1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aşırı Korumacı Olmak,İyi Ebeveyn Olmak Mıdır?

Konusu 'Anne - Çocuk Sağlığı' forumundadır ve Papatya tarafından 7 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.311
    Beğenileri:
    5.870
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.381 ÇTL


    [​IMG]

    [​IMG]


    “Onu kreşe vermek istemiyorum çünkü kreşte acayip huylar edinip, kötü şeyler öğrenip gelmesinden korkuyorum” dedi kız arkadaşım. Afalladım bir an. Çocuklarımı kreşe vermeden önce, onların kötü huylar edinebileceği, ahlakının bozulabileceği ya da acayip alışkanlıklarla eve gelebileceği hiç aklıma gelmemişti. Nitekim böyle bir şey yaşamadım da. Evet okulda itilip kakıldılar, durduk yere başka çocuklardan tokat yediler ya da ısırıldılar ama bu ne onları okuldan soğuttu, ne de onların yeni huyu oldu. İlk zamanlar bununla nasıl baş edeceklerini bilemediler. Evde birbirlerini ittiler ama hiç ısırmadılar. Sonra onlara bunun ne kadar yanlış olduğunu anlattım sabırla.

    Her oyuncak kavgasının ardından birbirlerini itmeleri, benim her seferinde onlara bunun yanlış olduğunu anlatmamla hafifledi. Şimdi en fazla birbirlerinin elindeki oyuncağı alıp, hızla başka bir odaya kaçıyorlar.O kadar olacak.
    Ama bütün bu konuşmalarımın işe yaradığını, geçen gün okullarında tanık olduğum bir olayla daha iyi anladım. Sınıftaki çocuklardan biri diğerini itti ve benim kızım bir hışım iten çocuğun yanına gelip, bir parmağını da havaya kaldırıp “Birbirimizi itmiyoruz, çünkü biz arkadaşız. Bir daha kimseyi itme” dedi. Dünyalar benim oldu.

    Siz rol model olmaya devam edin

    Anne baba ne verirse, çocuk onu alıyor. Okulda gördüğü “acayip” davranışları kendine adapte etmiyor ama taklit ediyor. Anne ya da baba bunun yanlış olduğunu ona öğretirse, bundan vazgeçiyor çocuk.
    Hayatla ilk tanışması, onun gittiği ilk okulda, yani kreşte oluyor sevgili anne babalar.
    İlk kez sosyalleştiği, toplum kurallarının ne olduğunu öğrendiği, arkadaş edindiği, ağlayarak bir şey elde edemeyeceğini anladığı, kavga etmeyi ve hayatla baş etmeyi öğrendiği ilk yer orası. Ben çocuklarımı bundan mahrum edemezdim.

    Birkaç yeni huy edinecek, karakterini şekillendirecek ve toplumda kendine bir yer edinecek benim çocuklarım. Sadece kötü tarafına odaklanıp, yaşayacağı güzel şeyleri bir kalemde silip atamam.
    İlk kez servise binecekler, serviste nasıl oturmaları gerektiğini öğrenecekler, okul gezilerine gidip, belki benim onları zaman bulup da götüremeyeceğim yerleri görecekler.
    Sadece kardeşiyle değil, arkadaşlarıyla paylaşmayı da öğrenecekler. Kavgasıyla, coşkusuyla, sevgisiyle birlikte yaşamayı, başa çıkmayı ve paylaşmayı öğrenecekleri yerdeler. Ben onları hayattan nasıl koruyabilirim? Ya da daha farklı sorayım; ben onları hayattan korumalı mıyım?

    Derya Coşkundeniz
     

Sayfayı Paylaş