1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

Forumda "YAZ" konulu resim yarışması düzenledik. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Atatürk'ün Kurduğu Kurumlar

Konusu 'Hayatı' forumundadır ve Suskun tarafından 30 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.240
    Beğenileri:
    299
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    3.089 ÇTL
    Atatürk'ün Kurduğu Kurumlar

    Vatan ve Hürriyet Cemiyeti
    Cumhuriyet Halk Partisi
    Türk Dil Kurumu
    Türk Tarih Kurumu

    [​IMG]
    Vatan ve Hürriyet Cemiyeti
    Mustafa Kemal Atatürk henüz harbiyedeyken bir çok subay arkadaşı gibi vatanın tehlikede olduğunu görmekte ve subay arkadaşları ile beraber kurdukları Vatan ve Hürriyet adlı örgüt ile beraber bir dizi yazı çalışmaları yapmıştır. O günlerde Vatan grubu aynı adlı tek sayfalık siyasi içerikli bir gazete de basmakta ve dağıtmaktadır. Bu çalışmalar esnasında yakalanmış ancak vatan sever öğretmenler sayesinde kurtulmuştur. Harbiye'den mezun olduktan sonra Vatan grubunun çalışmaları dışarda devam etmek durumunda kalmıştır. Kiralanan bir dairede toplantılar yapılmakta, kararlar alınmakta ve gazeteler basılmaktadır. Bir akşam yurttaki tüm Vatan grubu evlerine eş zamanlı baskın düzenlenir ve sorgudan sonra Taşkışla'ya götürülür. Arkadaşlarından ayrılarak tekbaşına haftalarca kalır. O günlerde kendi kendine çok düşünür. Siyaset'in hafife alınır bir şey olmadığına o günlerde karar verir. Taşkışla günlerinden sonra padişah'ın af etmesi ile Mustafa Kemal Paşa 5 şubat 1905 tarihinde Şam' da bulunan 5. Ordu'da göreve gönderili. Burada kendisine görev verilmez. Boş kalan zamanlarını çağdaş yazarların kitaplarını okuyarak geçirir. O dönemde tanıştığı İstanbul'dan tıp fakültesindeki siyasi faaliyetleri nedeni ile sürgüne gönderilmiş olan ve Şam'da çarşı içerisinde ticaret ile uğraşan Tüccar Mustafa (daha sonra Kozan ve Çorum Milletvekili Dr. Mustafa Elvan Cantekin) ile uzun sohbet geceleri yaşanır. Bu sohbetler esnasında oluşan fikirler neticesinde ikiliye Lütfi MÜfit (Özdeş'in) katılımı ile "Vatan ve Hürriyet" adında bir cemiyet kuralarak faaliyete başladı (Ekim-1906). Arkadaşlarıyla beraber ilk olarak cemiyetin Beyrut, Yafa ve Kudüs şubelerini açtılar. Daha sonra gizlice Mısır ve Yunanistan üzerinden hem annesini görmeye hem de cemiyetin Selanik şubesini açmak için Selanik' e gitti. Şam' dan ayrılması saray tarafından duyuldu. Ancak üstlerin kendisi gibi olması nedeniyle bir ceza almadı. Burada yeni şubeyi açtıktan sonra tekrar Şam' a döndü. Bu sıralarda 20 Haziran 1907 tarihinde Kolağası (kıdemli yüzbaşı) oldu ve Şam'daki Ordunun Kurmay Başkanlığında bir göreve getirildi. Mustafa Kemal 13 Ekim 1907 tarihinde merkezi Manastır' da bulunan 3. Ordu Karargâh' ına atandı. Buradan Selanik' teki şubesinde çalışmak üzere Selanik' e geldi. Bu arada arkadaşları Selanik' te faaliyet gösteren İttihad ve Terakki Fırkası' na katılmışlardı. Daha sonra Mustafa Kemal de arkadaşı Ömer Naci' nin isteğiyle İttihad ve Terakki' ye katıldı.

    [​IMG]
    Cumhuriyet Halk Partisi
    Cumhuriyet Halk Partisi (kısaca CHP), 9 Eylül 1923'te Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve Atatürkçü ve sosyal demokrat siyasi görüşünü benimsemiş olan Türk siyasî partidir. Çok partili düzene geçiş sürecinde tek parti iktidarını sürdürmüş ve Türkiye'de en uzun süre iktidarda bulunmuş parti olan Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olarak da anılır.

    "Halk Fırkası" adıyla kurulan partinin adının başına 1924'te "Cumhuriyet" sözcüğü eklenmiş, daha sonra 1935'teki 4. Kurultay'da bugünkü "Cumhuriyet Halk Partisi" adı benimsenmiştir.

