1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Avrupa Sosyal Modeli

Konusu 'Hukuk Köşesi' forumundadır ve imposibel tarafından 7 Şubat 2009 başlatılmıştır.

  1. imposibel

    imposibel Usta

    Katılım:
    14 Aralık 2008
    Mesajlar:
    588
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    1 ÇTL
    Avrupa Birliği üye ülkeleri dünyanın diğer yerlerinde farklı olan, toplumun nasıl örgütleneceği konusunda ortak bir görüş paylaşmaktadırlar. Bu görüş Avrupa Sosyal Modeli olarak bilinir. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC), birçok gelişmenin olmasına ve ABnin ideal bir toplumu yakalamaktan çok uzak olmasına rağmen, Avrupa Sosyal Modelini savunmanın ve güçlendirmenin sadece Avrupa halkları için değil tüm dünya hakları için hayati önem taşıdığına inanmaktadır.


    Sosyal Avrupanın menşei

    İkinci Dünya Savaşını takiben, Avrupa Liderleri bu kıtanın tarihini belirleyen milletler arasındaki çatışmaları iyileştirecek bir çerçeve aradılar. Altı kurucu ülkeden (Altılar), Avrupa Birliği yakında 27 olacak 25 Üye Devlet ile karar alma ve işbirliği için yek bir sistem bazında büyüdü.


    Avrupa Topluluğunu Kuran Antlaşma (TEC) temel sosyal hedefleri ortaya koymuştur:

    İstihdamın teşviki, iyileştirilmiş yaşam ve çalışma koşulları... düzgün sosyal koruma, yönetim ve işçi arasındaki diyalog, ihraca karşı savaşan ve uzun vadeli bir görüşe sahip insan kaynaklarının geliştirilmesi.


    AB Temel Haklar Şartı özgürlükler, eşitlik ve dayanışma, adil çalışma şartları haklarının eklenmesi, sosyal güvenlik ve sosyal yardım, kadın ile erkek arasında eşitlik ve toplu pazarlık ve grev gibi sendika hakları üzerine bölümleri kapsar. Ab sadece yarım yüzyıllık bir barış getirmekle kalmamış aynı zamanda ekonomik ve sosyal ilerleme de sağlamıştır. Merkezdeki temel ilke dayanışma ve birleşmedir: yani, ekonomik büyüme, toplumun herhangi bir bölümünde yer almamalı, tüm toplumun refahına hizmet etmelidir.

    Örneğin İrlanda  daha önceleri Avrupadaki en fakir ülkelerden biriydi  her ne kadar tüm vatandaşlarına refah sağlamada pek başarılı olmasa da dinamik ve başarılı bir ekonomiye sahip olmak adına ABden faydalanmıştır. Benzer büyüme ve gelişme şu an için Doğu Avrupada bulunan bazı yeni AB Üye Devletlerinde de gözlenmektedir. Sürdürülebilir ekonomik ve sosyal gelişme aynı zamanda çevreye saygı ve doğal kaynakların akılcı kullanımına da işaret eder.


    Avrupa Sosyal Modelinin Özellikleri


    Sosyal Avrupanın genel hedefi daha eşit bir toplum yaratmak olmalıdır: yoksulluğa ve yoksulluk ücretlerine son vermek, temel insan haklarını, hizmetlerini ve her bireyin insanca yaşayabileceği bir geliri garanti altına almak.


    ETUC beş ana öğe belirlemiştir:

    - temel sosyal haklar, birlik kurma özgürlüğü, grev hakkı, haksız işten çıkarılmaya karşı koruma, adil çalışma şartları, eşitlik ve ayırımcılılığın olmamasını da içerir;

    - oldukça gelişmiş evrensel sistemlerden alınan sosyal koruma, ve asgari gelir veya ilerleme vergilendirmesi gibi refahın yeniden dağıtılmasına dair tedbirler;

    - toplu sözleşmelere kara verme, işçinin temsil edilmesi ve konsültasyon hakkı ile sosyal diyalog, ve ulusal ve Avrupa İş Konseyi Toplantıları;

    - örneğin, sağlık ve güvenlik, çalışma saatlerini sınırlandırılması, tatiller, iş korunması ve eşit fırsatları içine alan sosyal ve istihdam düzenlemesi;

    - tam istihdamda, genel menfaat ile ekonomik ve sosyal birleşmeyi sağlamak için devlet sorumluluğu.


