1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aöf türk dili ve edebiyatı dersleri -Temel Noktalama İşaretleri 1

Konusu 'Açıköğretim' forumundadır ve BeReNN tarafından 20 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    [h=2][/h]Okuduğumuz yazıları noktalama işaretlerinin değerini bilerek okumamız yazıyı doğru anlamamızda nasıl etkili olur?


    Nokta ( . )

    - Nokta, anlamca tam bir yargı bildiren cümlelerin sonuna konur: Televizyonların, radyoların dil sevgisini artırmada ve dil bilincini oluşturmada öncülüklerine gerek duyuyorum. Bu kuruluşların dil konusundaki duyarlılıkları, örnek çalışmalar sunmaları dilimizin gelişmesini sağlar.

    - Tam bir yargı değeri taşıyan eksiltili ya da kesik cümlelerden sonra nokta konur:
    - Tiyatroda ezberlenmiş olanla, kolay keşfedilenle yetinilmesin mi diyorsun?
    - Evet.
    - Sence tiyatro, oyun biçimiyle ve anlatımıyla güzellik duygusu uyandırmalı.
    - Doğru.

    - Nokta ayrıca;
    “gr., cm., vb.” örneklerindeki gibi kısaltmalarda,
    “1., 2., 3. ya da a., b., c.” gibi sıralama belirten rakam ya da harflerde,
    “18. IX. 1945” örneğindeki gibi gün gösteren tarihlerin rakamları arasında,
    “14.30'da” yazarken belli bir saatle artık dakikaları arasında,
    “536.259.014” gibi rakamlarda binler basamaklarının arasında kullanılır.

    - Noktadan sonra bir harflik yer boş bırakılır ve yeni cümleye yine büyük harfle başlanır.
    – Kitap, yazı, bölüm başlıklarının sonuna nokta koyulmaz.
    – Rakamlarda binler basamaklarının arasında nokta kullanma yerine belli bir açıklık bırakılabilir.



    Virgül ( , )

    - Cümlede birbirini izleyen eş görevli sözcükler ve sözcük öbeklerini birbirinden ayırır: Genci, yaşlısı, kadını erkeği, tüm köy halkı meydanda toplanmıştı. Duvarları halı kaplamalı büyük salonu, renkli fayanslarla ışıl ışıl yanan banyoyu, çift balkonlu mutfağı çok beğenmişti.

    - Anlamca ya da öğece birbirine dayalı sıralı cümleleri ayırmakta kullanılır: Akşam olunca hepsi bu kahveye gelir, çaylarını içer, uzun uzun dertleşirlerdi. Yağmur yağar, her yer ıslanır, ortalık çamur deryasına dönerdi.

    - Cümle söylenirken biraz durup ara verilen, bu yolla vurgulanmak istenen özne, tümleç gibi öğelerden sonra konur: Yaşlı adam, alandaki öfkeli kalabalığa baktıkça gözleri doluyordu. O akşam, seni dinledikten sonra o kişilerle ilgimi kestim. Bu koca kentte, bize yardım edecek tek kişi bile çıkmadı.

    - Cümlede açıklayıcı bir işlevi olan ve arasöz niteliği taşıyan sözcük öbeklerinin başında ve sonunda yer alır: Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu ve Yeşil Gece romanlarının yazarı, çok konuşkan bir insandı.

    - Yazıda başkasının söylediği bir söz tırnak içine alınmamışsa, o sözün bittiği yere konur:
    Burada oturup beklemekten başka çaremiz yok, dedi.

    - Hadi, hayır, peki, öyle, evet… gibi kendinden sonra gelen cümleyi anlamca yansıtan, pekiştiren ya da özetleyici bir işlevi bulunan sözcüklerden sonra konur: Peki, bu kez de sizde kalacağız. Öyle, bütün günümüz boşa geçti.

    - Yazılarda, mektuplarda seslenme sözcüklerinden sonra kullanılır: Değerli Eskişehirliler, Bayanlar, Baylar, Kardeşim Tuğçe,… gibi.

    Virgül işaretinin kullanımında en sık yapılan yanlışlık; ad tamlaması (tahta ev), sıfat tamlaması (sarı gül), ikileme (eğri büğrü) gibi birimleri oluşturan sözcüklerin arasına virgül koymaktır.