    12 Eylül Darbesi'nin ardından, o dönem Bülent Ecevit'in genel başkanlık yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi kapatılmış; daha sonra 3821 sayılı yasaya dayanarak, kuruluşunun 69. yıldönümü olan 9 Eylül 1992 günü tekrar açılmıştır.

    CHP, kurucusu ve ilk genel başkanı Atatürk'ün vasiyeti ile tasarruf haklarını CHP'ye terk ettiği Türkiye İş Bankası'nın bir bölüm hissesinin de sahibidir. CHP'nin tasarruf hakkına sahip olduğu %28,1'lik orandaki bu banka hisselerinin kazancı, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na aktarılmaktadır.

    [​IMG]
    Türk Dil Kurumu
    Türk Dil Kurumu, Türkçeyi incelemek, gelişmesi için çalışmak amacıyla kurulan kurum.

    Kurum "Türk Dili Tetkik Cemiyeti" adı ile 12 Temmuz 1932'de Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla, bir dernek olarak kurulmuştur. Kurumun kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Samih Rıfat, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Samih Rıfat Bey'dir. Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin gereği, "Türk dilinin öz güzelliğini ve varsıllığını ortaya çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak belirlenmiştir. Atatürk'ün sağlığında 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil siyaseti belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir.

    Atatürk'ün kendisi de Türk dili üzerindeki yerli ve yabancı araştırmaları inceleyerek, dönemindeki bilginleri Türk dili üzerinde araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir. Nitekim Türk dilinin en eski anıtları olan Göktürk yazılı metinlerin ilk iki cildi onun sağlığında yayımlanmış; 1940'larda yayın hayatına çıkabilen Divanü Lügati't-Türk, Kutadgu Bilig gibi yapıtlar üzerinde de yine onun sağlığında çalışılmaya başlanmıştır. Daha sonra birçok cilt hâlinde ortaya çıkacak olan Tarama ve Derleme Sözlüğü'yle ilgili çalışmalar da Atatürk'ün sağlığında başlamıştır. Tarama Sözlüğü, 13. yüzyılda başlayan Batı Türkçe'sinin eski eserlerinin taranmasıyla; Derleme Sözlüğü, Anadolu ağızlarında kullanılan kelimelerin derlenmesiyle oluşturulmuş büyük sözlüklerdir. Çağdaş Türkçenin dilbilgisi, sözlüğü, yazımı ve terimleriyle ilgili çalışmalar da Atatürk tarafından ilgiyle izlenmiştir.

    Türk Dil Kurumu'nun kuruluşuyla birlikte çağdaş Türkçede Atatürk'ün öncülüğünde özleştirme akımı başlamıştır. Atatürk'ün ölümünden sonra öz Türkçe akımı Türk aydınları arasında sürekli tartışılan bir konu olmuştur. Türk Dil Kurumu bu akımın öncülüğünü yapmayı 1983'e dek sürdürmüştür.

    Atatürk, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı vasiyetname ile malvarlığının bir bölümünü Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu'na bırakmıştır. Fakat Atatürk'ün vasiyetnamesi 1983'te bu kurumlar devletleştirilerek çiğnenmiştir.

    Türk Dil Kurumu'nun yapısıyla ilgili ilk önemli değişiklik 1951 yılındaki olağanüstü kurultayda yapılmıştır. Atatürk'ün sağlığında Millî Eğitim Bakanı'nın kurum başkanı olmasını sağlayan tüzük maddesi 1951'de değiştirilmiştir. İkinci önemli yapı değişikliği 1982-1983 yıllarında gerçekleştirilmiştir. 1982'de kabul edilen ve şu anda da yürürlükte olan Anayasa ile Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu, bir Anayasa kuruluşu olan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altına alınarak devletleştirilmiş ve dernek tüzelkişiliklerine son verilmiştir.

    Atatürk, 1 Kasım 1936'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 5. dönem 2. yasama yılının açılış konuşmasında Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'nun geleceği ile ilgili dileklerini şu sözlerle dile getirmişti:
    [​IMG]
    Türk Tarih Kurumu
    Türk Tarih Kurumu (kısaca TTK), Türk tarihinin ilk kaynaklardan araştırılması amacı ile Gazi Mustafa Kemal’in direktifi ile 1931'de kurulmuş bir araştırma kurumudur.

    1983 yılından itibaren Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'na bağlı bir kuruluş durumuna gelmiştir.

