1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

A'raf sûresinde geçen a'raf ehli kimlerdir?

Konusu 'KURAN-I KERİM' forumundadır ve Safir tarafından 12 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Araf'la ilgili izaha geçmeden önce Araf Suresinde geçen ''Araf'' ve ''Araf ehli'' hakkındaki ayet meallerini verelim. Cennetliklerle Cehennemliklerin durumu ve aralarındaki konuşmaların zikredildiği ayetlerden sonra ''Araf''la ilgili şu ayetler yer almaktadır:

    "Cennet ile Cehennemin arasında bir sur vardır. Orada bulunan A'raf ehli kimseler Cennet ve Cehennem ehlinin hepsini yüzlerinden tanır. Onlar Cennet ehline ''Size selam olsun' diye seslenirler. Kendileri Cennete girmemiş fakat girme iştiyakı içindedirler.

    Gözleri Cehennem ehline çevrildiğinde ise ''Ey Rabbimiz!' derler. ''Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma.

    A'raf ehli yüzlerinden tanıdıkları Cehennemliklere seslenirler ve derler ki: ''Ne dünyadaki taraftarlarınızın çokluğu ne servetiniz ne de büyüklük taslamanız size bir fayda vermedi.' Allah onları rahmetine eriştirmez diye yemin ederek küçümsediğiniz kimseler şu Cennet ehli olan zayıf ve fakir mü'minler miydi? Siz de ey mü'minler girin Cennete. Size ne bir korku vardır ne de mahzun olursunuz.'' (1)
    ''Araf'', ''arf'' kelimesinin cem'idir. Tefsirlerimizde Araf hakkında pek çok izahlar bulunmaktadır. Ancak bunların içinde müfessirlerin çoğunun ittifak ettiği görüş 'Araf'ın Cennetle Cehennem arasında bir perde yüksek bir sur ve tepeler manasına geldiğidir. İbni Abbas ise ''Sırat Köprüsü üzerinde bulunan şerefelerdir'' demektedir.

    Hasan-ı Basri Hazretleri ise şöyle demektedir:

    ''Bu kimseler Allah'ın Cennet ve Cehennem ehlini birbirinden ayırmak için tayin ettiği insanlardır. Vallahi bilmem ama bunlardan bazıları şimdi beraberimizdedir'' (2)

    Araftakilere ''Araf'' denmesinin sebebi ise onların insanları amellerine göre tanımalarıdır. Yine tefsirlerimizde izah edildiğine göre Cenab-ı Hak Mizanda sevap ve günahları tartıp Cennetlik ve Cehennemlikleri ayırd ettiği zaman sevap ve günahı eşit gelenleri bir müddet bekletecektir. Sırat Köprüsünün yanında bulunan bu kimseler Cennetlik ve Cehennemlikleri tanıyacaklar Cennet ehlini gördükleri zaman ''Allah'ın selamı sizin üzerinize olsun'' diyecekler sol taraflarına baktıkları zaman da Cehennem ehlini görecekler bulundukları yerde Allah'a sığınarak ''Ya Rabbi bizi bu zalim topluluktan kılma'' diye dua edecekler. Cennetlikler ve Cehennemlikler gittikten sonra Cenab-ı Hak onları rahmetiyle bağışlayıp Cennete koyacaktır. (3)

    Nitekim Peygamberimize Araf ehlinin kimler olduğu sorulduğunda şöyle buyurmuştur:

    ''Cenab-ı Hak kullarını ayırıp bitirdikten sonra en son kalan kullarına da 'Sevaplarınız sizi Cehennemden kurtardı fakat Cenneti hak edemediniz. Sizi ben rahmetimle Cehennemden azad ediyorum. İstediğiniz Cennete giriniz' buyuracak.'' (4)
    Ayrıca Araf ehlinin bazı rivayetlerde insan olmayıp meleklerden bir sınıf olduğu da bildirilmektedir.Bütün bu izahlar ve açıklamalar ayetlerin mefhum ve mealine uygundur.

    Fakat İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname'sinde dini mükellefiyetlerden muaf tutulan delilerin ve kafir çocuklarının Araf ehli olduğunu Cennetlikleri gördükleri zaman o nimetlere kavuşamadıkları için mahzun olduklarını Cehennemliklere baktıkları zaman da kendi hallerine şükrettiklerini ve bu halde ebedi olarak orada kalacaklarını bildirmektedir.

    Bununla beraber ''Araf'' ve Araf ehli hakkında yapılan bütün bu izahlar ayetin bir tefsiri mesabesindedir. Esas mahiyetini ancak Allahü Teala bilir.

    Kaynaklar

    1. A'raf Suresi 47-49.
    2. et-Tefsirul-Kebir 14:87.
    3- (Taberi Tefsiri) 8:136-139.
    4. A. g. e​
    .
     

Sayfayı Paylaş