    Noktalı Virgül ( ; )

    Aşağıdaki örnekleri inceleyerek bu noktalama işaretinin nerelerde kullanıldığını birlikte belirtelim: Şiirde artık konular alabildiğine genişliyor; biçim, ölçü, uyak önemini yitirerek yazıdan siliniyor; anlam gölgeler, sisler, karanlıklar arasına siniyor. Penceresiz, kerpiç duvarlı, toprak yığınını andıran evler; yanık yüzlü, güler yüzlü, iri yapılı köylüler; yeşilliğini yitirmiş bir iki uyuz ağaç göze çarpıyordu. Biz şairler kendi güzellik anlayışımızın tutsağıyız; ama okur bizden çok daha erdemli. O, bizim göremediğimiz güzeli de görebiliyor.

    - İlk örnekte anlamca birbirine bağlı ve birbirini tamamlayan cümleler arasında noktalı virgül kullanılmış. (genişliyor, siliniyor, siniyor yüklemlerine dikkat ediniz.)

    - İkinci örnekte “evler, köylüler, ağaç” cümlenin belirtisiz nesnesidir. (“Ne göze çarpıyordu?” sorusunun yanıtı olduğu için.) Yazar, evlerin ve köylülerin niteliklerini sıralarken, sıfatlar arasında virgüller kullanılmış: penceresiz, kerpiç duvarlı, toprak yığınını andıran evler. Eşdeğerli öğeler arasına virgül konduğunu biliyorsunuz. Açıklandığı gibi evler, köylüler, ağaç sözcükleri de bu cümlede eşdeğerlidir. Aralarına virgül konduğunda az önce örneklediğimiz amaçla kullanılan virgüller ile görevleri karışacağı için anlatım bulanır.

    - Böyle, cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür ya da tamlamaları, öğeleri birbirinden ayırmak amacıyla noktalı virgül kullanılır.

    - Son örnek cümlede bir karşıtlık anlatılıyor. Böyle, aralarında neden-sonuç, güçlendirme, tamlama ya da karşıtlık ilgisi bulunan, ama, fakat, yoksa, çünkü, bundan dolayı, öyleyse, ne var ki, şu da var ki, ayrıca, bundan başka… gibi bağlaçlarla bağlanabilen cümleler arasında birinci cümleden sonra noktalı virgül kullanılır.

    Noktalı virgülden sonra devam eden cümle büyük harfle başlamaz.


    İki Nokta ( : )

    İki nokta, yazılarda, açıklama, örnekleme yapıldığını göstermek amacıyla kullanılır, örnekleyelim:

    Şunu iyice görmeliyiz: Aramızdan çok azımız zamanın yok edici gücüne karşı koyabilecek.

    Alevlerden kurtulan birkaç dize, Eflatun'un nasıl bir şair olduğunu göstermeye yeter. Bakınız, sevdiğine nasıl sesleniyor:

    Baştan başa göz olup sana bakmak için
    Gök kubbe olmak isterdim.

    Karagöz ve Ortaoyunu'ndaki eğlendirici kişiler şunlardır: köçekler, çengiler, kantocular, hokkabazlar, cambazlar, curcunabazlar.
    Tanpınar'ın eser verdiği alanlar şunlardır: hikâye, roman, edebiyat tarihi, şiir.

    Dikkat edersek, yukarıdaki örneklerde, iki noktanın kullanıldığı ilk iki örnekte bir açıklama yapılıyor ve açıklamalar cümle değerindedir. Bunun için de iki noktadan sonra gelen sözcüğün ilk harfi büyük harfle başlatılmıştır. Oysa üçüncü ve dördüncü örnekte iki noktadan sonra gelen sözcüklerin ilk harfi küçüktür; çünkü burada söylenenler bir cümle oluşturacak nitelikte değildir. Bir sıralama, sayma söz konusudur.

    - Bu kullanım dışında iki nokta, yazılara yapılan alıntılarda tırnak işaretinden önce konur:

    Bir şairimiz diyor ki: “Sanatın bir yarışma değil birlikte yaşama alanı olduğunu kendi yaptığımız işin dışına çıkınca görebiliyoruz aslında. Picasso ile Miro'yu, J.S.Bach ile Vivaldi'yi yarıştırmak aklımıza gelmiyor. Onların yarattığı güzellikleri ayrı ayrı sevebiliyoruz.”

