1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ata'nın dublörü nasıl öldürüldü?

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 2 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    Ata'nın dublörü nasıl öldürüldü?


    [​IMG]

    [​IMG]


    İzmir ve Ankara duruşmalarından 15 idam kararı çıkar. Ayıcı Mehmet Arif Bey idam sehpasına götürülürken `Kuzum, söyleyin Mustafa`ya! Kurtarsın beni` der. `Sabahın bu saatinde bir kelle için adamı uyandırmayalım` cevabını alır. Ayıcı Mehmet Arif Bey, Mustafa Kemal`in yakın arkadaşı, aynı zamanda kritik dönemlerde dublörüdür .

    Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurulduğunda ise ön saflarda yer alır, İzmir suikastı davasında sanıklar arasındadır. 1882 yılında Adana`da doğan Mehmet Arif Bey, Gazi Mustafa Kemal`in hem askeri okuldan arkadaşı hem de yakınıydı. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919`da Bandırma Vapuru`ndan İstiklal Savaşı`nı başlatmak üzere Samsun`açıktığı zaman yanında bulunan 18 kişiden biri de Mehmet Arif Bey`di. Bir özelliği daha vardı, Mustafa Kemal`e çok benziyordu.

    Miralay Arif Bey, harp yıllarında İnegöl`de bulduğu üç aylık bir ayı yavrusuna çadırında baktığı için `Ayıcı Arif` lakabıyla ünlenir. Çevresindekiler, Mehmet Arif`in ayı yavrusunu beslemesini hayvan sevgisine bağlarlar. Halbuki Ayıcı Arif, iyi bir istihbaratçıdır. Zaman zaman kılık değiştirir, ayıcı kılığında düşman saflarına geçerek bilgi toplar.

    Ayıcı Arif`in Kurtuluş Savaşı`ndaki rolü bu kadarla kalmaz. Mustafa Kemal Paşa`ya ikiz kardeşi kadar benzeyen Ayıcı Arif, kritik zamanlarda Gazi`nin dublörlüğünü de üstlenir.

    DUBLÖRÜN BAŞARISI


    Gazi Mustafa Kemal, Ayıcı Arif`in yardımıyla olmadık yerlerde ortaya çıkar. Onun vasıtasıyla cephedeyken Ankara`da, Ankara`dayken cephede, cephenin bir tarafındayken bir başka tarafında düşmanın hiç beklemediği anda belirir. Bu yüzden düşman istihbaratı şaşkına döner.

    Mehmet Arif Bey, bu fedakârlığının karşılığını da alır. Ahde vefaya önem veren Mustafa Kemal, zaferle birlikte, Ayıcı Mehmet Arif Bey`i listeye koyar. 1923`te Arif Bey artık Eskişehir Milletvekili`dir.

    POLİTİKA YOLLARI AYIRDI

    Politika hayatı ile birlikte Mustafa Kemal Paşa`yla Mehmet Arif Bey`in yolları yavaş yavaş ayrılmaya başlar. `Anadolu İnkılabı Milli Mücadele Anıları` adında bir de kitap yazan Mehmet Arif Bey artık muhalif kanattaki milletvekilleri arasında yer alır. Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası kurulduğunda ön saflarda yer alır. Partinin önde gelen isimleri Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir paşaların yanında Mustafa Kemal Paşa`nın benzeri Mehmet Arif Bey`in de yer alması, ortayailgi çekici bir görüntü çıkarır.

    GİRİTLİ ŞEVKİ`NİN İHBARI

    Tarih 15 Haziran 1928. Mustafa Kemal Paşa İzmir`e gelecektir. Bir gün önce Giritli Şevki isimli bir motorcu İzmir Valiliği`ne ihbarda bulunur. `Gazi öldürülecek. Suikastçılar İzmir`de. Benim motorumla Sakız Adası`na kaçacaklar.`

    Gazi`nin otomobilinin geçeceği Kemeraltı semtinde dar bir köşe başında pusu kuracaklar, Atatürk`ü bomba ve tabancayla öldüreceklerdir. Aynı gece otellere baskınlar yapılır. Elebaşı Ziya Hurşit, yatağının altında bomba ve tabancalarla yakalanır. Diğer sanıklar da tek tek toplanır.

