1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Atatürk’ün Emri, Milli Eğitim Bakanı’nın Tavrı

Konusu 'Hayatından Kesitler' forumundadır ve wien06 tarafından 23 Eylül 2010 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Yıl 1934, o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus’ta dır.
    Bakan ise Niğdeli Abidin Özmen’dir.
    Bakan, makamında çalışmaktadır.
    Kapı çalınır.

    Bakanın gür sesi: “Giriniz!”
    Atatürk’ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama girerler.
    Konuklara yer gösterir ve zarfı açar.

    Atatürk’ten gelen bir mektuptur bu:
    “Bay Abidin Özmen, Milli Eğitim Bakanı…”Abidin Özmen zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur:
    “Yaver Bey’le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum.
    Uygun göreceğiniz, bir liseye (parasız yatılı olarak) bu çocukların kaydını yaptırın…”


    Bu, Atatürk’ün bir emridir.
    Kesinlikle yerine getirilecektir.
    Bakan Özmen, Orta öğretim Genel Müdürü’nü çağırtır ve şu direktifi verir:
    “Yaver Bey’in yanındaki bu iki çocuğun evrakını alınız ve bu çocukların Haydarpaşa Lisesi’ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının Veli ve ödeyen hanesine Atatürk’ün ismini yazdırarak bana getiriniz.” der.


    Bakanın emri yerine getirilmiştir.
    Abidin Özmen de kısa bir mektup yazarak Yaver Bey’le Atatürk’e yollar. Mektubun içeriği şöyle:

    “Muhterem Atatürk, Yaver bey’le göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkında emirlerinizi aldım.
    Ancak,
    Arkasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı Atatürk gibi biri bulunduğu için; bu iki çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem de mantığımız izin vermedi.
    Bu nedenle her iki çocuğun da emirleriniz gereği Haydarpaşa Lisesi’ne paralı yatılı olarak kayıtlarını yaptırdım.
    Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait makbuzları ekte takdim ediyorum…”


    Atatürk bu mektup üzerine,
    Devrin Başbakanı İsmet İnönü’ye telefon ederek:

    “Bak. Senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı?” diyerek olayı anlatmış.
    İnönü, Bakan’ı adına özür dilemiş. Atatürk:
    “Yok!’ demiş özür dileme, çok memnun oldum.
    Keşke her devlet adamı bu medeni cesarete sahip olabilse ve doğruyu gösterebilse .”




    Bu anı Yüksek Mimar H.Rahmi ÖZMEN’in amcası, M.E.B. Bakanı Abidin ÖZMEN ve ATATÜRK arasında geçer. Tarihi değeri olan ve hiçbir yerde yayımlanmayan bu anının unutulup gitmesine gönlü razı olmayan Bakanın yeğeni H.Rahmi ÖZMEN 15.08.1985 tarihli bir mektupla gazeteci yazar, Vahap Okay’a iletir. O da 15.09.1985 tarihli KOLAY İLAN adlı gazetesinde yayımlar. Bu kaynaktan alınmadır.

    (Cumhuriyet 09.01.2002)
     
  2. kısacaben

    kısacaben Katılımcı

    Katılım:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    198
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    1 ÇTL
    nerede böyle adamlar
     
  3. HePBiZ

    HePBiZ Katılımcı

    Katılım:
    25 Eylül 2010
    Mesajlar:
    135
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    işte tek olmasının Yüce olmasının bir sebebide bu. Atam Atam :(
     

Sayfayı Paylaş