1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aşk ve Sevgi..

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Safir tarafından 23 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Sevmeyi öğren: Sevdikçe varlığının kâinatla toplandığını görürsün Sevince,
    kendini kendinden öte taşırsın Sevince kalbine yeni ve sonsuz kanatlar
    takarsın Sevince, mavi bir deniz olur kalbin; hiç bilmediğin kıyılara
    varırsın


    Bağışlamayı öğren: Bağışladıkça dostlarının sayısını onla çarpmış olursun
    Bağışlamak kalbinin yükünü azaltır Bağışlayınca, kalbine batan dikenler
    güle döner Bağışlayınca önce kendini bağışlamış gibi olursun, nefretin ve
    kinin yükünü omzundan atarsın


    Pişmanlık duymaktan korkma: Pişmanlığını itiraf ettikçe hatalarının küçük,
    anlaşılır ve bağışlanabilir parçalara bölebildiğini görürsün Pişmanlık
    sancısını göze aldığın sürece, hatadan dönmenin lezzetini de yaşamaya
    başlarsın Pişmanlık içtenliğin sınamasıdır İçtenliği olmayanlar pişman
    olamazlar Pişman olmayanlar içtenlik kazanamazlar


    Hatırlamayı öğren: Hatırladıkça, sevgilerinin kare kökünü bulup, onlardan
    hüznü çıkardığını fark edersin Hele de çocukluğunu çok hatırla ki, hiç
    endişesiz mutlu olduğun anları yeniden yaşa Mutlu olmayı beceremeyen biz
    büyüklere içimizdeki çocuk mutluluğun sadelik ve hırssızlıkla ilgili
    olduğunu fısıldar Dur ve dinle çocuğunu


    Değer vermesini öğren: Değer verdikçe sevgilerin küpünü bulup, onları
    mutlulukla çarpabildiğini görürsün Değer vermeden geçirdiğin günün güneşi
    hiç doğmamış gibidir Değerini bilmediğin eşyaya hiç sahip olmamış
    gibisindir Değerini bilmediğin dostların sana göre hiç yaşamamış gibidir
    Değer vermesini öğrendiğinde, hayatın sahihleştiğini fark edersin Daha
    yavaş yürürsün ama adımlarını yere sıkı basarsın


    İltifat etmesini öğren: İltifat ettikçe, insanlarla arandaki en kısa
    mesafenin bir tebessümün resmettiği eğri bir çizgi olduğunu görürsün
    İltifat etmek yalan konuşmak demek değildir İltifat, muhatabının görmek
    istediğin yere ulaşması ve oradan öte geçmesi için temennide bulunmaktır


    Özür dilemesini öğren: Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza
    bölündüğünü, böylece dargınlıkların limit sıfıra giderken yok olduğunu fark
    edersin Ayrıca bak: “Pişmanlık duymaktan korkma” öğüdü


    Aşktan korkma: Böylece bir üçgenin iç açılarının toplamının 180 dereceyi
    aşıp, bütün yamukları kendi içinde barındırabildiğini görürsün Aşk
    pürüzleri yok eder; dikenleri gül eder, acıları haz eyler


    Ara sıra hüzünlen: Hüznün kalbine dokunmasına izin ver Böylece bütün
    mutlulukların ve zevklerin sonunda ayrılık çizgisine teğet geçip geri
    döndüğünü görürsün Hepimiz ayrılıkların kuşattığı bir adada şimdilik
    yaşayan fanileriz Hüzün, faniliğin ince sızısını kalbine hissettirdiği
    için, seni ebediyete komşu eder Hüznünü öldürürsen ölümü anlayamadığın gibi
    hayatı da anlayamazsın


    Ve bir gün öleceğini bil: Kesinlikle öleceksin ve öldüğün gün anlayacaksın
    ki, yaşadığın hayat, paydası sonsuzluk olan basit bir kesirden ibaretmiş
    Kesrin payında ne olursa olsun, ne kadar çok şey biriktirmiş olursan ol,
    hepsi son işlemde sıfıra eşitlenir Kesrin üzerine, yani bu dünyaya,
    sonsuzluk cinsinden bir şeyler koyman gerekiyor Yoksa “elde var sıfır”


    Her gün yeniden uyan: Uyanmayı sadece gözünü açmak olarak bilen için, bir
    şafak vakti ne kadar da sıradandır Hayranlık duygusunu her gece iki göz
    kapağının ardına sakladığı gözleri gibi her daim uykuda bırakan için, bir
    gün doğumu “sabahın körü” olasıca karanlıktır Kulluk heyecanını avucunda
    tutamadığı bir kor gibi savurup söndüren için, bir seher vakti eğreti ve
    tanımsız bir vakitsizliktir Haydi aç gözlerini Aç gönlünü Şimdi ve
    burada var olduğunu fark et Var edildiğini fark et Buraya, bu sabaha bir
    insan olarak gönderildiğini bil Bu sabahın senin için, sana özel olarak
    yaratıldığını fark et Uyan Güneş senin için doğuyor

    SENAİ DEMİRCİ
     

Sayfayı Paylaş