1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Atatürk Oratoryosu

Konusu 'Oratoryolar' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 28 Eylül 2008 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.327
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.717 ÇTL
    — SELANİK'TEN CUMHURİYET'E -

    — Yıl 1881
    —Selanik'te Türk milletinin aydınlığı parlak bir güneş doğuyor.

    Selanik pırıl pırıl o gece
    Gökten iri bir yıldız kaydı
    Sabaha karşı yüz yıl önce
    Aktı Karadeniz'e doğru

    Cihan tarihini süsledi adı
    Ey büyük milletim övün ve sevin
    Bir benzeri daha yaratılmadı
    Dünyada bir tane senin Kemal'in

    Işıklıydı yüzü al aydınlıktı
    İlkbahar göklerinin pembe bulutları gibi
    Maviydi gözleri, mavi
    Akdeniz'in suları gibi…

    Ak bir yol çizdi uzun uzun
    Karanlıklar içinden.
    Sildi karayazısını alnımızın
    Daha o günden.

    — Zaman ve günler geçer, Mustafa adı verilen çocuk serpildikçe serpilir, geliştikçe gelişir. Artık okul çağı gelmiştir.

    Yavrum sen de olacaksın bir asker
    Evet, asker, çünkü vatan er ister
    Bilirsin ki çok sever seni baban
    Fakat senden sevimlidir şu vatan.

    — Mahalle mektebi
    — 1893 Askeri Rüştiye
    — 1895 Askeri İdadi
    — 1902 Harp Akademisi
    — ve 11 OCAK 1905 Mustafa Kemal Kurmay Yüzbaşı
    — 1912 Balkan Savaşları
    — Galiçya, Trablusgarp, Çanakkale Savaşları. Mustafa Kemal Osmanlı ordusunun en gözde subaylarındandır.

    Gece karanlık ve soğuk
    Dışarıda bıçak sırtı bir ayaz
    Gökte ay üşür,
    Gökte yıldız üşür,
    Dışarıda gece üşür,
    Mustafa Kemal üşümez,
    Düşünür.

    — Anadolu, güzel Anadolu. Türk'ün kanla, irfanla yoğurduğu mukaddes Anadolu.
    — O bile çok görülmüş Türk'e. Atılmak, koparılmak isteniyor canından.

    Et kemikten ayrılır mı?
    Göğüsten sökülür mü yürek?
    Türk ayrılır mı Anadolu'dan
    Onu öldürsek.

    Ankara'nın taştır yolu
    Her tarafı asker dolu
    Yetiş Kemal Paşa kolu
    Kan ağlıyor Anadolu

    — Bu sese kulak verdi Mustafa Kemal. Milletinin feryadı titredi kulaklarında.
    — Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u
    — Millet suskun, aç, sefil
    — Başlar eğik, gözler yaşlı
    — İmanından başka milletin her şeyi alınmış.

    "Ön düşüncem istiklaldi
    Son düşüncem – Ya istiklal ya ölüm! –
    Böylece halkımla birlikte oldum yürüdüm."

    Analar bacılar yola döküldü
    Cephane taşıdı arkasından
    Irmaklar suyundan faydalattı
    Ağaçlar daldasından
    Yer gök inledi: Bir yol daha
    Kurtuluş Savaşı'nda.

    — Anadolu içlerinde köyde bir anne " ben nice çileler çektim. Bir oğlum var o da vatana feda olsun" diyerek oğlunu cepheye uğurlamaktadır.

    "Durma, git evladım, açıktır yolun
    Cenge sıvansın o bükülmez kolun
    Silahını al, ön safa geçmiş bulun
    Uğurun açık olsun uğurlar ola."

    Bir tehlike karşısında
    Milletçe
    Önce vatan
    İşimizi bırakarak bir yana
    Bir koşu geliriz köyden kente

    Kara gözlü kızları yurdumun
    Dağları, taşarlı, denizleri
    Sen, ey Mehmet
    Aslan yeleli ışığısın sınırlarımın
    Tutun ellerinizden bir birinizin

    "- İstiklale kavuşuncaya dek
    —Bütün milletle birlikte
    —Fedakârlıkla çalışacağım
    —Kutsal inançlarım adına
    —Yemin ediyorum
    —Artık ben Anadolu'dan başka
    —Hiçbir yere gidemem." Böyle and içildi, yemin edildi, Mustafa Kemal'in ardından.

    20 HAZİRAN 1919 Amasya'dan gürleyen bir ses
    Kesildi gürültüler ruhu okşayan bir nefes

    "İSTİKLALİ YİNE MİLLETİN KESİN KARARI KURTARACAKTIR."