    Neden Sosyal Model Saldırı altındadır?


    Küreselleşme dünyadaki pazarlarda rekabeti arttırmaktadır. Aynı zamanda, son yıllarda, Ab büyüme oranları beklentiler doğrultusunda gerçekleşmemiştir. Bu da Avrupanın daha rekabetçi bir ortam içinde güçlü refah tedbirleri lüksünü daha fazla devam ettiremeyeceği yönünde iddiaları beraberinde getirmiştir. ABnin Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkeler ile rekabet etmek istiyorsa, sosyal korumayı bir kenara bırakması ve iş yönetmeliğini daha kolay hale getirmesi tartışılmaktadır.


    Cevaben ETUC, AB liderlerini işçi hakları ve yaşama koşulları boyutunda ekonomik reforma karşı uyarmıştır. Avrupa Sosyal Modelinin tehdit altında olmasına dair korkular, halkın ABden kuşku duymasına ve Avrupa Anayasasının 2005 yılında Fransa ve Hollandada reddedilmesine sebep olmuştur.


    Bir veya birkaç sosyal model?


    Akademik ve siyasi çevrelerdeki birçok tartışmada tek bir Avrupa Sosyal Modelinden bahsetmenin mümkün olup olmadığı veya gerçekte örneğin iş güvenliği ve toplum refahına farklı yaklaşımlar getiren beş değişik model mi olduğu üzerinde odaklanmıştır.


    ETUC uygulamada bazı değişkenlikler olmakla beraber, Avrupa evriminin altında ortak hayati değerler ve ilkelerin yattığına inanmaktadır. AB sosyal ortaklık ilkesi üzerine inşa edilmiştir: herkesin menfaati için toplumdaki farklı menfaatler arasında fedakârlık.

    Sosyal müktesebatın kabul edilmesinde  Avrupa sosyal politika mevzuatı  tüm 25 AB Üye Devletleri aynı kurallar çerçevesine imza atmışlardır. Bu da gelecekteki Avrupa entegrasyonu için hayati önem taşıyan bir ilerlemedir. AB daha fazla büyümeyi ve mal ve hizmetler için tek bir iç market ile refaha ulaşmayı hedeflemektedir; ancak bu durumda herkes için bir level playing field (tarafların aynı avantaj ve dezavantajlara sahip olduğu durum) oluşturmak için bir düzenleme gerektiren tek emek piyasasına da acil ihtiyacı olduğunu bilmelidir. Aksi takdirde, bu race to the bottom (Dibe doğru yarış) diye adlandırılan, işçilerin düşen standartlar ve çalışma şartlarını yanında artan rekabetin bedelini ödediği, firmaların ise bilgi ve yeniliğe yatırım yapmak yerine, çalışma koşullarını düşürerek rekabet sağladığı bir durum oluşturur.


    ABnin sosyal mevzuatı, toplumsal dampingden korumak amacı ile minimum standartların belirtildiği bir önemli güvenlik yaratır.

    Bazı Üye Devletlerin ve özellikle de Kuzey ülkelerinin yüksek büyüme ve düşük istihdamda daha başarılı oldukları doğrudur. Avrupa Birliğinin best practice (En iyi uygulama)lardan ders almayı; esneklik ve güvenlik (flexibility & security) kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturulan flexicurity denen yeni bir terim  işler arasındaki daha büyük mobiliteye aktif refah tedbirlerinin eşlik ettiği durum  gibi sistemlerin daha geniş çapta uygulanabilir olup olmadığını incelemeyi öğrenmesi gerekmektedir.


    Sosyal Avrupa = küreselleşmeye cevap

    Sosyal Avrupa değişim şartları ve sonuçları göğüslemek açısından halklar
    yardımcı olan bir çerçeve önermelidir.

