1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Atatürk Olmasaydı Ne olurduk ki?

Konusu 'Tartışma' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 17 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Atatürk Olmasaydı

    Buyrun bir komplo teorisi;veya iddiası:Atatürk olmasaydı biz ne olurduk!!!!
    Tarih eski;03.09.2008;yazarı ise Engin Ardıç..

    Ne diyor bi okuyalım;sonra tartışalım.

    Abraham Sweetvoice
    Vallahi ben demedim, kendisi söylemiş: `Atatürk olmasaydı benim adım Abraham Sweetvoice olacaktı` demiş... Ben onun yalancısıyım, basında da yayınlandı.


    Acaba öyle mi olacaktı?


    Buna benzer örnekler çok verilir, en bilineni de elbette `Atatürk olmasaydı camiler kilise olacaktı, ezan yerine çan sesleri duyulacaktı` lafıdır.


    Acaba öyle mi olurdu? Benim adım da Eugene Robin mesela ha? Hayır, sanırım Halil Şevki olurdu benim adım.


    `Soyadı kanunu` çıkmayacağı için hepimiz Kıbrıslı ya da Batı Trakyalı soydaşlarımız gibi adımıza babamızın adını ekleyecektik, kızlar da evlenince kocalarının adını...


    Urfa sanırım İngiliz nüfuz bölgesinde bulunacağından, ister Sweetvoice, ister Nincompompoom gibi bir soyadının gündeme gelmesi söz konusu değildi.


    `Sevr` antlaşmasına göre (bakın necip matbuatın istediği gibi yazdım) Orta Anadolu; Osmanlı İmparatorluğu`na bırakıldığından, Ankara, Çankırı, Nevşehir, Kayseri, Konya`da camilerin kapanması söz konusu bile edilemezdi.


    Acaba işgal bölgelerinde durum nasıl olurdu?


    Müslümanlar baskı görüp din değiştirmeye yönelirler miydi? Hiç sanmam. Batı Trakya`daki gibi `azınlık statüsünde` bulunacaklardı ama Bulgaristan`da komünist yönetim sırasında uygulandığı türden bir `asimilasyon` gelir miydi başlarına? Direnmezler miydi? Sanırım İç Anadolu`ya göç etmeyi tercih ederlerdi bu durumda.


    Haaa, bakın İzmir`in Selanik`ten bir farkı kalmazdı tabii, `Türk egemenliği` uzak bir anı olurdu. Pek pek, Beyaz Kule gibi, saat kulesi, asansör falan, tarihi kalıntılar, o kadar.


    Peki, kozmopolit İstanbul`da ne beklenebilirdi?


    İstanbul, bir çeşit eski Şanghay ya da eski Singapur gibi bir liman sömürgesine, bir tür `özerk şehir devletine` dönüşecekti... Pera kabından taşacaktı, diyelim Maslak taraflarında İngiliz mahallesi, Bebek dolaylarında Fransız mahallesi falan... Gece hayatının bugünkünden farklı olacağını da pek sanmam. `Tabelalar` da günümüzde hiç aratmıyorlar işgal dönemini! Acıbadem`de değil de Bitter Almond`da otururdunuz, sanki bugün pek farklı...


    Fakat `eski İstanbul` Müslüman kalırdı. Ayasofya`yı yeniden kilise yaparlardı ama camilere dokunmaya pek cesaret edemezlerdi. Sınırlanmış, büyümesi önlenmiş bir Türk mahallesi...


    Dolayısıyla, bu tür spekülasyonlar abesle iştigalden başka bir şey değildir.


    Ama hoşluk olsun diye, işiniz yoksa, vaktiniz de varsa tartışın: Acaba padişah İstanbul`da mı kalırdı, yoksa Anadolu`ya geçip (Ankara küçük bir kasaba) diyelim Konya`ya mı taşırdı başkenti?


    İzmir`e gitmek için Schengen vizesi alacaktık, Diyarbakır`da geçmeyebilirdi o vize tabii. Yoksa İstanbullu`ya özel ayrıcalıklar mı tanıyacaklardı?


    Yoksa biz de `Constantinople Times` gazetesinde mi yazardık yazılarımızı?


    Tarihte ne olmuşsa öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur, Karl Marx`ın dediği gibi. Cami konusuna kafanızı fazla takmayınız.


    Ne yani, biz de Viyana`yı alıp daha batıya yürüseydik, onun da adı Kâmil Makus mu olacaktı?

