Araf nedir?

Suskun

V.I.P
V.I.P
Katılım
16 Mrt 2009
Mesajlar
23,140
Beğeniler
322
Şehir
Türkiye
#1
Araf nedir?

Araf, bazı din ve inançların ahiret kavramlarında yer alan, kötüler ve iyilerin nihai ahiret mekanları arasında olduğuna inanılan yer, çoğunlukla dağ. İslam dininde bu kavramın adı Araftır. Diğer dinlerdeki benzer yerler için de Türkçe'de anlam ve kullanımının oturmuş olması sebebiyle, bu adın kullanıldığı olur. Her inançta Araf anlayışı farklıdır. Sözcük olarak, Arapça "kum tepesi" anlamındaki "urf"un çoğul halidir.

İslam'da Araf

İslam dininde Araf, cennet ile cehennem arasındaki tepenin adıdır.

Günah ve sevapları eşit olduğundan cennet ya da cehenneme giremeyenlerin bekletildikleri yer olarak bilinen Araf'ın İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'daki tasviri şöyledir:

"46- İki taraf arasında bir engel ve burçlar (A'raf) üstünde hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. Cennete gireceklere: 'Selam size' derler, ki bunlar, henüz girmeyen fakat (girmeyi) 'şiddetle arzu edip umanlardır.'

47- Gözleri cehennem halkından yana çevrilince: 'Rabbimiz, bizi zalimler topluluğuyla birlikte kılma' derler.

48- Burcun üstündeki adamlar, kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: 'Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı.'

49- 'Kendilerine Allah'ın bir rahmet eriştirmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? (Cennettekilere de) Girin cennete. Sizin için korku yoktur ve mahzun olmayacaksınız.'
 

ZeyNoO

٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠
V.I.P
Katılım
5 Ags 2008
Mesajlar
61,909
Beğeniler
6,248
Takım
GALATASARAY
#2
Araf Nedir? Araf Ehli Kimlerdir?

Her şeyin tümseği yüksek yer, burç, sırt, tepe, örfler, âdetler, iki şey arasında kalan kısım arf kelimesinin çoğuluna araf denir.

A’raf ehli sevapları ile günahları birbirine denk olup, bir müddet orada kalan kullardır.

Araf ehli Kuran'da üç ayette geçer:
“Hem iki taraf (Cennet ve Cehennem ehli) arasında (aslâ aşamayacakları surdan) bir perde vardır. A‘râf üzerinde (bu sûrun yüksek yerlerinde) ise, herkesi sîmâlarından tanıyan adamlar vardır ki, Cennet ehline: “Selâmün Aleyküm! (Allah’ın selâmı üzerinize olsun!)” diye nidâ ederler; fakat onlar(Cennete girmeyi) çok arzu ediyor oldukları hâlde (henüz) oraya girmemişlerdir. O A‘râfdaki insanların) gözleri ateş ehli tarafına çevrildiği zaman ise: “Rabbimiz! Bizi zâlimler gürûhuyla berâber kılma!” derler. A‘râf ehli, kendilerini sîmâlarından tanıdıkları (Cehennem ehli) birtakım adamlara da seslenerek derler ki: “(Mal ve tarafdar) toplam ganız ve büyüklük taslamakta olmanız (bugün) size bir fayda vermedi!” (A’raf, 46-48)
Müfessirlere göre bu ayetlerdeki Arâf’dan maksad, Cennetle Cehennem arasındaki sur benzeri bir perdenin yüksek tepeleridir.
İbn Cerîr'in rivayetine göre Huzeyfe'ye (ra) Arâf'ın ne olduğu sorulduğunda şöyle demiştir: "A'râf; iyilikleri ile kötülükleri eşit gelen insanlardır. Kötülükleri Cennet'e girmelerine, iyilikleri de Cehennem'e girmelerine mani olmuştur. Bunlar, Cenâb-ı Hak onların hakkında hüküm verinceye kadar bu sur üzerinde kalacaklardır."
A‘râf ehli’nin kimler olduğu hakkında muhtelif görüşler vardır. Bunlar, sevapları ile günahları birbirine denk olup, bir müddet orada kalan veya hesapları uzayan yâhut vazîfeleri sâdece bu nidâ olan birtakım kullardır. Daha sonra Cenâb-ı Hak, fazlıyla, bunları da Cennete koyar. (Celâleyn Şerhi)

Kimler A'râf'ta bulunacaktır?
İyilikleriyle kötülükleri denk gelenler Arâf'ta bekletileceklerdir. Nitekim İbn Merdûye'nin Câbir b. Abdullah'dan merfu olarak rivayet ettiği bir hadis'te: "Peygamberimiz'e (asm) iyilikleriyle kötülükleri denk gelenlerin durumu sorulduğu zaman, Hz. Peygamber, "Onlar Arâf'ta bulunacaklardır. Onlar oraya isteyerek girmemişlerdir." buyurmuştur. Daha sonra bunlar Allah'ın lûtfuyla Cennet'e gireceklerdir. (Muhtasaru Tefsîr)
Bazılarına göre de fetret devrinde ölenlerle müşriklerin çocukları da burada kalacaklardır.
 

Benzer konular

Top