1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Yaklaşık 6 ay içinde forumda köklü değişimlerin olacağı bir sürümle karşınızda olacağız. Sistemi test etmek için aşağıdaki adresi kullanabilirsiniz.

http://www.degisim-sanat.com/_xf2/
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"KIRMIZI" konulu resimler için anketimiz açıldı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de ankete katılmaya davet ediyoruz...

Atatürk ve Türk Dili

Konusu 'Dilimizi Doğru Kullanalım' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 24 Aralık 2006 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.596
    Beğenileri:
    7.604
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.185 ÇTL
    Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.� (2.9.1930)
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk

    Büyük komutan, büyük devlet adamı Atatürk, Türk diline verdiği önemi bu sözlerle belirtiyor. Kültür alanında başlattığı uygulamaların hiç şüphesiz en önemlilerinden biri de dil konusundaki çalışmalarıdır. Cumhuriyeti kurduktan sonra inkılâplara başlayan Ulu Önder, ses bayrağımız Türkçemize çok önem vermiştir. Bugün Türkçe ile ilgili şüpheleri olanlar, dilimizin önemini kavrayamayanlar O'nun bu konudaki duyarlılığını bir kez daha gözden geçirmelidirler.

    Atatürk, dili milletimizin temel taşı olarak görüyordu. O, milleti şöyle tanımlamıştır; "Millet dil, kültür ve ülke ile birbirine bağlı vatandaşların teşkil ettiği bir toplumdur." Yine bir başka sözünde "Türk milletindenim diyen insanlar, her şeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır." der.
    Atatürk, dil meselesine ilk olarak harf devrimiyle başlar. 28 Ağustos 1928'de çağdaş dünyaya uyum sağlamak amacıyla harf devrimini gerçekleştirir. Bunu izleyen çalışmalar, Türk dilinin dünya dilleri arasındaki yerinin belirlenmesi, köklerinin araştırılması, Türk lehçe, şive ve ağızlarının bilimsel yöntemlerle incelenmesi olmuştur. Atatürk bu amaçlarla 12 Ekim 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ni(Türk Dil Kurumu�nu) kurdurur. Kurumun tüzük taslağını kendisi hazırlar. Sonradan mirasının bir bölümünü bu kuruma bırakacaktır. "Ben her şeyimi milletimden aldım. Tekrar milletime iade ediyorum. Ne kadar param varsa Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu'na bırakıyorum." demiştir. Türk Dil Kurumu, 26 Eylül 1932'de "Birinci Türk Dil Kurultayı"nı toplar ve Türk diliyle ilgili ciddi kararlar alır.

    Mustafa Kemal, Türk diliyle ilgili çalışmaların akademik seviyede yapılabilmesi ve bilim adamlarının yetişmesi için 1936 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ni açtırır.

    Atatürk, Türk diliyle ilgili çalışmalara bizzat katılmıştır. Bugün kullandığımız üçgen, dörtgen, açı gibi geometri terimlerini türetmiş ve bir geometri kitabı hazırlamıştır. Bu, Türkçe terimlerle nasıl eğitim yapılabildiğini gayet iyi gösterir. Yine o dönemde Almanya'daki Hitler zulmünden kaçarak gelen Musevi bilim adamları İstanbul Üniversitesi�nde sözleşmeli hoca olarak görevlendirilirler. Sözleşmeye konulan maddeye göre bu hocalar ancak Türkçe öğreninceye kadar kendi dillerinde, sürenin dolmasından sonra ise Türkçe olarak ders vereceklerdir. Türkçe öğrenemeyenlerin sözleşmeleri yenilenmeyecektir. Bu bilim adamları Türkçeyi çok iyi öğrenirler ve konularında Türkçe olarak kitap yazarlar.

    Atatürk dili çok iyi kullanmıştır. Hitabet sanatının eşsiz eserleri olan Gençliğe Hitabesi ve Nutuk O�nun dil ve edebiyattaki başarısını bir kez daha gösterir.

    Görülüyor ki Ulu Önder, Türkçemize hak ettiği değeri vermiş, onu geliştirmeye çalışmıştır. Atatürkçülük, dilimize sahip çıkmayı, onu koruyup kollamayı gerektirir. Dil ise ancak toplumdaki iletişimde, bilimde, eğitimde, kültürde ve müzikte, hayatın her alanında onu kullandığımız zaman yaşamaya devam eder. Atalarımızdan bizlere miras kalan Türkçemizi yaşatmak ve bizden sonrakilere aktarmak hepimizin görevidir.

    Gazi Mustafa Kemal, dille ilgili çalışmalarından dolayı kendisini kutlayan heyetin telgrafını şöyle cevaplandırmıştır:

    "Dilimiz çok zengindir, güzeldir. Bunu ortaya çıkaracaklar, sizin gibi duygusu derin, yorulmaz TÜRK GENçLERİDİR."
     
Benzer Konular
  1. Hazangülü
    Mesaj:
    1
    Görüntüleme:
    1.847
  2. Çirkin Kral
    Mesaj:
    3
    Görüntüleme:
    789
  3. wien06
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    1.141
  4. Mc_ÖRGE

    Türk dili

    Mc_ÖRGE, 12 Ekim 2009, Paylaşıldığı Yer: Açıköğretim
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    729
  5. Suskun
    Mesaj:
    8
    Görüntüleme:
    14.597
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş