1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Atatürkün Devlet İdaresiyle İlgili Görüşleri

Konusu 'Devrimleri, İlkeleri' forumundadır ve wien06 tarafından 18 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Atatürkün Devlet İdaresiyle İlgili Görüşleri

    İnsanlar daima yüksek, temiz ve mukaddes hedeflere yürümelidirler. Bu hareket şeklidir ki insan olanın vicdanını, dimağını ve bütün insanî kavramını tatmin eder. Bu şekilde yürüyenler, ne kadar büyük fedakârlık yaparlarsa, yükselirler ve bu hareket şekli mutlaka açık olur........... 1926

    Çünkü alnı açık, dimağı açık, kalb ve vicdanı açık insanlar tarafından idare olunabilen toplumlar ancak bu mânada hareketlerin izleyicisiolabilirler.Fikirlerini, duygularını ve teşebbüslerini gizli tutanlar, gizli vasıtalar uygulamaya girişenler mutlaka utanma ve sıkılmayı gerektiren, akıl ve mantığın haricinde
    hareket edenler olabilirler. Bu gibi işlere girişenlerin sonu ergeç acıdır. ..................1926


    Bizim yüzümüz, her zaman temiz ve pâk idi ve daima temiz ve pâk kalacaktır. Yüzü çirkin, vicdanı çirkinliklerle dolu olanlar, bizim vatansevercesine vicdanlıca ve namusluca hareketlerimizi küçük ve çirkin ihtirasları yüzünden, çirkin göstermeye kalkışanlardır.... 1927

    YEMİN MUKADDES BİR SÖZLEŞME DEMEKTİR.NAMUS SAHİBİ OLAN BİR KİMSE VERDİĞİ SÖZDEN DÖNMEZ........1919

    Asla hatırdan çıkarmamalısınız: Bizim en büyük kuvvetimizi, bugün de, yarın da dürüst, açık bir siyaset ve sözlerimize bağlılık teşkil edecektir. 1915

    Mesuliyet yükü herşeyden, ölümden de ağırdır....... 1915

    Hakikati konuşmaktan korkmayınız. ........1918

    Her an tarihe karşı, cihana karşı hareketimizin hesabını verebilecek bir vaziyette bulunmak lâzımdır. ........1930

    Yapmamıza imkân hasıl olan işleri yapmazsak, tarih bizi tenkit eder. 1928

    Millî egemenlik esası üzerinde idare edilen medeni devletlerde, kabul edilmiş ve fiilen geçerli bulunan esas; milletin genel isteklerini en çok temsil eden ve bu isteklerin bağlı olduğu menfaat ve gerekleri, en yüksek kudretle ve selâhiyetle
    yapabilecek siyasî grubun, devlet işlerinin idaresini üzerine alması ve bu mesuliyeti en yüksek liderinin omuzuna bırakması prensibinden ibarettir. ...1927

    Zaten bu şartları kazanamayan bir hükûmet vazife yapamaz. Hükûmetin, kuvvetli grup üyeleri arasından ve fakat birinci derecede olmayanlarından zayıf bir hükûmet yapmak ve onu partinin birinci liderlerini emir ve öğütleriyle yürütmeye kalkışmak fikri, elbette doğru değildirBunun feci neticeleri
    bilhassa Osmanlı Devletinin son günlerinde görülmüştür. İttihat ve Terakki liderlerinin elinde oyuncak olan sadrazamlardan ve onların hükûmetlerinden, millete gelen zararlar sayılamayacak kadar çok değil midir? 1927

    Mecliste, hâkim olan partinin, hükûmet kurmayı, muhalif ve azınlıkta bulunan bir partiye terk etmesi ise asla sözkonusu olamaz. ................1927

    Kaideten ve usulen milletin ekseriyetini temsil eden ve özel amacı belli olan parti, hükûmeti kurma mesuliyetini üzerine alır ve kendi amaç ve prensiplerini memlekette uygular. ....1927

    BİZİM TELAKKİMİZE GÖRE,SİYASİ KUVVET,MİLLİ İRADE VE EGEMENLİK,MİLLETİN BÜTÜN HALİNDE MÜŞTEREK ŞAHSİYETİE AİTTİR,BİRDİR.TAKSİM EDİLEMEZ,AYRILAMAZ,BAŞKASINA BIRAKILAMAZ.. 1930

    İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri, devlet işleri görülemez; millet ve devlet şeref ve bağımsızlığı temin edilemez. ...1927

    İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur. Türk milleti, Türkiye'nin gelecek çocukları, bunu, bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar. .......1927

    BİR HÜKÜMET İYİ MİDİR,FENA MIDIR ? HANGİ HÜKÜMETİN İYİ VEYA OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN " HÜKÜMETTEN GAYE NEDİR " BUNU DÜŞÜNMEK LAZIMDIR.HÜKÜMETİN İKİ HEDEFİ VARDIR.BİRİ MİLLETİN KORUNMASI,İKİNCİSİ MİLLETİN REFAHINI TEMİN ETMEK.BU İKİ ŞEYİ TEMİN EDEN HÜKÜMET İYİ,EDEMEYEN FENADIR.... 1923