    - Yazı içinde bir kimsenin konuşmasını göstermek için kullanılan uzun çizgi (-) işaretinden önce de iki nokta konur:

    Memur sordu:
    - Kaç yaşındasın?



    Üç Nokta ( … )

    - Kimi olaylar, nitelikler, adlar sayıldıktan sonra benzerleri anlamında cümle sonuna konur:

    Bir söz bir kötülüğün kapısını açar, bir söz yüz bin iyiliğin, sevginin, sevinin, güzelin… Söz kişinin kendisidir. Uygarlığın yüreği, belkemiği…

    Kadınların süslenmesiyle ilgili araçların hemen hepsinin adı Türkçe değil: rimel, maskara, ruj, oje, fondöten, pudriyer, losyon, parfüm…

    - Bir nedenle bitmemiş, tamamlanmamış cümleleri gösterir:

    Yirmi beş yaşındaymış. Yarım saat seyretmiş çevreyi… Son kahvesini içtiğini biliyordu. Son kez denize, kuşlara baktığını…

    - Bir sözcük ya da ad, yazı içinde açıklanmak istenmiyorsa onun yerine konur:

    Bana, bunu …'den öğrenebilirsin, dedi.

    - Kimi durumlarda da açıklanmak istenmeyen sözcüklerin baş harfi yazıldıktan sonra üç nokta konur.

    T… da bizimle geliyor.

    - Bir yazıya alıntılanan bir söz ya da düşüncenin bir bölümü atılmışsa, atılanların yerine konur.

    … Halkın bilinçlenmesinde basının büyük işlevi vardır.


    alıntı
     
  2. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    [h=2]Temel Noktalama İşaretleri 2[/h]
    [h=2][/h]Soru anlamı içeren cümle ya da sözcüklerden sonra kullanırız soru işaretini: Yoksa, demişimdir kendi kendime, sorular karşısında sınanmaktan mı hoşlanmıyor öğretmenler? Soru sormak bunca sevimsiz bir iş ise, öğretmenler neden soru sorarlar öğrencilere? Neden?

    Soru sözcüklerinin her zaman soru anlamı içermediğini, kullanımlarına göre anlamın değiştiğini unutmayın. Sözgelimi: Bu ne güzellik böyle Zahmet de ne demekmiş! Telefona bakar mısın?

    - Soru işaretini bir de doğruluğundan kuşku duyulan bilgileri, sözleri belirtirken kullanırız:

    Emrah: XIX. yy. halk şairi, ? – 1860, doğ. Erzurum, ölm. Niksar.

    - Soru işareti yazıların başlıklarında -kuşkusuz, başlık soru anlamlıysa kullanılır:

    Kim Bu On İki Dev Adam?
    TİYATRODAN NE BEKLİYORUZ?


    Ünlem İşareti ( ! )

    - Ünlemlerden, ünlem anlamı içeren cümlelerden, seslenme bildiren sözlerden sonra ünlem işareti konur:

    Merhaba kekik! Merhaba karamuk! Merhaba kuzukulağı! Yeşilin mübarek olsun ebegümeci! Sen hep böyle fincan fincan mı çiçek açarsın ayva ağacı?

    - Öte yandan alay, şaşma, güvensizlik, küçümseme bildirmek için, ilgili sözcüklerin yanına parantez içine alınarak konur:

    Bu gerçekleştiğinde yükseköğrenimini tamamladığı halde yazmanın, konuşmanın kural ve yöntemlerini kavrayamamış -daha önemlisi- dil bilincine ulaşmamış diplomalı aydınları (!) çevremizde daha az görebiliriz.


    Ünlem işareti yazı başlıklarında da -başlık ünlem anlamı içeriyorsa- kullanılır.


    Kısa Çizgi (-)

    Yazıda, satır sonuna sığmayan sözcükler hecelerinden bölününce, bunu göstermek için kısa çizgi (hece bölme çizgisi) konur. Bu nedenle çok sık başvurulan bir işarettir kısa çizgi.