    Engin Ardıç / SABAH
    03.09.2008
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Benim anlamadığım şey Osmanlının topraklarını genişletme çabaları.Viyana kapılarına kadar gideceklerine ülkelerinin ve vatandaşlarının refahı için çabalasalardı bugün bambaşka yerlerde olabilirdik.

    Gelelim sorunun cevabına:Atatürk olmasaydı sen buraya bu yazıyı yazamazdın.
     
  3. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Suskun Atatürk olmasaydı sen buraya bu yazıyı yazamazdın. cok güzel bir cevap aslinda konuya verilecek en güzel cevap

    Yalniz Osmanlinin savasmaya ne ihtiyaci vardi kendi vatandaslarini düsünseydi dersen büyük bir yanlis yapmis olursun. Bir defa Osmanli zamani Türk vatandaslarinin durumu simdikinden cok daha iyidi eger böyle olmasaydi senin pek tasvip etmedigin fetihleri gerceklestiremezdi. Cünkü halki arkasinda olmayan hicbir devlet büyüyüp gelisemez. Örnek olarak Osmanlinin cöküs sebeblerineden biride halkinin Sultanlara olan güven ve bagliligini kaybetmesidir.
    Fetih meselesine gelince bu fetihlerin veya savaslarin sebeb ve sonuclarini inceledigimizde her fethin ve savasin hakli bir nedeni oldugunu göreceksin. Buna en güzel örnekte Istanbulun fethidir. Ayrica sunuda unutmamak gerekirki Osmanli ilk kuruldugunda suan üzerinde yasadigimiz Ülkemizin kücük bir bölümüne sahipti suan sinirlari belli olan VATAN TOPRAKLARINIDA FETIHLER SAYESINDE KAZANMISTIR. O yüzden neden Osmanli fetih yapti demek yanlis olur kanisindayim.

    Ayrica sunuda unutmamak gerekirki ATATÜRK'ün düsman isgalinden kurtarip kurdugu TÜRKIYE CUMHURIYETI devletinin topraklarida Osmanlinin fetihleri sonucu Türk egemenligine girmis topraklardir.
     
  4. met'n34

    met'n34 Üyecik

    Katılım:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    8
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    1 ÇTL
    düzeltildi
     
  5. met'n34

    met'n34 Üyecik

    Katılım:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    8
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    1 ÇTL
    Osmanlı dünyanın en büyük imparatorluğunu kurmuştur laflarını duyarız hep. belki de öyledir buna itirazım yok. Ama; milletini düşündüğü fikrinde değilim. Bunun en bariz örneği: Osmanlı son günlerinde neden ülkesini savunamaz hale gelmiştir?

    Neden ülkesini tekrar toparlayamamıştır? Tarihte bukadar çabuk yıkılan başka imparatorluk örneği varmıdır?

    Peki şuna ne dersiniz: Roma İmparatorluğu’nun kuruluş tarihi M.Ö. 753. Batı İmparatorluğunun çöküş tarihi 4 Eylül 476'dır. Yaklaşık binyıl sonra, 1453'te, daha çok Bizans İmparatorluğu olarak anılan Doğu Roma İmparatorluğu Osmanlıların egemenliğine geçmiştir. Fakat Romalılar İmparatorluklarında her türlü gelişmeyi ön plana alarak, tarihte pek çok ülkenin dilini, edebiyatını, yasalarını, yönetim biçimi*ni ve mimarlığını etkiledi.

    Roma mühendisliği Roma'nın teknolojik üstünlüğünde ve mirasında büyük bir paya sahipti. Yüzlerce yol, köprü, su yolu, hamam, tiyatro ve arena inşa edilmişti. Kolezyum, Pont du Gard ve Pantheon gibi birçok anıt Roma mühendisliği ve kültürünün mirası olarak hâlen ayakta durmaktadır.

    Bizde ise, Cumhuriyet tarihinde itibaren ypımına başlanan her köye yol projesi, halen bitirilebilmiş değildir.

    Şimdi Osmanlının milleti olan Köylülerimizin o tarihlerde ne durumda olduğunu bilebiliyormuyuz?

    Bence Atatürkümüz kısacık yaşamında Türkiye için çok şeyler yapmıştır. Hatta iyi incelersek Romadan daha ilerici olmuştur. Milleti için Osmanlının 500 yılda yapamadıklarını yapmıştır.
     

Sayfayı Paylaş