1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Atatürk’ün Yerköy’de Verdiği Yazı Dersi

Konusu 'Hayatı' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 14 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Atatürk’ün Yerköy’de Verdiği Yazı Dersi

    Gazi’nin Yerköy’den geçeceğini haber alan Kırşehir heyeti, başta Vali Nazım (Akyürek) Bey olduğu halde altmış yetmiş kişilik bir kafile halinde otomobillerle Yerköy’e geldi. Yozgat ilinden de ayrı bir heyet gelmiş Yerköylüler ve Çiçekdağlılar da istasyonu doldurmuşlardı. Her taraf Kırşehir’den getirilen halılar radyom lambalarıyla, bayraklarla donatılmıştı. Kırşehirlilerin kırmızı zemin üzerine beyaz renkte yeni harflerle işlettikleri (Kırşehir halkı büyük müncisini kemali tazimle selâmlar) Mecidiyelilerin (Çiçekdağı) (Mecidiyeliler Ulu Gazisini hürmetle selâmlar) dövizleri göze çarpıyordu.

    Gecenin karanlığında gelen tren, halkın coşkun ve sürekli alkışları arasında durdu. Gazi ve maiyetindekiler birer birer indiler. Kırşehir Valisi Nazım Bey, istasyon binasının hazırlandığını bildirdi.

    Gazi, binaya doğru ilerlerken etrafını saran halkı selâmladıktan sonra, “Nasıl, yeni harfleri öğreniyor musunuz?” diye sordu.

    Hep bir ağızdan: “Yeni harfleri öğrenmek bizim için milli haysiyet ve vicdan borcudur.” diye cevap verildi.

    İstasyon salonuna girince ilân tahtaları gözüne ilişti. “Tebeşir var mı?” diye sordu. Kırşehir heyetinden öğretmen Cevat Hakkı (Tarım) Bey hemen tebeşiri uzattı ve ona, “Geç tahtaya” emrini vermişti ki, Yozgat heyetinden Türk Ocağı Reisi cep defteriyle kurşun kalemini uzatarak Türk Ocağı adına imza buyurmalarını rica etti. Genç Ocaklıya “Şimdi sırası mıdır?” diye gülümseyerek bakan Gazi, “Yozgat Türk Ocağı Reisi, ibtida sizi imtihan edeceğim. Buyurunuz tahta başına.” dedi ve şu cümleyi yazdırdı:

    “Türk Ocakları, milleti tenvir için çok kıymetli bir fırsata malik bulunuyorlar.”

    Bu sırada Saffet (Arıkan) Bey ve yaverlerinin dağıttıkları yeni harflerle basılmış Kıraat (Okuma) kitabından parçalar okuttu ve bazı imlâ, kelime ve söyleyiş hataları üzerinde durarak gerekli düzeltmeleri yaptı.

    Sonra Yozgat Maarif Müdürü Şevki Bey’i Baytar Fahri Bey’i Vali Ali Rıza Bey’in oğlunu ve Kırşehir heyetinden bazı kişileri kıraattan imtihan etti.

    Kırşehir Orta Mektep Müdürü Ömer Aydın (Genç) Bey’i görünce iltifatlarda bulundu. Ona da:

    “Türk Milleti’nin nurlu ordusu, yüksek erkânı muallimler, cidden milleti kendilerine minnettar kılacak vaziyette bulunuyorlar.”

    Cümlesini yazdırdı.

    Çiçekdağı ilçesi İlkokul Başöğretmeni Oğuz Bey’e de yazdırdığı cümle:

    “Bu geceki mülâkatımız biraz geçce oldu. Fakat, bu tarzı tesadüfümüzde de bir hususiyet vardır.”

    Yeni harfleri öğrenmeye bir hafta önce başlayan öğretmenlerden Naciye (Genç) ve Nesibe (Gönendik) Hanımların hatasız okuyuşları, Gazi Hazretlerini çok memnun etti.

    İmtihan bittikten sonra Gazi, yeni harflerin tatbikinde okuma ve yazmayı güçleştiren şekiller bulunup bulunmadığını sordu. Gözlerini çevirdiği kara tahta başındaki Cevat Hakkı Bey, bilhassa bağlama , istifham (soru) çizgilerinin, rabıt (bağlama) edatı olan (ki) ile zarf edatı olan (ki), (dahi) mânasına gelen (de-da) gibi edatların yazılışında harfleri ayırt edemediklerini, kara tahtaya örnekler yazarak anlatmaya çalıştı.

    Bu sırada Yozgat Milletvekili Süleyman Sırrı (İçöz) Fransızcada olduğu gibi (Q) harfinin niçin kabul edilmediğini sordu. Bu soruya da Gazi’nin gözlerine bakarak Cevat Hakkı Bey şöyle cevap verdi:

    -Kâmil, katil, gâip, gar… gibi yabancı menşeli kelimeleri Türkçeleştirmek için…

    Gazi, gülerek ve “Evet, doğrudur” diyerek tasdik etti.

    Tam bir saat beş dakika süren bu imtihanda bir çok noktaları açıkladı, aydınlattı. Halka, yeni harfleri bir an önce öğretmeleri için münevverlere düşen vazifeleri işaret buyurdu.

    Üstü zarif bir Kırşehir halısı ile örtülü masanın kenarındaki koltuğa oturdu. İkram edilen kahve ve sigarasını içerken Öğretmen Cevat Hakkı Bey dağıtılan kıraat kitaplarından birisini dolma kalemiyle birlikte uzatarak fırkaları adına imza buyurmalarını istirham etti. Gazi, doğruldu, sunulan kitabı ve kalemi masanın üzerine koydu, tekrar ellerine aldı, şöyle öğretmene ve kaleme baktı:

    “İşte şimdi olur.” dedi.

    Kitabın ilk sayfasına “20 Eylül 1928” tarihini yazdıktan ve imzasını attıktan sonra, kitabı Cevat Hakkı Bey’e verdi.


    Kaynak: Başöğretmen Atatürk 1919-1928, Ahmet Bekir Palazoğlu, Ankara 1991, Cilt.1, s.319
     

Sayfayı Paylaş