1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Atatürk Nasıl Cumhurbaşkanı Oldu

Konusu 'Hayatından Kesitler' forumundadır ve BIYIKLI tarafından 20 Kasım 2006 başlatılmıştır.

  1. BIYIKLI

    BIYIKLI V.I.P V.I.P

    Katılım:
    14 Haziran 2006
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    1.130
    Banka:
    16 ÇTL
    Sanıyor musunuz ki Mustafa Kemal Çankaya'ya büyük bir mutabakatla çıktı. Alakası yok! Ali Şükrü'süz, Topal Osman'sız Atatürk'ün Cumhurbaşkanı seçilmesini anlatmak mümkün değildir.

    Atatürk önce meclisi seçti, sonra kendisini cumhurbaşkanı seçtirdi, ama yine de cumhuriyet ve kendi cumhurbaşkanlığı üzerinde tam bir mutabakat sağlayamadı. Bize anlatılan tarih ne yazık ki, Cumhuriyet'in ilanından sonra Atatürk'ün hiç tartışılmadan, son derece büyük bir kamuoyu desteği ile cumhurbaşkanı seçildiğini söyler. Yalan söyleyen tarih utansın!

    Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığına giden yol anlatılırken hiç anlatılmayan çok önemli tarihi olaylar vardır. Şimdi... İsmet Paşa Lozan'a gitti geldi ve başarısız oldu. Atatürk İsmet Paşa ile Eskişehir'de buluştu ve Lozan hakkında bilgi aldı. Ankara'ya döndüğünde kendisini kimse karşılamadı. Rauf Orbay Başbakan'dı, ona niçin karşılanmadığını sordu. Rauf Orbay başbakanlıktan istifa etti. Meclis Lozan görüşmelerini değerlendirmek için toplandığında tam dokuz gün Mustafa Kemal eleştiri yağmuruna tutuldu. Mustafa Kemal'e açıkça yüklenemeyen milletvekilleri İsmet Paşa'ya yükleniyorlardı.

    Hariciye Vekili İsmet Paşa gensoru ile düşürülecekti. Ama Atatürk Rauf Orbay'ın kendisinin Lozan Görüşmeleri'ne gitmek istediğini yayarak milletvekillerini böldü ve İsmet Paşa da Lozan'a geri döndü. Ali Şükrü Lazistan milletvekiliydi.

    Bölgesinde yolsuzluk ve zulüm olduğunu mecliste yaptığı bir konuşmada anlattı. Bunun sona erdirilmesi için meclisin ağırlığını koyması gerekiyordu. Ali Şükrü Lozan Konferansı'ndaki başarısızlıkları anlattığı bir oturumda, "Savaşta kazanılan masada kaybediliyor" diyordu. Mustafa Kemal öfkesinden silahına sarılmış, Ali Şükrü de silahını çekmişti.

    Mecliste yaşanan bu olaydan sonra Ali Şükrü evinden meclise giderken ortadan kayboldu. Diğer Lazistan Milletvekili Ziya Hurşit Ali Şükrü'nün siyasi bir cinayete kurban gitmiş olabileceğini söylüyordu. Ali Şükrü'yü öldürenin Topal Osman olduğu ortaya çıktı. Ali Şükrü'nün cesedi bir kaç gün sonra Topal Osman'ın Çankaya'daki karargahının yakınlarında toprağa gömülü olarak bulundu.

    Topal Osman'ın karargahı top ateşine tutuldu. Topal Osman öldürüldü. Ziya Hurşit, Topal'ın öldürülmesini izlerin ortadan kaldırılması olarak yorumladı ve Ali Şükrü'nün ölümünden Mustafa Kemal'i sorumlu tuttu.

    Atatürk meclisin dağılacağını ve seçime gidileceğini arkasından da Halk Fırkası'nın kurulduğunu açıkladı. Meclis dağıtıldı, Halk Fırkası (Partisi) örgütlendi. Mustafa Kemal partinin de başkanı oldu. Milletvekilleri Mustafa Kemal'in parti başkanlığından istifa etmesi gerektiğini söylediler.

    Çünkü hem devlet başkanı hem parti başkanı olunmamalıydı. Atatürk milletvekillerini tersledi. Yeni yönetim şeklinde partiler değil parti olacaktı. Bu da Mustafa Kemal'in partisiydi. Bu gelişme üzerine silah arkadaşları Mustafa Kemal'den uzaklaşarak Rauf Bey'in önderliğinde toplandılar. Atatürk'ün etrafında sadece İsmet Paşa ve Fevzi Paşa kaldı.

    Tahmin edileceği gibi Halk Fırkası her yerde seçimi kazandı! Milletvekili seçilenler Mustafa Kemal'in onayı ile seçildi. Halk Fırkası'nın seçim bildirgesi 6. maddesinde "Ordu mensuplarının refahlarını sağlamak esastır" deniliyordu.

    Yeni Meclis toplandı. Çok sesliliğin olmadığı bir meclisti. Asker milletvekillerinin sayısı birinci meclise göre yüzde 20'ye çıkmıştı. Tüm ordu ve kolordu komutanları milletvekili seçilmişti. Buna rağmen yine de Mustafa Kemal'e muhalif yok değildi ve özgür bir oylamada milletvekillerine cumhuriyeti kabul ettirmek mümkün görünmüyordu.

    Fevzi Paşa mecliste ordunun son askerine kadar Mustafa Kemal'in yanında olduğunu söyledi.

    Atatürk hükümeti istifa ettirdi. Ortalık yeniden karıştı. Meclis yeni hükümeti kuramıyordu. İşte bu sırada Atatürk "Böyle gitmemeli, yarın cumhuriyet ilan edeceğiz" dedi. 29 Ekim günü "Bu koşullar altında hükümet kurmak imkansız.

    Türkiye'nin bir cumhuriyet olmasına, başında da bir cumhurbaşkanı olmasına karar verdim."

    Oysa milletvekilleri Atatürk'ü hükümeti kursun diye çağırmışlardı. O rejimi değiştiriyordu. Önce Cumhuriyet ilan edildi. Oylamaya meclisin yüzde 52.7'si katılmadı. Arkasından Cumhurbaşkanlığı seçimine gidildi. Tek aday Mustafa Kemal'di. 334 milletvekilinin 158'i oylamaya katıldı, geri kalan 176 üye ise ne Cumhuriyet'in oylamasına ne de Cumhurbaşkanı seçimine katılmamıştı. Bu durumda Atatürk hem meclis başkanı, hem cumhurbaşkanı, hem Halk Partisi'nin başkanıydı.

    Başkomutandı. Cumhurbaşkanı olduğu için Hükümet'i de kendisi atayacaktı. 1924'de değiştirilen Anayasa gereği Atatürk her dört yılda bir 1927, 31 ve 35'de tek aday olarak cumhurbaşkanı seçildi. Fakat yine de meclisin tamamının oylarını alamadı.

    1927'de 335 üyeden 288'inin, 31'de 351 üyeden 289'unun, 1935'de de 444 üyeden 386'sının oyunu aldı. Atatürk işte böyle Cumhurbaşkanı oldu!
     

Sayfayı Paylaş