1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Arjuna Kimdir?

Konusu 'Mitoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 17 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Arjuna Kimdir?

    Arjuna, Hint mitolojisinde dünya üzerindeki en büyük savaşçı, epik Hindu destanı Mahabharata'nın beş kahramanından biri ve Dvapara çağının en önemli figürlerinden biridir. Kelime anlamı 'parlak', 'ışıltı', 'beyaz' veya 'gümüş' olan Arjuna korkusuz bir okçu idi ve çoğu zaman Yenilemez Vişnu şeklinde kendisinden söz edilirdi. Beş Pandava kardeşin üçüncüsü olan Arjuna, tanrıların kralı Indra ve Kuru kralı Pandu'nun karısı Kunti'nin çocuğuydu. Arjuna her iki elini de beceriyle kullanabilen usta bir okçu idi ve Yudhisthira'nın zaferiyle sonuçlanan Mahabharata savaşında bir Maharathi olarak önemli bir rol oynadı. Ustası Drona'dan savaş sanatları dersleri aldı. Arjuna muhteşem yay olarak bilinen Gāndeeva'yı kullandı. Karna ve Jayadratha gibi pek çok Kaurava generalini öldürdü. Arjuna aynı zamanda tanrı Vişnu'nun bir avatarı olan Krişna ile yakın arkadaştı. Arjuna'nın Subhadra, Draupadi, Chitrangada ve Ulupi adlarında dört karısı vardı. Destanda, Arjuna'nın bilge Nara'nın manevi elementi amsha'ya sahip olduğu söylenir. Nara, Naraya'nın sonsuz yolculuktaki refakatçisi ve bazen de Narayana'nın formlarından biri olarak kabul edilir. Arjuna'dan bazen Mahabharata'nın dördüncü Krişnası olarak da söz edilir.

    Doğumu
    Pandu, Kindamanın lanetinden dolayı çocuk sahibi olamıyordu. İlk karısı Kunti, bekaret döneminde, bilge Durvasa'dan bir lütuf kazandı ve bu lütuf ona seçeceği herhangi bir tanrıdan çocuğu olabileceği fırsatını sundu. Pandu ve Kunti bu ilahi lütufu kullanmaya karar verdiler. Kunti sırasıyla Dharma, Vayu ve Indra'ya yakardı ve sonrasında üç çocuğu oldu. Arjuna Kunti'nin Hinduizm'de tanrıların kralı olarak bilinen Indra'dan doğan üçüncü çocuğuydu.

    Eğitimi
    Arjuna büyük bir savaşçı olarak bilinir. Kariyerinin kökeni gençliğinde aldığı eğitime dayanır. Arjuna öğrenebileceği herşeyi ustası Dronacharya'dan öğrendi ve muhteşem savaşçı manasına gelen "Maharathi" ünvanını kazandı.

    Konsantrasyon gücünü anlatan en meşhur hikayelerden biri şöyledir:
    Öğretmeni Dronacharya Arjuna'nın okçuluk yeteneğini test etmek istedi. Bir ağacın dalına tahtadan bir kuş astı ve öğrencilerini çağırdı. Öğrencilerden ilkine kuşun bir gözüne nişan almasını ama oku henüz atmamasını söyledi. Sonra öğrenciye ne gördüğünü sordu. Öğrenci bahçeyi, ağacı ve çiçekleri gördüğünü söyledi. Drona ona kenara çekilmesini ve atış yapmamasını söyledi. Aynı soruyu diğer öğrencilere de tek tek sordu. Sıra Arjuna'ya geldiğinde, Arjuna hocasına kuşun gözünden başka hiçbir şey görmediğini söyledi. Bu cevaptan memnun olan hocası Arjuna'nın kuşu vurmasına izin verdi. Buradaki ders odaklanmanın gücü idi.

    Arjuna kardeşi Bhima'nın karanlıkta bile gündüz ışığındaymışçasına oburca yemek yediği farketti. Eğer karanlıkta ok atma çalışmaları yaparsa çok daha iyi bir okçu olacağını farketti. Edindiği bu yetenek sayesinde Kurukshetra savaşında Jayadratha'yı öldürdü.

    Draupadi
    Arjuna'nın okçuluktaki yeteneği hayatında sıradışı bir rol oynadı. Bu sayede Panchala kralı Drupada'nın kızı Draupadi ile evlendi. Drupada kızını evlendirmek için bir yarışma düzenledi. Tahta bir balık yağla dolu bir havuzun epey üzerinde bir yere asıldı. Bu asılı duran balık aynı zamanda etrafında dönüyordu. Yarışmacılardan dönmekte olan balığı gözünden vurmaları istendi. Fakat balığa direk nişan almak yasaktı. Balığın yağla dolu havuz üzerindeki yansımasına bakılıp nişan alınacaktı. Pek çok prens ve soylu adam Panchala prensesi için yarıştı. Her ne kadar o zamanlar Pandava'lar henüz saklanıyor olsalar da, Arjuna üst sınıf bir Brahmin gibi giyindi ve yarışmaya katıldı. Balığı yağın yansımasına bakarak gözünden vurabilen tek kişi Arjuna oldu.

