1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Arakhne Efsanesi

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve Afitap tarafından 13 Mayıs 2016 başlatılmıştır.

  1. Gül Kurusu
    Relax

    Gül Kurusu Mevsim hep sonbahar... Özel üye

    Katılım:
    17 Kasım 2013
    Mesajlar:
    2.105
    Beğenileri:
    1.703
    Ödül Puanları:
    4.830
    Yer:
    Neverland
    Banka:
    3.731 ÇTL
    [​IMG]

    İzmir’in güneyinde Kolphon diye bir kent varmış. Bu kentte Lydialı bir kız oturuyormuş. O kız, dokuma ve örmede pek ustaymış. Kızın elişlerini görmek için her yerden, orman ve dağ perileri gelirmiş. Kıza herkes hayran olurmuş.

    Kız işlenmemiş yünü eline alınca, güzel parmaklarıyla evirip çeviriyor ve yumuşacık, hafif bir yumak yapıyormuş. Herkes ona “Örmeyi Tanrıça Athena’dan mı öğrendin?” diye soruyormuş. Athena örücülüğü ile ünlüymüş. Kız bir gün kızarak “Ne Athena’sı? Ben kendim öğrendim.” demiş. Athena bunu duyunca çok kızmış. Kolphon’a gelerek kızla dokuma yarışmasına girmiş. İkisi de tezgâhların başına geçmişler. Yanlarında renkli tireler, aralarında da gümüş ve altın teller varmış. Athena bir zeytin ağacı dokuyormuş. Kız ise tanrıların zamparalıklarının resimlerini dokuyormuş. Örneğin, Zeus’un kuğu kuşu kılığına girerek, sarışın Europa ile aşklarını dokumuş. Athena kızın yaptıklarını görünce çok kızmış. Eline aldığı sopa ile kızı fena halde dövmüş. Kızın her yeri yara bere içinde kalmış. Arakhne karşısındakinin Athena olduğunu anlar ve çok utanır. Arakhne kaçar ve kendini asar. Onun bu halini görünce Athena kıza acıyarak dövmeyi bırakıp onu örümceğe (Arakhne) çevirmiş.

    O günden bu güne zavallı örümcek ipek ağlarını örer dururmuş.

    Arakhne’nin yaşadığı Kolophon ve Miletos kentleri, dokuma kumaşları ve renkli yünleriyle ünlüymüş. Tarihten önceki çağlarda dünyanın kadın giyimi modasını, farbelalı eteklerini ve benzerlerini bu kentler satıyormuş. Bu kentlerin endüstrisini zamanın en önemli kenti olan Atina çok kıskanıyormuş.

    Zamanımızda yapılan kazılarda, Miletos’ ta üzerinde örümcek kabartması taşıyan mühürler ve sikkeler bulunmuştur. Bu sikkelerin bulunuşu da bu efsaneyi anlatır.
     

Sayfayı Paylaş