    Bu bağlamda ETUC, büyük endüstriyel yeniden yapılanmadan darbe alan işçilerini desteklemek için Avrupa Komisyonunun bir Globalleşme (Küreselleşme) Ayarlama Fonu (GAF) ile ilgili önerisini memnuniyet ile karşılamıştır. Ancak ETUC aynı zamanda, mevcut ayarlama tedbirleri, özellikle de toplu pazarlık uygulamasında belirtilenler ile herhangi bir karışıklık veya yanlış anlamayı da bertaraf etmek için GAFın sosyal ortaklar ile yakın bir konsültasyon içerinde uygulanmasında da ısrar etmektedir.

    İşçilerin fazlalığından dolayı emekliye ayrılma durumu ile karşı karşıya kalan emekçiler önceden çok iyi bilmelidirler ki kendilerine yeniden eğitim veya başka bir iş bulmaları için zaman verilecektir. İsveç ABdeki en uzun bildirim dönemlerinden birini (4 YILLIK tasarruf şartından 6 ay sonra) ve aynı zamanda dünyadaki en yüksek istihdam oranlarından birini ortaya koyar. Araştırma, daha önceden uyarı ile kişilerin yeni işleri daha kolay bulduklarını ispat etmektedir. AB bilgi ve konsültasyon mevzuatı ve Avrupa İş Konseyi Toplantıları ile iş yerlerindeki gelişmelerle ilgili işçiler temas halinde tutulmalıdır.


    4 yıllık çalışma tasarrufu olan işçi için toplu işten çıkarma halinde bildirim süreleri


    Danimarka
    4 ay

    Avusturya
    2 ay

    Belçika
    4 ay

    Finlandiya
    2 ay

    Fransa
    2 ay 20 gün

    Almanya
    2 ay

    İtalya
    2,5 ay

    İsveç
    6 ay

    İngiltere
    3 ay


    Uygun menfaat sistemleri işçilerin değişikliklere direnmekten ziyade yapıcı olarak cevap vermelerini sağlar.


    Yüksek sosyal standartlar ekonomik performansı arttırır

    Hali hazırda Avrupalı işçiler dünyadaki en üretken olanlar arasındadır ve bu durum da güçlü sosyal koruma politikaları olan Üye Devletlerde doğrudur. Alman işçi saat başı üretkenliği ABD ortalamasına yakındır; Fransa ve Belçika da bundan çok geride değildirler.


    Yakın tarihte yapılan bir Dünya Bankası Anketinde, 11 AB milleti, özellikle Kuzey Denizi ve Baltık Ülkeleri olmak üzere dünyadaki en rekabetçi 30 ülke arasında yer aldılar. Danimarka en büyük ekonomik refah, en yüksek istihdam oranı ve sosyal korumaya yapılan en yüksek yatırım ile ABde liste başı geliyordu, işsizlik oranı sadece %5 idi ve emeğin %80i sendika üyesiydi. Bu durumda AB-25in aynı zamanda en geniş küresel ticaret bloğu olması ve dünya ihracatındaki payını artırması şaşırtıcı değildir. Son beş yıl içerisinde Çine ihraç %87 oranında gerçekleşmiştir.


    İş organizasyonundaki reform sürecine çalışanlarını da dâhil eden şirketler yenilenme ve üretim performansı aççısından ektiklerini biçiyorlar. Almanyada, modernize edilmiş olan imalatçı firmalar rakiplerine kıyasla %8-30 emek üretkenlik avantajı elde etmişlerdir.


    Aile sorumlulukları olan kişilerin, özellikle de kadınların emek piyasasında tam bir rol oynamalarını sağlayacak tedbirler, kişilerin hayat kalitelerini de iyileştirerek aynı zamanda ekonomik katkılar da sağlayacaktır. AB üniversiteleri mezunlarının %56sını şu an için kadınlar teşkil etmektedir, o halde bilgilerini ve becerilerini emek piyasasında kullanmalarını sağlamak önemlidir.