    Beş Pandava kardeşin beşi de anneleri Kunti'ye haber vermeksizin bu yarışmaya katıldı. Eve yanlarında prenses Draupadi olmak üzere zaferle döndüler. Evin dışındayken annelerine şöyle seslendiler: "Anne, getirdiğimiz şeye asla inanamayacaksın! Tahmin et!" İşiyle meşgul halde olan Kunti cevap vermeyi reddetti. "Getirdiğiniz şey her ne ise, onu aranızda eşit bir şekilde paylaşın, herhangi bir münakaşa istemiyorum" dedi. Annelerinin bu sözünü ciddiye alan kardeşler prenses Draupadi'yi ortak eşleri yaptılar. Bu aynı zamanda kendi gücüyle kazandığı halde karısını kardeşleriyle paylaşan Arjuna'nın cömertliğini gösterdi. Draupadi diğer kardeşleriyle de evli olmasına rağmen en çok Arjuna'yı sevdi ve en çok ona ilgi gösterdi.

    Efsaneye göre Draupadi önceki yaşamında tanrı Şiva'dan farklı beş çekici erkek karakterine sahip bir tek koca istedi. Tanrı Şiva bunun mümkün olmayacağı konusunda kendisini uyardı, fakat Draupadi ısrar etti. Bunun neticesinde farklı bedenlerde vücut bulmuş beş Pandava kardeş dünyaya geldi. Başka bir versiyonda ise Draupadi önceki doğumunda erdemli bir koca sahibi olabilmek için çok şiddetli acılar çekti. Bu çektiği acılar üzerine tanrı Şiva kendisinden bir lütufta isteğinde bulunmasını söyledi. Bunu duyan Draupadi çok heyecanlandı ve heyecandan beş defa tekrarlayarak erdemli bir koca istedi. Bunun üzerine tanrı Şiva bir sonraki hayatında beş kocası olacağını söyledi.

    Görevine bağlılığı
    Kardeşler ortak eşleri Draupadi ile ilgili bir anlaşmaya vardılar. Herhangi biri Draupadi ile birlikteyken diğerleri onları rahatsız etmeyecekti. Bunu yapanın cezası bir yıl sürgüne gönderilme olacaktı. Pandavalar ferah bir ülke olan Indraprastha'yı yönetirken, bir Brahmin Arjuna'ya geldi ve yardımını istedi. Bir grup hırsız bu Brahmi'nin sürüsündeki hayvanları çalmıştı ve yalnızca Arjuna ona yardım edebilirdi. Arkuna ikilem içerisinde kaldı: silahları Draupadi ve Yudhishthira'nın birlikte olduğu odada idi ve onları rahatsız etmek cezalandırılmasına sebep olabilirdi. Arjuna bir anlık tereddüt etti. Ona göre yardıma muhtaç birine yardım etmek hele bir de Brahmi ise bir prensin göreviydi. Sürgüne gönderilme riski bu Brahmi'ye yardım etme isteğini etkilemedi. Birlikte olan çifti rahatsız etti, odadan silahlarını aldı ve hırsızların peşine düştü. Döndükten sonra rahatsız edilen karısı ve kardeşi dahil bütün bir ailesinin karşı çıkmasına rağmen sürgün cezasına çarptırılmak istedi.

    Arjuna sürgünde Manipur'a gitti. Orada Naga prensesi Ulupi onu bir çocuk sahibi olması konusunda etkiledi. Arjuna başta bunu kabul etmedi, fakat sonra Ulupi ona sürgünün Draupadi'ye bir saygı ifadesi olduğunu ve sonsuz olmayacağını söyledi. Draupadi'den uzak kaldığı sürece başka birisiyle birlikte olmasının yeminini bozmayacağını söyledi. Arjuna ikna oldu. 12 aylık sürgün dönemi boyunca farklı komşu krallıkları ziyaret etti ve buralarda evlilikler yaparak Pandava'ların gücünü arttırdı. Bazıları bu sürgünü Pandavaların Kauravas gibi güçlü rakiplerini yok etmek için düzenlenmiş bir plan olarak görür.

    Evlilikleri
    Arjuna kırktan fazla ana evlilik yaptı. Seyahatleri sırasında da yüzlerce farklı evlilik yaptı. Bunların arasında destanda rol oynayan bazıları şunlardır:

    Draupadi: Arjuna'nın en bilinen eşi. Draupadi ile evlendikten sonra onu diğer erkek kardeşleriyle paylaştı. Bu esnada tanrı Krişna geldi ve daha önce kendisine verdiği sözü hatırlattı. Draupadi güçlü, iyi bir okçu, hikmet sahibi, çekici ve sabırlı bir koca istemişti. Krişna Draupadi'ye ona verilen hediyeyi reddetmemesi gerektiğini söyledi. Bhima gibi güçlü, Arjuna gibi iyi bir okçu, Yudhishthira gibi hikmet sahibi, Nakula gibi çekici ve Sahadeva gibi sabırlı bir koca kendisine verildiğini söyledi. Böylece Draupadi beş Pandava kardeşin birden karısı oldu. Panchali'nin kelime anlamı Panchala krallığından gelen hanımefendi demektir.

