Lesbos (Midilli) adasında doğdu. Aşkını, acısını, sevincini, hüznünü açıklıkla belirten ilk ozanlardan biri olan Sappho, şiirlerini lyra eşliğinde okunmak üzere yazdığı için lyrik bir ozandır.

    Bu nedenle Yunan vazolarında genellikle lyra çalarken tasvir edilmiştir.

    Sappho iyi bir şair olmanın yanında, kendi duygu ve düşüncelerini hiç çekinmeden dile getirme yolunda adım atan ilk eğitmen kadınlardandır.

    Şiirlerinde insana dair yoğun duygularını ve duyarlılığını açıklıkla hissederiz :

    "Görüldüğü sürece güzeldir güzel kişi, Şimdi iyi olan oysa iyidir yarın da."

    Sappho
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş