1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Avrupa Tarihi (1600-1918)

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 30 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    MUTLAKİYETTEN PARLAMENTERİZME

    Mutlakiyet-Monarşi
    Bir devlet içerisinde yönetimin bir kişi, bir grup yada bir zümre tarafından yürütülmesine Mutlakiyet yani monarşi denir.

    Monarşi üçe ayrılır;

    1-Mutlak Monarşi:
    Bütün yetkilerin bir kişide toplanması demektir.
    2-Meşruti Monarşi: Ülke yönetiminin Kral ile halkın ve kralın seçtiği kişiler arasında paylaşılması demektir.
    3-Parlamenter Monarşi: Devleti Kral ile sadece halkın seçtiği parlamenterlerin yönetmesi demektir.

    2.MUTLAKİYETTE GELİŞMELER
    Aydınlanma Çağı Mutlakiyeti

    Avrupa-da Rönesans hareketleriyle başlayan bilimsel gelişmeler, daha sonra da sürdürülmüş, modern bilimin ve pozitif düşüncenin temelleri atılmıştır.
    Avrupa-da bilimsel çalışmaların hızla arttığı XVII. yüzyıl Akıl Çağı, bu çalışmaların sistemleştirildiği XVIII. yüzyıl ise Aydınlanma Çağı olarak isimlendirilmiştir.
    İngiltere-de Demokrasi hareketleri
    Avrupa-da mutlakiyetten parlamentarizme geçiş çalışmaları İngiltere'de başlamıştır.
    İngilizler, 121 5te krallarına Büyük Şart (Magna Charta) denilen bir fermanı kabul ettirerek parlamento yönetiminin kurulmasına ortam hazırlamışlardır.
    Bu fermana göre kral, halkın onayı olmadan vergi toplayamayacak, kanunsuz olarak kimseyi tutuklatamayacak, hapis ve sürgün edemeyecekti.
    Parlamenter sistem bazen işletilerek, bazen askıya alınarak XVII. yüzyıla kadar gelindi.
    XVII. yüzyıl mutlakiyetle özgürlük hareketlerinin mücadelesine sahne olmuş, sonuçta İnsan Hakları Bildirisi kabul edilmiş ve İngiltere'de meşruti yönetim kurulmuştur (1688).

    ABD'nin Kurulması
    Amerika'nın keşfinden sonra İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler bu kıtada toprak sahibi oldular.
    İngilizler, Amerika'daki topraklarını genişlettikten sonra Avrupa-nın çeşitli ülkelerinden göçmenler yerleştirerek koloniler kurmuşlardır.
    XVIII. yüzyıl ortalarında bu kolonilerin sayısı 13'e yükseldi. Koloniler ABD'nin temelini oluşturmuştur.
    İngilizlere bağlı olan koloniler, İngiliz kralının tayin ettiği bir vali tarafından yönetiliyor ve bir de meclisleri bulunuyordu.
    Amerika'da yaşayan bu insanların İngiltere'nin özgür vatandaşlarından farkı yoktu.
    1756 - 1763 yılları arasında İngiltere'nin Avusturya, Fransa ve Rusya ittifakıyla yaptığı savaşlar (Yedi Yıl Savaşları) maliyesinin bozulmasına neden oldu. İngiltere'nin mali durumunu iyileştirmek amacıyla yeni vergiler koyması Amerika'daki kolonilerin tepkisiyle karşılaştı.
    1774de toplanan 1. Filedelfiya Kongresi'nde İngiltere ile savaşa karar verildi.
    2 . Filedelfiya Kongresi'nde (1776) 13 sömürge bağımsızlıklarını ilan ettiler.
    Bu kongrede İnsan Hakları Bildirisi kabul edilerek onaylandı.
    Bu durum kolonilerin bağımsızlık mücadelesini insan hakları ve özgürlük düşüncesine dayandırdıklarını gösterir.
    Fransa, İspanya ve Hollanda'dan yardım alan koloniler, İngilizleri yendiler. Bunun üzerine İngilizler barış istemek zorunda kaldı ve taraflar arasında Versailles (Paris-Versay) Antlaşması imzalandı (1783). Bu antlaşmayla İngiltere l3 koloninin bağımsızlığını tanımıştır.
    Amerika kıtasındaki koloniler bağımsız olduktan sonra, bazı siyasal düzenlemeler yaparak Amerika Birleşik Devletleri adı verilen federal bir devlet kurmuşlardır (1787).

    ABD'nin kurulması sonucunda,
    1-İnsan Hakları Beyannamesi ilan edilerek demokratik bir rejim kurulmuş ve Avrupa'ya örnek olmuştur.
    2-Amerika Birleşik Devletleri Avrupa'ya karşı denge unsuru olmuştur.
    3-Avrupa'dan birçok aile ve topluluk Amerika'ya göç etmiştir. Bu göçler sonucunda Avrupa-da işsizlik azalmış, siyasi ve dini kavgalar önemini kaybetmiştir.

    Fransız İhtilali - 1789
    1789-da ezilen Fransız halkının krala ve adaletsiz yönetime karşı çıkardığı ayaklanmaya -Fransız İhtilali- denir.
    Sebepleri
    1- Fransa, XVI. yüzyıldan itibaren katı bir mutlakıyetle yönetiliyordu. Kral, kendisini Tanrı'dan başka kimseye hesap vermek zorunda görmüyordu.
    2-Savaşlar ve lüks harcamalar vergileri ağırlaştırmış, halk geçim sıkıntısı çekmeye başlamıştır.
    3-Sosyal nedenler Fransa-da halk birbirine eşit olmayan, ayrı hak ve imtiyazlara sahip soylular, rahipler, burjuvalar ve köylüler olmak üzere sınıflara ayrılmıştı.
    4-Fransa-da yetişen Monteskiyö, Volter, Dalamber, Didero ve Jan Jak Russo gibi aydınlar, yazdıkları eserlerde Fransa-nın rejimini eleştirerek, Fransa'da halkın krallık rejimine karşı kışkırtılmasını sağlamıştır.
    5-Fransız halkının, İngiltere ve Amerika'daki vatandaşlara verilen demokratik hakların kendilerine de tanınmasını istemesi ihtilalin çıkmasında etkili olmuştur.

    İhtilalin Gelişimi
    Maliyeyi düzeltmek amacıyla alınan tedbirler sonuç vermeyince Kral XVI. Lui Fransa'nın bir çeşit milli meclisi olan Etejenero'yu toplantıya çağırarak gerekli tedbirleri almasını istedi (1789).
    Bu toplantıda soylular ve rahipler ile halkın temsilcileri arasında anlaşmazlık çıkınca, halkın temsilcileri Etejenero'yu -Milli Meclis- ilan ettiler.
    Kral, yabancı askerlerle meclisi dağıtmak isteyince, ayaklanan halk Bastil Hapishanesi'ni basarak siyasi tutukluları serbest bıraktı (14 Temmuz 1789).
    Böylece bütün dünyayı derinden etkileyecek sonuçları ortaya çıkaran Fransız İhtilali başlamış oldu.
    Kurucu Meclis 28 Temmuz 1789'da soyluların ve rahiplerin ayrıcalıklarını kaldırarak İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirisi'ni yayınlamış, ardından da, bir anayasa çıkararak kralın yetkilerini kısıtlamıştır.
    Bu çalışmalar sonucunda Fransa'da meşrutiyet rejimi kurulmuştur.
    İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirisi'nin önemli maddeleri şunlardır:
    Egemenlik milletindir. Hiçbir kişi ve kuruluş, milletçe verilmeyen bir egemenliği kullanamaz.
    Herkes din, inanç, düşünce ve düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğüne sahiptir.
    Özgürlük başkasına zarar vermeyen her şeyi yapabilmektir.
    Mülkiyet hakkı, kutsal ve dokunulmaz bir haktır. İnsan ve vatandaş haklarının güvence altına alınması bir kamu gücünün varlığını zorunlu kılar.
    Herkes suçlu olduğu kanıtlanıncaya kadar suçsuz sayılır.

