1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Atatürk’ün Milli Dış Siyasetinin Unsurları

Konusu 'Hayatından Kesitler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 10 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Atatürk’ün Milli Dış Siyasetinin Unsurları

    1. Her şeyden önce milli gücümüze dayanmak.
    2. Milli sınırlarımız içinde kalmak.
    3. Gerçekleştiremeyeceğimiz emeller peşinde koşmamak.
    4. Milletlerarası ilişkilerde eşitliğe dayanan ittifaklar kurmak.
    5. Dış politikayı yürütürken iç teşkilata dayanmak.
    6. Diğer devletlerin yönetim sistemlerinden etkilenmemek.
    7. Dış politikada bilim ve teknolojiyi yol gösterici olarak kullanmak.
    1-Her Şeyden Önce Milli Gücümüze Dayanmak

    Atatürk, varlığımızı koruyabilmek için kendi milli gücümüze güvenmeyi milli dış politikamızın bir unsuru, bir ilkesi olarak benimsemektedir. O, milli dış politikanın bu unsurunu ileri sürerken , Türkiye’yi tek başına ve yalnızlık içinde bırakmayan ve Türk devletinin bağımsızlığını zedelemeyecek, onun iç işlerine karışmayacak eşitliği esas olan ittifakları içeren bir sistem içinde kendi gücüne dayanmayı ön görmektedir.

    Nitekim, Atatürk, “Türk ulusu, iki köklü nitelikle uluslararası ilişkilerde kendini göstermektedir. Bunlardan biri ulusumuzun kendini savunmak için sarsılmaz bir azim sahibi olarak saygı duyulmaya değer bir güçte olması, diğeri, ulusumuzun dostluklarına ve antlaşmalarına, durum ne olursa olsun, değişmez bir bağlılıkla uyacağına inanılmasıdır. Türk vatanı, ulusun bu yüksek niteliklerinin güvenine dayanarak ilerlemektedir” (1925) demektedir.

    2-Milli Sınırlarımız İçinde Kalmak

    Atatürk’ün “Milli sınırlarımız içinde kalmak” sözü, O’nun barışçı bir anlayışa sahip olduğunu göstermektedir.

    “... vatanımız, Türk milletinin eski ve yüksek tarihi ve topraklarının derinliklerinde varlıklarını koruyan eserleri ile yaşadığı bugünkü siyasal sınırlarımız içindeki yurttur. Vatan, hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez bir kütledir.” 1930 (Afet İnan, M.B. ve M.K. Atatürk’ün El Yazıları, s. 19)

    3-Gerçekleştiremeyeceğimiz Emeler Peşinde Koşmamak

    Atatürk’ün düşüce anlayışında asla hayallere kapılma yoktur. Dış politikadaki hedeflerin diğer konularda olduğu gibi gerçek ve ciddi olması gerekmektedir.

    “Büyük hayaller peşinden koşan, yapamayacağımız şeyleri yapar gibi görünen sahtekâr insanlardan değiliz. Büyük ve hayalî şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın düşmanlığını, kötü niyetini, kinini bu memleketin ve milletin üzerine çektik. Biz Panislâmizm yapmadık; belki “Yapıyoruz, yapacağız!” dedik. Düşmanlar da “Yaptırmamak için bir an evvel öldürelim!” dediler. Panturanizm yapmadık, “Yaparız, yapıyoruz!” dedik, “Yapacağız!” dedik ve yine “Öldürelim!” dediler. Bütün dava bundan ibarettir. Bütün dünyaya korku ve telâş veren kavram bundan ibarettir. Biz böyle, yapmadığımız ve yapamadığımız kavramlar üzerinde koşarak düşmanlarımızın sayısını ve üzerimize olan baskılarını artırmaktan ise doğal duruma, geçerli duruma dönelim; haddimizi bilelim. Biz yaşama ve bağımsızlık isteyen milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için yaşamımızı esirgemeden veririz! 1921 (Atatürk’ün S.D.I, s.195-196)

    4-Milletlerarası İlişkilerde Eşitliğe Dayanan İttifaklar Kurmak

    Dış politikada temel ilke olarak kabul edilen eşitlik ve karşılıklı dostluk ilkelerine,Türkiye devletinin kurulmasını takiben bağlılık gösterilmiştir. Atatürkçülükte dış politikanın izlenmesinde, özgürlüğe, demokrasiye ve milliyetçiliğe bağlı olarak, bu niteliklerinden taviz vermeden diğer devletlerle ittifaklar ve paktlar kurabilir, iyi komşuluk ve dostluk ilişkileri sürdürülür.