    Chitrāngadā: Arjuna sürgün yıllarında bütün bir Hindistan'ı dolaştı. Bu gezintileri onu doğu Himalayalar'daki doğal güzelliğie sahip mistik krallık antik Manipur'a getirdi. Burada Manipura kralının kızı Chitrāngadā ile karşılaştı ve evliliğine talip oldu. Babası anasoylu kültürlerinde çocukların vatanlarından ayrılamayacağını belirtip özür dileyerek bu teklifi reddetti. Arjuna ne Chitrāngadā'yı ne de ondan olacak çocukları Manipura'dan alıp götürmeyeceğine dair söz verdi ve evlendiler. Kısa süre sonra Babruvāhana isminde dedesinin krallığının varisi olacak bir erkek çocukları oldu. Arjuna'nın Kurukshetra savaşından sonra yaptığı seferlerden birinde bu erkek çocuğu tarafından öldürüldüğü ve sonra karısı Ulupi tarafından tekrar hayata döndürüldüğü söylenir.

    Ulupi: Arjuna Manipur'dayken Naga prensesi Ulupi kendisine aşık olur. Evliliklerinden bir erkek çocukları olur ve adını Iravan koyarlar. Iravan daha sonra Kurukshetra savaşında ölür. Ulupi Arjuna'yı kendisine koca yapmak için ölüler diyarındaki krallığına kaçırır, fakat sonra Chitrāngadā'nın yasını dindirmek için onu geri gönderir. Ulupi Babruvāhana'nın yetiştirilmesinde büyük bir rol oynadı ve onun üzerinde çok etkili oldu. Arjuna'yı savaş meydanında öldürdükten sonra tekrar hayata döndürmesi için annesine izin verdi.

    Subhadrā: Arjuna sürgününün son dönemini Dwarka yakınındaki bir orkidede geçirmeye karar verdi. Burası amcası Vasudeva'nın çocukları Balarama, Krişna ve Subhadrā'nın yaşadığı yer idi. Arjuna ve Subhadrā birbirlerine aşık oldular. Hem Arjuna'yı hem de Subhadrā'yı seven Krişna'dan da destek gördüler. Subhadrā'nın Arjuna'nın dördüncü karısı olması ailesinin onurunu itibarsızlaştıracağını bildiklerinden Krişna Subhadrā'yı Indraprastha'ya kaçırmasında Arjuna'ya yardım etti. Krişna'nın tavsiyesiyle Subhadrā at arabasını Dwarka'dan Indraprastha'ya sürdü. Krişna bunu Subhadrā'nın ailesini Subhadrā'nın kaçırılmadığına, kendi rızasıyla gittiğine inandırmak için kullandı. Arjuna ve Subhadra'nın Abhimanyu adında bir erkek çocukları oldu. Abhimanyu savaşta öldükten sonra eşi Uttarā'dan Parikshita adında Kuru klanının sağ kalan tek varisi bir erkek çocuğu oldu.

    Gāndeeva
    Indraprastha'ya döndükten kısa bir süre sonra Arjuna Krişna ile birlikte Khandava ormanına seyahat etti. Orada ateş tanrısı Agni ile karşılaştılar. Agni başka bir kralın kendisine dua ederken safyağ yedirmesinden dolayı sancı içerisindeydi. Arjuna ve Krişna'dan iyileşmek için tüm ormanı yakmak için yardımlarını istedi. Burada aynı zamanda tanrı Indra'nın arkadaşı iblis kral Takshaka'da yaşamaktaydı ve ne zaman Agni ormanı yakmaya çalışsa Indra yağmur yağdırarak bunun önüne geçiyordu. Arjuna Agni'ye çok güçlü bir yay ile Indra'nın yıldızlarına karşı mukavemet edebileceğini söyledi. Agni Varuna'ya yakardı ve Arjuna'ya muhteşem güçlü bir yay olan ve normal silahlarla yok edilemeyen Gāndeeva'yı verdi.

    Arjuna Agni'ye devam etmesini ve babasıyla savaşını sürdürmesini söyledi. Savaş birkaç gün ve gece sürdü. Derken gökyüzünden bir ses Arjuna ve Krişna'yı muzaffer ilan etti ve Indra'ya geri çekilmesini söyledi.

    Gandeeva'nın Brahma tarafından yaratıldığı da söylenir.

    Mayasabhā
    Yanan ormanın içinde, Arjuna yetenkli bir mimar olan Maya'yı koruma altına aldı. Buna karşılık olarak Maya dünyada eşi benzeri olmayan bir kraliyer salonu inşa etti. Bu salon Duryodhana'nın kıskançlığının doruk noktasına ulaşmasına sebep olmuştur.
     

Sayfayı Paylaş