1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aşkın Ömrü 20 Saniye!!

Konusu 'Aşk' forumundadır ve e-PaCk tarafından 10 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    Aşkın ömrü 20 saniye sürer! Her duygusal ilişkinin uzun bir tanıma süreci gerektirdiğine mi inanıyorsunuz?

    Her duygusal ilişkinin uzun bir tanıma süreci gerektirdiğine mi inanıyorsunuz?

    Oysa erkekler tanışma anından itibaren ilk 20 saniye içinde karşılarındaki kadın hakkında ihtiyaçları olan çoğu bilgiyi ediniyor ve nihai kararı veriyorlar.


    Görünüşe bakılırsa kendimizi düşündüğümüzden çok daha çabuk ele veriyoruz! İnsan âşık olunca karşısındaki kişiyi objektif olarak değerlendirme becerisinden genellikle yoksun kalır, iyiyle kötüyü ayırt edemeyecek hale gelir. Bu ruh halinin, bu uçuşun çok da uzun sürmediğini, günün birinde sona erip yerini tekrar aklın hâkimiyetine, gerçeği gören gözlere, yere basan ayaklara bıraktığını tabii ki hepimiz biliyoruz. Günün birinde ama ne zaman?

    Son yıllarda durmadan aşkın ömrünün ne kadar olduğunu tartışıyoruz. Birkaç hafta mı, altı ay mı, Frederic Beigbeder'nin söylediği gibi üç yıl mı, yoksa yine onun söylediği gibi evde uzamaya açık mı? Erkekler için bunların hiçbiri geçerli değil! Çünkü duygusal beraberlik konusundaki kararlarını tam 20 saniyede veriyorlar. Evet; yanlış okumadınız sadece 20 saniyede!

    Beden dili ve etkileri üzerine yapılan son araştırmalar, erkeklerin bir kadınla tanıştıktan sonraki ilk 20 saniye içinde onunla ilgili hatırı sayılır sayıda veri elde ettiklerini ortaya koyuyor.
    Her erkeğin bu verileri doğru şekilde anlamlandırıp bilinç düzeyine taşıyabildiğini iddia edemeyiz fakat genel olarak karşı cinsin ilişkiye girip girmeme konusunda bizim kadar kararsız olmadığı kesin!

    GİZLİ İŞARETLERİ BULUYORLAR

    Bir erkeğin eşinden bahsederken; 'Tanışıp, ilk göz göze geldiğimiz anda onunla bir gün evleneceğimi biliyordum' demesi size çılgınca mı geliyor? Yoksa o erkeğin iflah olmaz bir romantik olduğunu mu düşünüyorsunuz? Erkekler; karşılarındaki kadın hakkında ipucu sayılabilecek işaretleri çok çabuk okuyor ve değerlendiriyorlar. Yani biz kendimizi istediğimiz gibi göstermeyi başardığımızı sanırken, aslında çok büyük ölçüde kendimizi ele veriyoruz.

    Karşı cinsin tanışma anında ve sonraki 20 saniye içinde hakkınızda ne gibi bilgiler edindiğini ve bunları nasıl yorumladığını öğrenmeye hazır mısınız?


    1) KENDİNİZE NE KADAR GÜVENDİĞİNİZİ:

    Bir kadının başını ve vücudunu dik tutması, tanıştırıldıkları anda karşısındakiyle göz teması kurması ve elini sıkıca kavrayarak sıkması, o kadının kendine güvendiğini ve karşı cinsle iletişim kurma konusunda sıkıntı yaşamadığını gösteriyor. Aksi ise erkeğe o kadının çekingen, mesafeli hatta asosyal olabileceğini düşündürüyor. Tabii bazı erkekler kendine güvenen kadınlardan hoşlanırken, bazıları da kapalı kutuyu açmayı cazip bulabiliyorlar. Fakat ilk temasta girişken davranan bir kadın karşısındaki erkeğe iletişimi sürdürme konusunda da cesaret vermiş oluyor.

