1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Asit Yağmurları Denizleri Tehdit Ediyor

Konusu 'Canlılar Dünyası - Doğa' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 20 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Asit Yağmurları Denizleri Tehdit Ediyor

    Daha çok ağaçların yapraklarındaki gelişmeyi önlemesiyle ormanlık alanlarda etkili olduğu bilinen asit yağmurlarının, son yıllarda endüstriyel faaliyetler, fosil yakıt kullanımı, kara ve hava yolu ulaşım araçlarındaki yoğunluğun etkisiyle deniz ve okyanusları olumsuz etkilediği, buradaki canlı yaşamı tehdit ettiği bildirildi.

    Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Cengizler, göl ve akarsularda asit dengesini bozarak, tüm canlıları etkileyen, bazı türlerin ölümüne yol açan, özellikle de ormanlardaki ağaçların yapraklarında büyüme ve gelişmeyi engelleyen asit yağmurlarının, son yıllarda deniz ve okyanus gibi büyük su kütlelerinde etkili olduğunun belirlendiğini söyledi.

    Kaliteli yaşam ve üretimin öncelikli koşullarından birinin, doğaya zarar vermemek olduğunu belirten Cengizler, hava, su, yeşil veya topraktaki kirlenmenin, önce doğa, daha sonra da insan sağlığını ilgilendirdiğini ifade etti.

    Cengizler, çevrenin doğal yapısı ve bileşiminin bozulmasının ve değişmesinin ”kirlilik” olarak nitelendirildiğini belirterek, “Çevreden en çok yararlanan insanlar, yine en çok kirletenlerin başında geliyor. Son yıllarda, çevre kirliliği inanılmaz boyutlara ulaştı. İnsanlar ve çevre kirliğinden direk etkilenen diğer canlı türleri, rahat nefes alamaz duruma geldi” dedi.
    Ev, iş yerleri ve taşıt araçlarında petrol, kalitesiz kömür gibi fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz kullanımı, sanayi ve evsel atıklar, bilinçsiz tarım ilacı kullanımı, kara yolu araçları ve uçak sayısındaki artışın, asit yağmuru oluşumunda etkili olduğunu vurgulayan Cengizler, şöyle devam etti:

    “Bu nedenlerle oluşan kükürtdioksit, azotoksit ve hidrokarbon gibi kirli gazlar, su partikülleri ile tepkimeye girerek asit meydana getirmekte, yağmurlarla birleşerek yeryüzüne, deniz ve okyanuslara inmektedir.

    Artık, hızla arttığı belirlenen asit oranı, deniz ve okyanuslardaki canlıları tehdit etmekte, toplu balık ölümlerine yol açmaktadır. Bu süreçte, kirliliğe adapte olan türler ise hayatta kalıyor. Hayatta kalan bu türler de beslenme zincirinin son halkasını oluşturan insan sağlığını tehdit edebiliyor.”

    Cengizler, Nil barbunyası, dil balığı, palamut, torik ve midyenin yok olma riskinin üst seviyelere ulaştığını belirterek, şunları kaydetti:

    “Hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden olan fosil yakıtların olabildiğince az kullanılması gerekir. Doğal gaz, güneş enerjisi, jeotermal enerji gibi alanlara yönelmeye özen gösterilmeli, kara yolu taşımacılığı yerine demir yolu ve deniz taşımacılığına ağırlık verilmelidir.

    Büyük kentlerde özel otomobiller yerine toplu taşıma hizmetlerinin yaygınlaştırılması, hava ve buna bağlı olarak asit yağmurunun asgariye inmesinde etkili olacaktır. Bunların yanı sıra sanayi kuruluşlarının atıklarının doğrudan salınımı, ozon tabakasına zarar veren maddelerin kullanılmasının yasaklanması gerekir.”

    Cengizler, daha yaşanılabilir bir dünya için her şeyden önce bilinçli nesiller yetiştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
     

Sayfayı Paylaş