1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Arabistanlı Lawrence

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve blackcrown tarafından 21 Mart 2007 başlatılmıştır.

  1. blackcrown

    blackcrown Aktif

    Katılım:
    14 Şubat 2007
    Mesajlar:
    394
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    15 ÇTL
    İngilizler, Osmanlı İmparatorluğunun Ortadoğu'daki topraklarını binbir entrika ile bölüp parçaladıkları için mutlu ve gururludurlar. Böylece petrol dahil tüm kaynaklarla ticari çıkarlar, hiç kan akıtmadıkları halde kendilerine geçmiştir.

    Bu entrikaların baş rol oyuncusu ise Oxford Üniversitesi mezunu bir arkeolog olan casus ve ispiyoncu Lawrence'tir. Bu "erkeklikten" nasibini almayan casus, Mekke emirini avucunun içine almış ve asırlardır Ortadoğu'da barış ve adaletle hüküm süren bir idareye karşı arapları kandırmış ve kışkırtmıştır. Kahire'deki İngiliz haber alma merkezinden sürekli talimat alan ve aldığı taktik gereği, üst düzeydeki arap yöneticilerine çeşitli vaadlerde bulunarak onları aldatan bu casus, arap ordularının başında ön safta Türklere karşı savaşmıştır. Osmanlı orduları binlerce zayiat vererek geri çekilmişler; sıra ile şimdiki Suudi Arabistan, Irak, Suriye ve Ürdün düşmüş; Filistin, Şam, Kudüs teker teker düşman eline geçmiştir. İşgal edilen yerlere İngilizler arı gibi üşüşmüşler ve zavallı arapların tüm kaynaklarını çabucak ele geçirmişlerdir.

    Bu casusun verdiği "mücadele" filme alınmış ve sinemanın tanınmış oyuncuları Osmanlı İmparatorluğunun dış düşmanlarını heyecanlı senaryolarla görüntülemişlerdir.
    "Lawrence of Arabia" filminin bir sahnesi Filistin cephesinde İngilizlere esir düşen binlerce Türk asker ve subayını pejmürde kıyafetleri ile gösterir. Esir kampında zaten bir kısmı ölmüştür. Çoğu da susuzluktan can çekişmektedir. Ayakta kalmayı başarabilmiş üç-beş kişide (aslına uysun diye) Türkçe olarak "su!..su!..su!.." diye İngilizlere yalvarmaktadır.

    Nasılsa merhamete gelen İngiliz askerlerinin damacana ile su dağıtırken kameranın görüntülediği sahne gerçekten göz yaşartıcıdır. Medeniyetin kitabını yazmış bir milletin hissiyatinin, acıma hissinin ne kadar yüce olduğu söylenmeye çalışılmaktadır.
    Sonradan araplar gerçeği anlayacaklardır ama iş işten geçmiş İngilizler, gizli anlaşma yaptıkları Fransızlarla Ortadoğu'yu paylaşmışlardır bile...
     
  2. dincer888

    dincer888 Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2007
    Mesajlar:
    33
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    170
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    giresun
    Banka:
    0 ÇTL
    şahsi düşüncem güzel fakat gerçekler daha çok ayrıntı içerir biraz sıradan olmuşş
     

Sayfayı Paylaş