    Kısa çizginin bir başka adı da birleştirme çizgisidir. Bu çizginin kullanıldığı yerleri örnekleyelim.

    - Bir durumun, olayın başlangıcını ve sonunu belirten tarihler, sözcükler arasına konur:

    Kurtuluş Savaşı’mız 1919-1922 yıllarında yapıldı.
    İstanbul-Ankara hızlı tren yolunun yapımına yıllar önce başlandı.
    Millet Mektepleri’nin 1928-1929yıllarındaki sayısı 20.489 idi, bu sayı 1935-1936 yıllarında 2.274’e inmişti.

    - İki adın, etkenin ortak bir niteliği ya da işlevi olduğunu göstermek için konur:

    Elinizdeki kitap, gördüğünüz gibi, bir Türk-Alman ortak çalışmasının ürünüdür.

    - Karşıt durum ve tutumları belirleyen sözcükler arasına konur:

    Televizyonda her gün Filistin-İsrail çatışmasından söz ediliyor.

    - Cümlede ara söz, açıklama değeri taşıyan ya da ayrıntı sayılabilecek sözcükler, sözcük öbekleri de iki kısa çizgi arasına alınabilir:

    Yükseköğretim kurumlarında bilim adamı adaylığı olan ve konularında çalışan gençler, önce dillerine en iyi biçimde sahip olma bilinci kazanmalı; sonra da -birçoklarının benimsediği gibi- bilim adamı olmanın kendi çemberiyle sınırlanmamak olduğunu öğrenmelidirler.

    Yukarıda en son olarak belirtilen amaçla kısa çizgiler yerine virgüller de konur. Cümlede başka virgüller kullanılmışsa virgüllerin işlevlerinin karışmaması için kısa çizgiler yeğlenmesi yazılı anlatımda açıklık sağlar.


    Uzun Çizgi ( ̶ )

    Uzun çizgiye konuşma çizgisi de denir. Yazıda, konuşan kişileri ayırabilmek için her birinin söylediği sözün başına konur:

    Çocukların ikisi de öfkeliydi. Bisikletlerinin üstünden birbirlerinin üstüne atlayacaklardı nerdeyse. İrice olanı böbürlenerek:
    ̶ Ben dörde pekiyi ile geçtim haberin var mı?
    ̶ Vız gelirsin bana!
    ̶ Benim babam avukat ama…
    ̶ Sen de vız gelirsin bana, baban da…
    ̶ Asıl sen bize vız gelirsin… Türkçeci notumu kırmasaydı sınıf birincisiydim akıllım…

    Dikkat edilmesi gereken bir özellik şudur: Konuşmaları yazıda ister uzun çizgiyle isterse tırnak içinde göstermeyi seçelim, bu işaretler paragraf başı hizasından başlayarak konur.


    Tırnak İşareti ( “ “ )

    - Yazıda başkalarından alıntılanmış sözlerin başına ve sonuna tırnak işareti konur. Tırnak içine alınan sözler başlı başına cümle olarak alınmışlarsa kendi noktalama işaretlerini korurlar:

    Ne güzel söylemiş D.H. Lawrence: “Çok biliyoruz, ama az duyuyoruz.” Çağımızın anlamı, özü biraz da bu sözdedir.

    Jüvenal: “Bilge olan, Tanrı’dan sağlam bir bedenle sağlam bir ruhtan başka bir şey istemez.” demiştir.

    Kral Eğleniyor piyesi ilk temsilinde başarı kazanamayınca Alphonse Daudet der ki: “Doğru, kral eğleniyor; fakat kraldan başka eğlenen yok!”

    - Yazıda özellikle vurgulanmak, belirtilmek istenen kimi kavramlar tırnak içine alınabilir:

    Şu “samimiyet” denilen şeyi büyük erdem sayanlar var; ben onlardan değilim.

    Uğraştı, didindi ve bir “Eşref Üren Yeşili” ne boyadı koca bahçeyi.

    - Yazı içinde sanat yapıtlarının, kitapların adı da tırnak içinde gösterilir.


    Dilimizde kullanılan başka noktalama işaretleri de vardır: noktalı çizgi (. - ), parantez ya da ayraç ( ), köşeli ayraç [ ], eğik çizgi (/), çengel (§), üç yıldız (***), dipnot işareti (*) gibi. Bunların nerelerde kullanıldığını yazım kılavuzuna başvurarak araştırınız.

