1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Arkadaşlık

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve TeBeSSüm tarafından 1 Aralık 2006 başlatılmıştır.

  1. TeBeSSüm

    TeBeSSüm Pamuk Prenses ツ Özel üye

    Katılım:
    19 Eylül 2006
    Mesajlar:
    2.220
    Beğenileri:
    1.198
    Ödül Puanları:
    4.830
    Cinsiyet:
    Bayan
    Banka:
    705 ÇTL
    Bir gün, lisede iken, sınıfımdan bir oğlana rastladım eve dönerken. KAYL idi

    ismi. Okuldaki bütün kitaplarını sırtlamışa benziyordu.

    Kendi kendime, "Neden biri okuldaki kitaplarını eve getirsin cuma akşamı,
    gerçekten hafız olmalı bu oğlan" diye düşündüm.

    Benim hafta sonum planlanmıştı bile(partiler ve futbol, arkadaşlarımla yarın

    öğleden sonra), omuzlarımı silktim ve yoluma devam ettim.

    Yoluma devam ederken, bir gurup oğlanların ona doğru koştuklarını gördüm.
    Onu itelediler, bütün kitaplarını düşürttüler ve çelmeleriyle oğlanı çamur
    içine düşürttüler.

    Gözlükleri uçup oğlandan üç metre öteye çimene düştü. Oğlan başını kaldırdı,

    gözlerinde derin bir acı gördüm.

    Kalbim burkuldu oğlancık için. Ona doğru sekeledim, gözlüklerini bulmak için

    emeklerken gözündeki bir damla yaşı gördüm.



    Gözlüklerini ona verirken "Serseri herifler" dedim. Başka yapacak işleri yok

    sanki.

    Bana baktı ve "Teşekkür ederim" dedi. Kocaman bir gülümseme belirdi
    suratında. Gerçekten minnettarlık ifade eden bir gülümseme idi.

    Kitaplarını toparlamasına yardım ettim ve nerede oturduğunu sordum. Tesadüf
    ya, bize yakın oturuyormuş. Neden daha önce gözüme çarpmadın diye sordum.

    Daha önce özel okula gittiğini söyledi. Daha önceden özel okula giden bir
    arkadaşım yoktu hiç.

    Hep beraber eve yollandık ve kitaplarının bir kısmını ben taşıdım. Arkadaş
    olunacak birine benziyordu.

    "Arkadaşlarımla beraber futbol oynamak ister misin?" dedim.

    "Evet" dedi.

    Hafta sonunu beraber geçirdik, biraz daha tanıdım Kayl'ı, biraz daha ısındım

    ve arkadaşlarımda ondan hoşlandılar.

    Pazartesi sabahı geldi, ve Kayl bütün kitaplarıyla okula dönüyordu.

    Durdurdum ve "Bu kitapları her gün taşımakla güzel pazı yapacaksın" dedim.
    Güldü ve kitaplarının yarısını bana uzattı.

    Ondan sonraki dört sene içinde Kayl ile çok iyi arkadaş olduk.

    Okulun son yılında koleje gitmeyi düşünmeye başladık. Kayl Georgetown
    kolejine karar verdi, bende Duke kolejine gidecektim.

    Arkadaşlığımızın süreceğinden emindim ve aramızdaki kilometrelerin bunu
    etkileyeceğini sanmıyordum. O doktor olacaktı, bende futbol bursuyla iktisat

    okuyacaktım. Kayl sınıf birincisiydi. Her zaman onun hafızlığıyla gırgır
    geçiyordum.

    Sınıf birincisi olduğu için mezuniyet töreninde onun konuşma yapması
    gerekiyordu. Çok memnundum ortaya çıkıpta konuşma yapmak bana düşmediği
    için.

    Mezuniyet günü Kayl'i gördüm. Çok yakışıklıydı kerata.Lise boyunca gelişen
    ve benliğini bulanlardandı Kayl.

    Gerçekten oluştu ve pazılaştı ve gözlükler yakıştı da oğlana. Bütün kızlar
    seviyordu onu, ve benden çok kız arkadaşı vardı.


    Bazen kıskandım onu doğrusu.

    Bugün o günlerden biriydi. Heyecanlı olduğunu sezdim yapacağı konuşma
    dolayısıyla.

    Sırtına yapıştırdım bir tane ve " Aslan oğlan, becereceksin, korkma" dedim.

    Bana o minnettar dolu bakışıyla baktı ve gülümsedi.

    "Teşekkürler" dedi.

    Boğazını temizledi ve konuşmaya başladı:

    "Mezuniyet, bizlere buraya kadar gelmemize yardım edenlere teşekkür etme
    zamanıdır. Anneniz, babanız, öğretmenleriniz, kardeşleriniz, belki
    antrenörleriniz * fakat en çok arkadaşlarınız *

    Birisiyle arkadaş olmak o kişiye verebileceğiniz en büyük hediyedir.

    Sizlere bir hikaye anlatacağım şimdi."

    Arkadaşıma inanılmaz bir ifade ile baktım, o, kalabalığa bizim ilk
    tanıştığımız günü anlatırken. Tanıştığımız günün hafta sonu intihar etmeyi
    planlamış meğerse.

    Annesi sonradan okula gidip acı içinde onun dolabını boşaltmak zorunda
    kalmasın diye, meğerse o gün Kayl okuldaki dolabını tamamen boşaltmış ve eve

    taşıyormuş.

    Bana derinden baktı ve gülümsedi.

    "Şans olarak kurtarıldım intihar etmekten. Arkadaşım beni kurtardı bu
    faciadan."

    Topluluk mırıldanmaya başladı yakışıklı arkadaşımın hayatının en zor
    zamanını anlatmasına. Annesi ve babasının bana baktıklarını ve minnet dolu
    gülümsemelerini gördüm.

    O ana kadar durumun bu kadar önemli olduğunu anlamamıştım.

    Hareketlerinizin neticesini hiç bir zaman boşa vermeyin.

    Küçük bir müdahale, diğerinin hayatını tamamen değiştirebilir. İyiye veya
    kötüye.

    Allah bizi bir araya getirdi birbirimizin hayatını etkilemeye.

    Şimdi iki şey yapabilirsiniz:
    Bunu arkadaşlarınıza gönderebilirsiniz veya
    Silebilirsiniz bilgisayarınızdan sizi hiç etkilememiş gibi.
    Gördüğünüz gibi ben birinciyi seçtim.
    Arkadaşlar melekler gibidir, bizi ayağa kaldırırlar, kanatlarımız uçmayi
    unutunca.
    Ne baslangıç ne de son vardır.

    Dün tarihtir.

    Yarın bulmaca.

    Bugün hediyedir.
     

Sayfayı Paylaş