1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aşk, anlık intihar

Konusu 'Aşk' forumundadır ve Hazangülü tarafından 19 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Az önce sokakta yürüyordum seninle. Sen nerdeydin bilmiyorum, ama senle
    yürüyordum işte. Karşıdan karşıya geçerken aniden durdum, seninle öpüşmeye
    başladım. Herkes bize bakıyordu. Tüm benliğimle içindeydim. Dudaklarının
    dudaklarıma bıraktığı ıslaklıkla dans ediyordum.

    Arabam yine yolda kaldı. Cebimdeki paranın yarısı giti. Umurumda değildi. Sen
    vardın ya. Yeterdi.

    Şehrin ışıkları hızla akıp geçiyor. Taksinin camına başımı yaslanmış, az önce koluma
    sinen kokunla şehre bakıyorum. Kokunu kaybetmekten korkuyorum.

    Gözlerine bakarken korkuyorum, kızıyorum, seviniyorum, üzülüyorum, taşıyorum.
    Yüzlerce duygu bir böcek sürüsü gibi içimde hareket ediyor.

    Zaman yok, mekan yok.

    Bir gün öleceğimi unutuyorum. Her an, her gün yeni bir hayat. Ölüme yaklaştığım
    an önemsiz gelen her şey, seni düşündüğüm anda yine önemsiz kalıyor.

    Seni düşündükçe her şeyi yaparım gibi geliyor. Hani derler ya dünyayı yerinden
    oynatırım diye. Doğru galiba. Bugün o kadar kolay oldu ki maaşıma zam istemem.
    Akşam sen vardın ya. İşten kovulmuşum umurum da değildi.

    Geleceği düşünmüyorum. Yarını bile. Sen ve ben için de...Sen ve ben için de sadece
    bugün var. Biliyorum her plan, her hedef içimizdeki coşkuyu eksiltecek. Kural yok.
    Amaç yok. Hayal yok. Yarın yok. Aslında anlam da yok. Tek anlam sana dokunmak,
    sana sarılmak, seni öpmek.

    Bir odada,dört duvar arasında seninle sadece sarılıp oturmak. Kokunu içime seçmek.
    Saçlarını okşamak. Yanağına dokunmak. Yüzümü boynuna gömmek. Seni bir bebek
    gibi kucağıma yatırmak. Zaman yok. Mekan yok. Boşlukta sen ve ben. Geri kalan her şey,
    olmasa da olur.

    Tutku, ihtiras, arzu eşlik ediyor bize. Sevişmemiz saatler alıyor, dudaklarımız ayrı
    durmak istemiyor. Ayrıyken de sen varmışsın gibi yaşıyorum. Yemekten sonra sütlaç mı?
    Kazandibi mi diye sana soruyorum aslında.

    Saate bakma, yarını bana sorma... Aşk sevmez soruları. Aşk, kaprisli bir kadındır aslında.
    Hiç gelemez sıkıntıya dara. Başına buyruktur. Asi, tutkulu ve saldırgan.

    Aşkın tanımı, tanımlanamayan bir bütün. Hızla gelip geçen, aralarında geçişler yapan
    yüzlerce duygunun yarattığı bütün. Tanımı yok, bunun için onu denetleyecek kural da yok.

    Duyguların kavgasında acı, sevinç., gözyaşı, kan, öfke, arzu var. Aşk, bir intihar. Aşk gönüllü
    olarak sahanın kenarına çıkış... Aşkın içinde boğuluyorum. Aşk bitiyor diriliyorum. Boğulmak
    için yeni bir deniz arıyorum.

    Biliyorum aşkın sonu çok uzak değil. Sonsuz aşka inanmıyorum. Leyla ile Mecnun yalan.
    Ayrılıklarıydı onları efsane kılan. Bir sabah uyandığımda sen yanımda olsan da her şey
    bitmiş olacak. Aşkta sadece bugün var. Bu saat, şu an...
     

Sayfayı Paylaş