    Refahın yeniden dağıtılması


    Yoksullukla savaşan ve refahın yeniden dağıtımına dair aktif politikalar, dünyanın diğer yerlerine nazaran Avrupada yüksek derecede eşitliğe çok katkıda bunmaktadır. (aşağıdaki şekle bakınız). Düzenlenmemiş bir serbest piyasada, nüfusun %30u yoksulluk riski taşıyacaktır (OECD tahminleri). Sosyal transferler, ABDde %20-25 civarında kalan bu rakamları %10-15e indirmektedir.


    Rakamlar durumu anlatıyor

    Her ne kadar ABD yüksek sosyal mobilite, yoksul kişilerin durumunun iyileştirilmesi ile ünlü olsa da, gerçekler tamamen farklı bir tablo ortaya koyuyor. Örneğin, ABDDeki yoksul ailelerin çocuklarının %40ı, ABde %2530 olan bu rakam düşünüldüğünde, bu yoksulluğun içinden çıkamıyorlar. Amerika Birleşik Devletlerinde yoksullukta yaşayanların sayısı her yıl 1 milyon artıyor.


    Bilginin Değeri

    Avrupa hiçbir zaman ödemeleri keserek ve çalışma koşullarını gerileterek Çin gibi gelişmekte olan ülkeler ile rekabeti ümit edemez- ödeme alanı çok geniştir. Öyleyse AB yüksek beceri, bilgiye dayalı ekonomi ile yapabileceği en iyi üzerinde odaklanmalıdır. Bu da araştırma ve yenilenmeye yatırım, daha yüksek kaliteli işlerin yaratılması ve işçilerin bu işleri yerine getirebilmeleri için becerilerinin olmalarını sağlamak anlamına gelmektedir. Yaşam boyu öğrenme hayati önem taşıyan bir unsurdur. 2002de Avrupa sosyal ortakları yaşam boyu öğrenmeyi geliştirmek için çerçeve yasalar üzerinde anlaşmışlardır.


    Değişen bir Toplum


    Daha iyi sağlık hizmeti ve sosyal koruma Avrupaya yaşam süresini uzatmada en önemli hedeflerden birini elde etmesinde yardımcı olmuştur. Ancak bu, 2030 yılı itibarı ile 55 yaşın üzerinde tahmini 24 milyon daha fazla işçisi olacak yaşlanan bir toplum için bazı sorunları beraberinde getiriyor. AB tercih etmeleri halinde daha iler yaştaki kişilerin işlerinde kalmalarını ve emekliliklerinden sonra rahat ve insanca bir yaşam sürmelerini sağlamak için yollar bulmalıdır. Avrupanın aynı zamanda AB ekonomisi için taşıdıkları hayati önemi artmakta olan seyyar ve göçmen işçilerin de güvenliğini garanti etmeye ihtiyacı vardır.


    Sosyal Diyalog: üretken bir faktör

    Ekonomik büyümeyi alı koymaktan uzak olan sosyal diyalog, işçilerin moralini artırarak ve onlara yaptıkları işte daha fazla kontrol vererek yenilenme ve üretkenliği artırmaktadır.

    Sosyal ortaklar arasındaki Avrupa düzeyindeki diyalog, yönetim ve işgücü arasındaki bilgi ve konsültasyon ile sınır ötesi şirketler arasında gerçekleşen EWCler (Avrupa İş Konseyi Toplantıları) Avrupa Sosyal Modelinin önemli hususlarıdır. Politika yapıcıların işçi haklarının becerili ve yenilikçi işgücü yaratmaya yardımcı olduğunu anlamaları gerekmektedir.


    Küresel bir sorumluluk

    Avrupa Sosyal Modeli, ekonomik ve sosyal ilerlemenin eşit öncelik getirdiği ve uygun iş ile sosyal korumanın yoksullukla ve sosyal dışlanma ile savaştığı, sosyal adalet ve dayanışmaya dayandığı bir toplum için dünyanın geri kalanına bir örnek teşkil etmektedir. İşte bu nedenle Sosyal Avrupanın başarısı sadece Avrupa vatandaşları için değil, aynı zamanda diğer ülkelerdeki doğru ve adil siyasi sitemlerin geliştirilmesi için de önem arz etmektedir.

     

Sayfayı Paylaş