    Fransız İhtilali'nin Sonuçları
    1-Egemenlik hakkını Tanrı'dan aldığı iddia edilen mutlak krallıkların yıkılabileceği ortaya çıkmıştır. Fransa'da mutlak monarşi yıkılarak egemenliğin halka ait olduğu kabul edilmiştir.
    2-Milliyetçilik ilkesi siyasi bir karakter kazanarak çok milletli devletlerin parçalanmasında etkili olmuştur.
    3-Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başlamış, şahsi güçlere, zekaya ve girişim yeteneğine ortam hazırlanmıştır.
    4-Fransız İhtilali sonuçları bakımından evrensel olduğundan Yeni Çağ'ın sonu, Yakın Çağ'ın başlangıcı kabul edilmiştir.
    5-Dağınık halde bulunan milletlerin siyasal birliklerini kurmalarına ortam hazırlamıştır.
    6-İnsan Hakları Bildirisi Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye dönüştürülmüştür.

    Fransız İhtilali'nin Osmanlı İmparatorluğu'na Etkileri
    Fransız İhtilali, Osmanlı ülkesinde vatandaş haklarının korunması, yargı güvencesi ve din ayrımı yapılmadan eşitlik gibi ilkelerin yayılmasına neden oldu. Böylece Osmanlı İmparatorluğu-nda demokrasi hareketleri başlamıştır.
    Tanzimat ve Islahat Fermanlarının ilan edilmesi ile Meşrutiyetin ilan edilerek parlamenter yönetime geçilmesi Fransız İhtilali'nin Osmanlı ülkesindeki olumlu etkilerine örnek olarak gösterilebilir.
    Fransız İhtilali'nin olumsuz etkisi; milliyetçilik akımının ülkedeki Türk olmayan topluluklar arasında hızla yayılması oldu.
    XIX. yüzyılda milliyetçilik akımının etkisiyle ülkede isyanlar çıktı. Bu yüzyıl Osmanlı Devleti açısından--Ayaklanmalar Yüzyılı-- olmuştur. Milliyetçilik ilkesi Osmanlı İmparatorluğu-nun dağılmasında önemli rol oynamıştır.

    4.ESKİ DÜZENE DÖNME ÇABALARI ve TEPKİLER
    (1815-1870)
    Viyana Kongresi (1815)

    Avrupa devletleri Fransa-nın Waterlao yenilgisinden sonra Avrupa'da bozulan sınırları ve siyasi dengeyi yeniden düzenlemek ve Avrupa'nın geleceğini belirlemek amacıyla Viyana-da bir kongre topladılar (1815).
    Osmanlı Devleti'nin katılmadığı bu kongreye 90 kadar devlet ve hükümet katıldıysa da, Viyana Kongresi'ne Fransa'nın yenilmesinde etkili olan İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya hakim olmuştur.

    Viyana Kongresi'nde;
    1-Büyük devletlerin istekleri doğrultusunda Avrupa devletlerinin sınırları çizilmiş, bu devletler yeni topraklar kazanmışlardır.
    2-Fransız ihtilali'nin yaydığı fikirler göz önüne alınmamış ve siyasi emeller öne çıkmıştır. Mutlak krallık sistemi devam ettirilmeye çalışılmıştır.
    3-Sınırların çizilmesinde milliyet, din ve dil faktörleri önemsenmediği için Avrupa'da barış ve huzur sağlanamamıştır.
    4-İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya kurdukları düzeni koruyabilmek için aralarında bazı antlaşmalar yapmışlardır.
    5-Şark meselesi ortaya atılmıştır. Rusya, Osmanlı Devleti'nin paylaşılmasını istemişse de, bu istek İngiltere'nin çıkarlarına ters düştüğünden kabul edilmemiştir.
    6-Belçika ile Hollanda, İsveç ile Norveç birleştirilmiştir.
    7-Fransa, ihtilalden önceki sınırlarına geri çekilmiştir. Napolyon'un son verdiği hükümet ve krallar ülkelerine dönerek tahtlarına yeniden sahip olmuşlardır.