    Gerçi asıl olan millettir. Toplumdur. Onun da umumî iradesi, Mecliste belirir; bu her yerde böyledir. Fakat, fertler de vardır. Meclis, memleket ve devlet işlerini fertlerle, şahıslarla yapmaktadır. Her devletin işlerini yöneten şahıs ve şahıslar meydandadır. Hakikati, mânasız görüşlerle inkâra yer yoktur. 1922

    BENİM İSTEDİĞİM SADECE MEMLEKET İŞLERİNİN BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE AÇIKÇA MÜNAKAŞA EDİLMESİDİR.BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE TÜRK MİLLETİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE AÇIKÇA KONUŞULAMAYACAK HİÇ BİR İŞ YOKTUR..1930

    MİLLETE EFENDİLİK YOKTUR.HİZMET ETME VARDIR.BU MİLLETE HİZMET EDEN ONUN EFENDİSİ OLUR. 1921

    YAPMAK İKTİDARINDA OLMADIĞIMI İŞLERİ,UYUŞTURUCU,OYALAYICI,SÖZLERLE YAPARIZ DİYEREK MİLLETE KARŞI GÜNDELİK SİYASET TAKİP ETMEK PRENSİBİMİZ DEĞİLDİR...1931

    MEMELEKET İŞLERİNDE ,MİLLET İŞLERİNDE,HAKİKİ İŞLERDE DUYGULARA,HATIRA,DOSTLUĞA BAKILMAZ ...1922

    MEMLEKET DAYANIŞMA İSTEYEN BİR BİRLİĞE MUHTAÇTIR.ALELADE POLİTİKACILIKLA MİLLETİ PARÇALAMAK,HIYANETTİR...1925


    Milleti idarede prensibimiz, milletin müşterek ve umumî fikir ve eğilimlerine uymaktır. Bu fikir ve eğilimlerin hakikî ve ciddi olabilmesi, milletin maddî ve manevî ihtiyaç kaynaklarından gelmesine bağlıdır. ..1925

    Milleti, aklımızın ermediği, yapmak kudret ve kabiliyetini kendimizde görmediğimiz hususlar hakkında kandırarak geçici teveccühler elde etmeye tenezzül etmeyiz. Millete, âdi politikacılar gibi yalancı vaadlerde bulunmaktan nefret ederiz.... 1925

    Millet tarafından, millet adına, devleti idareye yetkili kılınanlar için, gerektiği zaman, millete hesap vermek, mecburiyeti, lâubalilik ve keyfî hareketle uzlaşamaz. ....1930

    Ben düşündüklerimi önce milletimin arzusunda, ihtiyaç ve iradesinde görmeyi şart sayan ve bunu gördükten sonra ancak, uygulaması ile kendimi vazifeli bilen bir adamım. ..1923

    Bu memlekette çalışmak isteyenler, bu memleketi idare etmek isteyenler memleketin içine girmeli, bu milletle aynı şartlar içinde yaşamalı ki ne yapmak lâzım geleceğini ciddi surette hissedebilsinler. ..1923

    Her ne suretle olsun, hizmet edenler milletten büyük mükâfatlar bekliyorlarsa katiyen doğru bir harekette bulunmuş olmazlar. Milletten çok şey istememeliyiz. Hizmet edenler, namus vazifelerini yerine getirmiş olmaktan başka bir şey yapmamışlardır. ..1923

    Cumhuriyetçi ve milliyetçi olmakla beraber partimiz programından başka bir programla ve partili olmanın tabiî kayıtları dışında serbest çalışacak samimî yurttaşların millet kürsüsünden yapacakları tenkitler ve söyleyecekleri düşüncelerle millî çalışmanın kuvvetleneceği kanaatinde bulunuyoruz....1935

    Büyük Millet Meclisinde ve millet karşısında millet işlerinin serbest münakaşası ve iyi niyet sahibi kişilerin ve partilerin özel görüşlerini ortaya koyarak milletin yüksek menfaatlerini aramaları benim gençliğimden beri âşık ve taraftar olduğum bir sistemdir.... 1930

    Memnuniyetle görüyorum ki, lâik cumhuriyet esasında beraberiz. Zaten benim siyasî hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur. Bundan ötürü Büyük Mecliste aynı temele dayanan yeni bir partinin faaliyete geçerek millet işlerini serbest münakaşa etmesini cumhuriyetinin esaslarından sayarım.... 1930

    Artık, bugün demokrasi fikri, daima yükselen bir denizi andırmaktadır. Yirminci asır, birçok müstebit hükûmetlerin, bu denizde boğulduğunu görmüştür. ..1930 ​
     
  2. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Çünkü alnı açık, dimağı açık, kalb ve vicdanı açık insanlar tarafından idare olunabilen toplumlar ancak bu mânada hareketlerin izleyicisiolabilirler.Fikirlerini, duygularını ve teşebbüslerini gizli tutanlar, gizli vasıtalar uygulamaya girişenler mutlaka utanma ve sıkılmayı gerektiren, akıl ve mantığın haricinde
    hareket edenler olabilirler. Bu gibi işlere girişenlerin sonu ergeç acıdır. ..................


    güzel özetlemiş özellikle bu cümlesinde
     

Sayfayı Paylaş