1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aşk Acısı En Çok Erkekleri Vuruyor!

Konusu 'Erkeklerin Dünyası' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 14 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Aşk bu nerde başlar biter bilinmez. Erkekler! İşte aşk acısının beş aşaması...

    Kainat aşkla dönüyor. Aşksız yapılan her iş kötü alınan nefes bile sağlıksız oluyor. İnsanın insana aşkı en makbulüyse de çiçekten böceğe doğadan sanata kadar her şeye aşkla sarılmak bakmak mümkün ve aslında şart. O da nasiple ilgili. Mutluluk da mutsuzluk da aşkla bakıp görebilmek de genlerimizde ya var ya yok.

    RAKAMLARLA ACI BOYUTU
    Aşk bu nerde başlar biter bilinmez. Bilinen gerçeklere bakalım; yurt dışında yayınlanan sağlık dergilerinden biri geniş çaplı bir araştırma yapmış 'Aşk Acısı'na dair. Aşkta erkek mi kadın mı daha çok acı çekiyor araştırmasının sonucu erkekler olmuş. Ve her 4 erkekten birinin yaşadıkları aşk sona erince bunalıma girdiği belirlenmiş. Araştırmaya göre özellikle 36-45 yaş arasındaki erkeklerin yüzde 36’sı 46-55 yaşlarındaki erkeklerin yüzde 29’u terk edildiğinde şoka girdiğini ortaya çıkarmış. Terk edilmek aldatılmak ve kullanılmanın acı verdiği ortaya çıkmış. Erkeklerin yüzde 68’i aşkta dalga geçilmekten yüzde 52’si aşkına karşılık alamamaktan yüzde 34’ü ise yüz üstü bırakılmaktan korktuğunu ifade etmiş. Aşk acısına en iyi ilacın yeni bir aşk yaşamak olduğunu söylemiş erkekler. Yüzde 35’i ise başka kadınlarda teselli aradığını vurgulamış.

    ESKİSİNİ ANLATMAYIN
    Bu arada erkeklerin yüzde 29’u aşk hikayesini başka aşk hikayeleri ile kıyasladıklarını itiraf etmiş. Bu "eski ilişkinizi yeni aşkınıza anlatmayın bozar erkeği" gerçeğinin sağlaması bir nevi. Paylaşma durumunda erkeklerin hali pek iç açıcı değil; sadece yüzde 11’i ise acısını dostlarıyla paylaşmayı yeğliyormuş.

    ERKEKLER DE AĞLAR
    Araştırmada kadınların sadece yüzde 21’inin aşk acısı çektiği saptanmış. Aşk acısı çekenlerin sadece yüzde 17’si deneyim kazanarak güçlendiğini de itiraf edebilmiş. Gerek erkeklerin gerekse kadınların yüzde 23’ü bir daha aşık olmamak için çaba sarf edebileceğini vurgulamış. Aşkta hüsrana uğrayan erkeklerin yüzde 63’ü kadınların da yüzde 49’u en az bir kere ağladığını da ifşa etmiş.

    PEKİ NEDEN ERKEKLER
    Aşkta acı çekenin neden erkekler olduğu konusu araştırmaya gerek kalmadan da söylenebilir. Gayet basit; kadınlar duygularını her zaman daha kolay ifade ederler çünkü. Üstelik erkekler her zaman güçlü cesur başarılı gibi sıfatları ister istemez üzerlerine yapışık bulurlar. Erkek ağlamaz erkek söylenmez erkek dayanıklıdır gibi insanı insanlığından uzaklaştıran saçma sapan kalıplar; erkeklerin bu duyguları kendi içinde yaşamasına neden olur. İfade etmek zayıflık belirtisi gibi dayatılır ya da yüklenir. Ve tabii sahiplenme duygusu erkeklerde daha fazla olduğu için aslında biten aşklardan sonra onlar daha çok acı çeker!

    AŞK HASTALIĞI
    Bu arada Avusturyalı Psikolog Gerti Senger "aşk hastalığı" ya da "kırık kalp sendromu" adını verdiği durumu araştırmış. Senger 23 ve 53 yaşları arasındaki 30 kadın ve 30 erkeği ayrılık acısı açısından inc e l e m i ş . Sonuç ilginç; Senger araştırmasında ayrılık acısıyla insanlardaki yaratıcılık potansiyelinin yükseldiğini birçok yeteneğin bu sayede açığa çıktığını keşfetmiş. Bu arada kadınlar ortalama olarak 14.7 ay bu acıyla boğuşurken erkekler acılarını 10 ayda atlatıyorlarmış.

    AŞAMA AŞAMA ACI
    Acının da aşamaları var. Onu da inceleme kapsamına almış Gerti Senger.

    BİRİNCİ AŞAMA: Bu aşamada "bir şeylerin yolunda gitmediği" hissi çıkıyor ortaya. Konuşma ve bedensel temas azalıyor.

    İKİNCİ AŞAMA: Ayrılık kesinleşince. "boşluk" ya da "kilitlenme" devri başlıyor. Kişinin günlük hayata olan ilgisi azalıyor.

    ÜÇÜNCÜ AŞAMA: "Geçiş ritüeli" olarak adlandırılan bu aşamada; çiftler yeniden yakınlaşmaya çalışıyor ayrılıp barışmalardan oluşan bu süreç çoğu zaman zahmetli ve sonuçsuz kalıyor.

    DÖRDÜNCÜ AŞAMA: İnsan kendisini çok yalnız ve aidiyetsiz hissediyor. Aşk hastası olan insan sıcak karanlık ve yumuşak olan yatağına gömülerek annesinin rahmine dönüş hissini arıyor. Kendine verdiği değerde ciddi bir azalış oluyor.

    BEŞİNCİ AŞAMA: Ayrılık kabullenildiğinde "biz"den "ben" düşüncesine dönülüyor. Gelecek planları yapılıyor. Kişi kendisini yeni bir ilişki için hazır hissediyor
     

Sayfayı Paylaş