1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Arif Onur SOLAK - Şüheyda..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 15 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL








    Pencereden içeri süzülen bahar

    Ve dalından koparıldığı için boynu bükük
    Mor bir sümbül başucumda…
    Bir kâğıt ve bir kalem
    Sana yazıyor en yitik cümleleri.
    Oysa çoktan kırmıştım kalemimi
    Sana yazılan bir şiir için…
    Ama sen saysan ki sahra çölündeyim
    Şahikalara yükselen bir zümrüd-ü anka görsem
    Vurup alnından hüznümle
    Kanatlarından kopardığım tüyleriyle yazarım adını
    Gördüğüm serabın sularına; Şüheyda…
    Senin için söylenmiş hiçbir son
    Noktasını koymuyor hayata…
    Aylardan nisan…
    Mevsim bahar…
    Ve yağmur…
    Hangi şehrin yağmurunda ıslanıyorsun kim bilir
    Gönlümün çorak topraklarında dolaşırken yalnızlığım
    İçinin kuyusuna düştüğümden beri
    Yağmur suyuna hasret, yüreğim.
    Boğuluyorum…
    Korkuyorum…
    Burada aşk ceset kokuyor
    Çek ve çıkar beni bu deruni yangınından
    Görmüyor musun Şüheyda!
    Âşıklar parkında vuruyorlar tek tek
    Henüz yaşanılamamış sevdaları kalbinden.
    Temize çekiliyor(!) beyaz düşler, kirli sayfalara…
    Hadi tut yüreğimden
    Arınmak istiyorum kırkikindilerde
    Ve kaçmak…
    Böyle duçar koyma beni…
    Umut çıplaklığında
    Yalınayak koşarken güneşin doğduğu menfeze doğru
    Bir tılsım kalbimi söküp yerinden
    Anıların öldüğü kente kadar getirdi beni.
    Ey yaralı güvercin!
    Ey dağlarda kaçarken vurulan ürkek ceylan!
    Ey gönlümün Leyla’sı!
    Sen ey Şüheyda!
    Kanatsız bir kuş gibi sürükleme gönlümü naçar.
    Dağ rengi gözlerinin buğulu bakışlarıyla
    Bakma öyle ıslak ıslak.
    Sorma halimi
    Hatırımı sorma…
    Notası sen, güftesi ben olan
    O hicaz şarkının bestesi değiliz artık…
    Öyle mahur çalmıyoruz
    Çalamayız da…
    Çünkü bu şehir
    Şarkısını çoktan unuttu Şüheyda
    Bilmiyor musun?
    Dermanım tükendi
    Kesildi takatim…
    Titremeye başlıyor ellerim
    Şüheyda yazdığım vakit.
    Şehrin hülyası
    Bir kristal gibi parçalanıyor şerha şerha
    Gül rengi bahar
    Kül rengi hatıralara yenik düşüyor
    Ve bitiyor
    Söylenmemiş bütün sözlerin ardı…
    Bitiyoruz şüheyda,
    Azalıyoruz dirhem dirhem aşka
    Ve sevdaya yetmiyoruz
    Anlasana…
    Şimdi kalan yanımızı
    Bir kâğıt, bir kalem
    Ve sigara dumanı sarhoşluğunda
    Yazarak harcadım Şüheyda
    Okyanusların dehlizlerinden
    Engin ufuklara uzanan müzmin kedere…
     

Sayfayı Paylaş