    Kesme işareti (‘), ile düzeltme işaretini (^), Noktalama işaretleri ünitesi yerine Yazım Kuralları ünitesinde inceledik. Bunun nedeni de, bu işaretlerin sözcüklerin yazımlarıyla ilgili olmalarıdır.

    Başta belirttiğimiz gibi, noktalama işaretleri okumayı ve anlamayı kolaylaştırmaya yarayan, duygu ve düşüncelerin daha açık anlatımına katkısı olan bir sistemdir. Onu bilinçli bir biçimde kullanmayı alışkanlık durumuna getirmeliyiz.


    Şimdi, buraya değin anlatılanlarla ilgili bir uygulama yapalım. Aşağıdaki metinde hiçbir noktalama işareti kullanılmamıştır. Siz ( ) olarak belirtilen yerlere gerekli noktalama işaretlerini koyunuz. Sonra, arka sayfalardaki doğru örneğe bakarak bu konudaki bilgilerinizi sınayınız.

    Sıradan İnsan Olmamak

    Toplumda hem para ( ) en yüce değer olunca ( ) hem de bireyler ( ) eşit başarı şansı ( ) na sahip olmayınca ( ) her türlü yolsuzluk gittikçe yaygınlaşmaya başlıyor ( ) Bireyler ( ) hak etmedikleri hedefleri normal olarak istemeye başlıyorlar ( ) çalışmadan zengin olmak ( ) başarmadan saygın olmak gibi ( ) İşte sıradan olmaya karşı koyan genç ( ) toplumun bütün bu ( ) kirlenme ( ) sini de reddetmektedir ( )

    Sıradan insan nasıl olunur ( ) Örneğin ( ) sigara içmek yasakken ( ) sigara içerek mi ( ) Çocuk yaşta iken ( ) olgun kadınlar gibi süslenip püslenerek mi ( ) Herkes dersini çalışırken ( ) sokaklarda ve eğlence yerlerinde sürterek mi ( ) Hayır sevgili yavrularım ( ) bin defa hayır ()

    Ne yazık ki yukarıda verdiğim örnekler günümüz toplumunda sıra dışı kişiliğin değil sıradan kişiliğin özellikleri oldu ( ) Etrafınıza bu gözle şöyle bir bakın ( ) Roman okumaya önem veren kaç arkadaşınız var ( ) Ya müzik ( ) Kaliteli ve iyi müzik dinleyen ( ) bunu önemseyen kaç kişi tanıyorsunuz ( )

    Sıra dışı kişiliğin sırrı doğa ve insan sevgisinde yatar ( ) demiştim ( ) Herkesin kabalaştığı ( ) bencilleştiği günümüzde tek bir ( ) teşekkür ederim ( ) ya da ( ) lütfen ( ) sözcüğü ve bu sözcüklerin bilinçli kullanımı sizi sıra dışı bir kişiliğe kavuşturabilir ( ) Kimsenin kimseyi önemsemediği ( ) herkesin tatmini kendi başarılarında değil çevresindekilerin başarısızlıklarında aradığı bir toplumda ( ) başka insanları önemseyen bir kişilik hiç kuşkusuz sıra dışıdır ( )

    Pek doğal olarak ( ) hayatınızı kazanmak için yapacağınız iş de sizin kişiliğinizi çok etkileyecektir ( ) 9 ( ) 6 çalışma saatlerine uymayı ( ) böyle bir işte çalışmayı sıradan görmeyin ( ) Böyle bir işte herkes gibi yaşama küskün ( ) çevreye ilgisiz ( ) insanlara saygısız bir biçimde çalışmaktan korkun ( )

    Herkesin ailesi ( ) kişiliğinin önemli bir parçasıdır ( ) Sıra dışılığı aile içindeki sevgide ve saygıda yaratabilirsiniz ( )

    Unutmayın ( ) Sıra dışı olmanın sırrı ( ) insanları rahatsız eden çarpıcı kişilik özelliklerinde değil günlük yaşamın küçük ayrıntılarında saklıdır ( )


    alıntı​
     

Sayfayı Paylaş