1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

AT preposition'u tüm kullanımları örneklerle

Konusu 'Yabancı Dil Eğitimi-The Foreign Language Education' forumundadır ve dderya tarafından 13 Haziran 2015 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.485
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    215 ÇTL
    1.
    Yer bildirir.
    at the market
    at the board
    at the hotel
    at the store
    at the counter
    at home

    2.

    AT+adress : bir yerin adresini söylemeden önce kullanılır.
    -I am living at 321 South 12th street, apartment 4.

    3.

    Yönelme anlatabilir (-e doğru)
    -He always smiles at me.
    -He pointed at the people walking in the rain.
    -One of those children has thrown a stone at our window.
    -Why are you shouting at me ?
    -The students laughed at the teacher yesterday.
    -It is rude of him to swear at you.

    4.
    Saatlerden ve zaman ifadelerinden önce kullanılır.
    At 6/at 10 o'clock/at Christmas/at easter
    -He is likely to come here at 10.

    At a time: tek seferde
    -Theach one thing at a time or the students may be confused.
    At present/at the moment/at this very moment :NOW
    -Lusy is talking to her son about his grades at present.


    At first: ilk başta

    -I thought that I could handle with this alone at first, but I understood later on that it was rather impossible.


    At last: finally/sonunda, nihayet

    -We are at home at last.


    ‘’at the end’’ DİYEMEYİZ ! ‘’In the end’’ deriz.

    At ise, ‘’At the end of something’’ biçiminde kullanılır. : bir şeyin sonunda

    -The leading character is murdered at the end of the film.


    At length : uzun süre boyunca ayrıntılı bir şekilde yapılan işi anlatır.

    -We talked about all our problems at length last night.


    At once/Right away/Immediately: hemen, derhal

    -We should leave at once to catch the train.


    5.

    Beceri bildiren sıfatlardan sonra at kullanılır.

    Hotshot at

    Skilled at

    Terrible at

    Lousy at

    Talented at

    Expert at

    Good at

    Bad at


    6.

    At old hand at : very experienced with

    -Mr Lark is an old hand at with pre-school children.


    7.


    Duyguşarımızı ve tepkilerimizi anlatan bazı sıfatlardan sonra kullanılabilir.

    Bewildered at

    Surprised at

    İndignant at

    Astonished at

    Amazed at

    Astounted at

    Shocked at

    Speechless at

    Thrilled at

    Etc.


    8.

    Yaş, fiyat, alçaklık, yükseklik, mesafe, hız anlatırken at prepositionu kullanılabilir.

    -You should check this at regular intervals.

    -I saw your boyfriend at a distance (uzak mesafeden), but I think he is handsome.

    -She was driving at normal speed when the policeman stopped her.


    9.

    At that

    ‘’o/bu noktada’’ anlamı verir.

    -You had beter stop this discussion at that. (bu tartışmayı bu noktada kessen iyi olacak.

    ‘’ilginçtir ki’’ anlam ı verir.

    -The told met hat they got lost while wandering around the city, and in their hometown at that! (bana şehirde dolaşırkenm kaybolduklarını söylediler ve ilginçtir ki doğup büyüdükleri yerde.)


    10.


    At an advantage : beter than average position

    -Due to the fact that her family is well-off, she is at an advantage.


    11.

    At one’s mercy: birinin insiyatifinde olmak/kaderi birinin elinde olmak

    -These prisoners are at guardian’s mercy, which is unfair.


    12.


    Make a pass at someone: kur yapmak


    13.


    Bir şeyin başında vakit geçirmek anlamında kullanılabilir

    At the computer

    At the ironing board

    At the sewing machine, etc.


    14.


    At random: randomly, tesadüfen


    15.


    At+superlative form of an adjective: en mutlu, en iyi, güzel vs olunan zamanı anlatır.

    -Jane got married to Andrew last month, and she is at her happiest these days.


    16.


    At liberty/at war

    -The countries have been at war for two months.


    17.


    At someone’s invitation : daveti üzerine

    At someone’s request : ricası üzerine

    -Fiona rearranged all the files on the shelf in the Office yesterday at his request.


    18.


    Work hard at something : deal with it/bir şeyi düzeltmek için uğraşmak


    19.


    Miktar anlatırken kullanılabilir.

    -This plane is likely to weigh at eighty tons.

    -Unemployment stays pegged at three million.


    20.


    At ease:

    Be/feel at ease: be/feel confident and relaxed

    Be ill at ease: be uncomfortable, anxious or worried

    At ease/stand at ease: ‘’rahat!’’ komutu


    21.


    At risk: risk altında

    Do somethinmg at the risk of something: bir şeyin riskini göze alarak bir şey yapmak

    At one’s own risk: birini bir tehlikeye karşı uyarırken ‘’bu sizin sorumluluğunuz’’ anlamında kullanılıır.

    -Those who wish to take part in this organization will do so at their own risk.


    kaynak: ders notlarm
     

Sayfayı Paylaş