    MUHALİFLER TUTUKLANDI

    İstiklal Mahkemesi bu kez İzmir`e gelir. Mahkeme, çok sayıda milletvekili, Karakol Cemiyeti`nin önde gelen isimleri ve eski İttihatçılar ile birlikte Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele gibi bazı Milli Mücadele paşalarının da tutuklanmasına karar verir. Sanıklar arasında Ayıcı Arif Bey de vardır. Arif Bey`e göre burada bulunmasının tek nedeni geçmişte Karakol Cemiyeti`nin kurucuları arasında yer almasıdır. Savcılık yazdığı Anadolu İnkilabı Milli Mücadele Anıları kitabının arasında bulunan elyazısı notlardaki sistemi eleştiren cümleleri delil olarak sunar.

    18 İDAM KARARI ÇIKTI

    Duruşmalar Haziran 1926`da başlar. Kısa sürede sona erer. Bazıları, paşalar dahil, beraat eder. Bazılarına hapis cezası verilir. İzmir duruşmalarından 15, Ankara duruşmalarından 3 idam kararı çıkar. İçlerinde Gazi`nin silah arkadaşları, eski İttihat Terakki mensupları, milletvekilleri de vardır. İdam hükümleri aynı gece uygulanır. Asılanlar arasında Mustafa Kemal Paşa`nın dublörü Ayıcı Mehmet Arif Bey de vardır. Sabaha karşı idam sehpasına götürülürken, infazları yerinde izleyen üst düzey bir görevliye: `Kuzum, söyleyin Mustafa`ya! Kendisi kaç yıllık yakın dostum! Kurtarsın beni` diyerek yakınır.

    `Sabahın erken saatinde bir kelle için adamı uyandırmayalım` cevabını alır.

    Ayıcı Arif son anda ipten alındı mı?

    Resmi tarihe göre, Gazi Mustafa Kemal`in ikiz kardeşi gibi benzeri Ayıcı Arif Bey asılmıştır. Ama tartışması uzun yıllar sürer. Kimileri, Ayıcı Arif`in asıldığına bir türlü inanmak istemez. Bunlara göre; Gazi, Ayıcı Arif`i son anda ipten almış, eski görevi olan dublörlüğüne geri döndürmüştür. Kimilerine göre de; Gazi kendisine çok benzeyen Ayıcı Arif`in asılmasına ses çıkarmaz.

    HEP YANINDA


    Mehmet Arif Bey, 9. Ordu Müfettişliği Erkânı Harp Reis Yardımcısı olarak Samsun`da Gazi`nin en yakınında yer alıyordu. Bu birliktelik, Erzurum ve Sivas kongrelerinde de sürdü. Yunan Cephesi`nde Fırka Komutanlığı ve Ordu Komutanlığı görevlerinde bulundu.

    Efeleri örgütledi.

    Zaferden sonra ayrılan yollar...


    İzmir suikastı davası, bir devri kapatır. Tetikçilerle birlikte Gazi`ye karşı olan, onun davranışlarını eleştiren, Meclis`te özellikle devrimlere karşı yoğun muhalefet yapıp ayak bağı olan ve suikast girişimine yol verdiği iddia edilen eski İttihat ve Terakki ekibi böylece ortadan kaldırılır. Ülke siyasetinde bir daha bu kişilerin sesleri çıkmaz.

    Atatürk, suikast girişiminden hemen sonra İzmir`e geldiğinde bir beyanname yayınlar. Hepimizin bildiği ünlü sözleri o beyannamede yer alır: `Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.`
    bugun​
     

Sayfayı Paylaş