1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Arvallılı Hatça Türküsü ve Hikayesi

Konusu 'Türkü/Hikayeleri' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 17 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Arvallı (Bağsaray) Burdur'a 38 km. uzaklıkta 1958 yılında belediyesi kurulan büyük bir kasabadır. Şimdiki adı Bağsaray'a çok uygun bir görünümü olan ve yemyeşil bağ ve bahçelerin çevrelediği Arvallı kendi adını alan eriği(Arvallı Eriği) ile diğer çeşitli meyve ve sebzeleri yetiştirmekle de ünlüdür.

    Arvallı'lı meydanından güneybatıya doğru 15 - 20 adım yürüyünce duvarına bitişik ve iki oluklu harıl harıl akan pınarlı bir eve rastlanır. İşte bu ev Arvallı'lı Hatça'nın evidir.Türküde sözü geçen pınar bu pınardır.Hatça evli bir köylü güzelidir. Arvallı'lı çobana gönlünü kaptırır. Çoban da Hatça'ya sevdalıdır. Birlikte Antalya'ya kaçıp oraya yerleşirler. Olay 1945 - 1946 yıllarında geçmiştir.

    Arvallı'nın 5 km. kuzeyinde daha yüksek bir yerde kurulu ve bir orman köyü olan Kayış'ta İbrahim Can adındaki mahalli bir sanatçı bu türküyü yakmıştır. Bu olaydan 5 - 6 ay sonra Kayış köyünden başka bir Hatça kız Muharrem'in Mehmed'e kaçıp gidiyor.İlk yakılan Hatça türküsü ikinci Hatça olayı ile ve halkın duyguları ile değişikliğe uğrayıp özleştirilerek bugünkü son şeklini alıyor.


    Evlerinin önünde pınarlar harlar
    Hatçam çıkmış pencereye ay gibi parlar
    Ben Hatça'yı yitirdim de dumanlı dağlar
    Gözlerimin pınarları durmadan çağlar

    Ovalara duman çökmüş göremedin mi
    A kız kendi saçını öremedin mi
    Alçaklara kar yağmış yükseklere buz
    Gel sarılalım kaçalım ince belli kız

    Denizin dibinde Hatçam demirden evler
    Ak gerdanın altında da çiftedir benler
    O kınalı parmaklarda o beyaz eller
    Yolcuyu yolundan eyleyen dilber

    Dalga dalga dalga dalgalanıyor
    Hatça'yı görenler sevdalanıyor
    Üçünü de beşine de Hatçam onuna
    Ben de yandım Hatçam'ın basma donuna

    Yüce dağ başına Hatçam ekin ekilmez
    Yağmur yağmayınca Hatçam kökü sökülmez
    Ellerin köyünde Hatçam kahır çekilmez
    Doldur ağılırı içelim Hatçam

    Varman kızlar varman kirli çobana
    Çoban evde durmaz gider yabana
    Ovalara duman çökmüş göremedin mi
    A kız kendi saçını öremedin mi

    Arvallı dedikleri bir büyük şehir
    Şehir oldu bana her zaman zehir
    Çok dediler arkadaşlar yar senin değil
    Doldur ağıları içelim Hatçam

    Alçakları karlar yağmış yükseklere buz
    Gel sarılalım kaçalım ince belli kız
    Dalga dalga dalga dalga dalgalanıyor
    Hatçayı görenler sevdanalanıyor

    Yüce dağ başanda Hatçam harmanın mı var
    Harmanı kaldırmaya dermanın mı var
    Hatçam beni öldürmeye fermanın mı var
    Doldur ağıları içelim Hatçam

    Ovalara duman çökmüş göremedin mi
    A kız kendi saçını öremedi ni
    Alçaklara karlar yağmış yükseklere buz
    Gel sarılalım kaçalım ince belli kız
     

Sayfayı Paylaş