    RESTORASYON DEVRİ ( 1815 - 1830 )
    Avrupa-nın büyük devletleri, Avrupa düzenini korumak, krallık rejimine karşı yapılacak ihtilal hareketlerini bastırmak, Avrupa-yı mutlak krallık rejimleriyle yönetmek için aralarında bazı antlaşmalar yapmışlardır.
    Bu nedenle Viyana Kongresinden, Navarin Olayı'na ( 1827) kadar geçen devre Avrupa'da Restorasyon Devri ( yeniden kurmak, kuvvetlendirmek ) olarak adlandırılır.

    1830 İhtilalleri
    Viyana Kongresi'nin getirdiği düzene ilk tepki hareketi Fransa'da başlamıştır.
    Viyana Kongresi'nden sonra Fransa kralı ülkede asıl gücü elinde bulunduruyordu.
    Bu arada iktidardaki krallık taraftarı muhafazakarlar basın ve düşünce özgürlüğüne sınırlama getirdiler. Anayasanın tanıdığı hakları vermediler.
    Bu nedenle muhafazakarlarla liberaller arasında tartışmalar başladı. Kral X. Şarl meclisi dağıttı.
    Yapılan yeni seçimi muhalifler kazanınca kral, meclisi tekrar dağıttı ve basın özgürlüğünü kaldırdı.
    Bu gelişmeler üzerine halk ayaklandı, kral tahttan indirilerek daha liberal görüşleri benimseyen Lui Filip tahta çıkarıldı (1830).

    1830 İhtilallerinin sonucunda,
    1-Yeni kral anayasaya sadık kalacağına yemin etmiştir.
    2-Fransa'da meşruti krallık kurulmuştur.
    3-Fransa'da başlayan ihtilaller diğer Avrupa ülkelerine de yayılmıştır. Avrupa ülkelerinde liberal demokrasiler güçlenmiş ve parlamenter sisteme geçiş hızlanmıştır.
    1848 İhtilalleri
    1848 İhtilallerinin başlamasında,
    1-Milliyetçilik hareketlerinin, liberalizmin güçlenmesi ve bunların bağımsızlığa dönüştürülmek istenmesi
    2-Sanayi İnkılabı ile ortaya çıkan işçi sınıfının bir takım sosyal haklar istemesi
    Fransa-da kral, işçilerin sorunlarıyla ilgilenmedi. Ayrıca kişi hürriyetlerini kısıtlamış, şahsi iktidarını kuvvetlendirme yoluna gitmiştir.
    Bu durum ihtilalin patlak vermesine neden oldu. İhtilalin çıkmasında liberallerin ve sosyalistlerin büyük etkisi olmuştur.

    1848 İhtilalleri sonucunda,
    1-Kral istifa etmiş ve Fransa'da cumhuriyet ilan edilmiş, sosyal hukuk devleti kavramı doğmuştur. Halka seçim hakkı tanınmıştır.
    2-Ölüm cezası kaldırılmış ve esir ticareti yasaklanmıştır. Avusturya'da toprak köleliği kaldırılmıştır.
    3-İtalya ve Almanya'da siyasal birliğin kurulmasına zemin hazırlanmıştır.
    4-Avrupa'da krallar uyruklarının seçim haklarını genişletmiş ve işçi sınıfına yeni haklar vermiştir. Avrupa'da sosyalist akımlar yayılmaya başlamıştır.

    Avrupa'nın Osmanlı'ya Uyguladığı Çifte Standart
    XIX. yüzyıl boyunca Avrupa devletleri Osmanlı Devletine karşı çifte standart uygulamışlardır.
    Bu devletler, Viyana Kongresi'nden sonra monarşilerin güçlü siyasi kuruluşlar olarak devamını amaçlayan bir siyaset izlediler. Bu nedenle sert önlemler almışlar, 1830 ve 1848 İhtilallerini kanlı bir şekilde bastırmışlardır.
    Ancak kendilerindeki gibi yönetimi monarşi olan Osmanlı Devleti'ni destekleyecekleri yerde ulusçuluk isyanlarını destekleyerek parçalanmasını ve yıkılmasını hızlandırıcı faaliyetler içine girmişlerdir.