    “Dışişlerinde dürüst ve açık olan siyasetimiz, özellikle barış fikrine dayalıdır. Milletlerarası herhangi bir sorunumuzu barış araçlarıyla çözümlemeyi aramak, bizim çıkar ve anlayışımıza uyan bir yoldur. Bu yol dışında bir teklif karşısında kalmamak içindir ki, güvenlik ilkesine, onun araçlarına çok önem veriyoruz. Milletlerarası barış havasının korunması için, Türkiye Cumhuriyeti yapabileceği herhangi bir hizmetten geri kalmayacaktır. (Ayın Tarihi, Sayı: 68, 1929, s. 5025)

    “Cumhuriyet Hükûmeti’nin, doğuda izleye gelmekte bulunduğu dostluk ve yakınlık siyaseti, yeni bir kuvvetli adım attı. Sadabat’ta, dostlarımız Afganistan, Irak ve İran ile imza etmiş olduğumuz dörtlü antlaşma, büyük bir memnunlukla belirtilmeye değer barış eserlerinden biridir. Bu antlaşmanın etrafında toplanan devletlerin, aynı amacı izleyen ve barış içinde gelişmeyi samimiyetle isteyen hükümetleri arasında işbirliğinin, gelecekte de hayırlı sonuçlar vereceğine İnanmaktayız. 1938 (Atatürk’ün S.D.I, s.388)

    5-Dış Politikayı Yürütürken İç Teşkilata Dayanmak

    Dış politikaların iç kuruluşlara dayandırılması gerekmektedir.

    “Dış siyaset, bir toplumun iç kuruluşu ile sıkı şekilde ilgilidir. Çünkü iç kuruluşa dayanmayan dış siyasetler, daima kötü duruma sürüklenirler. Bir toplumun iç kuruluşu ne kadar kuvvetli, sağlam olursa, dış siyaseti de o oranda güçlü ve sağlam olur. 1923 (Atatürk’ün S.D.II, s.162)

    6-Diğer Devletlerin Yönetim Sistemlerinden Etkilenmemek

    Atatürkçülükte diğer devletlerin yönetim şeklinden etkilenmek söz konusu değildir. Atatürk, “…biz ne Bolşevikiz, ne de Komünist; ne biri, ne diğeri olamayız. Çünkü, biz milliyetçiyiz ve dinimize saygılıyız. Özet olarak bizim hükûmet biçimimiz tam bir demokrat hükûmetidir. Ve dilimizde bu hükûmet “halk hükûmeti” diye anılır. Bu hükûmet doğrudan doğruya milletin isteklerini yerine getirmeye hizmet eder ve millet ve ülkenin yönetimine kendisi sahiptir. Bu bakımdan kendi yazgısını kendisi belirler. Yönetim kollarımızın tümünde uygulanacak olan yöntem de budur.” diyerek hiçbir devletin yönetim sisteminden etkilenilmemesi gerektiğini ifade etmiştir.

    7-Dış Politikada Bilim Ve Teknolojiyi Yol Gösterici Olarak Kullanmak

    Dünyada barışa önemli katkısı olacak dış politikanın tertiplenmesinde ve uygulanmasında akılcılık, bilim ve teknoloji yol gösterici olarak alınmaktadır. Teknoloji, bütün milletleri birbirine benzeten ve yaklaştıran mal ve hizmetleri gerçekleştirdiğinden, milletleri birliğe ve barışa götüren önemli bir vasıtadır.

    Atatürk’ün, “Milletimizin siyasi, sosyal hayatında, milletimizin fikri terbiyesinde de rehberimiz ilim ve fen olacaktır” sözü bunu en güzel şekilde açıklamaktadır.
     
  2. Nafiz_Yılmaz

    Nafiz_Yılmaz Üye

    Katılım:
    3 Eylül 2013
    Mesajlar:
    98
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Şair
    Yer:
    Nevşehir
    Banka:
    0 ÇTL
    Çok güzel paylaşım teşekkürler ZeyNoO
     

Sayfayı Paylaş