1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Atatürk’ün Bilinmeyen Bir Mektubu

Konusu 'Hayatından Kesitler' forumundadır ve wien06 tarafından 19 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Mustafa Kemal Atatürk, gerek Kurtuluş Savaşı sırasında gerekse Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra çok sayıda yurt gezisine çıkmış ve büyük önem verdiği bu gezileri yaşamı boyunca sürdürmüştür1. Amaçları ve gerçekleştikleri tarihler dikkate alındığında bu geziler genel olarak Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi gezileri olmak üzere iki başlık altında incelenebilir. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi içinde önemli bir yere sahip olan bu gezilerin ciddi bir şekilde araştırılması ve incelenmesi; ortaya çıkacak sonuçların ilgililerin bilgisine sunulması gerekmektedir.

    1923’ten önce ya da diğer bir ifadeyle Kurtuluş Savaşı sırasında yapılan gezilerin amacı, bir yandan Türk halkını yaşanan büyük sıkıntılardan ve karanlık gelecekten haberdar etmek; diğer yandan yapılması gerekenler konusunda gerekli tedbirleri alarak, onları verilecek olan zor ama onurlu ulusal mücadeleye hazırlamak olarak özetlenebilir. 19 Mayıs 1919 tarihinde başlayan, bir süre sonra sivil nitelikli olarak devam eden ve etkileri bakımından bütün Anadolu’yu içine alan bu geziler, O’nun Samsun’a çıkışı ya da gönderilişini sağlayan resmi görevinin tamamen dışında kalmış ve çok önceleri zihninde tasarladığı bir sistemi adım adım gerçekleştirmeye yönelmiştir.2 Atatürk’ün bu konuyla ilgili sözleri aşağıdaki şekildedir:

    “...Bu önemli kararın bütün gereklerini ve zorunluluklarını ilk gününde açıklamak ve söylemek elbette yerinde olmazdı. Uygulamayı bir takım evrelere ayırmak ve olaylardan yararlanarak ulusun duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve adım adım ilerleyerek amaca ulaşmaya çalışmak gerekiyordu. Nitekim öyle olmuştur. Ancak dokuz yılda yaptıklarımız bir mantık dizisiyle düşünülürse, ilk günden bugüne dek izlediğimiz genel gidişin, ilk kararın çizdiği çizgiden ve yöneldiği amaçtan hiç ayrılmamış olduğu kendiliğinden anlaşılır.”3

    1923’ten sonra başlayan, yaşamı boyunca devam eden ve devlet başkanı sıfatıyla gerçekleştirdiği gezilerin amacı ise, büyük sıkıntılar sonucu kurulan Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir an önce kurumlaşmasını tamamlayarak, çağdaşlaşma yolunda hızla ilerlemesini sağlamaktır. Halkın ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek görüş alışverişinde bulunmak ve yapacağı devrimlerin altyapısını oluşturarak benimsenmesini hızlandırmak bu gezilerin öne çıkan en önemli yönleridir. Atatürk ilke ve inkılaplarının bütün dünyada hayretle karşılanacak kadar kısa bir sürede benimsenmesi ve uygulanmasının temelinde bu yatmaktadır. Büyük önder Atatürk’ün bu yönünün de mutlaka araştırılması ve elde edilen sonuçların dikkate alınması gerekmektedir.

    Bu yazıda, örnek devlet adamı olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün yurt gezilerinin birinde yaptığı inceleme ve denetimler sırasında karşılaştığı önemli bir sorunu çözmek için ortaya koyduğu tutum ve konuyla ilgili yazmış olduğu bir mektup üzerinde duracağız. 1924 yılı sonbaharında gerçekleşen ve Karadeniz Bölgesi’ni kapsayan bir yurt gezisinde yazılan bu mektup, O’nun üstün devlet adamı özelliğini ortaya koymak bakımından önemlidir. 24 Eylül 1924 tarihinde Reis-i Cumhur Mustafa Kemal Atatürk tarafından Başvekil İsmet Paşa’ya hitaben yazılan mektup, yeni harflerle ve sadeleştirilmemiş haliyle aynen şöyledir:4