    2) SİZDEN GÜZEL ÇOCUKLARI OLUP OLMAYACAĞI:

    Nasıl ki kadınlar doğal bir içgüdüyle gelecekteki çocukları için ideal bir baba adayı arıyorlarsa, erkekler de genel görünümünüze bakarak sizden olması muhtemel çocuklarının fiziksel nitelikleri hakkında fikir yürütüyorlar. Tabii bunu birçoğu o tanışma anında durup ciddi ciddi düşünmüyor. Ancak erkeklerin, güzel buldukları kadınlara yönelmelerinin ardında sadece o beğeninin etkisi değil, güzelliğin kuşaktan kuşağa devamı konusundaki umudu da yatıyor; her ne kadar hiçbirimiz bunun garantisini veremeyecek olsak da.


    3) NE KADAR TUTKULU OLDUĞUNUZU:


    Erkekler, yemekle seks arasında doğrudan bir ilişki kuruyor ve şöyle düşünüyorlar: Masada iştahı açık bir kadının, yatakta da iştahı açıktır! Egzotik yemekleri tercih eden kadın, sekste de yaratıcı ve yeni deneyimlere açıktır. Dolayısıyla, eğer bir erkekle yemek yerken tanıştıysanız (Örneğin bir arkadaşınızın arkadaşıysa ve siz masa başındayken ona uğradıysa), sadece size değil önünüzdeki tabağa da bakacağından emin olabilirsiniz!


    4) BAĞIMSIZ OLUP OLMADIĞINIZI:

    Herkes jean pantolon giyerken sizin üzerinizde uçuk kaçık bir elbise mi var? Rengârenk, kocaman aksesuarlarınızla arkadaşlarınızdan oldukça farklı mı görünüyorsunuz? Bütün bunlar bir erkeğin gözünde sadece tarzınızı değil, aynı zamanda o tarzı dışa vuran bağımsız ruhunuzu da gösteren ayrıntılar. Bir kadının cesur bir giyim tarzı olması, erkekler için o kadının özgürlüğüne sahip çıktığı ve canı ne isterse korkmadan yaptığı anlamına geliyor; tabii söz konusu giyim tarzının sadece iddialı olması değil, aynı zamanda fiziksel özelliklerinize ve karakterinize uyması şartıyla. Çünkü eğer içine kapanık bir kadın özenip kişiliğine oranla fazla iddialı giyinir ve sonra da o giysilerle kendini rahat hissetmezse, bu da erkekler tarafından anında algılanıyor.

    5) NE İŞ YAPTIĞINIZI:

    İddia ettiklerine göre kısa ve bakımlı saçlar, genellikle hukuk, finans, insan kaynakları gibi sektörlerde çalışan kadınlar tarafından tercih ediliyor. Sıra dışı bir saç rengi ve trendy bir model, söz konusu kadının büyük olasılıkla medya, reklâm ya da halkla ilişkiler sektöründe çalışıyor olduğuna işaret ediyor. Arkada toplanıp atkuyruğu yapılmış saçlar mı? Kesinlikle öğretmen ya da doktor! Tabii bu arada bu tahminlerde giysi ve ayakkabıların etkisini de göz ardı etmemek gerek. Örneğin; birçok erkek, üst düzey pozisyonda çalışan, kariyer sahibi kadınların daima topuklu ayakkabı giydikleri tezini reddediyor. Onlara göre aksine, başarısını kanıtlamış, kendinden emin bir kadın rahatlığı daha çok önemsiyor ve ayakkabılarını da buna göre seçiyor.

    6) ARANIZDA TEN UYUMU OLUP OLMADIĞI:

    Yeni biriyle tanıştığımızda, farkında olmadan önce kokusunu algılarız; parfümünü değil, vücudunun doğal kokusunu. Bir erkek, karşısındaki kadının kokusunu aldıktan sonra o kadınla yatakta ten uyumu olup olmayacağı konusunda da otomatik olarak karar vermiş oluyor. Belki bu karar sonradan ortaya, kadının dış görünüşüne yönelik bir 'çekici buldum' ya da 'hayır, pek çekici bulmadım' yorumuyla çıkıyor ama aslında çekicilik kavramını kokulardan başka neyle açıklayabiliriz ki?