    İtalya-nın Kurulması-1870
    Viyana Kongresi, İtalya'yı yedi hükümete ayırmıştı.Bunlar içinde Piyemente en güçlü devletti.
    İtalyan aydınları siyasi birliği kurmak amacıyla -Karbonari- adlı örgütü kurarak çalışmalara başladılar. İtalyan birliğinin kurulabilmesi için Avusturya'nın ülkeden çıkarılması gerekiyordu.
    Piyemonte, Kırım Savaşı'na katılarak Fransa'nın desteğini sağladı. 1859'da Avusturya İtalyanlara yenildi.
    1870 yılında İtalya siyasal birliğini kurdu. Ardından sömürgecilik çalışmalarına başladı. Papalık ise siyasi gücünü kaybederek sadece dini yönünü koruyabilmiştir.

    Almanya'da Siyasi Birliğin Kurulması
    Viyana Kongresi'nde Avusturya başkanlığında Germenya Konfederasyonu'nun kurulması kararı alınmıştı. Bu durum Avusturya ile Prusya'nın karşı karşıya gelmesine neden oldu. Alman birliğinin kurulmasında Prusya Başbakanı Bismark'ın çalışmaları etkili oldu ve Prusya güçlü bir duruma geldi.
    Danimarka, Avusturya ve Fransa'ya karşı yapılan savaşlar sonunda Alman birliği kuruldu (1871). Prusya kralı 1. Vilhem Alman imparatoru oldu. Avrupa'nın önde gelen devletlerinden biri olan Almanya, sömürgecilik hareketlerine başladı.
    Almanya ve İtalya'nın siyasi birliklerini kurmasıyla;
    Avrupa'da güçler dengesi değişmiştir.
    Fransa ve Avusturya güç kaybına uğramıştır.
    Yeni ittifaklar kurulmuştur.

    Avrupa'da Bloklaşma
    Almanya önderliğinde 1872 yılında Rusya ve Avusturya ile Üçlü imparatorluklar Birliği kuruldu. Fakat 1878 Berlin Kongresi'nde Almanya-dan yeterince destek göremeyen Rusya bu birlikten ayrıldı.
    Rusya'nın yerine İtalya'nın girmesiyle Üçlü İttifak kuruldu (1883).
    Almanya birliğini tamamlayıp sömürge arayışına başlayınca, durumdan rahatsız olan İngiltere Rusya-ya yanına çekerek -Yardım Antlaşması- imzaladı. Bu anlaşmaya daha sonra Fransa'da katılınca -Üçlü İtilaf- grubu ortaya çıkmış oldu.


    ÜÇLÜ İTTİFAK
    1-ALMANYA
    2-AVUSTURYA
    3-İTALYA

    ÜÇLÜ İTİLAF
    1-İNGİLTERE
    2-RUSYA
    3-FRANSA




    EKONOMİK ALANDAKİ GELİŞMELER


    Sanayi İnkılabı (Endüstri Devrimi)


    Yakınçağda Avrupa-da ki yeni buluşların en önemlisi olan buhar gücüyle çalışan makinelerin kullanılması sonucunda insan ve hayvan gücünün yerini makinelerin almasına Endüstri veya Sanayi İnkılabı denilmiştir.
    Sanayi İnkılabı ilk defa buhar gücüyle çalışan makinelerin dokuma sektöründe kullanılması sonucunda 1830 yılları arasında İngiltere'de ortaya çıkmıştır.

