1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Arkadaş! Yokluğu! Niçin?...

Konusu 'İtiraflar' forumundadır ve Çirkin Kral tarafından 7 Ekim 2006 başlatılmıştır.

  1. Çirkin Kral

    Çirkin Kral Forum Tutkunu

    Katılım:
    4 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.948
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Gümrükçü
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    62 ÇTL
    Arkadaşlık belirli bir zaman dilimi içindir. Tıpkı alarmlı bir saat gibidir. Zamanında o senin için çok değerlidir. Ancak ihtiyacın olmadığı zaman o senin için bir hiçtir. Ancak elbette ki dostluk çok daha farklı bir şey. Bir dostunla sevincini, kederini, aşkını, hüznünü, mutluluğunu paylaşabilirsin(tabi gerçek dostunsa) ancak bir arkadaşınla seviyesine göre bunların bazen çoğunu bazen de pek azını paylaşabilirsin.
    Benim anlatmak istediğim asıl konu; genelde yaklaşılması biraz zor biriyimdir. Çünkü başlarda her zaman biraz mesafeli davranırım. Aslında normal olan da budur. Hiç tanımadığın bir insana daha ilk günden oturup espri yapamazsın, bir şeyler anlatamazsın, gidipte yanına tanışalım mı diyemezsin. Bunlar zamanla kendiliğinden olur. Daha sonra ise genelde hep kalıcı arkadaşlıklar kurarım. Ancak geçtiğimiz sene çok daha farklıydı. Yeni bir okula başlamıştım ve yeni arkadaşlıklar kurmam gerekiyordu. Çünkü eğer bir okulda arkadaşın yoksa orada bir saat senin için 1 ay gibi geçer. Ancak burada hiç bir şey olmuyordu. Çok ilginçtir eski arkadaşlarım da neredeyse hiç aramıyorlardı. Bazen ben arıyordum buluşuyorduk ya da buluşamıyorduk. Aradan 5 ay geçmişti ve ilk dönem bitmişti. Benim ise hala doğru düzgün bir arkadaşım yoktu. Elbette tanıdıklarım vardı. Ancak onların hiçbirisiyle en ufak bir ortak noktamız yoktu. Pek çoğu bir lise öğrencisi gibi bayat espriler, aynı konular, aynı tecrübesiz davranışları sergiliyordu. Günler böyle geçiyordu ve bu günlerin hepsi bir ay gibi geliyordu benim için. Bundan bir sene önce okuduğum yerde kantinde, koridorlarda asla yanlız gezmezken burada konuşacak birisini bulamıyordum. Okula bir saat önce gidiyordum. Bir saat boyunca tek başıma oturuyordum. Sürekli sigara, çay fakat vakit bir türlü geçmiyordu. En sonunda okulun kapanmasına bir ay kala birilerini , az da olsa bana yakın, bulabildim ve birşeyler düzelmeye başlamıştı. Ancak bu seferde finaller, sınav stresi felan okul çabucak kapanıverdi.
    Şimdi gelecek seneyi büyük bir heyecan ve korkuyla bekliyorum.Ancak sizlere tavsiyem bir arkadaşlığı ne çok fazla abartın, ne de onu küçümseyin. Çünkü yokluğu inanın bana çok çok zor. Ancak şunu da bilirim ki arkadaşın senin için çıkarlarından ne kadar vazgeçebiliyorsa sana o kadar değer veriyor demektir. Hiç vazgeçmiyorsa boşver gitsin. Zararın neresinden dönerseniz kardır. Telafi etmek, hoş görmek ancak sorunları erteliyor ya da büyütüyor. Eğer bir arkadaşınızı gerçekten tanımak istiyorsanız onunla 5-10 gün aynı yerde kalın. Ben denedim. Tavsiye etmem:)
     

Sayfayı Paylaş