    28 Nisan 1930 tarihinde, Türk Ocakları'nın VI. Kurultayı'nın son oturumunda, Gazi Mustafa Kemal'in direktifi üzerine Afet İnan 40 imzalı bir önerge sunmuş ve bu önergede Türk tarihini bilimsel olarak araştırmak üzere bir heyet kurulması istenmişti. Aynı gün Türk Ocakları Kanunu'na bu konuda bir madde eklendi. Oluşturulan 16 kişilik heyet ilk toplantısını 4 Haziran 1930’da yaparak yönetim kurulu ve üyelerini belirledi. Bu heyet, Türk Tarih Kurumu’nun temelini oluşturur.

    Heyet, “Türk Tarihinin Ana Hatları” adlı bir çalışma yayımlamıştır. Kitap, Orta Asya'da bir Türk uygarlığı ve bu merkezden başlayan göçlerle Türklerin Çin, Hindistan, Mezopotamya, Mısır, İran, Anadolu'ya giderek o bölgelerin halklarını uygarlaştırdıkları tezini işlemekteydi ve hedef, bu kitabın anafikrine uygun okul kitapları hazırlanmasıydı

    Türk Ocakları 29 Mart 1931'de kapanma kararı alınca Türk Tarih Heyeti, 12 Nisan 1931’de “Türk Tarih Tedkik Cemiyeti” adıyla yeniden örgütlenip çalışmalarına devam etti. Kurumun adı 1935’te “Türk Tarihi Araştırma Kurumu”, daha sonra “Türk Tarih Kurumu” olarak değişti.

    Kurum, Türk Tarih Kurumu adıyla faaliyet gösterdiği dönemde dört ciltlik lise tarih kitabını, İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın “Anadolu Beylikleri”’ni, bazı kazı raporlarını, Piri Reis’in “Kitab-ı Bahriye” ve haritasını basmış, 1937 yılından itibaren ise, Belleten dergisini yayınlamıştır. 2-11 Temmuz 1932 tarihleri arasında “Türk Tarih Kongresi” adıyla düzenlediği ilk kongrenin ardından düzenli olarak kongre düzenlemeyi sürdürdü. Uluslararası nitelikte İkinci Türk Tarih Kongresi 20-25 Eylül 1937’de gerçekleşti. 1935’te kurumun kendi imkanları ve personeli ile Alacahöyük kazısı başlatıldı.

    Kurumun çalışmaları ile cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk bizzat ilgilenmekte ve toplantılarına katılmaktaydı. Atatürk’ten sonra gelen tüm cumhurbaşkanları da bir gelenek olarak kurumun “koruyucu başkanı” oldular. Mustafa Kemal Atatürk, 5 Eylül 1938’de düzenlediği vasiyetnâme ile, İş Bankası’ndaki hisselerinin gelirinin yarısını Türk Tarih Kurumu’na bağışladı. Kurum, 21 Eylül 1940 gün ve 2/14556 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesiyle kamu yararına çalışan dernekler arasına alındı.

    Kurum, çalışmalarına Ankara'daki Türk Ocağı Halk Evleri binasında başlamıştı. 1940 yılı sonunda Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Binasına taşınmış, 12 Kasım 1967'de Turgut Cansever ve Ertur Yener tarafından tasarlanmış kendi binasına geçmiştir.

    Türk Tarih Kurumu, tüzelkişiliğe sahip olarak, 7 Kasım 1982'de kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 134. maddesi ile kurulan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesine dahil edilmiştir.
     
  2. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur Mutlu Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.150
    Beğenileri:
    4.580
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    1.587 ÇTL
    Atatürk'ün Kurduğu Kurumlar

    * Anadolu Ajansı
    * Ankara Hukuk Fakültesi
    * Ankara Orman Çiftliği
    * Bursa Merinos Halı Fabrikası
    * Çocuk Esirgeme Kurumu
    * Demiryolları ve Limanlar Genel Müdürlüğü
    * Devlet Hava Yolları
    * Devlet İstatistik Enstitüsü
    * Elektrik İşleri Etüt İdaresi
    * Etibank
    * Halkevleri
    * İşbankası
    * Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA)
    * Merkez Bankası
    * Merkez Hıfzısıha Enstitüsü
    * Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı
    * Sanayi ve Maadin Bankası
    * Sümerbank
    * Türk Dil Kurumu
    * Türk Kuşu
    * Türk Tarih Kurumu
    * Türkiye Cumuriyeti Ziraat Bankası
    * Türkiye Şeker Fabrikaları
    * Uluslararası İzmir Fuarı
    * Ziraat Okulları ve Yüksek Ziraat Enstitüsü
     

Sayfayı Paylaş