    Sanayi İnkılabı'nın İngiltere'de ortaya çıkmasında
    1-Büyük sömürgelere sahip olması
    2-Araştırma ve özgür düşünce ortamının olması
    3-Yönetimde merkezi otoriteyi benimsemesi
    4-Demir ve kömür gibi madenlerin ülkede bol miktarda bulunması
    5-Hammadde ve pazar imkanlarının geniş olması
    gibi nedenler etkili olmuştur.

    Sonuçları:
    1) Üretimde el aletlerinin yerini makine aldı ; seri üretime geçildi ve uluslararası ticaret hızlandı
    2) Büyük şirketler kuruldu: sermaye birikimi daha da yoğunlaştı
    3) Büyük üniteli fabrikalar kuruldu; yeni bir sosyal sınıf doğdu (işçi sınıfı)
    4) Köyden kente göç başladı; kentleşme hızlandı; dünyanın ilk gecekonduları meydana geldi.
    5) Hammadde kaynakları ve pazar alanları bulma yarışı sanayileşen ülkeler arasında rekabete yol açtı.(Sömürgecilik)
    6) Emek ve sermaye arasında çelişkiler yoğunlaştı; işsizlik bir yandan artarken öte yandan teknoloji alanlarında yeni yenilikler görüldü.
    Bu durumda işçi sınıfı kendini korumak için sendikalaşmaya başladı.
    7) Uluslararası ekonomik ve kültürel ilişkiler arttı.
    8) Sosyalizm, Liberalizm ve Emperyalizm gibi düşünce akımları ortaya çıktı.

    Sanayi İnkılabı-nın Osmanlı İmparatorluğu'na Etkileri
    1-Avrupa-dan gelen ucuz mallar karşısında rekabet edemeyen küçük el tezgahları ve atölyeler kapanmaya başlamıştır.
    2-İşsizlik artmıştır.
    3-Dış ticarette denge bozulmuştur. Osmanlı Devleti, XIX. yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa mallarının istilasına uğramıştır.
    4-Ekonomik alanda Avrupa'ya bağlılık artmıştır.
    5-Hammadde ve pazar arayışında olan Avrupa devletleri Osmanlı topraklarını işgal etmeye başlamışlardır.

    E. AYDINLANMA ÇAĞI
    18. yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkan her konuda akla öncülük tanıyan düşünce sistemine "Aydınlanma", bu düşünce sistemi ile gelen yeni döneme ise "Aydınlanma Çağı" adı verilir.
    Aydınlanma Çağı'nda "aklın kullanılması ile doğru bilgiye ulaşabileceği" fikri temel olarak kabul edilmiştir.
    Bu dönemde deney ve gözlem önem kazanmış, doğa bilimlerinde büyük gelişmeler sağlanmıştır.
    Aydınlanma Çağı'nın oluşmasında etkili olan bilim adamlarından bazıları şunlardır.
    Newton:
    Fizik ve matematik alanında çalışmalar yapmıştır.

    Kopernik: Evrende Güneş merkezli bir sistem olduğunu ve Güneş'in Dünya etrafında değil, Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü ispatlamıştır
    Galile: Dünya'nın yuvarlak olduğunu ispatlayarak, kilise tarafından benimsenen, Dünya'nın düz olduğu görüşünü yıkmıştır. Ayrıca fizik alanında da çalışmalar yapmıştır.

    Dekart: Bilimsel bilgiye ancak matematikle ulaşılabileceğini öne sürmüş ve bu nedenle analitik ve geometriyi geliştirmiştir.

    Aydınlanma Çağı'nın Sonuçları
    1-Avrupa-da geçmişten kalan pek çok düşünce sistemi değişmiş, yerini akılcı düşünce sistemi almıştır.
    2-Aydınlanma Çağı'ndaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler dünyayı geliştiren Sanayi İnkılâbı'nın temellerini oluşturmuştur.
    3-Pek çok alanda önemli eserler verilmiştir.
    4-Avrupa'daki sosyal ve siyasal gelişmeler Amerika Birleşik Devleti-nin kurulmasında ve Fransız İhtilâli'nin çıkmasında etkili olmuştur.
     

Sayfayı Paylaş