    Tokat

    26/27 Eylül 1340


    Başvekil İsmet Paşa Hazretlerine


    Tokat’da bulunduğum bir. gün zarfında hükümetin bütün şuubât idaresi bilhassa muhacirin işleri ile yakından meşgul oldum. Burada muhacirin vaziyeti şöyledir.
    Muhacirlere henüz arazi verilmediğinden şikayet ettiler. Vali Bey arazi verildiğini fakat henüz verilen arazinin tahdit olunmadığını, fakat başlandığını söylüyor. Kendi fikrine henüz hane gösterilmemiş muhacirler de vardır. Ve bilhassa vilayetin kazalarında mesleksizlik yüzünden tehaddüs eden ahvalin daha feci olduğu oradan gelen muhacirler tarafından söylenmektedir. Ermeni emvali metruke bağlarının yerliler ve memurin elinde bulunmasından da şikayet olundu. Buradaki iskan müdürünün raporlarına itimaden yapılan muamelatın baştan nihayetine kadar şayanı itimad olmadığına hüküm olunabilir. Ankara’da Vekaletin umum muamelatını dinlediğim zaman çok memnun olmuştum. Meşhüdatım katiyen bunu tekzib edecek mahiyettedir. Bunlardan fazla Tokad İskan Müdürü’nün gözleri heman görmez, elleri titrek bir ihtiyar mütekaiddir. Adem-i vücudu vücudundan enfadır. Hiç olmazsa muhacirlerin ahvaliyle alakadar olacak, kazaları dolaşacak faal bir iskan müdüriyetine acilen ihtiyaç vardır. Fakat bu memur bir iki güne kadar gelip işe başlamalıdır. Samsun mıntıka müdürünün faal bir zat olduğu söyleniyor. Bizzat bu müdürün buraya gelip kazaları dolaşarak ifay-ı vazife etmesini emir buyurmanızı rica ederim. Müdür muavini Osman Bey müdüre vekaâlet edebilir. Bana verilen şikâyet istidalarını kaffesini gelecek olan müdür tarafından tedkik olunmak üzere burada Vali Bey’e bıraktım. İskan Vekâleti bütçesinde bu havaliye gönderilen muhacirinin iskanına kafi para yok mudur. Iskan-ı muhacirin meselesinin Başvekil tarafından tedvir ve bütün heyet-i vekile alakadar olmak lazım gelirken, koskoca kadrolu bir vekalet yapmış olmaktaki hata vahimen meydandadır. Bu nokta-i nazardan bütün muhacirin vaziyeti şimdiden tetkik buyurulursa meclisin içtimaında ilk teklif bu vekaletin kadrosunun lağvı olacaktır.

    Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal5


    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait ve Tokat’ta kaleme alınan bu mektup, O’nun ülke sorunlarıyla çok yakından ilgilendiğini ortaya koyan önemli bir belgedir. İlk defa yayımladığımız bu belge, Atatürk’ün Cumhuriyet dönemi yurt gezilerinin amaçlarını ortaya koymak bakımından da dikkat çekicidir. Bu belgeden de açıkça anlaşıldığına göre; O, sadece ülke sorunlarını tespit etmekle kalmamakta, aynı zamanda sorunların çözümü için de somut öneriler ortaya koymaktadır. Bu, Atatürk’ün devlet adamlığı bakımından ne kadar üstün niteliklere sahip olduğunu göstermektedir.

    Kurtuluş savaşı ve sonraki dönem, O’nun devlet adamlığı özelliklerinin bütün yönleriyle ortaya çıktığı dönemlerdir.6 Büyük ve zor savaşın başarıyla sonuçlanması, barış görüşmelerinin tamamlanması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan devrimlerin akla durgunluk verecek bir hızda gerçekleşmiş olmasına kadar her aşama, Büyük Atatürk’ün örnek devlet adamlığının çarpıcı örnekleriyle doludur.7

    Başvekil ismet Paşa, Atatürk’ün 24 Eylül 1924’te Tokat’ta kaleme aldığı ve Başvekalete hitaben yazdığı bu mektuba 4 gün sonra yanıt vermiş ve tespit edilen sorunların O’nun isteği doğrultusunda çözüme kavuşturulduğunu açık bir dille ifade etmiştir. Söz konusu mektubun yeni harflere çevrilmiş metni aşağıda verilmiştir:8


    Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine


    C.26/27 Eylül 340. İmar Vekili’nin Samsun, Tokat ve Amasya havalisindeki teftişatı esnasında vâki olan meşhûdâtı üzerine basit şekilde köylü haneleri inşaası karargir olarak tarzı inşanın alakadar memurin-i mahalliye ile bi’1-istişare tesbit ve Samsun mıntıka müdürü ile Amasya ve Tokat Valilerine ve İskan Müdürlerine şifahen tebliğ edildiği ve lazım gelen havale ve nakdin de gönderildiği, aczi görülen Tokat müdürünün azlolunarak yerine diğerinin tayin edilmiş bulunduğu arz olunur. 28 Eylül 1340
    9

    Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Başbakan İsmet Paşa arasındaki bu karşılıklı mektuplaşma, devlet kurumları arasındaki uyumu ve devlet adamı olmanın gerektirdiği duyarlılığı ortaya koymak bakımından önemlidir. Atatürk döneminde çok kısa bir zamanda büyük atılımların gerçekleştirilmiş olmasının nedenlerinden birisi de bu olsa gerek.



    KAYNAK: Doç. Dr. Abdullah İlgazi
    * Dumlupınar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi -
    - ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ DERGİSİ, Sayı 49, Cilt: XVII, Mart 2001

    DIPNOTLAR:
    1 Bkz. Mehmet Önder, Atatürk’ün Yurt Gezileri, Ank.1975; N.Onat, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın Sonbahar Gezileri, İst. 1984.
    2 Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk, Cilt:!, Ank.1989, s. 19.
    3 Aynı eser, Cilt:I, s.21.
    4 Mektubun orjinal metni için bkz. EK:1.
    5 Cumhuriyet Arş., Başbakanlık Özel Kalem Evrakı, K.No:40, D.No:237, B.No:17.
    6 M. Balcıoğlu, “Atatürk’te Devlet Adamlığı Duyarlılığı”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt:XII, Sayr.35, s.595.
    7 Bu konuda bkz:Niyazi Ahmet Banoğlu, Nükte Fıkra ve Çizgilerle Atatürk, İst. 1955; Mazhar Müfit Kansu, Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber, Cilt:I-II, Ankara 1966; F.Rıfkı Atay, Çankaya, İstanbul 1984.
    8 Mektubun orijinal metni için bkz. EK:2.
    9 Aynı Arş., Aynı Yer, B.No.18.
     

Sayfayı Paylaş