1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

ATAKÜRT-ahmet altan

Konusu 'Tartışma' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 17 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    17 Nisan 1995
    ATAKÜRT-ahmet altan Ahmet Altan



    Mustafa Kemal, Selanik’te değil de Musul’da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı’nı Türklerle ve Kürtlerle birlikte gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını “Kürdiye Cumhuriyeti” koysaydı, kendisi de Meclis kararıyla “Atakürt” adını alsaydı...

    Kürdiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına “Kürt” deneceği için hepimiz “Kürt” sayılsaydık, Taksim’e, Kadıköy’e, Kızılay Meydanı’na, Kordon’a “Ne mutlu Kürdüm diyene” pankartları asılsaydı...

    “Kürdiye’de” Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında “deniz Kürdü” oldukları iddia edilseydi...

    Kürtlerin “yedi bin yıllık” bir tarihi bulunduğunu, Anadolu’nun esas sahiplerinin Kürtler olduğunu, Moğolların, Hunların, Etrüsklerin aslında Kürtlerin atası sayıldığını, Osmanlıdaki Kürt paşalarının kahramanlıklarını derslerde okusaydık.

    Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi isimler almamız yasaklansaydı, Berfin, Beruj, Tiruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık...

    Türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları Kürtçe yapılsaydı...

    Romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca Kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe çıkarsaydık...

    Okullarımızda yalnız Kürtçe okutulsaydı ve Türkçe okutulması yasaklansaydı...

    “Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var” dediğimizde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık.

    İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Edirne’de polis sürekli olarak bizi izleseydi, “özel timler” bizim “Kürdiye Cumhuriyeti’ni” parçalamak isteyen “ayrılıkçılar olmamızdan” kuşkulanıp hepimize sürekli “suçlu” muamelesi yapsaydı, sırf Türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık.

    12 Eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlarına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, tazyikli sularla iç organları perişan edilse, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı...

    Evlerimiz basılsa, ayrılıkçı “Türk teröristlere” yardım ettiğimiz iddialarıyla apartmanlarımız yakılsa, biz evimizden bir eşya bile alamadan çıkarılıp, Diyarbakır’a, Hakkari’ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık...

    Biz Türkler buna razı olur muyduk, “işte hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak birer Kürtsünüz, ayrıca Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz” sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik?

    Yoksa, Türk kimliğimizin, dilimizin, kültürümüzün, bu ülkenin “eşit” vatandaşları olarak kabul edilmesinde ısrarcı mı olurduk?

    Bu ülkenin Türk ve Kürt vatandaşları var ve tarih “Türk” çizgisinden yürümüş, bugün bizim “Türk” olarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini istemişiz, bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış.

    Türkiye’nin bu kanlı karmaşadan “demokrasiyle” ve Kürt vatandaşların “kimliklerinin” kabulüyle kurtulacağına inanan insanlar, bu düşüncelerini dile getirdiklerinde, bizim yöneticilerle taraftarları hep aynı soruyu soruyor:

    - Nedir demokratik çözüm, nedir Kürt kimliği?

    Biz Türkler, bir “Kürdiye Cumhuriyeti’nde” yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün Kürtler tarafından dile getirilmesini kabul etmektir demokrasi.

    Kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit oldugunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi bir çıkmaza sürüklemeye değer mi?

    Değmez diyenler “demokrasi” istiyor işte.

    Demokrasiyi getirmek çok mu zor zanaat?


    Kendince özelleştiri yapmak istemiş sizin fikirleriniz neler
     
  2. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Yanilmiyorsam bu makaleyi ahmet altan denen zat 1995 Milliyette kösesinde yazmisti. Bu yazi yüzünden gazeteden atilmis ve 1.5 yil kadar iceride kalmisti(keske hic cikmasaydi) Son zamanlardaki acilim rüzgari ile tekrar gündeme gelmistir.

    Aslinda bu zatin yazilarina yorum yapmayi kendime hic yakistirmiyorum. Bu bastan sona sacmalik olan yaziya sadece sunu demeden gecemiyecegim.

    Eger Mustafa Kemal Musulda bir kürt olarak dogmus olsaydi asla ATA olamazdi. Cünkü onu ATA yapan TÜRK olmasidir.

    Ayrica Osmanliyi Osmanli yapan ve 600 yil dünyaya hükmetmesinin tek sebebide Osmanliyi kuranlarin TÜRK olmasindan kaynaklanmistir. Eger ahmet altanin dedigi gibi kürtlerin eline kalmis olsaydi 600 yil degil bir yil bile yasamazdi.

    Ayrica burdan ahmet altan denen zata sunuda söylemeden gecemiyecegim. Sen kim oluyorsunda TÜRK MILLETINI kürtlerle kiyasliyorsun. Tüm dünya TÜRKLERIN tarih boyunca üstünlügünü kabul etmisken sen olmuyacak bir duaya amin der gibi kiyaslama yapiyorsun.

    Iste pkk denen soysuz örgüt bu zamana kadar bu yüzden yok edilemedi dagdaki köpeklerle ugrasmak sorun degil asil olan icerideki soysuz köpeklerle ugrasmak bu yazida buna en güzel örnek.

    Sözlerimi İtalyan Şair Tasso' nun Türkler hakkinda söyledigi su sözlerle bitirmek istiyorum.

    "Türklerden bahsediyorum... Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek tabiatı
    da inciten bir gaflet olur."
     
  3. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Bakin asagidaki makalede ahmet altani bir meslektasi ne güzel anlatmis. Bu konudaki Atakürt isimli makaleye yazim amacinin ve yazanin kim oldugunu tam olarak anlarsaniz ona göre yorum yapabilirsiniz. Bazilarinin icin masumane bir kiyaslama gibi gözükebilir yani ilk okundugunda cuvaldizi kendinize igneyi baskasina batir atasözündeki anlam gibi gelebilr.
    Ama asil amac bu degil ortaligi karistirmak asagidaki yaziyi okursaniz daha iyi anlayabilirsiniz.

     
  4. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    sözlerinize katılıyorum ve bir gerçek var Atatürk denildiği gibi bir kürt olsaydı ve kürdistan kursaydı hatta daha ileri gidip osmanlıyı kuranlarıda kürt yapalım türkler azınlık kalsın kürdistan dünya devi olamazdı çünkü kürdistanı kuracak olan kürtleri tanıyalım bir ortak dilleri dahi olmayan bir topluluktan bahsetmiş olurduk iki kürdü yan yana getir eğer akraba değillerse birbirlerini anlamazlar bir ülkeyi ülke yapan milleti millet yapan en büyük payda dildir. Diğer husus birlik olamamaları şayet kürtler birlik olsalardı yüzyıllardır hayal ettikleri bir kürdistanı kurarlardı amerika ırağı param parça etti yaktı yıktı kürtlere imkan tanıdı öyle bir potansiyel olsa kürtlerde şimdiye kadar bir ülkeleri olurdu hak iddaa edebilecekleri bir ülkeleride olurdu. ve diğer husus kıyaslanan insan bir Atatürk ten söz ediyoruz o ki doğduğu şehir Selanik olmasına rağmen selaniği almak yerine ilk hedefiniz akdeniz diyen bir lider süleyman demirelle karıstırmıs sanırım yazar öyle doğduğu memleket ısparta diye tüm görev sürecince ıspartaya çalışmıstır ya Atatürk öyle karakterde bir lider değildi en büyük örneğinide selaniği almayarak göstermistir.
     

Sayfayı Paylaş