1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Arif Onur SOLAK - Ben Susayım Ama Sen Dinleme!

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 18 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL




    Kendimi firakın dağlarına vurdum.
    Aklanmayan bir siyahın türküsü anlatır beni,
    Ferman seninse yalnızlık benimdir.
    Issız bir coğrafyada solarken maviliğim
    Yüreğimi kesen bozkır ayazı, gözlerini üşüyor…
    Her aşkın hükmünde darağacına asılıyor,
    Kurduğum bütün hayaller…
    Adının yangınında titriyor, suskunluğum…
    Yükü ağır bir sessizliğin kuşatmasına vuruyor gölgeler.
    Ben susayım
    Ama sen dinleme!
    Çünkü bitmiyor, bu düşperest gölge oyunları
    Hep solumdan yazıyor yazıcılar, vebalimin günahkâr çığlığını…
    Yıldızların ucundan sarkarken hüzünler,
    Bileti yokluğuna kesilmiş bir yolculuğa düşüyor kalbim…
    Uykusuzluğun bağrında büyüyen kahrım
    Cam kırığı bir iç yolculuğun göğsünde kanıyor.
    Göğün perçemine tutunan eşkıya yüreğim
    Son bir gülümsemeyle bakıyor aşka, çöllere düşmek için.
    Kalbimin girdabında, varoşlar
    Arabesk bir hüznün tınısında
    Kendi çaresizliğinden kanatsız yarınlar doğururken
    Ateşe veriyorlar, dudağımda son tebessümü kalmış en güzel yıllarımı…
    Yalnızlığın koynunda kimsesizliğim, geceye hüzün satıyor.
    Islak bir firara meylediyor bakışlarım, susuyorum…
    Çok geçmiş bir dünün en boş an’ıydı, sanırım.
    Şairane bir üslupla kanatmıştım, yarınlara adanmış öyküleri.
    Bu yüzden hiç olmadı bugünü, ömrümün, şimdisi yok…
    Zaman çıkmazında perdesi indi bu oyunun
    Hiç alkışlanmayan bir sonun başlangıcında, zamansızım…
    Figüranlığım seyircisiz…
    Yine de en iyi yalnızlık ödülünü
    Giderken bıraktığın ayak izlerinden alıyorum…
    Paranoyak bir ilhamın peşine düşüyor kimsesizliğim
    Harfleri tutuşturulmuş kelimelerle süzülüyor geceye, şiirler…
    Ulan düşleri bile pahalı bu kentin!
    Hep yürek üstü düşüyorum aşka…
    Öznesiz bir bitişin üstüne devriliyor sancılarım
    Ve yaralarıma tuz basıyor, hatırımdaki hatıralara değince adın…
    Aşk diyorum sonra
    Ömrümün en büyük imla hatası!
    Yoksunluğunda deliren düşlerim
    Ömrün infazına cellât bileniyor.
    Gülüşlerime kefen diken gidişin
    Can ortasından vuruyor kimliksiz benliğimi…
    Sevdası şah damarından kesilen Kays
    Çöl kuraklığı bir yalnızlığın kanamalı hıçkırığıyla
    Gözbebeklerimde ölürken Mecnunlaşıyor, her gece…
    Düşlerden en güzel düşüşleri beğeniyor kendine Leyla, utancından…
    Ama hiçbir intihar yetmiyor soluğumun sonuna,
    Baygın bir titremeyle sarsılıyor takatim.
    Gözlerimdeki karanlık hüzzam, efkâr direniyor…
    Anla işte;
    Bilekleri kesilmiş bir hayatın sonunda değil
    Öle öle yaşadığım nefeste başlıyor aşk
    Ve sürgün bir intihar kokuyor…
    Şahit ol ey acı! Severken ölmeyi en iyi ben biliyorum…
    Adımı ayrılığın başlığına kazıdığımdan beri
    Büyük harflerle acıyor solumdaki yara…
    Ağlayamadığım bütün sözcükler içimde kaldı.
    Şimdi suskunluğumdan sızıyor efkârımın yürek işgali.
    Hiçbir veda, insaf etmiyor sızlanmalarıma
    Yüreğimi bıraktığım düşlerden taşıyor ahım…
    Sendeki muzaffer gidiş,
    Kırık bir aşk bıraktı bahtıma…
    Ve ben sana,
    Son bir gayretle tırmandığım firak dağlarının zirvesinden
    Öle öle aldığım son nefesle sesleniyorum:
    “Zafer gideninse, aşk kaybedenindir”





    Arif Onur SOLAK
     

Sayfayı Paylaş