    Vatan sürüklenirken bir uçurum ucuna
    Dağılan kuvvetleri topladı avucuna
    Kurşunlar gülle oldu, sopalar süngü oldu
    Sınırlar baştanbaşa bir çelik örgü oldu
    Bir kale heybeti var vatanın her taşında
    Her işin başında o, her iş onun başında.

    — Orada durmadı Mustafa Kemal
    — Anadolu'ya Anadolu'nun bağrına iyice girmek istiyordu.
    — Sivas illerine doğru yollandı.


    Sivas illerinde sazım çalınır
    Çamlı beller bölük bölük bölünür
    Yardan ayrılmış bağrım delinir
    Kâtip arzu halim yaz yâre böyle

    — Şöyle haykırdı Mustafa Kemal Sivas'tan:

    "MANDA VE HİMAYE KABUL OLUNMAZ. MİLLİ SINIRLAR İÇİNDE VATAN BİR BÜTÜNDÜR, BÖLÜNEMEZ. MİLLETİN İRADESİNİ HÂKİM KILMAK TEMEL ESASTIR."



    Ne yıldızlar kaynaşır gökyüzünde
    Ne sevda ile taşar gönüller
    Bir rüzgâr eser ki bıçak gibi
    El ayak şişer
    Erzurum yollarında geceleri
    Ağır ağır kağnılar gider.

    — Eylülde tekrar döndü Sivas'a

    — Başladı Sivas Kongresi

    — Subaylar, çiftçiler, din adamları, memurlar oturup şunları konuştular:

    " Vatanın dört bir yanını düşman sarmıştır."
    " İstanbul hükümeti hiçbir şey yapmamaktadır."
    " Anadolu'da uyanan sesi düşman boğmak istiyor."
    " Nerede milli bir kıpırdanma varsa sindirmeye çalışıyor."

    Biz biliriz bizim işlerimizi
    İşimiz kimseden sorulmamıştır
    Kılıçla, mızrakla, topla, tüfekle
    Başımız bir kere eğilmemiştir.

    Bir selam gibi gitti Erzurum'a
    Bir selam gibi geldi, Sivas'a Erzurum'dan
    Dağlar alçaldı yol vermeye
    Temizlendi iklimin karından
    Yer gök inledi bir daha
    İstiklal sevdasından.

    — Mustafa Kemal ve arkadaşları 27 ARALIK 1919 günü, türküler ve bal verici çiçekler toprağı Ankara'ya ayakbastılar.

    Ankara'nın taştır yolu
    Her tarafı asker dolu
    Artık yetiş Kemal Paşa
    Kan ağlıyor Anadolu.

    Kara bulut ne ki?
    Kara gece ne ki?
    Güneş şöyle bir vurunca
    "Dağ başında duman" gibi
    Dağılı dağılıverir
    Evremizi saran sızı.

    — İstanbul'un işgali, Mustafa Kemal tarafından şöyle protesto edildi. Ona göre "bu işgal 20. yüzyıl insanlık ve medeniyetine temel prensiplerine indirilmiş bir yumruktur."

    Gökyüzünde kara kara bulutlar
    Başımıza neden geldiniz
    Bizler konukseveriz ama
    Düşmanları sevmeyiz.

    Bu toprak bizim yurdumuzdur
    Deli gönül yücesine çıkar
    Bir üveyik olur uçar gider
    Ardahan'dan Edirne'ye
    Edirne'den Ardahan'a kadar.

    Bir gün kara bulutlar göklerimizde konaklamış
    Yaylılar gelip geçiyordu güneyden
    Örtük kara perdeler sallanıyordu
    Utanıyordu Anadolu'dan gelip geçenler
    Milletin yüreği kan ağlıyordu.

    —Biz haklarımızı ve istiklalimizi korumak için giriştiğimiz savaşın kutsallığına ve hiçbir gücün bir millete yaşama hakkından mahrum bırakmayacağına inanıyoruz."

    — 23 NİSAN 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.

    Bahar çiçekleri kanımız bizim
    İnönü, Sakarya şanımız bizim
    Kurumadı hala süngümüzde kan
    Seni yabanlara vermeyiz vatan

    — Milli savaşımızı yürütmek için Anadolu'nun bağrına toplanan bu meclisin görevi alınan haklarını geri almak idi.

    "Tek gayem milletin istiklalini yeniden kazanmasıydı."
    "Egemenlik milletin olmalıydı."
    " Milli bir ordu kurulmalıydı."
    " Türk vatanından işgalci güçler atılmalıydı."