    7) SİZİNLE BİRLİKTE OLURSA İFLAS EDİP ETMEYECEĞİNİ:

    Erkeklerin modaya ve markalara kadınlar kadar hâkim olmadıkları doğru fakat bir erkeğin üzerinizdekilere bakarak sizin yaşam düzeyiniz konusunda fikir sahibi olması pek de zor değil. Tabii bu ona aynı zamanda, kendisinin maddi olarak bu standartlarla başka çıkıp çıkamayacağını da gösteriyor. Hoşlanıp hoşlanmamak tamamen ona kalmış!


    8) ZOR BİR KADIN OLUP OLMADIĞINIZI:

    Diyelim ki kalabalık bir barda tanıştınız ve size bir içki ısmarladı. Siz de rom, pembe guava suyu, soda ve buzla yapılan hoş bir kokteyl istediniz. İşte tam o anda, karşınızdaki erkeğin sizinle ilgili önemli ve kendisini yakından ilgilendiren bir bilgiye ulaştığından emin olabilirsiniz! Siz zor beğenen, standartları yüksek, hatta belki de kaprisli bir kadınsınız. Asla, basit olanla, eldeki imkânlarla yetinmiyorsunuz. Dolayısıyla sizinle beraber olmak onu zorlayabilir. Tavsiyemiz şu: Tanışma anında beyaz şarapla yetinin ve lezzetli kokteylleri daha sonraya saklayın.


    9) NE KADAR İYİMSER OLUP OLMADIĞINIZI:

    Erkekler, kadının tanışma anındaki yüz ifadesine bakarak onun hayat karşısında iyimserliğini koruyan biri olup olmadığını hemen anlıyorlar. Her an bir felaketle karşılaşmayı bekliyormuşçasına çatık kaşlar, endişe içinde kemirilen dudaklar ya da sinir içinde kenarları yenmiş tırnaklar onlar açısından ilişki bağlamında hayra alamet değil. Çünkü yaşama sevinci yüksek kadınlarla birlikte olmaktan hoşlanıyorlar.


    10) İKİNCİ BULUŞMADAN SONRA EVİNE TAŞINMAYI TALEP EDİP ETMEYECEĞİNİZİ:

    Bir erkeğin sizi ilk görüşü arkadaşlarınızla koyu bir sohbete dalmış, kahkahalar atarken olursa, anlıyor ki, kendinize ait bir sosyal çevreniz, hayatınız var. Bu da onu rahatlatıyor. Çünkü hiçbir erkek birlikte olduğu kadının tamamen kendine bağımlı olmasından, hayatına direkt ortak olmaya çalışmasından, 24 saatini onunla birlikte geçirmek istemesinden hoşlanmıyor.


    11) DRAM YARATMAYA MERAKLI OLUP OLMADIĞINIZI:

    Eğer onun, “İşini seviyor musun?” sorusuna cevabınız, sizi bir pembe dizinin acılar içindeki kahramanı gibi gösteriyorsa, söze ofiste katlandığınız eziyetleri ve uzun çalışma saatlerinizi anlatmakla başlıyorsanız, karşınızdaki erkeğin kafasında şüphe yaratacağınızdan emin olabilirsiniz. Erkekler hayatı önlerine geldiği gibi kabul etmekten yanadır ve kesinlikle dırdırdan hoşlanmazlar. Drama meraklı bir kadın olduğunuz hissine kapılırsa, bu onda ilişkide de en küçük vesileyle olay çıkaracağınız ve çektiğiniz eziyetleri de aynı şekilde bir başkasına anlatacağınız izlenimini yaratır.
     

Sayfayı Paylaş