1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aşkın Celladı - Irvin D Yalom - Özet

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve kelebek tarafından 8 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

  1. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Irvin D. Yalom - Aşkın Celladı

    Bu kitapta, psikoterapist Irvin D. Yalom'un, yalnızlık, ölüm korkusu, yaşama amacını yitirme gibi, aslında hiçbirimizin tamamen kaçamayacağı temel insanlık kaygılarından rahatsız olan hastalarıyla yaptığı çalışmalardan seçtiği, on ilginç öykü bulacaksınız.

    [​IMG]


    Irvin D. Yalom - Aşkın Celladı - Kitap Özeti

    Aşkın Celladı'yla baş etmek olmak o kadar kolay değildir. Bu kitabın Sayım'ın Kitap Bavulu'nun en çok okunan kitabı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Beni bu kitapta en çok etkileyen öykünün Thelma´lı öykü olduğunu da belirtmeliyim! Thelma' yı geçmişteki bir aşk macerasına bu kadar bağlayan şeyin ne olduğunu büyük bir heyecanla okumuştum. Genelde bu kitabı hep kadınlar okumuştur Aşk acıları sadece kadınlar için midir ? Bunu da pek anlamam. Bu kitabın etkili tarafı, her şeyin bir olabilirliğini öğreniyor olmanızdı.

    Aşkın herkes tarafından bir tanımlaması vardır. Bu kitap hiçbir klişeye sığınmadan aşka yaklaşmaya çalışıyor. Aşkın Celladı'nda, psikoterapist Irvin D. Yalom´un, yalnızlık, ölüm korkusu, yaşama amacını yitirme gibi, aslında hiçbirimizin tamamen kaçamayacağı temel insanlık kaygılarından rahatsız olan hastalıklarıyla yaptığı çalışmalardan seçtiği, on ilginç öyküyü bizlerle paylaşıyor. Dr. Yalom bu öyküleri anlatırken siz de kendinizi bir terapinin içinde buluyorsunuz. Bu terapi seanslarını okurken geçmişe dönüyorsunuz. Yalom, aklınızı okuyor adeta. Ben de bir süreliğine geçmişe dönüyorum. Panos benim bir dönem en iyi arkadaşlarımdan birisiydi. Aşık birisiydi. Ayyaş bir sevgilisi vardı. Onun için her şeyi yapardı. Meyhane meyhane dolaşırdı onu bulabilmek için. Onunla zaman zaman Gezi parkında dünyanın en güzel aşk hikayelerini konuşurduk. O sevgilisini kuşatmıştı. Çok seviyordu.

    İmkansız aşkların peşindeydi Panos. Severdi, ağlardı ama gerçek bir hikayesi vardı. Hem azınlık olacaksın her anlamda hem de ayyaş bir adamın bütün hayatını yaşayacaksın. Pano benim de tuhaf bir çocuk olduğumu düşünürdü hep. O gün bankta oturuyorduk. Birden o geldi. Panos'un yanına oturdu. Panos beni sanki bir melekle tanıştırdı. Hiç bu kadar güzel bir melekle tanışmamıştım. Güvenilir biri olduğunu hissettim bu meleğin. Sanki gerçekten bir melekle tanışmıştım. Çok yakındık. Onun yanında rahat ediyordum, bana güven veriyordu.

    Masum bir ilişkimiz vardı. 12 yıl sürdü, bir yıl önce tam olarak bitti. İlişkilerimi asla trajik boyuta getirmekten hoşlanmıyorum. Yaşandı ve de bir masal gibi bitti. Üç-dört kez ayrıldık, tekrar barıştık. O aralar beraber olduğum insanlar oldu, ama önemsizlerdi... Ben her zaman bir travma yaşıyordum, onun garip bir şekilde kaybolmasını kabul edemiyordum. O da çok üzülüyordu.. Çünkü biz onunla birbirimize çok bağlıydık. Türkiye'nin dörtte üçüncü birlikte gezdik. Çok güzel anılarımız oldu. Bazı özel dünyalara, belli şifrelerle girersin. Her yerin bir düzeni vardır. Çok kontrol vardır, sırdaş olmak, rengini belli etmemek zorundasın. Orası hayali bir yer gibi. Orada birçok çok tanıdık sima gördüm. Unutmak için hep içersin oralarda. Benim gittiğim o cennet mekanlar birer birer kapanıyor. Bu yazı, çok sevdiğim arkadaşım Panos için…İyi ki varsın Panos!
     

Sayfayı Paylaş