    Haince yurduma saldıran Yunan
    Er olan evinde kalmasın anam
    Kardeşler ocağı yıkılan yuvam
    Toprağı düşmanlar almasın anam.

    — Başlamıştı mukaddes savaş. Millet varlığını feda ediyordu. Kadın, kız, çocuk, genç, ihtiyar baş koymuştu istiklal savaşına.

    — Türk milleti Mustafa Kemal'ini büyük bir göreve getirir. " Türk Orduları Baş Komutanlığı…

    Davranı da deli gönül davranı
    Kemal Paşa dinlemiyor fermanı
    Anası, bacısı, kızı, kızanı
    Bizim gibi millet görülmemiştir.

    Kuzumuz var yaylalarda meleşir
    Çeşmemiz var gece gündüz söyleşir
    Yazımız var pehlivanlar güreşir
    Bu toprağa kimse girememiştir

    Düşman koymuş meydanları kaçıyordu
    Kattı Kemal Paşa'nın ordusu
    Düşmanı önüne
    Pişman etti anasından doğduğuna.

    — Aydınlandı 26 AĞUSTOS şafağında memleketim Türkiye'm son sözü söylüyordu Mustafa Kemal.


    " ORDULAR, İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ'DİR, İLERİ'"

    —Böyle bir imanla, böyle bir emirle savaşan bir millet, elbette ki muzaffer olacaktır. Ardından Batı Cephesi komutanına bir telyazısı:

    " SİZ ORADA DÜŞMANI DEĞİL TÜRK MİLLETİNİN MAKUZ TALİHİNİ YENDİNİZ."

    — 25 AĞUSTOS

    — 26 AĞUSTOS

    30 AĞUSTOS ve 9 EYLÜL güzel İzmir yeniden Türk'ün olmuştur.

    Kattı Kemal Paşa'nın ordusu sürdü gitti
    Yetiştikçe vurdu düşmana
    Hain düşman sallana sallana
    15 günde İzmir'i dar buldu
    Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu.

    İzmir'in dağlarında çiçekler açar
    Altın güneş orda sırmalar saçar
    Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar
    Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
    Adın yazılacak mücevher taşa.

    Güzel İzmir kordon boyun şen olsun
    Beni senden ayıranlar son olsun.

    — Kemal Paşa bir an bile durmayacaktı, çünkü vakti çok azdı. Ona göre asıl savaş şimdi başlıyordu: Medeniyet savaşı…

    10 KASIM 1938
    O sabah
    Gök karardı birden bire
    Kuşlar kanat çırptı
    Yaprakları döküldü ağaçların

    Yıl 1938
    KASIM 10
    9.05 geçiyordu saat
    Ve o, Kocatepe'de
    Bir çadırdan bir çadıra geçer gibi
    Rahat ve cesur

    Ankara'dan gelir geçer trenim
    Bir gün olur elbet ben de binerim
    Varır toprağına yüzüm sürerim
    Biz vatan çocukları Gazi Paşa'm
    Dilimiz takılı kaldı: DİYEMEDİK
    Boynumuz bükülü kaldı: DOYAMADIK

    Gidiyor, rast gelmez bir daha tarih eşine
    Gidiyor, milyonları takmış peşine.

    Yağışın ince ince toprağa
    Ya dağılışın, bereket
    Bayrak bayrak dalgalanışın
    Kan, ümit, kuvvet
    Gelişin çiçek çiçek açmış bahara
    Gidişin kızılca kıyamet.

    Gidiyor, sulhun ufuklarda yanan meşalesi
    Gidiyor, harbin en korkulu aslan yelesi.

    Sana borçluyuz ta derinden
    Çünkü yurdumuzu sen kurtardın
    Hasta yorgun düşmüştük
    Yaramızı iyice sardın

    Gidiyor, sonsuz olan kudreti sığmaz akla
    Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla

    Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
    Sanatkârdın denizler kadar engin
    Kimsenin görmediğini görürdü
    Sevgiye bakan gözlerin.

    Dedin ki, bu millet, bu büyük millet
    Yüzyıllar boyunca geri kalmış
    Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
    Her yanından yaralar almış

    Büyüyor, gökten inmiş toprağa yaklaştıkça
    Büyüyor, git gide gözlerden uzaklaştıkça

    Dedin ki, bir güzel savaşmalı
    Kurmak için yeniden
    Bilgiyle, inançla, coşkunlukla

    "ÖVÜN, ÇALIŞ, GÜVEN!"
     
  2. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.175
    Beğenileri:
    4.759
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    334 ÇTL
    Ne güzel bir oratoryo..
    Anlayana ne çok şey anlatıyor...
     

Sayfayı Paylaş